Sigorta Şirketinin Ödenmeyen Poliçe Primlerinden Doğan İcra Takibine İtirazın İptali Talebiyle Açtığı Davada Husumet ve Usul İtirazları ile Bilirkişi Raporu Değerlendirmesi
Özet: Davacı sigorta şirketi, 85.830,79 TL tutarındaki poliçe prim borcunun ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı için dava açmış; davalı ise tebligat usulsüzlüğü, aktif husumet yokluğu, arabuluculuk sürecindeki hatalar ve esasen herhangi bir borcu bulunmadığı savunmasını sunmuştur. Sunulan bilirkişi raporunda, toplam 87.652,96 TL primli 263 sigorta sözleşmesinin 37 farklı sigortalı adına düzenlendiği, ancak bu sigortalılar ile davalı arasındaki ilişkinin net olmadığı, davalı adına tanzim edilen tek bir poliçenin prim ödeme kaydının ise belgelendirilemediği belirtilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 13.07.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi ve .... İle davalı arasında düzenlenmiş olan ve dava dilekçemiz ekinde dökümü bulunan poliçeler düzenlenmiştir. Ancak ne var ki listede belirtilen ve toplam tutarı 85.830,79 TL olan poliçe prim bakiyesi davalı .... Tarafından ifa edilmemiş olduğunu, Dava dilekçesi ekinde belirtilen ve davalı tarafından ödenmeyen sigorta poliçe primleri hakkında öncelikle davalı yana tebligat gönderilmiş ve ödenmeyen poliçe prim borcu talep edilmişse de, sonuç alınamamış olduğunu, Akabinde ise yine müvekkil şirket tarafından davalı aleyhinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi açılmışsa da, davalı yan bu kez haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine itiraz ederek, icra takibinin durmasına sebebiyet vermiş olduğunu, Davalı yan da sebepsiz, asılsız, hukuka aykırı şekilde sadece süreci uzatmak ve yargıyı da oyalamak adına takibe itiraz etmiş olduğunu, Akabinde ise öncelikle zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış olup, arabuluculuk süreci de anlaşmama ile neticelendirilmiş olduğunu, bu nedenler ile, davalarının kabulü ile 85.830,79 TL (takipte kesinleşen miktar) (faiz, masraflar ve vekalet ücreti hariç) tahsile kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, Davalının haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına, Davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Dava dilekçesi eklerinin Müvekkile tebliğ 6100 sayılı HMK'nın 121. maddesine aykırı olarak savunma hakkını ciddi şekilde zedelemiş, bu nedenle dava dilekçesiyle birlikte eklerin de usulüne uygun şekilde tebliği gerektiği halde eksik tebligat yapılmıştır; ayrıca Müvekkil davanın tarafı olmayıp, davacı ile arasında herhangi bir ticari ilişki veya doğrudan sigorta poliçesi ilişkisi bulunmamakta, yalnızca .... ile “Brokerlik Hizmeti Sözleşmesi” imzalanmış olup, davacının sunmuş olduğu belgeler kendi düzenlemesi niteliğinde olduğundan delil olarak kabul edilemez; dolayısıyla aktif husumet bulunmadığından davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerekir. Bunun yanında, dava şartı olan arabuluculuk da usulüne aykırı yürütülmüş; ticari dava olmasına rağmen tüketici dava şartı arabuluculuğuna başvurulmuş ve bu usulsüzlük nedeniyle davanın zaten Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi mümkün değildir. Esasa ilişkin olarak da Müvekkil, davacıya herhangi bir borçlu olmadığı gibi, sigortalı 3. kişilerin poliçe prim ödemelerinden sorumlu tutulması hukuka aykırı olup, Müvekkil aleyhine ödeme emri çıkarılması da yerinde değildir. Tüm bu nedenlerle dava öncelikle usulden, bu mümkün görülmezse esastan reddedilmesini talep etmiştir.SMMM bilirkişi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda özetle; Dosyaya beş parça halinde sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere; davacı .... tarafından, ... acente kodlu .... aracılığıyla toplam 263 adet ... Abonman Sigorta Sözleşmesi ve bu sözleşmeler kapsamında ve sözleşmelere bağlı olarak, sefer başına düzenlenen ... (Kat'i) Sigorta Poliçeleri ile yurtiçi ve yurtdışı taşımalara konu olan emtiaların taşıma süresi boyunca maruz kalabilecekleri riskler teminat altına alınmıştır. Bu poliçelerin toplam prim tutarı 87.652,96.- TL'dir. Dosyada yer alan sigorta poliçeleri incelendiğinde, toplam otuz yedi farklı sigortalı adına düzenlenmiş poliçelerin bulunduğu, ancak bu sigortalıların davalı ile olan ilişkilerine dair herhangi bir bilgi veya belgenin dosyada yer almadığı, dolayısıyla aralarındaki bağın anlaşılamadığı, Bu poliçelerden yalnızca birinin, .... adına tanzim edildiği tespit edilmiştir. Bahse konu poliçe, ... numaralı ıcı Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi olup, 02.04.2021 / 02.04.2022 tarihleri arasında geçerli ve prim tutarı 10.500,00.