Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde asıl işveren tarafından işçiye ödenen kıdem tazminatının alt işverenlerden rücuen tahsiline ilişkin açılan tazminat davası.
Özet: Asıl işveren sıfatıyla bir çalışana ödediği kıdem tazminatının, işçinin farklı dönemlerde hizmet verdiği alt işveren şirketlerden rücuen tahsilini talep eden davacı, ödeme sorumluluğunun alt işverenlerde olduğunu belirtirken, davalılardan biri aralarındaki sözleşmenin muvazaalı olduğunu ve kendi dönemine ilişkin sorumluluğunun olmadığını ileri sürmüş, mahkeme ise bilirkişi raporuyla her bir alt işverenin sorumlu olduğu kesin tutarları tespit etmiştir.

T.C.

ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce davalı davalı şirketler ile arabuluculukta anlaşma sağlanamadığını, ... bünyesinde görev yapan ...'ün ... tarihinde Emekliliğe hak kazandığını, iş bu nedenle müvekkili şirkete yapmış olduğu yazılı başvuru sonucunda İşletmeler Dairesi Başkanlığı tarafından bir Ödeme Planı hazırlandığını, ... tarihinde Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığınca Kıdem Tazminatı tutarı olan ...-TL ödenmesi için İşçi Hizmet Cetveli, Kıdem Tazminatı Hesaplama Cetveli ve Harcama Talimatı ile birlikte sunulduğunu, ...-TL tutar ... tarihinde ...’e ait ... nolu hesabına ödemesinin gerçekleştiğini, müvekkili şirketin işçilere ödeme yapmakla sorumlu olanın taşeron firmalar olması nedeni ile açılan davalar neticesinde hükmedilen işçi alacakları, yargılama giderleri ile vekalet ücretinden de taşeron firmaların sorumlu olduğunu, aksi takdirde müvekkili şirketin zarara uğratılmış olacağını, müvekkili şirketin aldığı hizmetin bedelini hakediş olarak ödediğini, yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ihbar ve kıdem tazminatına ilişkin genel giderleri karşılamak üzere asgari işçilik maliyeti üzerinden %3 oranında sözleşme ve genel giderlerin hesaplanacağını, müvekkili şirketin ihale bedelinin ödenmesinden başka bir sorumluluğunun bulunmadığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla toplam ödenen miktarlar belirli ise de bu miktarlar üzerinden hangi firmanın sorumlu olduğu bedelin ne olduğu belirli olmadığından bunun tespitinin ancak bilirkişi raporları ile yapılabileceğinden, mahkememizce bilirkişi raporu alındıktan ve davalı firmaların sorumlu olduğu bedellerin tespitini, rapor gereğince davanın ilgili firmaların sorumlu olduğu bedeller yönünden ıslah edileceğini, dava dışı işçiye ödenen ve dava dışı işçinin davalılarda çalıştığı döneme ilişkin sorumlulukları olan şimdilik herbirinden ...-TL' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirketler üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketine usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı kurum ile imzalanan ihale sözleşmesine istinaden yine davacı kurum yönetimi tarafından, müvekkilİ şirkete işe alınacak personel listesi verilmek sureti ile ve belirli süreli hizmet sözleşmesiyle müvekkilİ şirketlerde işe başladığını, ihale süresi son erdikten sonra dava dışı işçinin müvekkili şirketten çıkışının yapıldığını, dava dışı işçi başından beri davacı ...'ın bünyesinde çalışan işçisi olmasına rağmen bu şekilde çeşitli işverenlere bağlı görünerek uzun yıllar çalıştığını, dolayısıyla müvekkili şirket ile davacı arasında yapılmış olan sözleşmenin muvazaalı olduğunu, işbu nedenlerle müvekkili şirketin işçiye karşı dava konusu alacakları bakımından bir sorumluluğunun bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olacağına dair bir düzenleme olmadığını, alt işverene rücu imkanı bulunduğu kabul edilse dahi davacı asıl işverenin yarı yarıya sorumluluğunun devam ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla her yüklenicinin işçilik alacaklarından devir tarihindeki kendi dönemi ile ve sınırlı sorumlu olduğunun yerleşik içtihatları ile sabit olduğunu, dava konusu talepleri kabul etmemekle birlikte ödeme tarihinden itibaren talep edilmiş olan faizi, faiz türünü, oranını ve başlangıcına da itiraz ettiklerini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini ve müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi ve davalı ... Şirketi cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından ödeme dekontu, ödeme emri listesi, ücret bodrosu, ibraname, ücret hesap pusulası, iş yeri unvan listesi, Malatya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin bilirkişi raporu dosyaya delil olarak ibraz edilmiş , mahkememizce Antalya SGK İl Müdürlüğünden dava dışı ...'ün hizmet döküm cetveli, işyeri giriş çıkış belgeleri, ...'tan dava konusu ihale sözleşmesi dosyaya celp edilmiş, bilirkişiden rapor alınmıştır.
Dava, davacı asıl işveren kurumun dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatının davalı alt işverenlerden rücusuna ilişkin alacak davasıdır.
... tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dışı işçiye yapılan ... tarihli ... TL kıdem tazminatı ödemesinden davalı alt işverenlerin dönemlerine isabet eden tutarların davalı ... Şti ...-TL, ... Şti ...-TL ve ... Şti - ... Şti ...-TL olmak üzere toplam ...-TL olduğu, 29.01.2026 tarihli 33152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7573 sayılı Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına dair Kanunun 6.maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen Geçici 12. Maddesinin takdir ve değerlendirmesi sayın mahkememize ait olmak üzere, davaya konu ödemenin sadece kıdem tazminatı olduğu, üç davalının da ihale sözleşmelerinin kanun maddesinde belirtilen dönemin içinde olan ..., ... ve ... tarihlerinde imzalandığı belirtilmiştir.
29.01.2026 tarihli 33152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7573 sayılı Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına dair Kanunun 6.maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen Geçici 12. Maddenin;10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği ... ile ... tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafın bünyesinde alt işveren davalılar nezdinde çalışan dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı tutarının rücusunu talep ettiği, dava devam ederken yukarıda açıklanan █████/2026 tarihli ve 33152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7573 sayılı Kanun'un 6.maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'na Geçici 12.madde eklendiği, somut olayda rücuen tazminata konu edilen hizmet süresinin ve ihale sözleşmelerinin bahsedilen yasal düzenleme kapsamında kaldığı, davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren emredici kanun hükmü gereğince davacı kurumun davalı firmalardan rücuen tazminat talep etme hakkının yasa gereği ortadan kalktığı ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla yürürlüğe giren yasal düzenleme uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, yine aynı yasa maddesi gereğince yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gerekli ...- TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile kalan bakiye ...-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
5-Taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
(E-İmzalı)
Hakim ...
(E-İmzalı)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!