Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararının faiz başlangıcı ve gerekçe hataları yönünden istinaf incelemesi.
Özet: Bir trafik kazasında yakınlarını kaybeden davacılar, ilk derece mahkemesinin manevi tazminat taleplerini kısmen kabul eden kararına karşı istinaf yoluna başvurarak, mahkemenin gerekçede taleplerinin kapsamını hatalı yorumladığını, sigorta limitleri doğrultusunda dava ıslahı için kendilerine süre tanınmadığını ve manevi tazminata olay tarihinden değil, daha geç bir tarihten itibaren faiz işletilmesi yönündeki kararının yanlış olduğunu iddia ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda yeniden karar verilmesini talep etmektedirler.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : 04.06.2024NUMARASI : ████████ Esas, ████████ Karar DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : ... Sigorta Şirketi VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)KARAR TARİHİ : 07.07.2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 07.07.2026.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.06.2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın kullandığı ... plakalı çekicin davalıların murisi ...'un kullanmış olduğu ... plakalı aracın önünü tali yoldan çıkarak ana yolu enlemesi sonucunda müvekkili ...'ın eşi ...'ın annesi, ...'nin kuması ... ile yine ...'ın ve ...'in müşterek çocukları ...'ın içinde bulunduğu ...'un kullanmış olduğu ... plakalı araç tıra çarparak tarlaya uçtuğunu, ... ve ...'ın vefat ettiğini, davalı şirketin maddi tazminattan sorumluğu olduğunu, müvekkillerinin maddi olarak refah halinde olmadıklarını, maddi olarak dava harçlarını ve yargılama giderlerini ödeme imkanlarının bulunmadığını, adli yardım taleplerinin kabul edilmesine karar verilmesini beyan ederek davanın kabulü ile; limitin bilinmemesi nedeniyle 100.000 TL manevi tazminatın ..., ... ve ...’e olay tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren ve aracın ticari olması sebebiyle avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete kanunda belirtilen evrakları ile başvuru yapmadığını, manevi tazminat talebine ilişkin başvurusu olmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine, ...'nın muris olarak hak talep edemeyeceğinden müteveffa ... yönünden manevi tazminat talebinde bulunamayacağını, davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinden belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu olduğunu, davacıların desteği ...'ın sigortalı araçta yolcu olduğunu, müterafik kusur durumunun araştırılmasını, müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıların davasının kabulü ile; davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği görüldü.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava açarken, müvekkillerinden ...’ın eşi, ... ve ...’ın annesi, ...’nin kuması ... ile yine ...’ın ve ...’in müşterek çocukları ...’ın ölümünden dolayı; dolayısıyla ... ve ... için sadece anneleri ...’nın ölümünden dolayı manevi tazminat davası açıldığı halde, mahkemece verilen kararın gerekçe kısmında ... ve ... için hem anneleri ... ve hem de kardeşleri ...’ın ölümünden dolayı manevi tazminat talep edilmiş gibi karar verilmesi ve bunun gerekçeye bu şekilde yazılmasının bozmayı gerektirdiğini, bu yön eğer açık değilse, mahkemece bu yönün açıklanması için HMK madde 31 gereği, açıklama için süre verilmesi ve açıklamaya göre dosyanın tekemmülü ile karar verilmesi gerekirken, bundan sarfı nazar edilerek gerekçeye olmayan talebin yazılmasının da bozmayı gerektirdiğini, davalı sigorta şirketinin, kişi başına sorumlu olduğu limit kadar sorumlu olduğunu, limit miktarının dava açılırken bilinmediğini, mahkemenin davanın ıslahı için süre vermesinin gerektiğini, bu yapılmadan karar verilmesinin de bozmayı gerektirdiğini, manevi tazminata olay tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, mahkemece gerekçesi de belirtilmeksizin █████/2023 tarihinden faiz işletilmesinin bozmayı gerektirdiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince kurulan 11.10.2024 tarihli ek karar ile; kararın kesin nitelikte verilmiş olmasından dolayı davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar verildiği görüldü. Ek karara karşı davacılar vekili yasal süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin █████/2024 tarihli kararının hüküm kısmında istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiş olduğunu, kararın miktar olarak kesinlik sınırına girmediği gibi manevi tazminat dosyalarının kesinlik sınırına madde olarak dahil olmadığını, mahkemece verilen ek kararın usul ve esasa aykırı olduğundan bozulmasının gerektiğini, ek kararın kaldırılması ile esasa girilmesini ve talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan manevi tazminat davası olup, İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen kararı davacılar vekili istinaf etmiştir.6100 sayılı HMK 341. md.sinin "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: █████/2016-███████ md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir." şekildeki açık hüküm karşısında davacılar vekilinin istinaf başvurusu haklı görülerek, İlk derece mahkemesince hatalı şekilde kurulan 11.10.2024 tarihli ek karara rağmen işin esası yönünden aşağıdaki gibi inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan değerlendirilmesinde;6100 S. HMK’nın 33. maddesi uyarınca, hâkimin bir davaya uygulanacak hukuku re’sen tespit görevi bulunmaktadır. Diğer bir anlatımla, maddi vakıaları dile getirmek tarafa, hukuki vasıflandırma ise hâkime ait bir görevdir. Diğer taraftan, HMK 31.maddesi uyarınca “Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir” hükmü uyarınca, davayı aydınlatma görevi bulunmaktadır.Somut olayda, 19.08.2019 günü saat: 12.25 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsü ile devlet karayolunu takiben havaalanı istikametinden gelip ... ışıklı kavşak ... çevre yolu istikametine doğru seyir halindeyken kaza mahalli olan ... kavşağına geldiğinde minibüsünün ön sol köşe kısımları ile; Lise Caddesi'ni takiben ... istikametinden Kazanın meydana geldiği karayoluna kendisine hitap eden DUR tabelasını dikkate almadan kontrolsüzce çıkan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicinin ön kısımlarına çarpması sonucu minibüsün şarampole yuvarlanması ile sürücü ... ve yolcu konumunda bulunan ... ve ...'ın vefat etmesi ile ve yine yolcu konumunda bulunan ..., ..., ... ve ...'ın ise yaralanması ile Ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği incelenen tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.Davacı dava dilekçesinde; davacı ...’ın eşi, davacılar ... ve ... annesi, ... kuması olduğunu belirtilen destek ...'nın vefatına bağlı manevi tazminat taleplerinde bulunulduğu anlaşılmış. Yine davacılar ... ve ...’in müşterek çocukları vefatına bağlı manevi tazminat taleplerinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacılar vekili dava dilekçesinin netice ve talep kısmında davacıların tamamı için 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş ve fakat hangi davacının hangi desteğin vefatından kaynaklı hangi miktarda manevi tazminat talebinde bulunduğuna açık ve tereddüte yer vermeyecek şekilde bir talepte bulunmamıştır. Bu husus HMK 31. maddesi kapsamında açıklatılmaya muhtaçtır. Davacılar vekiline bu hususta süre verilmesi ile açıklama yapılmasının istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek hüküm kurulmuş olması hatalı görülmüş ve davacılar vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacılar vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KABULÜYLE, kararın kaldırılarak, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.06.2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-Davacıların adli yardım talebinin ilk derece mahkemesince kabul edilmiş olması nedeniyle istinaf harçlarının yatırılmadığı anlaşılmakla, harç iadesi hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafın adli yardım talebinin ilk derece mahkemesince kabul edilmiş olması nedeniyle karar sonrası tebligat ve dosyanın istinafa gönderim ücretine ilişkin posta giderinin suç üstü ödeneğinden yapıldığı anlaşılmış olmakla, suç üstü ödeneğinden yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince harç iade ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 07.07.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır