İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, mutfak ekipmanları ticari satışından kaynaklanan ödenmeyen fatura alacağına ilişkin itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davası.
Özet: Mutfak ekipmanları satışından doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı, davalının e-faturalarla belgelenen 235.392 TLlik borcunun 145.000 TLsini ödediğini, bakiye 90.392 TL için yapılan takibe itirazın haksız olduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatı talep etmiştir; davalı davaya cevap vermeyerek savunma hakkını kullanmamış, bilirkişi raporu ise davacının alacağını ve ticari kayıtlarının usulüne uygunluğunu teyit etmiştir.

T.C.
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan ...'nin mutfak ekipmanları satışı alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ...'nin farklı zamanlarda satın aldığı ürünlere ilişkin ..., ..., ..., ... ve ... numaralı toplam 235.392,00-TL bedelli beş adet e-arşiv faturanın düzenlendiğini, davalının bu faturalara yasal süresinde itiraz etmediğini, 14.04.2025, 18.06.2025, 14.08.2025 ve 23.09.2025 tarihlerinde toplam 145.000,00-TL kısmi ödeme yaptığını, bakiye 90.392,00-TL tutarındaki borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının 28.10.2025 tarihli dilekçesiyle haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine takibin durduğunu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/... numaralı dosyası üzerinden yürütülen arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davalının icra dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalının alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, faturalar, davacı ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafça davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalıdan alacaklı olduğu, ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmediğini, taraflar arasında mutfak ekipmanlarının satılmasından kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğunu, davalı tarafın bir kısım ödemeler yaptığını ancak bakiye bedelin ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 90.392,00-TL cari hesap alacağının ödenmesi amacıyla █████/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından █████/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 03.03.2025 tarihli, ... numaralı, 27.000,00 TL tutarlı; 07.03.2025 tarihli, ... numaralı, 3.900,00 TL tutarlı; 28.03.2025 tarihli, ... numaralı, 134.208,00 TL tutarlı; 07.04.2025 tarihli, ... numaralı, 16.284,00 TL tutarlı ve 14.04.2025 tarihli, ... numaralı, 54.000,00 TL tutarlı mutfak ekipmanları satışına ilişkin faturalar olmak üzere toplam 235.392,00 TL bedelli e-arşiv faturalar uyarınca, davalı tarafından yapılan 145.000,00 TL tutarındaki kısmi ödemeler sonrası bakiye 90.392,00 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2025 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2025 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 03.03.2025 tarihli, ... numaralı 27.000,00 TL; 07.03.2025 tarihli, ... numaralı 3.900,00 TL; 28.03.2025 tarihli, ... numaralı 134.208,00 TL 07.04.2025 tarihli, ... numaralı 16.284,00 TL ve 14.04.2025 tarihli, ... numaralı 54.000,00 TL tutarlı, mutfak ekipmanları satışına ilişkin faturaların, davacının yasal ticari defterlerinde 120 Alıcılar hesabı altında muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde kaydedildiği tespit edilmiş, bununla birlikte, davalı tarafından söz konusu faturalara istinaden yıl içerisinde toplam 145.000,00 TL tutarında kısmi ödemede bulunulduğu anlaşılmış ise de, yapılan bu ödemelere ilişkin kayıtlarda herhangi bir fatura numarası, açıklama veya mahsup bilgisine yer verilmemiş olması nedeniyle, ödemelerin hangi faturalara karşılık yapıldığının somut ve sağlıklı biçimde tespitinin mümkün olmadığı değerlendirilmiş olup, bu nedenle, ödeme-fatura eşleştirmesi yapılamamış olup, hesaplamalar cari hesap mantığı çerçevesinde genel bakiye üzerinden yapılmış; bu kapsamda davacının kendi ticari defterlerine göre takip tarihi olan 16.10.2025 itibarıyla davalıdan 190.800,00 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, Davalı yan █████/2026 günü saat 14:10'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmemiş ticari defter ibraz etmemiştir. Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde "Mutfak Ekipmanları Satışı” na ilişkin olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturalara, TTK m.21/2'de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içerikleriyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, Neticeten; rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 03.03.2025 tarihli, ... numaralı 27.000,00 TL; 07.03.2025 tarihli, ... numaralı 3.900,00 TL; 28.03.2025 tarihli, ... numaralı 134.208,00 TL; 07.04.2025 tarihli, ... numaralı 16.284,00 TL ve 14.04.2025 tarihli, ... numaralı 54.000,00 TL tutarlı mutfak ekipmanları satışına ilişkin faturaların davacının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından söz konusu faturalara istinaden yıl içerisinde toplam 145.000,00 TL tutarında kısmi ödemede bulunulduğu, ancak yapılan ödemelere ilişkin kayıtlarda herhangi bir fatura numarası, açıklama veya mahsup bilgisine yer verilmemesi nedeniyle ödemelerin hangi faturalara karşılık yapıldığının somut ve denetlenebilir şekilde tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle fatura bazlı bakiye tespiti yapılamadığı, hesaplamanın cari hesap mantığı çerçevesinde genel bakiye üzerinden yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda davacının ticari defter ve kayıtları ile sunulan cari hesap dökümlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde takip tarihi (16.10.2025) itibarıyla davacının davalıdan 190.800,00 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, davacı tarafından icra takibinde 90.392,00 TL tutarında alacak talep edildiği dikkate alındığında, talebe bağlılık ilkesi gereği davacının davalıdan en fazla 90.392,00 TL talep edebileceği," şeklinde rapor düzenlenmiştir"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).Tüm dosya kapsamı birlikte düşünüldüğünde; Taraflar arasında alım satımdan kaynaklı ticari ilişkinin kurulduğu, davacı tarafın davalıya satılan malların bedelinin ödenmemesinden kaynaklı oluşan alacaktan dolayı davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalı tarafın takibe itiraz etmesi sonucu mahkememiz dosyasının açıldığı, davacı tarafın incelenen ticari defter kayıtlarına göre davalı ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu faturaların düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacının alacağına dayanak olan faturanın e-fatura niteliğinde olduğu, davacının ticari defterlerinde yer alan faturanın, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların tamamının mutfak ekipmanları satışı açıklamasıyla oluşturulduğu, davalı yanın takipten önce yasal süre içerisinde ilgili faturalara yönelik somut bir itirazının görülmediği, tüm bu hususlar bir arada, faturalara itiraz olmadığı ve yine davalı tarafından düzenlenen faturalara karşılık herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanının olmadığı, faturanın içeriğinin ticari ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı şirket, davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde icra takibinde itirazda bulunmuş ise de davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edememiştir. Bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı 90.392,00-TL faturadan kaynaklı davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile; davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile;a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 90.392,00-TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden takip tarihinden itibaren aynı şartlarla devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (18.078,40 TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.174,68-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.091,71-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.082,97-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 1.091,71-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 850,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.557,11-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır