10. Hukuk Dairesince incelenen iş kazası sonucu %100 maluliyet yaşayan sigortalının maddi ve manevi tazminat davasında, hatalı yaşam tablosu nedeniyle verilen bozma sonrası temyiz.
Özet: İş kazası sonucu %100 malul kalan bir işçi ile eş ve çocuğunun açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, işverenin tam kusurlu bulunması ve yüksek maluliyet tespiti üzerine verilen ilk derece mahkemesi kararı, önceki temyiz incelemesinde maddi tazminat hesaplamasındaki bakiye ömür tablosu ve hesaplama yöntemine ilişkin hatalar nedeniyle bozulmuştu. Bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada davanın kısmen kabul edilmesi ve bu kararın bölge adliye mahkemesince onanması üzerine, davalı vekili tarafından tekrar temyiz başvurusu yapılarak dosya Yargıtayın önüne gelmiş olup, uyuşmazlık esasen maddi tazminatın mevzuata uygun biçimde yeniden hesaplanması noktasında toplanmaktadır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 18.02.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davalı adına Av. ... geldi. Davacılar adına gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili özetle; davacı ...’un davalı işyerinde çalışmaktayken 20.05.2009 tarihinde başına metal parça çarpması suretiyle meydana gelen iş kazasında yaralandığını, %100 malul ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç hale geldiğini, iş kazasında davalının kusurlu olduğunu, işyerinde sendikalı olarak çalıştığını, bordro ücretine ek olarak yılda 4 maaş ikramiye, bayram harçlığı, erzak yardımı, ayakkabı, yazlık-kışlık elbise, ayda 2100-150 TL ek ücret ödenmekte olduğunu, işyerinde yemek ve servis bulunduğunu, davacının yaralanması nedeni ile diğer davacı eş ... ve kız ...’un büyük manevi zarara uğradığını belirterek asıl dava dosyasında davacı sigortalı ... için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve kesin talep sonucu ilerinde belirlenmek üzere şimdilik 10.000 TL maddi (geçici iş göremezlik 1.000 TL, sürekli iş göremezlik 5.000 TL ve bakıcı gideri 4.000 TL) 1.200.000 TL manevi tazminatın, davacı eş için 200.000 TL davacı kız için 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında sigortalı ... lehine maddi tazminat istemi 1.170.626,26 TL'ye arttırılmıştır. Davacı kazalı vekili devam eden aşamada 03.07.2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile maddi tazminat istemini 5.889.877,55 TL’ye arttırmıştır.II. CEVAP Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararı ile 20.05.2009 tarihli iş kazasının meydana gelişinde davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğu, iş kazasından dolayı davacı kazalı ...'in %85,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle davacı kazalı yönünden bakıcı gideri talebinin reddine, iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat 1.174.845,51 TL olarak tespit edilmiş ise de taleple bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı kazalı lehine 180.000,00 TL manevi, eş lehine 60.000,00 TL manevi, çocuk lehine 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıBölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece tarafların eş ve çocuk lehine hüküm altına alınan manevi tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının miktar itibariyle kesinlik nedeniyle reddine, tarafların davacı kazalı lehine hüküm altına alınan manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle anılan hükmün onanmasına, tarafların davacı kazalının maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları açısından ise tarafların sair temyiz itirazlarının reddine ancak Somut olayda, hükme esas alınan hesap raporunda davacı itirazlarına rağmen bakiye ömrün belirlenmesinde PMF 1931 yaşam tablosunun esas alınmasının hatalı olduğu, iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat davalarında ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 bakiye ömür tablosunun uygulanması gerektiği, ayrıca hesaba esas alınan bakiye ömür süresinin 27... ay 17 gün olarak belirlenmesine rağmen bu sürenin kaza tarihine eklenmesi suretiyle bulunması gereken bakiye ömür sonu yerine 31.12.2037 tarihine kadar hesaplama yapılmasının isabetsiz olduğu, bu nedenle davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının TRH 2010 bakiye ömür tablosu esas alınmak ve bu tabloya göre belirlenecek bakiye ömür süresi kaza