Eser sözleşmesinden kaynaklanan, duşakabin camı siparişinin teslimatı, ödemesi ve ek maliyetleri konusunda çıkan anlaşmazlık üzerine açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, duşakabin camı üretimi ve teslimine ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanan, davacının teslim edilen ve teslime hazır hale getirilen camlar ile ek maliyetlere dair 110.613,96 TL bakiye alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali talebiyle ilgili olup, davalı tarafın sipariş edilen camların tamamını teslim alamadığı ve önemli avans ödemeleri yaptığı yönündeki savunmasına karşılık, bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerine göre davacıya borcu olmadığının tespit edildiği bir uyuşmazlıktır.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████...........................................DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin duşakabin üretiminde kullanılmak üzere sipariş edilen camların davacının fabrikasında davalıya araç üstünde teslim edilmesi hususunda anlaştıklarını, toplam 2.966.86 m2 cam sipariş edildiğini, 1.647.24 m2 sinin teslim edildiğini, teslim edilen camlara ilişkin olarak 7 adet fatura düzenlendiğini, daha sonra üretime devam edilerek 1.319.62 m2 camın da teslime hazır hale getirildiğini, ancak davalı tarafından camların teslim alınmadığını, teslim alınmayan camlar için de 01.03.2022 tarihinde 2 adet fatura düzenlenerek davalının e-mail adresine gönderildiğini, söz konusu faturaların 8 günlük itiraz süresi dolduktan sonra davalı tarafça 21.03.2022 tarihli ihtarname ile 9 faturanın tamamına haksız şekilde itiraz edildiğini, taraflar arasındaki anlaşma çerçevesinde davalı şirket tarafından yapılan sipariş onayı sonrasında müvekkili şirketçe hazırlanan fiyatlandırma tablosunun davalı şirkete gönderildiğini, buna göre müvekkili şirketin vereceği hizmetin toplam bedelinin 28174,10 euro+cam kesim fire bedeli olarak kararlaştırıldığını, görüldüğü üzere davalı tarafa verilen fiyatlandırma tablosunda delik,çentik ve fire için ayrıca bedel talep edileceği hususunun açıkça belirtildiğini, davalı taraf █████/2022 tarihli ihtarnamesi ile fiyat farkı faturasının sözleşmeye uygun olmadığını iddia etse de, iş bu faturanın, fiyatlandırma tablosuna göre delik, çentik fire için yapılan fatura olduğunu ve sözleşmeye uygun olduğunu, sipariş onaylanmadan önce davacı tarafından şahit numune üretildiğini, şahit numune onaylandıktan sonra üretime başlandığını, buna rağmen davalı tarafından şahit numune dışına çıkılarak kalite kriterlerinin değiştirildiğini ve bu nedenle ek maliyet meydana geldiğini, ek maliyetler ve davalı tarafından teslim alınmayan camlar ve iade edilen faturalara ilişkin hususların 28.03.2022 tarihli ihtarname ile davalıya bildirildiğini, bu suretle oluşan 110.613.96 TL tutarında bakiye cari hesap alacağının tahsili amacı ile, 27.04.2022 tarihinde ... 12. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; açıklanan nedenlerle, ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2022 /8012 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıdan 02.11.2011 tarihinde 2.170 adet cam için teklif alındığı, daha sonra fire hesaplaması sonucu bazı model camlarda eksiltme yapılarak 1.956 adet cam için anlaşma sağlandığını, müvekkili şirketin davacı şirkete █████/2021 tarihinde 20.000 Euro ve █████/2022 tarihinde 4000 Euro ödeme yaptığını, davacının tek seferde sipariş edilen ürünleri teslim etmek yerine █████/2021 tarihinde 365 adet, █████/2022 tarihinde 191 adet, █████/2022 tarihinde 514 adet olmak üzere toplam 1070 adet camı müvekkiline teslim ettiğini, geri kalan camları ise teslime hazır hale getiremediğini, davacı şirketin malları teslim etmediği halde, 14.03.2022, 24.12.2021, 24.12.2021, 10.01.2022, 10.01.2022, 11.02.2022, 11.02.2022, 11.02.2022, 01.03.2022, 01.03.2022 tarihli faturaları kesip yolladığını, bu faturalara ... 15. Noterliği'nin 21.03.2022 tarih ve 04284 yevmiye no'lu ihtarname ile itiraz edildiğini belirtilerek, haksız davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.... 12. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E.sayılı takip dosyası (... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ esas sayılı takip dosyası) incelendiğinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine, cari hesap alacağı adı altında toplam 110.613,96 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun yasal süre içerisinde takibe konu borca ve fer'ilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür.... