Tasarruf finansmanı sözleşmesinin feshi sonrası çalışma bedeli ve taksitlerin iadesi talepli icra takibinde borcun muacceliyeti ve sözleşmedeki 80 günlük ödeme süresi ile dürüstlük kuralı değerlendirmesi.
Özet: Tüketici tarafından feshedilen tasarruf finansman sözleşmesinden kaynaklanan çalışma bedeli ve birikimlerin tahsili için başlatılan icra takibinde, ilk derece mahkemesi borcun muaccel olduğuna hükmederek davacının talebini kabul ederken, bölge adliye mahkemesi çalışma bedelinin iadesinin yasal dayanağı bulunmadığına ve sözleşmedeki 80 günlük ödeme süresi dolmadığı için birikimlerin henüz muaccel olmadığına karar vererek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmıştır; davacı vekili ise davalının ağır sözleşme ihlali nedeniyle 80 günlük sürenin işlemediğini ve alacağın derhal muaccel olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ...4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 200.000,00 TL bedelli ve 25.01.2021 tarihli serbest tasarruf planı sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinden 11.200,00 TL çalışma bedeli alındığını, müvekkilinin tüm edimlerini yerine eksiksiz bir şekilde getirmesine rağmen davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkilinin bu nedenle 25.03.2022 tarihinde e-mail yoluyla fesih bildiriminde bulunduğunu, davalı şirket aleyhine ...4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve ...İcra Dairesinin █████████ E. sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararının uygulandığını, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu ileri sürerek; davalının itirazının iptalini, takibin devamını ve davalı aleyhine alacağın %20'si üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının sözleşmede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmemesi neticesinde tahsisat sürecine geçilemediğini, davacının sözleşmeyi feshetmesi sebebiyle icra takibi tarihi itibariyle henüz muaccel bir alacağının bulunmadığını, muaccel olmayan bir alacak için davacının müvekkili hakkında icra takibi başlatmasının yasal olarak mümkün olmadığını, organizasyon bedelinin iadesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; borcun muaccel hâle geldiği, bu sebeple davacının sözleşmeden doğan tahsisat bedelini isteme hakkının doğduğu ve itirazın iptali talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının ...İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı icra takibine yaptığı itirazının 11.200,00 TL katılım bedeli, 98.108,40 TL taksit bedeli olmak üzere toplam 108.308,40 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin aynen devamına, alacak likit olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatı tutarı olan 21.661,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin fesih tarihi itibariyle yürürlükte olan yasa maddesi uyarınca çalışma bedelinin (organizasyon ücreti) iadesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin (8.) maddesine göre fesih talebinin yazılı olarak iletilmesinden itibaren 80 gün içinde birikim tutarlarını iade etmesi gerektiği, 25.03.2025 fesih tarihi ve davaya konu edilen icra takip tarihi itibarı ile 80 günlük sürenin dolmadığı, alacağın muaccel olmadığı, muaccel olmayan alacak yönünden takip yapılmasında henüz hukukî yarar bulunmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının, 11.200,00 TL çalışma bedelinin (organizasyon ücreti) tahsili yönündeki takip talebi bakımından esastan reddine, 97.108,40 TL tasarruf bedelinin tahsili yönündeki takip talebi bakımından 25.03.2022 fesih tarihi itibari ile dava konusu takip tarihinde 80 günlük ödeme süresi dolmadığından muaccel olmayan alacak hakkındaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalının ispatlanamayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, sözleşmenin (8.) maddesindeki "fesih bildirimi tarihinden itibaren 80 gün içinde ödeme" şartını ortadan kalktığını, bu hükmün kusursuz bir borçlu için öngörüldüğünü, oysa somut olayda davalının sözleşmeyi ağır şekilde ihlal ettiğini ve edimini hiç ifa etmediğini, alacağın derhal muaccel hale geldiğini, haklı nedenle fesih halinde borçlunun temerrüde düşerek ödeme yükümlülüğünün derhal doğduğunu, 80 günlük süreyi beklemenin borçlunun sözleşmeye aykırı ve kötü niyetli tutumunu meşrulaştırmak anlamına geldiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) m.2’deki dürüstlük ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkelerine aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tasarruf finansmanı sözleşmenin feshi nedeniyle ödenen çalışma bedeli ve taksitlerin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizin ilke kararında "07.03.2021 tarihli ve 31416 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7292 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un; 1. maddesi ile 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (j) bendi;“ j) Organizasyon ücreti: Müşterilerin tasarruf finansman sözleşmesi kapsamında tasarruf finansman faaliyeti ve tasarruf fon havuzunun yönetimi karşılığında ödeyecekleri tutarı,";7. maddesi ile aynı Kanuna eklenen 39/A maddesinin birinci fıkrası; "Tasarruf finansman sözleşmesi, belirli bir tasarruf tutarı ve dönemine bağlı olarak önceden belirlenmiş koşulların gerçekleşmesi şartıyla konut, çatılı iş yeri veya taşıt edinimi için müşteriye finansman kullanma hakkı veren, şirkete ise müşteriye ait birikmiş tasarruf tutarını yönetme, geri ödeme ve finansman kullandırma yükümlülüğü ile organizasyon ücreti alma hakkı veren, faizsiz finansman esaslarına göre düzenlenen sözleşmedir." hükmünü içermektedir.Açıklanan bu Kanun hükümleri yürürlüğe girmeden önce, tüketici ile şirket arasında akdedilen tasarruf finansman sözleşmesinin feshedilmiş olması (veya feshi için mahkemeye başvurulmuş olması) koşuluyla, tüketici tarafından açılan (alacak veya itirazın iptali istemli) davalarda, tüketici tarafından şirkete ödenmiş olan organizasyon ücretinin iade edilmesi gerektiğine" karar verilmiştir (Emsal; Dairemizin █████████ E. █████████ K. sayılı onama kararı).Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre sözleşmenin fesih tarihi itibariyle organizasyon bedelinin iadesi edilmemesinde isabetsizlik bulunmamasına ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin (8.) maddesine göre fesih talebinin yazılı olarak iletildiği 25.03.2022 tarihinden takip tarihi itibarı ile 80 günlük sürenin dolmadığının, kaldı ki takip tarihinden sonra 28.03.2022 tarihinde davalı şirket tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığının, davacı taraf taksit ödemelerinin iadesi yönünden takip ve dava tarihi itibariyle 80 günlük ödeme süresini beklemeden dava açmakta haksız olduğunın, alacağın muaccel olmadığının ve davanın açılmasında haksız olduğunun, ileri sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı inceleme yapılacağının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir (Emsal; Dairemizin 07.04.2025 tarihli ve █████████ E., █████████ K.sayılı onama kararı).VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.