Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, şirketin ekonomik zorlukları ve kefalet yükümlülükleri nedeniyle şahsi borçlarını yapılandırma talebiyle başvuran şirket ortağına dair konkordato kararı.
Özet: Tek ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin konkordato sürecinde olmasıyla birlikte, kendi gelirinin tamamen bu şirkete bağımlı olması, hem şahsi bağımsız borçları hem de şirketin borçları için müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla doğan yükümlülükleri nedeniyle ciddi bir ödeme güçlüğü çeken bir şahsın, şahsi malvarlığının cebri icra takipleriyle karşı karşıya kalmaması ve borçlarını belirli bir plan dahilinde ödeyebilmesi amacıyla, şirketin borçlarının ertelenmesini dolaylı olarak amaçlamayan, ancak kendi kişisel borçlarının yeniden yapılandırılmasına ve tasfiyesine yönelik bir konkordato talebinde bulunduğu bu hukuki evrakta belirtilmektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:█████/2026
DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... adına sunduğu dava dilekçesi ile, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin tek ortaklı bir limited şirket olduğunu, şirketin idaresinin ... tarafından yürütüldüğünü, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 20.000 m² alanda fide üretimi ve satış işleri ile iştigal ettiğini, ana faaliyet alanının tarım alanında faaliyet gösteren çiftçilere, şirketlere ve kooperatiflere her nevi sebze, meyve ve asma fide fidanın örtü altı ve açıkta üretimi, dağıtımı alım, satım ve fide temini sağlanması olduğunu, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 10 yıldır yurt içindeki diğer şirketlere ve tarım kooperatiflerine fide temini sağlayarak ülke ekonomisine katkı sağladığını, davacı ...'ın, davacı şirketin %100 hissesine sahip olup imza yetkilisi olduğunu, aynı zamanda şirketin tüm ticari faaliyetlerini resmi ve gayri kurumlarda temsil ettiğini, kendisinin kredi sözleşmelerinde şirket ortağı ve yetkilisi olarak müşterek/müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu gibi bazı çeklerde imzasının da bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğundan tek gelir kaynağının bu şirketten elde ettiği geliri olduğunu, öte yandan davacının yalnızca kefalet ilişkilerinden kaynaklanan yükümlülükleri bulunmadığını, projede ayrıntılı olarak gösterildiği üzere kendi adına doğmuş bağımsız, şahsi borçlarının da mevcut olduğunu, mevcut ekonomik koşullar ve şirketin yaşadığı finansal darboğazın etkisiyle, davacının bu borçlarını vadesinde yerine getirmekte zorlandığını, şahsi malvarlığına yönelmesi kuvvetle muhtemel cebri icra takipleri ile karşı karşıya olduğunu, davacının gelir yapısının büyük ölçüde ortağı olduğu şirket faaliyetlerine bağlı olduğunu, bu nedenle şirketin yaşadığı finansal sıkıntıların, davacının şahsi ödeme gücünü doğrudan ve ciddi şekilde etkilediğini, davacıyı hem mevcut borçlarını ödeyemez hem de yakın gelecekte ödeme güçlüğü içine düşmesi kaçınılmaz bir konuma getirdiğini, ancak işbu konkordato talebinin şirket borçlarının dolaylı olarak ertelenmesi amacını taşımamakta olup, davacının şahsi borçlarının yapılandırılması ve tasfiyesine yönelik olduğunu, şirket ile davacı arasında ekonomik bağ bulunmakla birlikte, davacının konkordato talebinin kendi şahsi borç yükü ve mali durumuna dayandığını, bununla birlikte, davacının kefil sıfatıyla sorumlu olduğu borçlar ve 6183 sayılı Kanun kapsamında doğan sorumlulukları nedeniyle, şirketin içinde bulunduğu konkordato süreci ile eş zamanlı olarak davacı aleyhine bireysel takiplerin başlatılmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu durumun davacının şahsi malvarlığı üzerinde ağır bir haciz baskısı oluşturacağını ve ekonomik varlığını sürdüremez hale gelmesine yol açacağını, öte yandan davacının şahsi olarak ağır icra baskısı altında kalmasının, yalnızca kendi ekonomik varlığını değil, aynı zamanda ortağı olduğu şirketin