Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, cihaz satış ve tedarik sözleşmesinin ihlalinden kaynaklanan tazminat, kar kaybı ve haksız rekabet iddialarını inceleyen istinaf kararını açıkladı.
Özet: Bu istinaf incelemesi, davacı ile davalı arasında imzalanan cihaz satış ve tedarik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebini ele almaktadır. Davacı, davalının sözleşmeden doğan edimlerini (mal teslim alma, çek iadesi) yerine getirmemesi ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle oluşan kar kaybı, kredi maliyetleri gibi maddi zararlar ile manevi tazminatın tahsilini talep ederken; davalı ise davacının sözleşmesel yükümlülüklerini (mal teslimi) geciktirmesi veya ifa etmemesi sebebiyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunmaktadır.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
KARAR TARİHİ : █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
NUMARASI : ████████ ESAS ████████ KARAR
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... .. Şti. ve davalı ... .. Şti. arasında █████/2015 tarihinde cihaz stış ve tedarik sözleşmesi adı altında Çukurova, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgesini kapsayan illerde toptan ya da perakende satışı yapabilecek satış kanalları oluşturabilecek şekilde satıcılık ve klima iç ünitesi, dış ünitesi, kumanda, panel aksesuar vb. aksamların satımı konusunda sözleşme imzalandığını, davalı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı davranarak taahhüt ettiği mallar olmadığını, .... Noterliği'nin █████/2015 tarihli 35753 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme dahlinde sözleşmenin ekinde cinsi, miktarı ve bedelleri belirli emtiaları ihtarnamesi ile sözleşme dahilinde sözleşmenin ekince cinsi, miktarı ve bedelleri belirli emtiaları almak konusunda ediminin üstlenildiği söz konusu emtiaların teslimine hazır olunduğunun davalı şirkete defalarca bildirildiği ancak davalı yanca emtiaların telim alınmadığı aynı sözleşmenin 16. Maddesi ile davacı şirkete ait davalı yanca verilen ön ödemelere karşılık teminat amaçlı verilen çeklerin ön ödeme kalmamasına rağmen çeklerin iade edilmediğini bu çerçevede sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirmeye hazır olunduğunu belirterek davalı müşteri ..... Ltd. Şti. ifaya davet edildiğini, çeklerin iadesi ve ifanın yerine getirilmesi konusunda davalı yana 3 gün mehil verildiğini aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, sözleşme mal bedeli 2.294.736,74 USD,i sözleşme dahili alınan mal bedeli 1.131.236,14 USD ve sözleşme dahili alınmayan bedeli 1.163.500,65 USD olduğunu sözleşme dahili alınmayan 1.163.500,63 USD bedelli malın maliyet bedelinin 825.797,92 USD olduğunu oluşan kar kaybının 337.702,73 USD alınmayan bu malın mahiyeti olan 825.797,92 USD yaklaşık 2.406.026.TL'yi banka kredileri kullanmak sureti ile ödemek zorunda kalındığını, krediler sebebi ile 1 yıllık 433.085.TL zarara uğradığını belirterek, belirsiz alacak olarak açmış oldukları 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesine göre belirlenecek davacının, davalı şirketin sözleşmeyi haksız ve tek taraflı feshetmesinden dolayı (sözleşme aynen ifa edilmiş gibi) müsbet zararının; yoksun kalmış olduğu karın, davalı şirketin ihracatçı firma ile yapılan işlerden, sözleşme gereği edimlerini yerine getirmemesi sebebi ile ve davacı şirketin çekmiş olduğu krediden kaynaklı davacı şirketin uğramış olduğu tüm zararın sözleşmenin davalı yanca fesih tarihi olan 06.01.2016 tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline, davalı şirketin davacı şirketin distrübütörü olduğu firma ile davacı şirketi devreden çıkararak sözleşme yapması, iş alması; haksız rekabet kurallarına aykırı davranması, davacı aleyhine vaki haksız isnad ve gerçeğe aykırı isnadları söylentiler çıkarması sebebi ile 150.000,00.TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda belirsiz alacak davası açılamayacağından ve davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmamasından dolayı davanın usulden reddedilmesinin gerektiğini, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki ürün teslimi yükümlülüklerini sürekli olarak geç ifa ettiğini ve hatta bir kısmını hiç ifa etmediğini, davanın iş bu yükümlülüklere aykırı davranması halinde davalı şirkete sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca fesih hakkı tanınmış olduğunu, davalı