Onbirinci Ceza Dairesi, sanık hakkında sigorta bedeli dolandırıcılığı suçundan verilen mahkumiyet kararını onarken, resmi belgede yalan beyan suçunda olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkında sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü ve delillerin doğru değerlendirildiği sonucuna vararak onamış; ancak, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü ise, suç tarihinden itibaren denetim süresi de dikkate alındığında olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle bozarak kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanHÜKÜMLER : MahkumiyetYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanıklar ..., ... ve... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davaları hakkında 23.02.2011 tarihli ve ███████-███████ sayılı kararda gerekçede belirtilmesine rağmen hüküm kurulmadığı anlaşılmakla Mahallinde bu konuda her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Gerekçeli karar başlığında 05.09.2006 olması gereken suç tarihinin 03.03.2007 olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Gerekçede: "Alanya 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından mahkememize ihbarda bulunulduğu, bu suçla ilgili uzlaştırma işlemlerinin de gerçekleştirilemediği anlaşıldığından sanık hakkında █████/2011 tarihinde kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanarak" şeklinde belirtilmiş ise de, bozma sonrası yapılan araştırmada Alanya (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve ████████-████████ sayılı ek kararı ile verilen hükümlerin uzlaşma sağlanması nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, ancak sanığın adli sicil kaydındaki Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin (Kapatılan 2. Sulh Ceza Mahkemesi) 16.09.2020 tarihli ve ████████- ████████ sayılı ek karar ile sanık hakkında kasten yaralama suçu nedeniyle kesinleşen hüküm yönünden uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır. 1. Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönündenBozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hüküm yönünden5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 21.06.2011 tarihinden, denetim süresi içinde Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin (Kapatılan 2. Sulh Ceza Mahkemesi) 16.09.2020 tarihli ve ████████- ████████ sayılı dosyasıyla ikinci suçun işlendiği 11.11.2012 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden hüküm tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü tesisi,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.