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla dosyaya kazandırılan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin ticari defterlerine göre, takip tarihi olan █████/2022 tarihi itibariyle davalı şirketin toplam 24.000,00 EURO (355.288,00 TL) tutarında davacı şirkete ödeme yaptığı, karşılığında davacı şirketten fatura aldığı ile ilgili bir kaydın olmadığı, dolayısıyla davalı şirketin ticari defterlerine göre davalı şirketin davacı şirkete bir borcunun olmadığı, aksine 24.000,00 EURO (355.288,00 TL) tutarında fazla ödeme yaptığının kayıtlı olduğu, ancak davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasına rağmen dava ve takip konusu edilen alacağın dayanağı olan, █████/2022 tarih 12.558,65 TL tutarlı, █████/2022 tarih 24.139,31 TL tutarlı, █████/2022 tarih 89.046,13 TL tutarlı, █████/2022 tarih 31.832,60 TL tutarlı, █████/2022 tarih 26.980,65 TL tutarlı, █████/2022 tarih 120.791,60 TL tutarlı, █████/2022 tarih 88.047,74 TL tutarlı, toplam 393.396,68 TL olmak üzere 7 adet faturanın, davacı şirketten teslim alınan mal faturası olarak davalı şirket tarafından bağlı olduğu vergi dairesine beyan edildiği, dava ve takip konusu edilen alacağın dayanağı olan diğer █████/2021 tarih 5.175,01 TL tutarlı, █████/2021 tarih 62.228,76 TL tutarlı olmak üzere toplam 67.403,77 TL tutarındaki 2 adet faturanın, davalı şirketin 2021 yılına ait BA formları dava dosyasına ibraz edilmediği için davacı şirketten teslim alınan mal faturası olarak davalı şirket tarafından bağlı olduğu vergi dairesine beyan edilip edilmediğinin tespiti yapılamadığının bildirildiği görülmüştür.█████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; tarafların 2013 sayılı VUK uyarınca düzenleyerek vergi dairesine intikal ettirdiği 2021 yılı Ba/Bs formlarında toplam 67.403.66 TL tutarında 2 adet alış/satış faturası, 2022 yılı Ba/Bs formlarında toplam 389.282.43 TL tutarında 7 adet alış/ satış faturası bildirdikleri, bu suretle Ba ve Bs Formlarında mutabakat sağlandığı, davacının muhasebe kayıtlarında davalı şirketten herhangi bir iade kaydı bulunmadığı tespit edilmiş olmakla birlikte, dosya kapsamında taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin herhangi bir somut bilgi veya belge bulunmaması, yapılan üretime, davalı tarafa yapılan teslimlere, hazır edildiği ancak davalı tarafından teslim alınmadığı belirtilen üretilmiş camlara ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya tutanak bulunmaması, cari hesapta yer alan faturaların örneklerinin dosya kapsamında yer almaması sebebi ile Mahkemenizce verilen görevlendirme kapsamında, inceleme, tespit, değerlendirme ve hesaplama yapmanın mümkün olmadığı bildirilmiştir.█████/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; kök raporda herhangi bir değişikliğe gidilmediği bildirilmiştir. Kök ve ek raporun hükme esas alınmaya elverişli olmadığı kanaatine varılarak, farklı bir bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiş ve davacı tarafça düzenlenen e-faturaların tebliği usulü gözetilerek faturaların davalıya mail yolu ile ulaşıp ulaşmadığı,(ulaştı ise tarihi), davalı şirket kaşe imzasını ihtiva eden sipariş bilgi kabul raporları içeriği tetkiki ile tarafların ticari defter, BA BS formları incelenerek taraf itiraz ve savunmalarını karşılar mahiyette, ön inceleme tutanağında belirtilen uyuşmazlık noktaları hususunda ayrıntılı denetime açık rapor düzenlenmesi istenilmiş olmakla, dosya kapsamına alınan █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacının kullanmış bulunduğu, 2021 ve 2022 yılı yasal defterinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, bu sebeple, davacının yasal defterlerinin sahibi lehine delil teşkil edebileceği, davacı tarafından toplam 1.647,24 m² ürünün davalıya teslim edildiği, davacı tarafından düzenlenen 6 adet mal satışı ve 1 adet fiyat farkına ilişkin e-arşiv faturaların davalının e-mail adresine gönderildiğinin beyan edildiği, ancak bu beyana ilişkin dava dosyasında belge bulunmadığı, davacı tarafça davalıya teslim edilmeyen malların teslime hazır halde depoda beklediği, davalı tarafından teslim alınmadığı beyan edilmiş ise de; söz konusu malların üretilip teslime hazır halde olup olmadığı hususunda dava dosyası belgelere göre tespitinin mümkün bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen ancak fiilen davalıya teslim edilmeyen 2 adet mal satışına ilişkin e-arşiv faturalarm davalının e-mail adresine gönderildiğinin beyan edildiği, ancak bu beyana ilişkin dava dosyasında belge bulunmadığı, tarafların Bs-Ba formları birbirine uyumlu olmakla birlikte söz konusu formların tarafların beyanı ile değil elektronik sistemde düzenlenen faturalara istinaden otomatik olarak oluşturulduğu, davacı tarafça sunulan değişik tarihlerde düzenlenmiş 9 adet faturadan kaynaklı bakiye alacağı olan 110.613,96 TL tutarın ... 