Karşılıklı boşanma davasında erkeğin ağır kusurlu olduğu, eşit kusur kararının hatalı bulunduğu ve temyiz üzerine bozulmasına ilişkin içtihat.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin tarafları eşit kusurlu bularak boşanmaya hükmetmesi temyiz incelemesinde hatalı bulunmuştur; zira yapılan yargılama sonucunda erkeğin uzun süre bilgisayar ve telefonda vakit geçirmesi, eşine ve haneye karşı ilgisizliği, önceki evliliğinden olan çocuğuna kötü davranması, casus yazılım kurması, eşinin sosyal çevresine müdahale etmesi gibi ağır kusurlu eylemlerine karşılık, kadının kıskançlık ve eşinin önceki çocuğunu istememe gibi daha hafif kusurlarının olduğu tespit edilmiştir, bu nedenle erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğu belirtilerek kusur belirlemesinin ve buna bağlı tazminat taleplerinin reddinin bozma sebebi olduğu hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. Aile MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarında, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen ilk kararda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiş ve istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilk kararda İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara yüklenen kusurlu davranışların nelerden ibaret olduğunun belirtilmediği, bu hali ile kararın denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiş ve istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince yukarıda belirtildiği üzere temyiz edilmiştir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilmişse de kusur belirlemesinin hatalı yapıldığı, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; erkeğin, sürekli olarak gece geç vakitlere kadar bilgisayar ve telefon başında vakit geçirdiği, yemeğini dahi dışarıdan söylediği, kadına ilgisiz olduğu, yaz tatillerini tek başına geçirdiği, ortak konutun giderlerine katkıda bulunmadığı, kadının önceki evliliğinden olan çocuğuna kötü davrandığı, mutfağa girmemesi için mutfağın kapısını kilitlediği, kadının telefonuna casus program yerleştirdiği, kadının kullanmaması için arabanın anahtarını sakladığı, kadını erkek olan akrabalarından kıskandığı, onlarla görüşmesini istemediği, kadının ise kıskanç olduğu, tarafların sokakta yanlarından kadın geçtiğinde kadının erkeğe "neden baktın" demek suretiyle tartışma çıkardığı, erkeğin önceki evliliğinden olan çocuğunu istemediği ve taraflara bu vakıaların kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken Mahkemece bu husus gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.KARAR1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, davacı-davalı kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönlerinden kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, davacı- davalı kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,3.Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-davacı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı-davalı ... 'ya verilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.