İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonucu cismani zarar ve güç kaybı yaşayan havayolu teknisyeninin sigorta şirketinden talep ettiği maddi tazminat davası, kusur ve yasal sorumluluk tartışmaları ile Anayasa Mahkemesi kararı.
Özet: Bu dava, bir trafik kazası sonucu ağır yaralanan davacının, sürücüsü %100 kusurlu olduğunu iddia ettiği davalıdan sürekli ve geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi masrafları dahil maddi tazminat talep etmesi, davalının ise sigorta poliçe limiti ve genel şartlar kapsamında bazı kalemlerin teminat dışı olduğunu ve sürücülerinin kusursuzluğunu savunması üzerine, mahkemenin Anayasa Mahkemesinin ilgili iptal kararı da dikkate alınarak Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde kusur, zarar ve tazminat miktarını değerlendireceği karmaşık bir hukuki ihtilaftır.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2024 günü --------- plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu davacı ağır yaralandığını, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalının sorumluluğunu üstlendiği sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, davacı -------- doğumlu olup, bir havayolu şirketinde atölyeler ve üst bakım bölümünde teknisyen olarak çalıştığını, aylık net geliri 140.171-TL olduğunu, kaza neticesinde beden gücü kaybına uğraması nedeniyle günlük hayatını idame etmekte zorlandığını, yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre, davacı çalışmasını sürdürmüş olsa bile, sakatlığı oranında zorlanacak olması nedeniyle “güç kaybı tazminatı" adı altında bir tazminat isteme hakkı olduğunu, davacı kaza geçirdiği tarihten tamamen iyileşinceye kadar geçen sürede pek çok masraflar yaptığını, bunların tamamına yakınının belgelenmesi mümkün olmadığından, Yargıtay'ın, tedavi ve iyileşme giderlerinin çok kapsamlı olduğuna, bunların istenmesi için belge koşul olmadığına ve Türk Borçlar Kanunu 51. maddesi gereğince zararın ve kapsamının belirlenmesi gerekeceğine ilişkin kararları doğrultusunda, davalıdan istenebilecek tedavi ve tüm iyileşme giderlerinin uzman bilirkişi aracılığıyla hesaplatılmasına ve yapılan tedavi giderlerin ödenmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe limiti dahilinde olduğunu, sigortacının sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusudur ve işbu dava konusu kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsü nevzat tuncer kayıkçı kusursuz olduğunu, ZMSS genel şartlarına göre geçici iş göremezlik tazminatı, “bakıcı giderleri” ve "tedavi giderleri" poliçe teminatında olmadığını ve asıl alacağa ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. █████/2024 tarihli kaza nedeniyle davacıda oluştuğu iddia edilen maluliyete ilişkin sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi gideri talep edilmiştir.Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacının uğradığı zararını türü ve miktarı, zararın davalıdan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği ihtilaflıdır.--------- Sor. sayılı dosyasında şüpheli ---------- hakkında Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan soruşturma başlatılmış olduğu anlaşıldı.2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Anayasa Mahkemesi’nin █████/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve -------- E, ---------- K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.Mahkememize sunulan █████/2026 tarihli raporun kusura ilişkin kısmında; Dava konusu olayda davacı bisiklet sürücüsü --------- KUSURSUZ, ---------- plaka sayılı araç sürücüsü -------- %100 (YÜZDEYÜZ) oranında kusurlu olduğu kanaatleri bildirilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, soruşturma dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus --------- sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.Somut olayda, davacının kaza anında koruyucu ekipman olarak kask takıp takmadığının belirsiz olduğu, ayrıca kaza tespit tutanağında kod 7 (belirsiz) olarak işaretlenmiş olduğu dikkate alındığında mütefarik kusuru bulunmadığı kanaati ile müterafik kusur ve indirim uygulanmamıştır.Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli maluliyet raporunda; Davacının oluşan kazada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğine göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzdedört) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. Mahkememize sunulan █████/2026 tarihli raporun hesaba ilişkin kısmında; davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 341.465,74 TL ve sürekli iş göremezlik maddi zararı 1.687.056,61 TL her iki maddi zara kalemi sakatlık teminatı kapsamında olduğundan her iki maddi zarar kalemlerinin toplamında talep edebileceği maddi zararının 1.800.000,00 TL olduğu, davacının talep edebileceği tedavi gideri zararının 25.000,00 TL olduğu ve bu zararın tedavi gideri teminatı kapsamında olduğu, kanaatleri bildirilmiştir. Raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiştir. Sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçedeki ölüm ve sakatlık teminatı limitinden karşılanması gerektiği, söz konusu poliçedeki ölüm ve sakatlık teminatı limitinin 1.800.000,00 TL olduğu bu nedenle davalı sigorta şirketinin geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin zarardan 1.800.000,00 TL azami teminat limiti ile sorumlu olduğu, tedavi gideri yönünden ise davalı sigorta şirketinin tedavi gideri teminatından sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli maluliyet raporunda, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirildiğinden bakıcı gideri talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davadan önce davalı sigorta şirketine █████/2024 tarihinde başvuru yapıldığından davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi 8 iş günü sonrası olan █████/2024 tarihi olarak olarak kabul edilmiştir. Sigortalı araç hususi olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerektiği kaaatine varılmış olup davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu █████/2026 tarihli talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE,1.800.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,25.000,00 TL tedavi gideri tazminatının temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Bakıcı gideri talebinin reddine,Karar harcı olan 124.665,75 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL ile tamamlama harcı 6.232,00 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 118.006,15 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yapılan 7.087,20 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 38.220,5 TL yargılama gideri ve masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 273.400,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde --------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026