İnşaat sözleşmesinden kaynaklanan iş eksilişi, iskele bedeli, fiyat farkı ve kar yoksunluğu alacaklarının tahsili davasında ihtirazi kayıt ve hakedişe itirazın önemi.
Özet: Bir inşaat yüklenicisi, iş eksilişi kaynaklı bedel farkı, iskele bedeli, idare kaynaklı süre uzatımından doğan fiyat farkı ve kar yoksunluğu tazminatı talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi iş eksilişi bedel farkını kısmen kabul ederken diğer talepleri reddetmiştir. Davacı ve davalının istinaf başvuruları üzerine bölge adliye mahkemesi, yüklenicinin hakedişlere usulüne uygun ihtirazi kayıt koymadığı gerekçesiyle tüm alacak kalemlerinin reddine karar vererek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış, bunun üzerine davacı, tüm hakedişlerin ihtirazi kayıtla imzalandığını ve mevzuata aykırılık bulunduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 06.06.2017 tarihli ... Deresi Rekreasyon Alanı 2. Etap Yapım İşi'ne ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme imzalandıktan sonra davalı tarafından iş eksilişi yapılacağının bildirildiğini, iş eksilişi sonrası sözleşme bedelinin %80’i ile gerçekleşen imalât arasındaki farkın %5’inin geçici kabul tarihindeki fiyatlara göre ödenmesi gerekirken sözleşme yılı fiyatlarına göre ödendiğini aradaki farkın tahsilini talep ettiklerini, iç cephe imalâtlarında kullanılan iş iskelesinin yapılmasına rağmen bu alacaklarının da son hakedişten kesildiğini, kesintinin sözleşmeye ve mahal listesine aykırı olduğunu, davalıdan kaynaklanan nedenlerle verilen süre uzatımlar nedeniyle fiyat farkı alacaklarının bulunduğunu, son olarak idarenin finansman yetersizliği nedeniyle iş eksilişi yapması nedeniyle yüklenicinin kâr kaybına uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla iş eksilişinden ... farkın geçici kabul tarihi itibariyle ödenmemesinden dolayı 4.000,00 TL, iskele bedellerinin ödenmemesinden dolayı 3.000,00 TL ve idareden kaynaklanan süre uzatımlarından dolayı fiyat farkının ödememesinden dolayı 3.000,00 TL ve kâr yoksunluğu tazminatı olarak 3.000,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 13.000,00 TL alacağın geçici kabul tarihinden itibaren hesaplanacak aylık kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 06.12.2022 tarihli dilekçesinde, iskele bedelinin ödenmemesinden, idareden kaynaklı süre uzatımlardan dolayı fiyat farkının ödenmemesinden dolayı alacakları ile kâr yoksunluğu tazminatı talepleri yönünden sair aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte, her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; iş eksilişinden ... farkın geçici kabul tarihi itibari ile ödenmemesinden dolayı alacaklarını 161.703,16 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılamayacağını, alacak miktarının belirlenebilir olduğunu, iş eksilişinden kaynaklı ödenmesi gereken farkın hakedişlerde ödendiğini, tavan iskelesi pozunun sadece tavan imalâtı olan mahallerde uygulanabileceğini, ilgili mahallerde bu imalâtın bulunmadığını, davacının tavan pozu hakkında alacak talep etmesinin mümkün olmadığını, sözleşmede fiyat farkı talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığını, iş eksilişinin kamu yararı ve tasarruf tedbirleri nedeniyle yapıldığını, haksız fesih bulunmadığını, yüklenicinin hakedişlere usulüne uygun itiraz etmediğini bu nedenle kabul etmiş sayılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iskele bedeli, fiyat farkı ve kâr yoksunluğu taleplerinin reddine karar verilerek, iş eksilişinden ... %5 fark alacağı olduğunun kabulü ile davanın 161.703,16 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, sözleşme feshedilmediğinden kâr kaybı talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, yine sözleşmede süre uzatım halinde fiyat farkı verilmeyeceği kararlaştırıldığından fiyat farkı taleplerinin de reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, iş iskelesi pozundan kaynaklanan alacak kalemi ve iş eksilişinden kaynaklı ödenmesi gereken bedelin son hakedişe girdiği ancak davacının geçici hakedişe ve 17 no.lu hakedişe usulüne uygun ihtirazi kayıt koymadığı gerekçesiyle bu talebin de reddi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. İdare tarafından geçici kabule kadar yapılan tüm hakedişlerin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ihtirazi kayıtla imzalandığını,
b. Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21 inci maddesinin 5 inci fıkrası hükmüne açıkça aykırı olarak, iş eksilişi yapıldıktan sonra sözleşme bedelinin %80’i ile fiilen yapılan iş miktarı arasında kalan farkın %5’inin güncellenmek suretiyle geçici kabul tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenmesinin zorunlu olduğunu, ancak davalı idarenin sadece sözleşme yılı fiyatları üzerinden bu %5’lik farkı ödediğini,
c. Müvekkili şirket tarafından yapılan, iç cephe iskelesi alacağının son hakediş olan 17. hakediş ve kesin hakedişten kesilmesi suretiyle ödeme yapıldığını,
d. Tamamı idarenin kusuruna dayanan sebeplerle verilen toplam 278 gün süre uzatımı nedeniyle fiyat farkı hesaplanmadığını, oysa sözleşmenin 14.2. maddesini düzenleyen 16 no.lu dipnot uyarınca sözleşmede yazılı olan “fiyat farkı verilmeyecektir” düzenlemesinin süre uzatımı verilen hallerin dışındaki durumlar için geçerli olduğunu, ayrıca Kamu İhale Kurumu’nun, 08.08.2019 tarihli ve 30856 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan yeni tip sözleşmelerinde yukarıda yer verilen dipnotu değiştirdiğini, dolayısıyla süre uzatımı verilen hallerde 31.08.2013 tarihli ve 28751 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan “4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Fiyat Farkina İlişkin Esaslar”ın “Fiyat Farkı Hesaplanması Öngörülmeyen İşler” Başlıklı 9. maddesi hükmüne göre fiyat farkı verilmesi gerektiğini, aksi durumun kamu ihaleleri yoluyla kamuya karşı taahhütte bulunan yükleniciler açısından eşitsizlik oluşturacağını ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasına aykırı olacağını,
e. İdarece finansman yokluğu dolayısıyla sözleşmede eksilişe gitmek suretiyle sözleşmenin haksız feshedildiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi uyarınca eser tamamlanmadan sözleşmenin feshedilebilmesi için yüklenicinin zararının tamamının karşılanması gerektiğini,
f. Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeksizin hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş eksilişine ve süre uzatımına bağlı fiyat farkı alacaklarının, haksız olarak kesilen iş bedelinin ve kâr kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!