İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 44. Hukuk Dairesinin sahte imza iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin kaybolan ve imza sahteciliğiyle doldurulduğunu iddia ettiği 60.000 TL bedelli bir çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı menfi tespit davasının istinaf incelemesini konu almaktadır; daha önce arabuluculuk şartı eksikliğinden reddedilip istinaf mahkemesinin bozma kararıyla yeniden görülen davada, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuyla çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edilmesi üzerine şirketin borçlu olmadığına hükmetmiş, davalı ise çekin şirket yetkilisi tarafından doldurulup başkasına imzalatılarak tedavüle sokulduğunu ve bu konuda derdest bir ceza davası bulunduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2024NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait olan, ...A.Ş. ...Şubesi tarafından basılmış █████/2017 basım tarihli ... çek nolu boş çek yaprağı müvekkili şirkete ait iş yerindeyken kaybolduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ███████████ soruşturma numarasıyla devam eden suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili tarafından talep edilmesi üzerine çekin arkalı önlü fotokopisi banka tarafından müvekkiline gönderildiğini, fotokopide ...A.Ş. ...Şubesi tarafından düzenlenen ... nolu, keşidecisi müvekkili şirket olan, çekin ... lehine █████/2019 keşideli, 60.000,00 TL miktarlı, keşide yeri İstanbul şekilden doldurulduğu ve imzalandığının görüldüğünü, ancak işbu çekin müvekkili şirket tarafından doldurulmadığını, keşideci kısmındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...'a da ait olmadığını, çekte lehtar olarak görünen ... ile müvekkili şirket arasında hiçbir ticari iş ve işlem bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çek ile ilgili müvekkilinin oğlu tarafından yapılan şikayet sebebiyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma görüldüğünü, dosyanın asıl şüphelisinin ...'ın suça konu çekle ilgili olarak işbu davayı açtığını ve dava dilekçesinde suça konu çeki doldurmadığını, müvekkili ...'ı tanımadığını beyan ettiğini, savcılıkta alınan █████/2020 tarihli ifadesinde ise suça konu çeki doldurduğunu ve çekle ilgili olarak müvekkili ... ile bir kaç kez konuştuğunu beyan ettiğini ve ... ve ... isimli şahıslarla organizasyon işi için çeki düzenlediğini söyleyerek tevilli ikrarda bulunduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.ÖNCEKİ KARARLAR: İlk derece mahkemesinin █████/2019 tarihli, ████████ esas, █████████ karar sayılı kararı ile; ''Davanın, 6102 sayılı TTK 5/A maddesinde yer alan arabuluculuk dava şartı yokluğundan, 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca REDDİNE'' karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2021 tarihli, ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı ile; '' İlk derece mahkemesince davacının asıl menfi tespit talebinin 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine'' şeklinde karar verildiği görülmüştür.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi ████████ esas, ████████ karar sayılı, █████/2024 tarihli kararı ile; "Davacı tarafça imza inkarında bulunulmuş olması sebebiyle Mahkememizce dava konusu çekte davacı şirkete atfen atılan imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığının mukayese imza örnekleri ile dava konusu çek aslı incelenmek suretiyle tespiti hususunda dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan █████/2024 tarihli raporda özetle; "Tetkik konusu 60.000TL. bedelli çekte keşideci ....Şti. ne atfen atılmış imzanın, dosyada mevcut mukayese imzalarına kıyasla şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü OLMADIĞI" şeklinde görüş bildirdiği görüldü. Bu kapsamda somut olayımıza bakıldığında; dava konusu çekte davacı şirkete atfen atılan imzanın davacı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı tespit edilmiş olmakla, imza inkarının mutlak def'ilerden olduğu ve herkese karşı ileri sürülebilir niteliği de gözetilerek davanın KABULÜ İLE; ... ....şubesine ait █████/2019 keşide tarihli ... seri numaralı 60.000,00-TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine" karar vermiştir.İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin dava konusu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ın ürünü olmadığı gerekçesiyle kabul kararı verildiğini, şirket yetkilisi ...’