İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinde, kambiyo senetlerindeki imza itirazına ilişkin menfi tespit davasında borçlu olunmadığının tespiti talebiyle verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf incelemesi, ilk derece mahkemesinin, icra takibine konu çeklerdeki imzaların davacı firma yetkilisine ait olmadığının bilirkişi raporuyla tespiti üzerine, davacının borçlu olmadığına dair verdiği karara yöneliktir; davalı taraf kararı, eksik inceleme, bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmemesi, hukuki dinlenilme hakkı ihlali, davacının borçlardan kaçınmak amacıyla unvan değişikliği yapması ve kanuni imza itiraz süresinin geçmesine rağmen menfi tespit davası açması gibi nedenlerle usul ve yasaya aykırı bularak temyiz etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2023NUMARASI: █████████ E. - █████████ K.DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı/alacaklı tarafından .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak yapılan kambiyo senedinde bulunan imzaların müvekkili firma yetkilisine ait olmadığını, müvekkilinin icra takibine dayanak yapılan kambiyo senetleri nedeni ile alacaklı/davalıya borçlu olmadığını, müvekkili firma yetkilisine ait imzanın bulunmadığı kambiyo senetlerinden dolayı müvekkilinin borçlanmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle icra takibine dayanak yapılan kambiyo senetlerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının tespiti ile .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasından müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilmesine, müvekkili yönünden icra takibinin iptaline, davalı aleyhine alacağın %20'den az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firmanın sürekli olarak borçlularından kaçınmak için ünvan değişikliği yaptığını, dava konusu takibin 2 sene önce açılmış olduğunu, tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davalı firmanın burada imzaya itiraz etmediğini, ancak 2 sene geçmesi üzerine işbu davayı açtıklarını, takip konusu çeklerde davacı firmanın lehdar olup sonrasında yapmış olduğu ciroları kabul etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı firmanın kendi kaşesi üzerine imza atmakla çekleri bir sonraki cirantalara verdiğini, ayrıca çekler hakkında herhangi bir zayi kararı da alınmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasına girilerek, esastan reddine ve yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi █████████ esas, █████████ karar sayılı, █████/2023 tarihli kararı ile; "Somut olayımızda davacı tarafça imza itirazında bulunulmuş yapılan inceleme neticesinde; █████/2021 keşide tarihli, 125.000-TL bedelli, keşidecisi .... Şti. Olan, ...şubesine ait , ...seri numaralı ve █████/2021 keşide tarihli, 125.000-TL bedelli, keşidecisi .... Şti. Olan, ...şubesine ait , ... seri numaralı çeklerin aslında arka yüzlerinde “....ŞTİ...” içerikli kaşe izleri üzerinde atılı bulunan 1.ciranta imzalarının, davacı şirket yetkilisi ...'nın eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının kendi el ürünü olmayan imza ile tedavüle konulmuş çekten ötürü borçlu olamayacağı kanaatine varılmakla davanın KABULÜ ile;A)Davacının aleyhine takip yapılan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu çeklerden ötürü BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,B)Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE" karar vermiştir.İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin eksik incelemeyle usul ve yasaya aykırı karar verdiğini, mahkeme bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını değerlendirmeden hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini ve kararın Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davacı firmanın borçlarından kurtulmak amacıyla iki yılda üç kez unvan değişikliğine gittiğini, kötüniyetli hareket ederek süreci uzatmaya çalıştığını, takibin iki yıl önce kesinleşmesine ve yapılan haciz işlemlerine rağmen sessiz kaldığını, İİK m. 168 uyarınca 5 günlük imzaya itiraz süresinin çoktan geçtiğini, bu aşamadan sonra açılan menfi tespit davasının kanunu dolandırmak olduğunu ve imza incelemesine muvafakatlerinin bulunmadığını, basiretli bir tacir olan davacının, kendi kaşesiyle tedavüle çıkan çeklere iki yıl boyunca zayi davası açmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun bilimsel dayanaktan yoksun ve denetime elverişsiz olarak hazırlandığını, TTK m. 801 uyarınca müvekkilinin imza sahteliğini bilme yükümlülüğü olmadığını, devam eden yargılamada davacı lehine yargılama giderlerine ve bununla birlikte vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, davanın açılmasında davalı müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davanın açılmasında kusuru bulunmayan müvekkiline yargılama gideri yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Davacı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, icra takibine konu çekler üzerindeki imza sahteliğine dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu ...şubesine ait, ...seri numaralı, █████/2021 keşide tarihli, 125.000-TL bedelli çek ile ... seri numaralı, █████/2021 keşide tarihli, 125.000-TL bedelli, keşidecisi .... Şti. olan çeklerde lehtar/ 1. cirantanın davacı şirket (eski unvanı ile) olarak göründüğü, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının iddia edildiği anlaşılmıştır. İmza incelemesi yönünden öncelikle kambiyo senedinin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belge asılları mukayeseye esas alınmak sureti ile bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin, istinaf ve temyiz kanun yolu denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmesi gerekmektedir. Nitekim ilk derece mahkemesi tarafından belgelerin celp edildiği ve grafolog bilirkişiden █████/2023 tarihli rapor alındığı, çekler üzerindeki 1. ciranta imzası ile davacı şirket yetkilisi ...'ya ait tüm mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı görülmüştür. Somut uyuşmazlık imza sahteliğine dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını, çekler üzerindeki imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat yükü davalı tarafın üzerinde olup “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilecektir. Dolayısıyla mevcut raporun bu kapsamda yeterli incelemeye dayalı olduğu, yeniden rapor alınması gerektirir aksi yönde bir delilin bulunmadığı, icra takibine dayanak dava konusu çeklerdeki 1. ciranta imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği anlaşılmakla, davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesinde, isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davalı vekili tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden bahisle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmüş ise de HMK’nın 326/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin kural olarak aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerekmekte olup somut olayda HMK’nın 312/2. maddesi yasal koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ./███████ tarih ve 2022/... E., 2023/.. K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.671,89 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 4.667,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.003,91 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026