tarihine eklenmek suretiyle yeniden hesaplanması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 20.08.2024 tarihli kararla davacı kazalı yönünden geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin reddine, iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat olarak davacı kazalı lehine 5.889.877,55TL maddi, davacı kazalı lehine 180.000,00 TL manevi, eş lehine 60.000,00 TL manevi, çocuk lehine 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkeme hakiminin birleşen dava dosyasının birleşmesinden sonra yapılan ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin herhangi bir talebi bulunmaksızın birleşen davanın tefrik edilmesi ve davacı tarafa bedel artırım dilekçesi sunmak üzere süre verilmesi suretiyle davacı tarafa yol gösterdiğini ve görüşünü açıkladığını, bu yönlendirme sonrasında davacı vekilinin yeniden harç yatırarak fark maddi tazminat talebinde bulunduğunu, bu nedenle hakim hakkında reddi hakim talebinde bulunduklarını, ancak reddi hakim taleplerinin davayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, Mahkemenin davacının ek davasını önce tefrik edip ardından derdestlik dava şartı nedeniyle reddetmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davacının ek dava açmak suretiyle ortaya koyduğu irade ve talebe rağmen Mahkemenin herhangi bir talep olmaksızın bedel artırım dilekçesi sunulabileceği yönünde yönlendirmede bulunmasının taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturduğunu, davacının fark maddi tazminat talebini ek dava yoluyla ileri sürdüğünü ve Mahkemece yapılması gerekenin birleşen dava hakkında da esasa girerek hüküm kurmak olduğunu, reddi hakim talebinin HMK hükümlerine uygun şekilde işleme alınmayarak reddedilmesinin usule aykırı olduğunu, Mahkemenin tefrik edip derdestlik nedeniyle reddettiği ek davaya ilişkin karar kesinleşmeden davacının bedel artırım dilekçesini dikkate alarak ve bekletici mesele taleplerini de değerlendirmeksizin hüküm kurduğunu, davacının önce ek dava ile daha sonra bedel artırım dilekçesi ile talep ettiği fark maddi tazminat alacağının zamanaşımına uğradığını, ... tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değeri yönünden hatalı değerlendirme yapıldığını ve ...’nın bildirdiği tutardan daha düşük bir miktarın mahsup edildiğini, kusur tespitinin hatalı olduğunu, ayrıca maddi tazminat hesaplamalarında işlemiş dönem, pasif dönem ve diğer hesap unsurları bakımından usul ve yasaya aykırı hatalar bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir.Öte yandan 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 8. maddesi „Bir hükmün bozulmasını mütaakıp verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvelce alınmış olan karar ve ilam harcı, mütaakıp hükme ait harçdan mahsup olunur.“ hükmünü içermektedir. Yasanın açık hükmünden de anlaşılabileceği gibi bozulan hüküm gereğince daha önceden alınmış olan harcın mahsup edilebilmesi için “hesaplanmış” ya da “tahakkuk etmiş” olması yeterli değildir. Bu harcın “ödenmiş” olması gerekir. Madde metnindeki, “evvelce alınmış olan” ibaresi bunu gerektirmektedir. Mahsup işlemi için harcın fiilen ödenmiş olması şarttır.Dosya kapsamından, davalı şirketin İlk Derece Mahkemesi kararından önce unvan değiştirdiği, karar başlığında halen eski unvanın yazılı olduğu, bozulan karar gereğince yatırılması gereken karar ve ilam harcının yatırılmış olduğuna ilişkin bir belge bulunmadığı halde, temyiz incelemesine konu kararda alınması gereken karar ve ilam harcı ile ilgili hüküm kurulurken bu yönde mahsup yapıldığı anlaşılmaktadır.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;İlk Derece Mahkemesi kararınına.Karar başlığında yer alan "...ve ..." ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere "...San.ve .... A.Ş." ibarelerinin yazılması,b.Hüküm fıkrasının karar ve ilam harcına ilişkin 7 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "7-Hüküm altına alınan tutarlar üzerinden alınması gerekli 420.781,23 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 5.157,41TL peşin harç, 3.982,00TL ıslah harcı, 16.118,60TL tamamlama harcının mahsubu sonrası bakiye 395.523,22 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına," ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı vekili yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.