İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin Türk Ticaret Kanunu uyarınca resen terkin edilmiş şirketin sınırlı ihyası ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanması gerekliliği üzerine istinaf kararı.
Özet: Bir şirketin, bir iş mahkemesi davasındaki hukuki işlemler için sınırlı olarak ihya edilmesi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı istinaf incelemesine alınmış olup, davalı ticaret sicil müdürlüğü vekili, kararın ihya talebini kabul etmesini yerinde bulmakla birlikte, Türk Ticaret Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, belirli bir amaca yönelik dahi olsa şirketin ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için bağımsız bir tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu ve ilk derece mahkemesinin bu atamayı yapmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bu yönüyle bozulmasını talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:███████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:30.05.2024
NUMARASI:████████ Esas -████████ Karar
DAVA:Şirketin sicil kaydının ihyası
Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... tarafından müvekkilinin ihyasını talep edilen şirketteki çalışmalarının ve emekliliğin iptal edildiğini, iptal edilen çalışmaların gerçek bir çalışma olduğu, fiili çalışmasının ... Şirketi'nin ...'de bulunan adresinde sürdürüldüğü, işverenin ... Şti. olduğu, ancak ihyası talep edilen şirkette sigortalı gösterildiği talepleriyle İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, mahkemece getirtilen bilgilerde müvekkilinin sigortalısı olduğu .... AŞ'nin TTK'nın geçici 7. maddesine göre 09.10.2015 tarihinde re'sen terkin edildiğini ve mahkemece şirketin ihyası için süre verildiğini ileri sürerek, .... AŞ'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTK'nın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesine göre işlem yaptığını, davalı şirket dosyasında yapılan incelemede TTK'nnı geçici 7. maddesi kapsamında re'sen terkin şartlarının oluştuğunu, şirket ve yöneticilerine gereken ilanların gönderildiğini, sicil kalıtlarında şirkete karşı açılmış bir dava bulunup bulunmadığının görülemediğini, tasfiye ve terkinin mevzuattaki koşullara uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut uyuşmazlıkta; Davacının ihyası istenilen şirkette İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi 2021/ 317 Esas sayılı işlemlerle münhasır olmak üzere huzurdaki davanın açıldığı, şirketin ihya edilmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Tüm bu nedenlerle; Davanın ihya talebi yönünde kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde : ... sicil numaralı .... Şti.'nin TTK 547. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi 2021/ 317 Esas dosyasndaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, Tasfiye memuru olarak Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyasında ...'in atandığı görülerek ayrıca tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, karar kesinleştiğinde keyfiyetin ticaret sicilde tescil ve ilanına, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir. Yargılama giderleri bakımında ise Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan davalı ... Sicil Müdürlüğü “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamaz. Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği “Yasal hasım” konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi'nin TTK'nın 547. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi 2021/ 317 Esas dosyasndaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına, tasfiye memuru olarak Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyasında ...'in atanması nedeniyle ayrıca tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin sınırlı olarak ihyasına karar verilip müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasının yasaya uygun olduğunu, ancak sınırlı ihya kararı verilmesine tasfiye memuru atanmamasının mevzuata aykırı olduğunu, bir çok Yargıtay kararında da bu tür durumlarda tasfiye memuru atanması gerektiğinin kabul edildiğini, zira mahkemece şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmesine karar verilmeksizin, ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde olmaksızın sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verildiğini, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, belirli bir iş için yapılan ihyada tasfiye memuru atanmadığında MERSİS'te işlem yapılamadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, ihyası istenilen ... Şirketi'ne karşı İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin ████████ Esas dosyasında açılan hizmet tespiti davasında şirketin ihyası için süre verildiğini, eldeki davanın bu sebeple açıldığını ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı ve kayıtlarına göre; ihyası istenilen ... Şirketi'nin 09.10.2015 tarihinde, TTK'nın eeçici 7. maddesi ve 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tebliğ hükümleri (5/1-b) uyarınca sicil kaydının resen silindiği, şirketin son ortak ve yöneticisinin ... olduğu anlaşılmaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'sen terkin edileceği düzenlenmiştir. Mahkemece verilen ihya kararına yönelik bir istinaf bulunmamaktadır. Mahkemece derdest davada temsil edilmek üzere şirketin ihyasına karar verilmesi ve davalı sicil memurluğunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması yerindedir. TTK'nın Geçici 7.maddesindeki sebeplerle re'sen terkin edilen şirketin ihyası davasında husumetin sadece ilgili Ticaret Sicil Memurluğuna yöneltilmesi gerekmekte olup eldeki davada da dava doğru şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmiştir. Ancak geçici 7. madde kapsamında ihyasına karar verilen şirkete ek tasfiye kapsamında işlemlerin yerine getirilmesi için bir tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve ███████-3184 Esas, █████████ Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 25.09.2023 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararlarına göre de TTK'nın geçici 7.maddesi kapsamında ihyasına karar verilen şirketlere de tasfiye memuru atanması gerektiğine karar verilmiştir. Mahkemece ihyası istenen ... Şirketinin TTK'nın 547. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi 2021/ 317 Esas dosyasndaki işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiş, ancak daha önce Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyasında ...'in tasfiye memuru olarak atanması nedeniyle yeniden tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. UYAP'da sicil memurluğunun yazısına ekli Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyasındaki ilamın incelemesinde, TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca re'sen sicilden terkin edilen .... Şti'nin TTK nın 547.maddesi gereğince İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin ████████ esas ve İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyalarına özgü olarak ihyasına, şirket ortağı ve yetkilisi olan ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği görülmüştür.Ancak bu davada verilen ihya kararının, kararda belirtilen iş mahkemesi dosyaları ile sınırlı olduğu, şirketin tasfiye kararının iptal edilmediği, sadece anılan iş davalarının görülmesi için ihya kararı verildiği ve bu bu davaların bitmesi ile tasfiye memurunun görevinin tamamlanacağı, tasfiye memurunun sadece bu dosyalar bakımından atandığı, şirketin genel olarak tasfiyesi ve bu şamadan sonra yapılacak tüm ihyalar bakımından tasfiye memuru olarak atanmadığı anlaşılmaktadır.Görüldüğü gibi daha önce atanan tasfiye memurunun görevi sadece aynı işle sınırlıdır. Mahkemece bu dava bakımından tasfiye memurunun görevinin devamına da karar verilmemiştir. Bu durumda, önceki karara ilişkin davaların sonuçlanması ile tasfiye memurunun görevi sona erecektir. Bu dosyada tasfiye memuru atanmadığı veya görevinin bu dosya ile sınırlı olarak da devamına karar verilmediğinden ek tasfiyenin sonuçlandırılması için yeniden tasfiye memuru atanması gerekecektir. Tasfiye memurunun görevinin devam edeceği kabul edilse dahi bu kez de tasfiye memurunun yargılamadan haberdar edilerek, karara kaşı yasal haklarının kullanmasının sağlanması gerekecektir. Bu bakımdan sınırlı ihya kararı verilen bu dava bakımından da ihya edilen şirketin ek tasfiyesinin sonuçlandırılması için tasfiye memuru atanması gerekecektir.Ayrıca dava dilekçesinde, davacının iddiasının özetlendiği kısmın dava dilekçesi ile ilgisiz olduğu da görülmektedir.Bu açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince sınırlı ihya kararı verilmemiş olması ve ihya kararı verilmesi hâlinde tasfiye memuru atanmasına da karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmemiş olması, gerekçeli kararın dava dilekçesinin özetlendiği kısmında başka bir olayın anlatılması usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden görülmesi için dosyanın kararı verin ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıranlara iadesine,
4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,
5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.04.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!