Mobil vinç kiralama alacağı itirazın iptali davasında, ilk derece ticaret mahkemesinin görevsizlik kararına dair istinaf incelemesi.
Özet: Mobil vinç kiralama hizmetinden kaynaklanan ve ödenmeyen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davada, davacı taraf hizmet bedelinin ödenmediğini iddia ederken, davalı taraf hizmetin eksik ve ayıplı ifa edildiğini savunarak borcunun bulunmadığını belirtmiştir; ilk derece mahkemesi ise, tarafların tümünün tacir olmaması ve uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu kapsamına girmemesi nedeniyle davanın ticari nitelikte olmadığını tespit ederek, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş ve davayı usulden reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ46. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████KARAR TARİHİ: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026NUMARASI: █████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptaliTaraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davalı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu. G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil, davalı şirketlerin oluşturduğu ...'nın Küçükçekmece ...'da yapmakta oldukları okul inşaatı işinde kullanılmak üzere şoförlü olarak mobil vinç kiralama hizmeti verdiğini, davalı şirketler (iş ortaklığı) önceki aylarda kesilen fatura bedellerini ödemiş, geçmiş dönemde borcuna sadık bir tacir olarak davranmış iken son kesilen takip konusu fatura alacaklarını ödemediklerini müvekkil, icra takip konusu fatura karşılığı 120.000,00-TL davalılardan alacaklı olduğunu, davalı taraf müvekkile olan borcunu 3-5 aylık çek vermek suretiyle ödemek istediğini iletmiş, müvekkilin bunu kabul etmemesi üzerine ödemesini yapmadığını, davalıya uzun bir müddet süre tanınmış, bu sürenin ardından davalı taraf, müvekkile ödeme yapmadığından davalı aleyhine; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takip öncesi döneme ait faiz talebinde bulunulmadan (takip tarihinden sonra işleyecek reeskont avans faiz talepleri devam etmektedir) asıl alacak olan 120.000,00-TL üzerinden itirazın iptalini talep ettiklerini, icra takibine her iki borçlunun itirazı üzerine takip durmuş olup, dava açmadan önce arabuluculuk süreci de işletildiğin, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosunun ..... Büro, ... arabuluculuk numaralı dosyasından düzenlenen 04.12.2025 tarihli son tutanak ile taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı tespit ve imza edildiğini, davalı taraf kötü niyetli bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, müvekkilin davalı taraftan alacaklı olduğu tüm kayıt, faturalar, banka kayıtları, ticari defter ve evraklar ile sabit olduğunu, işbu sebeple İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına davalılar tarafından yapılmış itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçluların takip çıkış miktarının %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ikame edilen huzurdaki dava haksız ve mesnetsiz olup davacının iddiaları gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı ile müvekkil arasında gerçekleşen ticari ilişkide müvekkil teslimi yapılan ürünlere ilişkin tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş borcunu ödediğini, ancak buna karşın davacı haksız bir şekilde İstanbul .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. Sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine takip başlatıldığını, davacı tarafça faturada belirtilen hizmet tamalanmadan faturası gönderilmiş olup, davalı müvekkil tarafça da davacı ile aralarında süre gelen cari ilişki güvenine dayanarak faturalara itiraz edilmediğini, ancak faturalarda belirtilen hizmet müvekkile eksiksiz ve ayıpsız teslim edilmediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkil aleyhine icra takibine geçildiğini, müvekkil bu kendisine verilen hizmete ilişkin ödemeleri yapmış olup üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, cari hesaplar incelendiğinde müvekkilin borcu bulunmadığı anlaşılacağını, dolayısıyla, davacının müvekkilin borçlu olduğuna ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, takip öncesi işletilen temerrüd faizi haksız olduğunu, TBK m.120'de ise para borçlarında temerrüde düşen borçlunun gecikme tazminatı olarak temerrüt faizi isteyebileceği belirtildiğini, temerrüt faizi kusur şartına bağlı olmamakla birlikte talep şartına bağlı olduğunu, son olarak, işbu davada iddia edilen hususların haksızlığı nazara alınarak, davanın esastan reddine, reddedilen miktar üzerinden %20 kötü niyet tazminatına sayın mahkemece karar verilmesini yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince; "somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği,Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna" gerekçesi ile,"HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna" şeklinde hüküm tesis edilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı ... A.Ş tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından huzurdaki uyuşmazlıkta davacının tacir olmadığını, davanın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava vasfı taşımadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine ve mahkemenin görevsizliğine karar verildiğini, işbu kararın hukuka aykırı nitelikte olup kaldırılması ve davacının tüm talepleri ile birlikte usulden ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, görevsizlik kararının eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, görevsizlik kararı kaldırıldığında veya mahkemece esasa girildiğinde davanın esastan reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takip öncesi faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesinin haksız ve mesnetsiz kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE,Dava, davalı şirketlerin oluşturduğu ...'nın Küçükçekmece ...'da yapmakta oldukları okul inşaatı işinde kullanılmak üzere şoförlü mobil vinç kiralama hizmetine ilişkin takip konusu fatura alacağına davalıların itirazının haksız ve yersiz olduğu iddiası ile açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Görev, kamu düzenine ilişkin olup davanın her safhasında resen gözetilir. 6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5.maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.█████/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5.maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 5/3.maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. TTK'nın 4.maddesinde nelerin ticari dava olduğu açıklanmıştır. Buna göre hükümde sayılan dava ve işlerin yanı sıra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar da ticari davadır.Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi, 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesinde "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir.Bir davanın ticari dava olabilmesi için, tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut açılan davanın 6102 sayılı TTK'nın 4.maddesinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez....Vergi Dairesinin █████/2025 tarihli müzekkere cevabında; █████/2024 tarihinde "Vinç vb diğer inşaat ekipmanlarının operatörü ile birlikte kiralanması" faaliyetinden dolayı mükellefiyetinin başladığı, işletme usulünde defter tutan ticari kazanç mükellefi olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince iş bu müzekkere cevabı da değerlendirilerek hüküm kurulduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, oy birliği ile aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davalı ... A.Ş. istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, █████/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.