şirketin bu hakkını kullanarak sözleşmeyi 06 Ocak 2016 tarihinde feshettiğini, davalı şirketin usulüne uygun olarak kurulmuş olan bir limited şirket olduğunu, davalı şirketin █████/2015 tarihinde, davacı ile akdelien sözleşme uyarınca, davalıdan toplamda beş sevkiyat halinde ve taraflarca kesin vadeli olarak kararlaştırılan tarihlerde sözleşme konusu ürünleri teslim almayı, davacı ise iş bu teslim tarihlerde sözleşmenin 4. Maddesinde tanımlı olduğunu, sözleşmenin eklerinde belirtilen ürünleri tam ve eksiksiz olarak davalı şirkete teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacının sözleşme uyarınca kararlaştırılmış olan teslim yükümlülüklerini mütemadiyen geciktirdiğini ve bazı ürünleri ise hiçbir zaman teslim etmediğini, davacı, teslim ettiği ürünlerin pek çoğunda garanti belgeleri ve kullanım kılavuzlarını davalı şirket’e teslim etmeyerek, sözleşme kapsamındaki ürünleri eksiksiz teslim edeceğine ilişkin taahhüdüne aykırı davrandığını, bunun yanında, davacı, Sözleşme’nin 11. Maddesinde üstlenmiş olduğu yedek parça tedariki yükümlülüğünü sözleşme süresince defalarca ihlal ettiğini ve davalı Şirket’in talebi üzerine 30 gün içerisinde ilgili parçaları sağlaması gerekirken ve defalarca uyarılmasına rağmen bu yükümlülüklerini yerine getirmeyerek, Sözleşme’nin davalı Şirket’çe ifa edilmesini çekilemez bir hale getirdiğini ve davacı şirektin ise Sözleşme’de kendisine tanınan fesih hakkını kullanarak Sözleşme’yi 6 Ocak 2016 tarihli ihtarnamesi ile feshettiğini, davacının sözleşme kapsamında davalı şirkete belirli bölgelerde münhasır satış hakkı verdiğini ve kendisinin bu bölgelerde satış yapmayacağını taahhüt ettiğini, ancak davacının söz konusu taahhüdüne aykırı davranarak bu bölgelerde doğrudan satış yaptığını ve sözlemeyi açıkça ihlal ettiğini belirterek davacı tarafından davalı şirkete karşı geç teslim edilen ürünlere ilişkin olarak gecikme tazminatı ve sözleşme kapsamındaki belirli bölgelerdeki münhasır satış yapma yetkimizin ihlali nedeniyle uğradıkları zararları davacıdan talep ve dava haklarının mahfuz kalması kaydı ile davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; dava konusu ürünlerin davalı tarafından teslim alınmaması nedeniyle davacının ürünleri 3. kişilere 66.412,03USD'ye sattığını, sözleşme gereği ise 69.858,96USD'ye satması gerektiğini, bu kapsamda sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davalı zararının 3.446,93USD olduğunu, zararın TL karşılığının 10.234,08.TL olduğunu, bu bedelin davacının kâr kaybını oluşturduğunu, aynı zamanda davalının ibraz ettiği evrak sureti nazara alınması olasılığı üzerinden ayrıca bir hesaplama yapılmadığını, ancak kar kaybı hesabında ilk bu olasılık üzerinden yapılan hesaplama dikkate alındığını, zira davalının sunmuş olduğu fatura ve belge suretlenrinin dosyamız tarafı olmayan 3. şahıslara ilişkin olduğu ve ne suretle temin edildiğinin belli olmadığını, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davalı zararının 3.446,93USD olduğu, zararın TL karşılığının 10.234,08.TL olduğu, bu bedelin davacının kâr kaybını oluşturduğuanaatine varılmıştır ve davacının kar kaybına yönelik davasının kısmen kabul kısmen reddine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, manevi tazminat taleplerinin de reddine karar verilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme'nin verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerin yanılgılı bir biçimde değerlendirilerek haksız bir hüküm tesis edildiğini, yerel mahkemece sözleşmenin feshinin haksız olduğunun net olarak ortaya koyduğunu, müsbet zararın ne şekilde tespit edileceğini de tartışmaya yer vermeyecek şekilde belirlediğini, bilirkişi raporları ile müvekkilin sözleşmenin haksız feshi neticesinde 337.702,73USD kar kaybı, 433.085.00.TL’de kullanılan banka kredileri nedeniyle zararı olduğunun tespit edildiğini, daha sonra bilirkişilerden dava konusu sözleşme kapsamında ithalatı yapılan ancak sözleşmenin feshi nedeniyle davalıya teslim edilemeyen bir kısım ürünlerin üçüncü kişilere satılması nedeniyle, oluşan zararda bir azalma olup olmadığının tespiti için ek rapor alındığını, ek raporlarda; “Dava konusu ürünlerin davalı tarafından teslim alınmaması nedeniyle davacının ürünleri 3.kişilere 66.412,03USD'ye sattığı, sözleşme gereği ise 69.858,96 USD'ye satması gerektiği, bu kapsamda sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davalı