12. İcra Dairesi'nin █████████ esas sayılı dosyası ile 28.04.2022 tarihinde davalıdan talep edildiği, ödeme emrinin dayanağının cari hesap ekstresi olduğu ve talebin davacı yasal defterleri ile uyumlu bulunduğu, davacı tarafından davalıya teslim edilen mallar ve fiyat farkı faturası toplamının 251.962,11 TL olduğu, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin ve kur farkının 350.187,49 TL olduğu, bu şekilde; takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sadece davacı tarafından davalıya teslim edilen mallar dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan alacağının bulunmadığı, davacı tarafından davalıya teslim edilmediği halde aralarında yaptıkları anlaşma gereği hazır hale getirdiğini, ancak davalının teslim almadığını beyan ettiği mallara ilişkin düzenlenen faturalar dikkate alındığında ise; (söz konusu malların teslime hazır halde olduğunun dava dosyası muhteviyatı belgelere göre belirsiz olduğu) davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar toplamının 460.801,45 TL, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin ve kur farkının 350.187,49 TL olduğu, bu şekilde; takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafından davalı adına düzenlenen tüm faturalar dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 110.613,96 TL alacağının bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Talimat dosyası aracılığıyla beyanı alınan davalı tanığı ... █████/2025 tarihli oturumda; " ben ... cam şti.'de kalite kontrol sorumlusuyum, hatırladığım kadarıyla 2022 yılında kış ayında, tam tarihini hatırlamadığım bir günde ... Cam'a cam almaya gittim, alınan camların kalite kontrolünü yaptıktan sonra alıp ... Cam'a getiriyorum, ... Cam 2 tır cam almış, ben kalite kontrolünü okey'lemeye gittiğimde 1 ay kadar kaldım, çünkü ... Cam camı yapamadı, benim de okeyleme sürem uzadı, ... kendi yapamayacağını anlayınca ... adlı firmadan yaptırdı, ben hala oradaydım, ben hem ...'a hem ... Cam'a gidip geliyordum, tahminim yarım tıra yakın camı okeyleyip getirdim, daha sonra tekrar ...'ya gidip kalan 1,5 tır cam için bekledim, 1 tır cam işlendi, kalite kontrolü yapıldı, hazırlandı, yarım tır da işleme alınmak için kesilmeleri bekleniyordu, ben geç kalmamak için önden geldim, yarım tır camın kesilip getirmeyi teklif ettim, yarım tır camı da kestiler ancak tam buraya getirecekken ... bizden ekstra ücret talep etti, bunun sebebi de ...'a yaptırmasıymış, bizim patron ben parasını peşin ödedim, siz de bunu yapacağınızı söylediniz, anlaşmamızın içerisinde başka bir firmaya yaptıracağınız yoktu dedi, camları istedi, ... ...'a yapılan masraflar ödenmezse camları göndermeyeceğini söyledi ve göndermedi, biz de alıcılara siparişimizi yetiştirmek için başka bir firmadan cam sipariş ettik, oradan temin edip siparişimizi tamamladık, daha önce de bu firma ile iletişim halinde olduğumuz için gönderilmesi gereken camları istedik, ancak firma yetkililerinden olumlu cevap alamadık, 1,5 tır cam parası ödenmesine rağmen ...'ya teslim edilmemiştir, ... Bey ...'nın genel müdürüdür,........... da son teslime beraber gitmiştik, beyanlarım bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur, " şeklinde beyanda bulunmuştur.Dava, TBK’nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.6098 Sayılı TBK'nın 470. maddesi, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü; aynı kanunun 471. maddesi, "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır." hükmünü; aynı kanunun 479/1. maddesi ise; "İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." hükmünü düzenlemiştir.6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi de, "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." düzenlemesini içermektedir.TMK'nın 6. maddesi, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü içermekte olup, taraflar iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür.Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ███████-1147).Somut olayda; taraflar arasında sözlü eser ilişkisinin kurulduğu, dosyaya sunulan sipariş formlarının içeriği incelendiğinde, davalı iş sahibi tarafından toplam 2.966,863 m2 cam siparişi verildiği, 1.647,24 m2 ürünün davalıya teslim edildiği ve teslim edilen ürün bedelinin ve teslim edilen ürünlere ilişkin düzenlenen fiyat farkı faturası bedelinin davacıya ödendiği taraf beyanları ve ticari defter kayıtları ile anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık ise, sözleşme gereği yüklenici tarafından teslim edilen ürünler haricinde üretilen ancak henüz teslim edilmeyen ( 1.319,621 m2 cam) ürünler nedeniyle yüklenicinin bedel isteminin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Taraflarca başka bir ödeme şekli kararlaştırılmamış ise; iş bedeli, işin teslimi zamanında istenebilir olur. Yüklenici, yasal delillerle sözleşme konusu işin yapılarak iş sahibine teslim edildiğini kanıtlamakla ödevlidir. İş sahibi ise, iş bedelinin tamamen ya da kısmen yükleniciye ödendiğini ve iş bedelinin hakedilmediğini ya da istenebilir olmadığını yasal ve yazılı delillerle kanıtlamakla yükümlüdür.Davacı yüklenici davalıya teslim edilmeyen ürünlerin de teslime hazır halde olduğunu savunmaktadır. Kural olarak yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için işi sözleşme ve iş sahibinin beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiği ya da teslime hazır olmasına rağmen teslim almaktan kaçındığını kanıtlaması zorunludur.Davacı yüklenici sözleşmeye uygun ürettiği malları deposunda hazır bekletmesine rağmen davalı tarafından teslim alınmadığı iddiasına dayandığından uyuşmazlığın çözümü için alacaklının temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği sorununun çözümlenmesi gerekmektedir.Alacaklının temerrüdü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Öğretide alacaklının temerrüdü, borca uygun şekilde borçlu tarafından teklif edilen edimin haklı bir nedene dayanmaksızın alacaklı tarafından kabul edilmemesi olarak, bir başka anlatımla; yapılacak veya verilecek şey usulüne uygun kendisine arzedildiği halde alacaklının haklı bir nedeni olmaksızın onu reddetmesi veya borçlunun borcunu ifa edebilmesinin daha önce alacaklı tarafından yapılması gereken işlemlere bağlı olması halinde, alacaklının gereken işlemleri yapmaktan kaçınması olarak tanımlanmakta, koşulları; a)Borç muaccel olmalı, b)Borçlu ifayı borca uygun şekilde teklif etmiş olmalı, c)Alacaklının ifayı haklı bir nedene dayanmaksızın reddetmiş olmalı, şeklinde sayılmaktadır.Bu açıklamalar ışığında somut olayımız değerlendirildiğinde; davacı yüklenici tarafından teslim edilen ürün haricinde geri kalan ürünlerin teslime hazır olduğu savunmasında bulunulmuş ise de; hazır olduğu iddia olunan ürünlerin teslime hazır olduğunun iş sahibine bildirilmediği dikkate alındığında iş sahibi alacaklının temerrüte düştüğünden söz edilemez. Dosyaya sunulan ihtarname içerikleri incelendiğinde, fatura ve takip tarihi itibariyle ya da sipariş formlarında teslim tarihi olarak geçen █████/2021 tarihi itibariyle ürünlerin hazır olduğuna ilişkin davalıya bir bildirimde bulunulmadığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan, davalı taraf ticari defterlerinde, teslim edilmeyen ürünlere ilişkin faturaların kayıtlı olmadığı, taraf BA BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu ancak, söz konusu formların tarafların beyanı ile değil elektronik ortamda düzenlenen faturalara istinaden otomatik olarak oluşturulduğu dikkate alındığında, iş bu fatura konusu malların, davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılamamıştır. Bu suretle; davacı yüklenicinin usulüne uygun olarak teslim etmediği malın bedelini hak kazanması da düşünülemez. Uyuşmazlık konusu malların teslim edildiği ya da usulüne uygun olarak teslime hazır olduğunun davalıya bildirildiğine ilişkin yazılı delil sunamayan davacı yükleniciye, son olarak yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmış, davacı vekilinin katıldığı █████/2025 tarihli celsede, yemin deliline dayanmadıklarını beyan etmeleri üzerine, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:1-Davanın REDDİNE, 2-Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatının REDDİNE, 3-Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 1.335,94 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 720,54 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan 6.175,00 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:DAVALIBilirkişi Ücreti : 5.250,00 TLPosta Masrafı : 925,00 TL