Terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması devam eden davacının, haksız tutuklama ve el koyma nedeniyle C.M.K. m.141 tazminat talebinin reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamalarıyla gözaltına alınan ve tutuklanan davacının, haksız koruma tedbirleri nedeniyle talep ettiği manevi tazminat davası, asıl dayanak olan terör örgütü üyeliği davasının henüz kesinleşmemiş olması ve dolayısıyla haksızlığın tespitinin mümkün olmaması gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilmiş, davacının temyiz dilekçesindeki hukuka aykırılık, gerekçesizlik ve vekalet ücreti itirazları da kabul görmemiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacının 5271 sayılı CMK'nın 141/1-a-d-e-g-h-j-k bentleri nedeniyle haksız tutuklama için 600.000,00 TL ve el koyma için 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun vekalet ücretinin 1.056 TL olarak düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; CMK'nın 141/1-a-d-e-g-h-j-k bentleri kapsamında uygulanan koruma tedbirlerinin hukuka aykırı olduğuna, yasal ve yeterli gerekçeye dayanmadığına, davacının haklarının ihlal edildiğine, uygulanan bazı koruma tedbirleri nedeniyle davanın kesinleşmesine gerek olmadığına, kararın gerekçeli olmadığına ve reddedilen taleplerin kararda belirtilmediğine, fazla vekalet ücretine hükmedildiğine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamanın bekletici mesele yapılmasına, dava konusunun eksik yazıldığına, vekalet ücretinin hatalı olduğuna, davacının manevi olarak zarara uğradığına, davanın kabulü gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas – ███████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 17.07.2016-25.07.2017 tarihleri arasında 373 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, davacı hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Soruşturma sayılı dosyası kapsamında 25.07.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin olarak İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile davacının mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın Yargıtay incelemesinden sonra İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ sayılı yeni esasına kaydedilmek suretiyle derdest olduğu, henüz sonuçlanmamış olduğu, davacının her iki suçtan da 17.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve yine her iki suçtan 19.07.2016 tarihinde tutuklandığı, gözaltına alma kararında ve Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliğinin ████████ sorgu sayılı tutuklama kararında açıkça yazıldığı, tutuklama müzekkeresinde de her iki suçun belirtildiği, yine davacı hakkında her ne kadar Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan tutuklu kaldığı sürenin cezaevinde infaz gördüğü belirtilmiş ise de esasen bu suçtan gözaltında ve tutuklu kalmadığı, bu hususun mahsup işlemine dahi konu edilemeyeceği, aynı süre içerisinde ve halen yargılanmakta olduğu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan gözaltına alındığı ve tutuklu kaldığı, halihazırda aynı suçtan tutukluluğunun devam ettiği ve dosyanın henüz kesinleşmediği, bu aşamada mahkumiyetine veya beraatine karar verileceğinin belli olmadığı, haksız gözaltı ve tutukluktan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla CMK 141 ve devamı maddelerinde belirtilen dava açma süresinin başlamadığı, tazminat şartlarının oluşmadığı yine bu aşamada davanın bekletici mesele yapılmasının davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını öngören Anayasanın 141. maddesine de aykırı olduğu, diğer yandan davanın açıldığı tarih itibariyle davacının İstanbul ilinde bulunduğu, davanın açıldığı tarihten bugüne kadar davacının cezaevinde bulunduğu, ikametgahını Adıyaman iline taşıdığına ilişkin herhangi bir belgenin olmadığı, mernis kayıtlarında da davacının adresinin Adıyaman ilinde olduğuna dair bir bilgi bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddelerindeki tazminat isteme ve yetkili mahkemede dava açma koşulları oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARUYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada; tazminata esas ceza yargılamasında davacı hakkında İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay incelemesinde bozulması üzerine; dosyada yeni esas alınarak yapılan yargılamada, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine dosyanın, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin ██████████ sayılı dosya numarasını aldığı ve davacı hakkında verilen hükmün temyiz incelemesi sırasında kesinleşmediği anlaşılmıştır. Davacının, CMK'nın 141. maddesinin birinci fıkrasının "a,d,e,g,h,j,k" bentleri uyarınca tazminat talebinde bulunduğu, ''e'' bendi dışındaki hallerde tazminat talep edilebilmesi için tazminata esas ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı ancak dosya kapsamına göre, davacı hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de silahlı örgüt suçundan iddianame düzenlenerek dava açıldığı, CMK'nın 141. maddesinin "a,d,g,h,k" bentleri bakımından tazminat koşullarının oluşmadığı, "j" bendi bakımından manevi tazminat talep edilemeyeceği ve aynı maddenin "e" bendi bakımından ise tazminata esas ceza davasının derdest olduğu gözetildiğinde, davanın reddine karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.04.2026 tarihinde karar verildi.