zararının 3.446,93USD olduğu, zararın TL karşılığının 10.234,08.TL olduğu, bu bedelin davacının kâr kaybını oluşturduğu” yönünde rapor verildiğini, sözleşmenin feshinden sonra ithalatı yapılmayan 1.163.500,65USD tutarındaki mal bedelinden kaynaklanan 337.702,73USD’lik kar kaybı kaleminin bu rakama ilave edilmesi gerektiğini, ancak mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, büyük bir maddi hataya düşüldüğünü, mahkeme kararında, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunması nedeniyle müvekkilinin manevi zarar görmesi nedeniyle talep edilen tazminatın reddi gerekçeleri, doysa içeriği, hayatın olağan akışı ve özellikle dosya içerisine alınan birden fazla bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında değerlendirildiğinde vahim bir hata yapıldığını, davalı şirketin davacı şirketin distrübütörü olduğu firma ile davacı şirketi devreden çıkararak sözleşme yapması, iş alması, haksız rekabet kurallarına aykırı davranmasının müvekkilinin zarar görmesine neden olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, sözleşmeden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketle █████/2015 tarihinde cihaz satış ve tedarik sözleşmesi adı altında Çukurova, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgesini kapsayan illerde toptan ya da perakende satışı yapabilecek satış kanalları oluşturabilecek şekilde satıcılık ve klima iç ünitesi, dış ünitesi, kumanda, panel aksesuar vb. Aksamların satımı konusunda sözleşme imzalandığını, davalı şirketin sözleşmeyi haksız ve tek taraflı feshetmesinden dolayı (sözleşme aynen ifa edilmiş gibi) müspet zararının; yoksun kalmış olduğu karın, davalı şirketin ihracatçı firma ile yapılan işlerden, sözleşme gereği edimlerini yerine getirmemesi sebebi ile ve davacı şirketin çekmiş olduğu krediden kaynaklı davacı şirketin uğramış olduğu tüm zararın sözleşmenin davalı yanca fesih tarihi olan 06.01.2016 tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline, davalı şirketin davacı şirketin distrübütörü olduğu firma ile davacı şirketi devreden çıkararak sözleşme yapması, iş alması; haksız rekabet kurallarına aykırı davranması, davacı aleyhine vaki haksız isnad ve gerçeğe aykırı isnadları söylentiler çıkarması sebebi ile 150.000,00.TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş, davalı ise; işbu davanın reddi gerektiğini savunmuş olup, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı; davacının zaman içinde teslimde gecikmeler yaşanmasına rağmen ödemeleri de geciktirerek iradesini sözleşmenin devamı yönünde kullandığı, davalının bu şekilde bir uygulama oluşmasından sonra teslimde gecikme yaşandığından bahisle sözleşmeyi feshetmesi haklı bir fesih sayılamayacağı, müspet zarar borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mal varlığının durumu ile hali hazırdaki mal varlığının kıyaslanması suretiyle tespit edilebileceği, dava konusu ürünlerin davalı tarafından teslim alınmaması nedeniyle davacının ürünleri 3. kişilere 66.412,03USD'ye sattığı, sözleşme gereği ise 69.858,96 USD'ye satması gerektiği, bu kapsamda sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davalı zararının 3.446,93USD olduğu, zararın TL karşılığının 10.234,08.TL olduğu, bu bedelin davacının kâr kaybını oluşturduğu, her ne kadar davacı şirket sözleşmeden dolayı kredi çektiğini ve sözleşmenin feshi nedeniyle krediden kaynaklı zarara uğradığını ileri sürmüş ise de, davacının çektiği kredi ile dava konusu hukuki ilişki arasında doğrudan bağlantı kurulması mümkün olmadığından, davacının kredi çekerek ya da çekmeden ticari hayatını sürdürmesinin dava konusu hukuki ilişkiye bağlanması mümkün olamayacağından, kredi kullanılmasına davalının yol açtığından söz edilemeyeceği, davacının finansal ihtiyaçları nedeniyle almış olduğu krediden dolayı borçlanma maliyetine maruz kaldığına ve sözleşmenin feshi nedeniyle bu bedelin davalı tarafından ödenmesi gerektiğine dair iddianın sübut bulmadığı, bu talep açısından davacının müspet zararının varlığından söz edilemeyeceği gibi davalının aynı alanda faaliyet gösteren bir başka şirketi kurmakla davacının manevi zarara uğradığına dair dosya kapsamında iddianın ispat edilemediği anlaşıldığından, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
...
Başkan
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Katip
... ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!