-TL'dir. Ancak, bu poliçenin tanzimine ilişkin herhangi bir yazışmanın dosyaya sunulmadığı ve primin ödenip ödenmediğine dair belgeye de yer verilmediği anlaşılmıştır. Bu hususlarda yapılacak hukuki değerlendirme ile delillerin takdiri, Sayın Mahkemenin yetkisi dâhilindedir. Davacı ve davalı tarafa ait ticari defterlerin incelenmesi, tarafıma tevdi edilen uzmanlık alanı kapsamında bulunmamaktadır. Ancak dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, sigorta prim borcunun ödendiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmamış olup, ticari defterlerin incelenmesini gerektirir nitelikte bir bilgi veya belgeye de dosya içerisinde yer verilmediği anlaşılmaktadır. Ticari defter ve kayıtların” incelenmesi, finansal veya muhasebe uzmanlığı gerektirdiğinden, bu konuda uzman bir bilirkişi atanması hususu Sayın Mahkemenin takdirindedir. Kanun ve yönetmelikler kapsamında “Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz” olarak belirtilmiş olup, tarafların dilekçelerinde ilgili mevzuata dayanarak beyan edilmiş hukuki gerekçelerin, hukuki değerlendirmelerin mahkeme kararlarının yorumu, değerlendirilmesi bilirkişinin yetkisinde bulunmamaktadır. sonuç ve kanaati ile bilirkişi heyeti raporu sunulmuştur.SMMM bilirkişi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi ek heyeti raporunda özetle; Davacının 2021 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırılmadığı tespit edilmiş olup davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfının Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Davalının 2021 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklenmediği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı tespit edilmiş olup davalı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfının Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Davacı .... tarafından ... acente kodlu dava dışı .... aracılığıyla, davalı/sigortalı .... adına ... numaralı Taşıyıcı Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiği, söz konusu poliçenin 02.04.2021-02.04.2022 tarihleri arasında geçerli ve brüt prim tutarının 10.500,00 TL olduğu, Davacı tarafından ... numaralı Taşıyıcı Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine ilişkin 8.925,00 TL'nin tahsil edildiği, (10.500,00 TL - 8.925,00 TL -) 1.575,00 TL bakiyenin kaldığı, Davalının ticari defterlerinde ... numaralı Taşıyıcı Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;Dava uyuşmazlık , davacının davalıdan poliçe prim bakiyesine ilişkin alacağının olup olmadığı, davalının savunmaları ile birlikte husumet itirazının yerinde olup olmadığı, nihayetinde davacı alacağı var ise ne kadar olduğu noktasında toplandığına ilişkindir. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, ...., sy ...)Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.İddia ve savunmalar kapsamında mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde, dosyada yer alan sigorta poliçeleri incelendiğinde, toplam otuz yedi farklı sigortalı adına düzenlenmiş poliçelerin bulunduğu, ancak bu sigortalıların davalı ile olan ilişkilerine dair herhangi bir bilgi veya belgenin sunulamadığı, dolayısıyla davalı ile aralarındaki bağın anlaşılamadığı, bu poliçelerden yalnızca birinin, davalı .... adına tanzim edildiği, bahse konu poliçenin ... numaralı mali sorumluluk sigorta poliçesi olduğu lakin bu poliçenin tanzimine ilişkin herhangi bir yazışmanın dosyaya sunulamadığı, davalının 2021 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, davalının ticari defterlerinde ... numaralı Taşıyıcı Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır.Gelinen aşamada davacı tarafça, davalıdan poliçeye bağlı prim alacağına dair iddiasının dosya kapsamındaki delillerle ispatlanamadığı anlaşılmış, bu kapsamda kanuni delil olan davacının delil listesinde bulunan yemin delili kendisine hatırlatılmış ve yemin deliline dayanmayacağını beyan etmiştir. Bu kapsamda dosyaya sunulan delillerin davacının iddiasını ispata yeterli olmadığı, iddiasını artık yasal delillerle ispatlaması gerektiği, buna ilişkin de yeterli delil sunamadığı dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından yatırılan ( Başvurma, Peşin, vekalet harcı) 1.128,83-TL olmak üzere toplam -TL harçtan mahsubuna, artan 396,83-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 2.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,5-Davalı tarafından yatırılan tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplamı 661,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi. █████/2026Katip ..... ¸e-imzalıdır. Hakim .... ¸e-imzalıdır.