ın dava konusu çeki doldurup başkasına imzalatarak tedavüle koyduğunu, çekin müvekkile ...’a ulaştığını, ...’in oğlu ... tarafından bankaya ibraz edildiğini, çekin sahtecilik sebebiyle tahsil edilemediği gerekçesiyle davacı şirket yetkilisi ... hakkında açılan davanın Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesi ████████ E. sayılı dosyası ile derdest olduğunu, davada sunulan dava dilekçesinde ...'ın dava konusu çeki doldurmadığını, müvekkili ...’ı tanımadığını iddia ettiğini, ceza dosyasında savcılıkta alınan 13.10.2020 tarihli ifadesinde ise dava konusu çeki doldurduğunu, çek ile ilgili olarak müvekkili ... ile birkaç kez görüştüğünü, dava konusu çekin ... tarafından değil ... ... tarafından bankaya ibraz edildiğini, müvekkilin pasif dava ehliyeti bulunamadığını, husumet yönüyle de davanın reddi gerektiğini beyan ederek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı taraf, çeki ...'ın bankaya ibraz etmediğini, davalının pasif dava ehliyeti olmadığını, çekin ibraz edildiği Halkbank cevabı ile ibraz edenin davalı ... olduğu sabit olduğunu, davalının gerçeğe aykırı, davayı sürüncemede bırakmayı amaçlayan husumet itirazlarının dinlenmesinin mümkün olmadığını, davalının diğer itirazlarının da menfi tespit davasının konusu olmadığını, yapılan yargılama sonucunda çekteki imzanın müvekkili davacıya ait olmadığının sabit olduğunu belirterek davalının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, çek üzerindeki imza sahteliğine dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; ...A.Ş. ...şubesine ait, ... nolu, 30.11.2019 keşide tarihli, 60.000-TL bedelli dava konusu çek keşidecisinin davacı şirket olarak göründüğü, davalının lehtar olduğu, dava kapsamında keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine (...'a) ait olmadığının iddia edildiği anlaşılmıştır. İmza incelemesi yönünden öncelikle kambiyo senedinin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belge asılları mukayeseye esas alınmak sureti ile bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin, istinaf ve temyiz kanun yolu denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmesi gerekmektedir. Nitekim ilk derece mahkemesi tarafından belgelerin celp edildiği ve grafolog bilirkişiden █████/2024 tarihli rapor alındığı, çek üzerindeki keşideci imzası ile davacı şirket yetkilisine ait tüm mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı görülmüştür. Somut uyuşmazlık imza sahteliğine dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını, çekler üzerindeki imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat yükü davalı tarafın üzerinde olup “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilecektir. Dosyada mevcut raporun bu kapsamda yeterli incelemeye dayalı olduğu, yeniden rapor alınması gerektirir aksi yönde bir delilin bulunmadığı, icra takibine dayanak dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından, davacı şirket yetkilisi hakkındaki şikayet yönünden başlatılan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı dosyası içeriğinde, davacı şirket yetkilisinin çekle ilgili olarak davalı ... ile bir kaç kez konuştuğunu beyan ettiğini ve ... ve ... isimli şahıslarla organizasyon işi için çeki düzenlediğini söyleyerek tevilli ikrarda bulunduğu, ceza davasının Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile derdest olduğu iddia edilmiş ise de soruşturma kapsamında davacı şirket yetkilisinin alınan ifadesinde çek düzenlemediğini ve dava konusu çeki imzalamadığını açıkça beyan ettiği, aksi yönde bir kabulünün bulunmadığı gibi Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Dairemize verilen yanıt içeriğinden, davacı şirket yetkilisi ... hakkındaki ceza davası neticesinde CMK'nın 223/2-e maddesi kapsamında beraat kararının verildiği, katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla aksi yönde ispata muhtaç kalan iddialara dayalı istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Tüm bu nedenlerle dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin.../███████ tarih ve 2021/.. E., 2024/. K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,60 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1024,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026