faaliyetlerini de dolaylı olarak olumsuz etkileyeceğini, ancak bu hususun konkordato talebinin dayanağını değil, yalnızca sürecin ekonomik bütünlüğünü ortaya koyan tamamlayıcı bir unsur olduğunu, davacının, ortağı olduğu şirketin kredi sözleşmelerinde müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla yer alması nedeniyle doğabilecek yükümlülükleri bulunmakla birlikte, işbu konkordato talebinin söz konusu kefalet borçlarının doğrudan tasfiyesine yönelik olmayıp, davacının şahsi borçlarının yapılandırılması esasına dayandığını, bununla birlikte, şirketin konkordato sürecinin başarıya ulaşması halinde davacının kefalet risklerinin azalacağını, davacı ...'ın, mevcut şahsi borç yükü, kefalet sorumlulukları ve gelir yapısının zayıflaması nedeniyle ciddi bir ödeme güçlüğü içerisinde bulunduğunu ve şahsi malvarlığının korunması ve borçlarının belirli bir plan dahilinde ödenebilmesi amacıyla konkordato talebinde bulunma zorunluluğu doğduğunu, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato yoluna başvurmasının hem yasadan/borcu ödeyememe tehlikesi hem de basiretli bir tacir olmanın getirdiği tedbirli olma yükümlülüğünden kaynaklandığını, bu yükümlülüklerin nakit akım dengesizliğini giderme, ödeme kabiliyetinin devamlılığını sürdürerek itibarı koruma ve olası bir iflas halinden korunma nedeniyle ortaya çıktığını, konkordato sürecinde alacaklıların haciz baskılarının azalması ve şirketin işletmesinin bütünlüğünü koruyarak devamlılığını sağlayacağını, şirketin hali hazırdaki faaliyetlerine devam ederek ve şirkete nakit akışı sağlanacağını, bunun sonucunda şirketin karlılık oranının artacağını, konkordato ön projesinde belirtildiği gibi alacaklılarına tüm borcunu ödeyebileceğini, şirketin konkordato alamaması ve iflası halinde şirket alacaklılarının, alacaklarının bir kısmını tahsil edebileceğini, bu sebeple davacı şirketin iflas halinin hem alacaklılar aleyhine hem de davacıların aleyhine bir sonuç doğuracağını, şirketin asıl amacının ticari faaliyetlerine devam ederek, gerçeğe uygun ve sürdürülebilir bir proje ile bütün borçlarını ödemek olduğunu, dava ve ön projenin kabulü ile şirket yönetimi tarafından alınacak önlem ve tedbirlerin, maliyetlerde azalma, üretkenlikte artış, pazar payında artış, müşteri memnuniyetinde artış, hata oranında azalma, kurumsal değişim ve dönüşüm, şirket devamlılığını sağlayarak karlılık oranını arttırma, davacı şirketin alacaklarını tahsil etmek, atıl durumda olan mal varlıklarının mahkeme izni, alacaklılar kurulunun onayı ve komiserin olumlu görüşü ile birlikte satışının yapılarak şirkete nakit girdisi sağlanması, diğer hususların yeterli olmaması halinde, gerekli hallerde şirkete nakit girdisi sağlanması, ortak tarafından sermaye artışı yapılması veya başkaca projelerin hayata geçirilmesinin hedeflendiğini, bu nedenlerle birlikte konkordato talebinin kabulüne, konkordato ön projesinde İİK'nın 286. maddesinde belirtilen tüm koşulların sağlaması ve İİK'nın 287. maddesi uyarınca 3 aylık geçici mühlet süresinin verilmesine, verilecek geçici mühlet kararı ile birlikte vade konkordatosunun başarıya ulaşmasını ve nihai konkordato projesinin hazırlanmasına katkı sunmak üzere konkordato komiseri atanmasına, verilecek geçici mühlet kararı ile birlikte öncelikle davacı şirketin ve davacı şahsın faaliyetin devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için İİK'nın 287, 288, 294 ve 295. maddelerince alınması gereken tüm tedbirlerin re’sen alınmasına, İİK'nın 206/1. maddesinde belirtilen haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanun'dan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları ( prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacılar aleyhine yeni takip yapılmamasına, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemlerin uygulanmamasına, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, yeni takip başlatılmasına, tedbir tarihinden önce ya da sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasına, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına ve davacılara ödenmesine, İİK‘nın 206. maddesinde yer alan alacaklılar yönünden takip yapılmakla birlikte İİK'nın 205. maddesinden kaynaklı alacaklar sebebi ile yapılacak satış ve muhafaza işlemlerin önlenmesine, davacıların muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makina, araç ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkillere iadesine, bunların muhafaza altına alınmasının önlemesine, davacılara ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerin kaldırılmasına, işbu karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacılara ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başka alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK'nın 294. maddesi atfı ile İİK’nın 203. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacıların bankalardaki hesaplarına mevcut ve yatırılacak paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacıların ilgili banka hesabına davacıların kullanılmak üzere iadesine, yeni blokaj işlemi uygulanmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirketin ticari faaliyetlerine devam edebilmesi ve konkordatonun getiriliş amacına uygun olması amacı ile davacılardan ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ve ...’ın banka hesapları üzerinde bulunan tedbir öncesi ya da sonrası konulan blokajların ve hacizlerin kaldırılmasına, hesaplardaki paraların davacıya iadesine, yeniden blokaj ve haciz konulmasının önlenmesine ve hesapların konkordato komiserin denetiminde davacı şirket tarafından kullanılmasına, İİK'nın 297. maddesi kapsamında ihtiyati tedbilerin, davacı şirketin ve davacı ...’ın bankalar nezdinde bulunan ticari mevduat, vadeli mevduat, döviz tevdiat, pos hesapları, teminat veya tahsile verilen çeklerle ilgili rotatif kredi hesapları, BCH hesapları, KMH hesapları da dahil olmak üzere tüm hesaplar üzerinde uygulanmasına, davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesine, paraya çevrilmiş ise paraların iadesine, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya üçüncü şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacılara ait çeklerin arkasında karşılıksız olarak yazılmasının önlenmesine, senetlerin protesto edilmesinin önlemesine, ibrazı halinde çek ve senetlerin arkasında konkordato şerhi yazılmasına, davacıların SGK ve diğer kamu kuruluşları nezdinde doğmuş ve doğacak hak, alacak, istihkaklarının üzerine haciz konulmamasına, konulmuş olanların kaldırılmasına, işletme faaliyetlerin devamı ve alacaklar arasında eşitliğin sağlanabilmesi amacıyla davacıların borçlarından dolayı elektrik, su, doğalgaz, telefon ve internetin kesilmeyeceğine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "... Davacı ...'ın Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında 3 ay geçici mühlet kararı verilen ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, şirketin ... TL borcuna karşı müteselsil kefil sıfatıyla borçlu olduğu, şahsi borcunun ... TL olduğu, şahsi mal varlığı toplam (3 adet taşınmazdan ibaret olup, taşınır mal varlığının bulunmadığı) değerinin ... TL belirtildiği, şahsi borcu için yıllık %23 faiz oranı uygulanmak suretiyle tasdik tarihinden itibaren 36 ay vadede ve aylık taksitler halinde ödenmesinin planlandığı ön projeye göre; davacı yönünden dosyaya sunulan konkordato projesinin başarıya ulaşma şansının ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait konkordato projesinin başarıya ulaşmasına bağlı olduğu, gerçek kişi davacının projesinin doğrudan bir başkasına ait projeye atıfla bir başkasına ait projenin başarıya ulaşmasına ilişkilendirilmiş olarak hazırlandığı, bu durumda sunulan projenin İİK 286. madde hükümlerine göre kabul edilebilir bir konkordato projesi olmadığı anlaşılmakla, davacının geçici mühlet kararı verilmesi ve konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve müvekkili ... adına konkordato talebinde bulunulduğunu, Yerel Mahkemece 14.04.2026 tarihli tensip ara kararı ile müvekkili gerçek kişi yönünden dosya tefrik edilerek Mahkemenin ... Esasına kaydedildiğini ve akabinde tensiben, müvekkilinin konkordato projesinin asıl borçlu şirketin projesine bağlı olduğu ve bağımsız bir proje niteliği taşımadığı gerekçesiyle geçici mühlet taleplerinin ve davanın reddine karar verildiğini, işbu konkordato talebinin, şirket borçlarının dolaylı bir uzantısı veya şirket konkordatosuna dayanma amacı taşıyan bir başvuru olmayıp, müvekkilinin şahsi malvarlığına yönelmiş mevcut ve muhtemel takipler ile kendi bireysel borç yükümlülükleri nedeniyle ödeme güçlüğüne düşmesi sonucu ortaya çıktığını, nitekim müvekkilinin, yalnızca kefalet ilişkileri nedeniyle değil aynı zamanda kendi adına doğmuş ve projede ayrıntılı şekilde gösterilen bağımsız şahsi borçları sebebiyle de ciddi bir ödeme güçlüğü içerisinde olduğunu, müvekkilinin %100 pay sahibi olduğu şirket için çeşitli bankalara ve finans kurumlarına olan kredi borçlarına müşterek müteselsilen kefilliğinin bulunduğu dikkate alındığında şirketler hakkında yürütülen konkordato süreciyle eş zamanlı olarak müvekkili aleyhine bireysel takiplerin başlatılmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, konkordato ön projesinin, müvekkili ...’ın şahsi borçlarının belirli bir plan dahilinde ve alacaklı menfaatlerini de koruyacak şekilde tasfiyesini sağlamak, şahsi malvarlığını koruyarak ekonomik varlığını sürdürebilmesine imkân tanımak ve muhtemel bir iflasın önüne geçmek amacıyla hazırlandığını, Yerel Mahkemenin, geçici mühlet aşamasında projenin esasına ve başarı şansına dair içerik denetimi yaptığını ve davayı tensiben reddettiğini, eğer belgelerde bir eksiklik varsa dahi İİK'nın 287/2. maddesi gereğince taraflarına süre verilmesi gerekirken, dosyanın tensiben ve esastan reddedilmesinin açık bir usul ihlali olduğunu, müvekkili ...'ın, ... Ltd. Şti.'nin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkilinin şahsi borç yükünün tamamına yakınının şirketin kullandığı kredilere müteselsil kefil olmasından kaynaklandığını, asıl borçlu olan şirketin borçlarını ödeme planı ile kefil olan müvekkilinin ödeme planının birbiriyle entegre olmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu, Mahkemenin hukuki dinlenilme hakkını ihlal ederek, müvekkili veya vekillerini duruşmaya davet etmeden, iddiaları ve projeyi açıklamalarına imkan tanımadan dosya üzerinden ret kararı vermesinin emredici usul kuralına aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ...'ın konkordato taleplerine ilişkin Mahkemeye başvurdukları, Yerel Mahkemece █████/2026 tarihli tensip ara kararı ile gerçek kişi davacı yönünden konkordato talebi tefrik edilerek huzurdaki davaya konu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
Konkordato isteminde bulunan her bir talep eden için ayrı ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir talep eden yönünden ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, konkordato talep eden davacı gerçek kişinin konkordato projesinin başarıya ulaşma şansının, işbu dosyanın tefrik edildiği Mahkemenin ... Esas sayılı dosyasında talepte bulunan ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato projelerinin başarıya ulaşmasına bağlı olduğu, talep eden ...'ın projesinin mali dayanağının 3 adet taşınmaz ile adı geçen şirketin borcunu ödemesine ve bu şirketten elde ettiği gelirlere dayandırıldığı, davacının şahsi borçları ile birlikte toplam borcu için kendi kaynakları ile orantılı bir teklif yapması gerektiği, ancak davacının projesinin şirketinin projesinden bağımsız olmadığı bu durumda sunulan projenin İİK'nın 286. maddesi hükmü uyarınca kabul edilebilir bağımsız bir konkordato projesi niteliğinde olmadığı anlaşılmakla Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.█████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!