Tehdit ve cebirle imzalatıldığı iddia edilen 41.666 USD bedelli senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemli menfi tespit davası.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, tehdit ve cebirle imzalatıldığını iddia ettiği, ödeme tarihi boş ve sebebi malen yazılı 41.666 USD bedelli bir senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini ve aleyhindeki icra takibinin durdurulmasını talep ederken, davalı ise şirketin sermayesi için tüm ortaklara borç olarak verilen paradan davacının hissesine düşen miktara karşılık senedin alındığını, senedin zorla imzalatılmadığını, tarafların daha sonra birçok kez bir araya geldiğini ve yönetim kurulu kararları aldığını belirterek davanın reddini istemektedir; mahkeme, senedin baskı ve tehdit altında tanzim edilip edilmediği hususunda ilgili soruşturma dosyasının akıbetini sormuş ve tarafların tanık delillerini toplamaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tehdit edilerek ve cebri suretle imzalatılarak tanzim olunan “bilgisayar çıktısı şeklinde ödeme tarihi boş olan 41.666 USD bedelli --- emrine şeklinde düzenlenmiş sebebi malen yazan senet” ve bu senede bağlı olarak ----İcra Müdürlüğü’nün ---- sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip nedeniyle müvekkilinin davalı ----- borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca müvekkili aleyhine başlatılan haksız ve kötüniyetli icra takibine yönelik işlemlerin teminatsız ya da tayin edilecek teminat karşılığında durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----. ünvanlı şirketin %50'si ----, %22,5 ----, %5 Hissesi ---- ve %22,5 Pay oranlarındaki kısmı ise ---- ait olduğunu, şirketin kuruluş sermayesinin 5.000.000 TL olduğunu, ---- şirketi kurulurken bu şirketin tüm sermayesinin müvekkili---- tarafından karşılanacağının ortaklık sözleşmesinde belirtildiğini ve buna ilişkin olarak da davacının ve diğer ortakların imzasının olduğu █████/2023 tarihli bir ortaklık sözleşmesinin yapıldığını, bu sözleşmeye göre şirket sermayesinin 5.000.000 TL olduğunu, ortaklık sözleşmesinin mutabakatlar başlığı altında yer alan 4/23. maddesinde şirket sermayesi olan 5.000.000 TL ( 185.185 Dolar ) 'nin tüm ortaklara borç olarak ----- tarafından verildiğinin yazdığını, bu sözleşmeye istinaden Müvekkili---- tarafından ortakların şirket sermeyesini karşılamak üzere tüm ortaklara hisseleri oranın da borç olarak verildiğini ve davacı ----- % 22,5 hissesine düşen miktarında 41.666 Dolarlık senet alındığını, davacının ---- hesabından ilk olarak █████/2023 tarihinde 281.250 TL ---- şirket sermayesi ödemesinin gönderildiğini kalan tutarın nakit olarak davacıya ve dava dışı diğer ortaklara müvekkili tarafından aynı gün davaya konu bonoya istinaden borç olarak elden verildiğini, bu bononun dışında şirketin mal ve eşya alımı için nakit gerektiğini ve sonraki tarihte davacının ve diğer ortakların para talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davacı ve diğer ortaklara dava konusu olmayan diğer bonolar karşılığında borç verildiğini ve bu borca karşılık olarak da davacıdan ayrıca 20.10.2023 tanzim tarihli 13.03.2024 vade tarihli 125.000,00 USD bedelli bononun alındığını, davacının zorla senet alındığını beyan ettiği senedin, senet tanzim tarihinin 15.09.2023 olduğunu ve dava konusu olmayan 20.10.2023 tanzim tarihli 125.000 Dolarlık bono tanziminden sonra taraflar bir çok kez bir araya gelmişler ve ----- şirketinin işleyişi ile ilgili yönetim kurulu kararlarının alındığını,---- ortakları 24.10.2024 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketin işleyişi ile ilgili kararların alındığını, sonuç olarak; davanın reddini, davacının tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, kambiyo senedi düzenleme iradeleri olmadığı halde, baskıyla tanzim olunan senetlerden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti istemini içeren menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili özetle; tehdit edilerek ve cebri suretle imzalatılarak tanzim olunan “bilgisayar çıktısı şeklinde ödeme tarihi boş olan 41.666 USD bedelli ---- emrine şeklinde düzenlenmiş sebebi malen yazan senet” ve bu senede bağlı olarak --- İcra Müdürlüğü’nün ---- sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip nedeniyle müvekkilinin davalı ---- borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın; davacının ilgili takip dosyasında takibe esas olan kıymetli evrak nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, kıymetli evrakın baskı ve tehdit suretiyle tanzim edilip edilmediği noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek;
-İlgili soruşturma dosyasını akıbetinin sorulmasına, soruşturma da müşteki, şüpheli ve bilgisine başvurulan tüm kişilerin beyanları alınmış ise bu kayıtların mahkememize gönderilmesinin istenilmesine,
-Davalı tarafça tanık deliline dayanıldığı anlaşılmakla, tebligata yarar adresleri ile birlikte tanıklarını bildirmesi için davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, eksiklik giderildiğinde davetiye çıkarılmasına,
-Davacı tarafça bildirilen tanıklara davetiye çıkartılmasına, davacı vekili tarafından bir sonraki celse hazır edildiğinde duruşmada dinlenilmesine, bildirilen tanıklardan ---- dinlenilmesi için mahal mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş tanıklara davetiye çıkartılmış ve ilgili kayıtlar dosya arasına alınmıştır.
