Eser sözleşmesi kapsamında kuyu ve dalgıç pompa kurulum hizmetinden kaynaklanan alacağa itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davası.
Özet: Kuyu yapımı ve pompa bakımı işi yapan davacının, davalıya ait villanın bahçesine dalgıç pompa ve hidrofor sistemi kurması karşılığında anlaşılan 50.000 TLlik bedelin kalan 25.000 TLlik kısmını tahsil edememesi ve davalının başlatılan icra takibine faturaya süresinde itiraz etmemesine rağmen haksız itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptali ile alacağın tahsili ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle açılan bir itirazın iptali davasıdır.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kuyu yapımı ve bakımı işi yaptığını, derin kuyu dalgıç pompa tamir - bakım - onarım ve yapım ustası olduğunu, █████████ tarihinde... İli Haymana İlçesi Oyaca'dan sonra Dereköy mevkiinde bulunan villanın bahçesine dalgıç pompa yaptığını, genleşme tankı koyup otomatik hidrofor şekline getirdiğini, müvekkilinin tüm bunları yaparken hem gerekli olan malzemeleri temin ettiğini, hem de vanımını üstlendiğini, müvekkilince usulüne uygun düzenlenen e-faturalardan da görüleceği üzere söz konusu işlemler için borç doğmuş olduğunu, müvekkili ile davalının bu işlemler için KDV dahil 50.000,00 TL'ye anlaştıklarını, anlaşmaya göre davalının, müvekkiline işin yapıldığı gün faturaya yansıyan tutarın yarısını, kalan yarısını da iş bitiminde ödeyecek olduğunu, buna göre davalı şirketin işin yapıldığı gün 15.05.2024'de ilk ödeme olarak 25.000,00 TL'yi bankadan havale yolu ile ödediğini, ancak davalının şirket faturaya yansıyan tutarın kalan yarısı 25.000,00 TL'yi ödemediğini, TIK m.21 2 fıkrasında; “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” denildiğini, davalının TTK'da bildirilen hüküm gereğince faturaya sekiz gün içinde itiraz etmediğini ve faturayı kabul etmiş olduğunu, davalının hizmet karşılığındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine davalı aleyhine... 3. Genel İcra Dairesi ██████████ E. sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalının anlaşma gereği yerine getirilen hizmete ve usulüne uygun düzenlenen faturaya rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi takibe de itiraz ettiğini, davacının borca itiraz etmiş olmasına rağmen ödemeye ilişkin makbuz, dekont vb. belge sunmadığını, bu sebeple itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı itirazının iptali ile davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı alacaklının faturadan kaynaklı 25.000,00 alacağının tahsili amacı ile başlattığı... 3. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının faturadan kaynaklı 25.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile... 3. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde █████/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, alacaklının likit ve istenebilir hale gelmiş alacağı olmadığını, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, takipteki borç miktarının hatalı olduğunu, takipte Haymana İcra Dairelerinin yetkili olduğunu beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
İcra dairesinin yetkisine itirazın incelenmesinde, davacının yerleşim yeri icra dairesi yetki çevresinde kalmakta olup, İİK'nun 50/1. maddesinin atfı nedeni ile uygulanması gereken HMK'nun 10/1. maddesinin "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ve sözleşmenin ifa yerini düzenleyen TBK'nun 89. maddesinin para borçlarında borcun alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödeneceği düzenlemesi dikkate alındığında, davacı ikametgâhı icra dairesinde de takip başlatılabileceğinden, davalı borçlunun yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasında yazılı sözleşmeye dayanmayan ticari ilişkinin Mayıs 2024 ayında başlamış olduğu, bu ilişki kapsamında Davacı, davalı şirkete 14.05.2024 tarih ve KDV dâhil 50.000,00 TL tutarlı fatura düzenlemiş olduğu, Davacı tarafından düzenlenen fatura Davacı 2024 yılı Form Bs, davalı 2024 yılı Form Ba kayıtlarına intikal etmiş olduğu, dava dosyasına sunulan belgeler ve Davacı şirket ticari defterlerinin incelenmesi sırasında, davacı tarafça düzenlenmiş faturanın iade edildiğine ilişkin her hangi bir belgenin mevcut olmadığı, davacı ... tarafından düzenlenmiş 14.05.2024 tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı fatura nedeniyle davalı şirket tarafından 25.000,00 TL ödenmiş olduğu ve Davacının söz konusu fatura nedeniyle 25.000,00 TL borçlu kaldığı, davacı ... vekili müvekkilinin Mayıs 2024 ay sonu itibariyle bakiye alacağı 25.000,00 TL ve bu alacak nedeniyle 06.09.2024-09.09.2024 tarihleri arası tahakkuk etmiş 49,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.049,32 TL üzerinden davacı aleyhine takip başlatmış olduğu, davacı takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürmemiş olması nedeniyle takip tarihinden önce işlemiş faiz talep edemeyeceği, davalının takibe konu ettiği 25.000,00 TL asıl alacak yönünden takibin iptali, takibin devamı ve davacı icra inkâr tazminatı talebinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kendisine verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerini ibrazdan kaçınmış ise de, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenmiş █████/2024 tarih GİB2024000000091 nolu KDV dâhil 50.000,00 TL tutarlı faturanın davalının Ba formuna işlendiği, ayrıca fatura nedeniyle davalı şirketçe 29.05.2024 tarihinde 25.000,00 TL ödendiği, davalı faturanın davalının Ba formuna işlendiği, dosyada davalı tarafından faturaya itiraz edildiğine veya iade faturası düzenlendiğine dair delil bulunmadığı, bu durumda davacının faturadan kaynaklı 25.000,00 TL bakiye alacağının kaldığı, davalı taraf TTK'nun 18/3. Maddesine uygun şekilde temerrüde düşürülmediğinden takipten önce işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun... 3. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı icra takibine yaptığı █████/2024 tarihli İTİRAZININ 25.000,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takibin 25.000,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa %24 oranını geçmemek üzere yasal faiz uygulanmasına, takipten önce işleyen faize itirazın iptali isteminin reddine,
2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 25.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 5.000‬,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen 25.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.707,75 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 1.280,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 787,50 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.787,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 5.776,10 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 11,40 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 7,09 TL'sinin davacıdan, 3.592,91 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 25.000,00 TL üzerinden takdir edilen 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!