İddia olunan baskı ve tehdit edilmek suretiyle senet tanzimi maddi bir vakıa olduğundan bu iddiaların ispatı bakımından taraf tanıklarının beyanlarının alınması gerekmiş ve usulüne uygun bildirilerek hazır olan tanıklar dinlenilmiştir.
Müteakip celsede davacı tanıklarından ----, "... taraflar ile herhangi bir akrabalık bağım yoktur, ben ---, davacı --- ve --- ile birlikte şirket kurulduğu için bu hususlarda bilgi sahibiyim, --- adlı şirketin %5 ortağıyım, bu şirketin %50 si--- oğlu ---, %22,5 u davacı ---- %22,5 u dava dışı ---- ve %5 i benimdir, ben şirkette müdür ve yetkili olarak çalışmakta idim biz ithalat yapıp yurtiçine ürünleri satıyorduk, satışlar ilk dönemde gayet iyi idi, bunun üzerine bizi --- çağırdı, toplantı yapılacağı söylendi, biz üçümüz ----- gittik, toplantı yerinde --- ve bunların şirket muhasebecisi ---- ve iki şirket vekili vardı. Bizi orada tehditkar tavırlar sergilediler, bu tavırlar sergilendiğinde---- hariç diğerleri odadan çıktılar, davacı ---- orada rahatsızlandı, ağladığını hatırlıyorum, bu senetler kendilerinin koyacak olduğu sermaye karşılığı talep edildi, biz nakdi sermaye koyduk, bu şirket açılışında yapılmıştı ancak ---- yahut oğlu 3 aylık süreçte herhangi bir tutar ödemediler, ben daha önce de --- yanında çalıştım buna benzer mağduriyetler daha önce de yaşanmıştı, ---- mal varlığı olan biridir, ben bu mal varlığını bu şekilde başkalarını mağdur etmek suretiyle elde ettiğini daha sonra anladım, kendisinin tefecilik yaptığını ve başkalarının mallarını çaldığını şahit oldum, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi.
(Davacı vekilinin sorusuna yönelik tanık beyanında); özellikle az önce belirttiğim şahıslardan ---- adlı şahıs bizi açıkça tehdit etti, kendisini ---- tanıdıkları olduğunu söyledi, kendisi bildiğim kadarıyla hüküm yemiş biridir, bize bu odadan çıkamazsın dedi ancak senetler imzalandıktan sonra yumuşama gösterdiler bu senetleri kafanıza takmayın minvalinde sözler söylediler, senetlerin karşılığı olan tutarlar bize ödenmedi, hiçbir şekilde para girişi olmadı, şirket şuan faaldir ancak herhangi bir ticari faaliyeti bulunmamaktadır, faaliyeti olduğu dönemde elde edilen kazancı ---kendi şahsi hesabı ve --- diğer şirketlerin hesaplarına aktarmıştır, biz bu tehditten sonra senet tutarlarının ödeneceği hususunda güven duyduk o nedenle bekledik, dedi.
(Davalı vekilinin sorusuna yönelik tanık beyanında); ---- tarafından hem bana hem diğer ortakların şahsi hesaplarına gönderilen tutarlar şirket hesabına sermaye olarak yatırıldı ancak daha sonra bu tutarları ---- az önce belirttiğim gibi kendi şahsi hesabına ve diğer ortakların hesaplarına aktardı, bu durum mali müşavirin incelemesi ile sabittir, benim davalıya aynı mahiyette bir hukuki uyuşmazlığım mevcuttur, ---- ile ilgili teröre yardım ve yataklık nedeniyle şikayette bulunmadım, benim şikayetim bu dava konusu eylemler nedeniyle idi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Aynı celse dinlenen bir diğer davacı tanığı -----, "... taraflar ile herhangi bir husumetim yoktur, bende davalı tarafça mağdur edilenlerden biriyim, davacı ----- zaten aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirketi var idi, fiilen davalı --- kontrolünde olan ancak resmiyette ----- 23-24 yaşlarında olan oğlu --- ortak olduğu ----- şirketi kuruldu, bu şirketlerin ortaklarından biri benim, bir diğeri --- ve bir diğeri de --- beydir, bizi toplandı var diyerek ---- çağırdılar, toplantıda önce sermaye ödeneceğinden bahsettiler, ilk başta şirketin iki vekili, muhasebecisi, --- isimli şahıs ve---- var idi daha sonra bunlardan iki vekil ayrıldı. Geç saatlere kadar orada tutulduk, bizden senet istediler önce siz zaten şirketin ortağısınız biz size senet vermek istemiyoruz dedi ancak tehdit ettiler ve kötü niyetli bir kurgu ile karşı karşıya kaldık bu kurguyu kuran ---- isimli şahıstır, kendisi daha öncede FETÖ den hüküm yemiştir, hatta ticari akıllı yapın aksi halde başınıza gelecekleri tahmin edebiliyorsunuz şeklinde beyanlarda bulundular, ----babasının kontrolünde bir gençtir, bu olayların arkasındaki kişi babasıdır, biz senetleri imzalamak zorunda kaldık, bu senet tutarları karşılığında herhangi bir sermaye aktarımı olmadı, biz o akşam --- ile birlikte ---- ayrıldık, gece geç vakitte --- yola çıktık, --- beyin --- evi vardı o orada kaldı. Taahhüt ettikleri sermayeyi hiçbir zaman yatırmadılar, biz ilk etapta ----- mevcut stoku bu şirkete aktararak ve bu şirket üzerinden ihracat yaparak ticari faaliyete devam ettik ancak stok tükenince hatırladığım kadarıyla ocak aylarında taahhüt edilen sermayeyi istemeye başladık ancak bizi oyaladılar ve para akışı olmadı hatta ----- tutuğumuz ofisi boşaltmak zorunda kaldık, o dönemde yine kendi adamlarından birkaç kişi gelip bizim ile konuşmuştu, elektriğimizi kestiler ve bizim çıkmamız için baskı yaptılar sonra biz oradan ayrıldık, --- başka bir ofis tutmuştuk, benim de ---- adına açmış olduğum davam devam etmektedir, tanıklık ücreti talebim yoktur , dedi.
(Davacı vekili söz aldı); Baskı ile alınan senetler hakkında neden kısa süre sonrasında suç duyurusunda bulunulmadığı ve neyin ümit edildiği tanıktan sorulsun ayrıca mali açıdan şirket para transferleri hususunda yetkilinin kim olduğu sorulsun, dedi.
TANIK BEYANINDA; biz senetleri imzaladıktan sonra ortamı yumuşatmaya çalıştılar merak etmeyin bunu sermayenin teminatı olarak alıyoruz istediğiniz zaman --- tarafından şirkete aktarılacak gibi beyanda bulundular, az önce belirtiğim gibi biz yaklaşık 3 ay boyunca bu tutarları bekledik ancak bunlar yatırılmayınca faaliyeti sonlandırmak istediğimiz ifade ettik, kurular şirketin mali açıdan tek yetkilisi ve şirket para transferlerini yapan --- oğlu --- , dedi.
Davalı vekili söz aldı; şirket iş ve işleyişleri ile ilgili mali müşavir --- bey ile tanık görüşmüş mü, görüşmüş ile ne görüştükleri tanıktan sorulsun, dedi.
TANIK BEYANINDA; --- bey ---- grubun danışmanı yahut mali müşaviri gibi davranan kişi idi, biz hatırladığım kadarıyla ocak ayından hemen sonra şubat ayı da olabilir bir araya geldiğimizde bize bir excel tablosu çıkardılar, şirketin borçlu olduğunu bunların ödenmesi gerektiğini söylediler, biz bunu kabul etmedik, zaten daha sonra kendi aldığımız mali raporda da bu hususu ortaya koyduk, ilgili toplantıda da --- grubunun muhasebecisi ---- ve az önce belirttiğim ---- var idi hatta aynı toplantıda bu kişi bizi yine tehdit etti ancak biz raporu kendilerine sunduktan sonra sesleri kesildi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanıklarından --- ise, "... taraflar ile herhangi bir husumetim yoktur, bu uyuşmazlık hususunda bildiklerim ---- isimli şirketin kuruluşunda benim çalışmış olduğum ofisten hizmet alınması nedeniyledir, ben mali müşavirim, dava konusu yapılan takibe esas senedin ---- tanzim edildiğini ben taraflardan duydum ancak ne şekilde ve hangi nedenle verildiği hususunda bilgiye sahip değilim, ben şirketin ortaklık yapısı ile ilgili bilgiye sahibim, %50 si daval---, %22,5'şar---hanım ve ---- beyin ve kalan %5 i de ----- beyin idi, biz şirketin aktif olduğu dönemde ve mali yükümlülükleri hususunda şirkete hizmet verdik, ben takip konusu yapılan senet tutarının davalı tarafından şirkete sermaye adı altında yatırılmadığını biliyorum, bunu şirketin hesaplarından kontrol edebiliyoruz, bu uyuşmazlık hususunda bir YMM raporu da vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.Ayrıca iddia olunan eyleme dayalı başlatılan soruşturmanın takipsizlikle neticelenmesi nedeniyle ilgili CBS ndan, karara itiraz edilip edilmediği, itiraz edildi ise ilgili Sulh Ceza Hakimliliği dosyasına ait bilgiler sorulmuştur.
█████/2025 tarihli celsede davacı vekili, "müvekkilden alınan senetlerin ortaklık ilişkisine istinaden sermaye olarak şirkete konulacak tutarın teminatı olduğunu davalı taraf iddia etmektedir ancak senet metninde açıkça malen kaydı yer almaktadır ancak uyuşmazlıkta bunu nakden verildiği gündeme geldi bu hususun aydınlatılması için davalı asilin isticvabını talep ederiz ayrıca şirket kayıtları üzerinde bu tutarların sermaye olarak ödenip ödenmediğinin tespiti bakımından mali inceleme yapılmasını talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuş, davalı asilin isticvabını talep etmiştir.Takip eden celsede ilgili mahal mahkemesine (----) talimat yazılmak suretiyle davalı---- dava konusu senet ile alakalı olarak sorulacak sorular yönünden isticvap edilmesi için kendisine isticvap davetiyesi çıkarılmasına karar verilmiş; ayrıca aynı iddialara dayalı olarak davacı tanığı olarak da dinlenen ----- davacısı olduğu ve ret kararı ile neticelenen dava dosyasının da celbine karar verilmiştir.İsticvap edilen davalı asil talimat (istinabe) dosyasında, "Yaklaşık 3-4 yıl kadar önce davacı --- ile oğlum --- ve diğer ortakları----- isimli bir şirket kurdular ancak kuruluş sermayeleri yoktu, bu sebeple benden borç para istediler buna dair sözleşme yaptık, --- hanımın hesabına oğlum ---hesabından 281.250,00-TL gönderdik, daha sonrada muhasebeden elden bir kısım daha ödeme yapıldı, daha sonra önceki ödediğimiz para ve bu para birleştirilerek dolar karşılığı olan 41.666 Dolarlık senedi aldım, daha sonra işleme sermayesi gözükmesi için ----- hanıma elden 125.000 dolar verdim, bunun için de dava konusu diğer senedi aldım, ilk senet nakde kaydı ile alınmasına rağmen ikinci senet de çalışanların hatası sebebi ile benim de ticaret yapmam ve genelde mal karşılığında senet almam sebebi ile dikkatsizlik sonucun malen kaydı işlenmiştir, ancak 125.000 dolarlık senet için herhangi bir mal satışı yapılmamıştır, şuan bildiğim kadarı ile şirketin herhangi bir faaliyeti yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tarafça bedelsizlik iddiasında bulunulmuş ise de, celbedilen soruşturma dosyasında verilen kesinleşmiş takipsizlik kararı (yağma suçuna yönelik), davacının kendi imzasının bulunduğu ve taraflarca itiraza uğramayan hissedarlar sözleşmesinin 4.23. maddesi bir arada değerlendirildiğinde, davacının bedelsizlik iddiası için yeterli delil bulunmadığı gibi sözleşme kapsamında davalı tarafça davacıya dava dışı şirket yönünden borç para verildiği, davacının hisse oranı ile davalı tarafça borç para olarak verildiği tespit edilen sözleşme hükmüne göre oranlama yapıldığında söz konusu verilen borç paranın 1.125.000,00 TL'ye tekabül ettiği, hissedarlar sözleşmesinde belirlen dolar kuru (sözleşmede dolar kuru 27 TL olarak belirlenmiş olup) dikkate alındığında dolar kapsamında davacı borcunun 41.666,00 USD'ye tekabül ettiği, tarafların dolar kurunu serbestçe tayin etmelerinde bir engel bulunmadığı, dolayısıyla kuru 27,00 TL olarak sabitlemelerinde bir beis bulunmadığı, nihayetinde davacının kendisine sözleşme kapsamında borç olarak bu bedelin verildiği kanaatine varılmıştır. Gelinen aşamada davacı tarafça söz konusu borcun ödendiğinin ispatı gerekli olup, bu konuda da yeterli yasal delil dosyaya sunulamadığından dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Sübut bulmayan davanın reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 24.239,14 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 23.507,14 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 287.607,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (karar tarihi USD efektif satış kuru üzerinden)
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalı tarafından sarf edilen 600,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!