İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari gübre satışından kaynaklanan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin delil değerlendirmesi ve yemin deliline ilişkin kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı vekilinin istinaf başvurusunda, ilk derece mahkemesinin gübre satışından kaynaklanan itirazın iptali davasında, davalının yeminine ve beyanlarına dayanarak davanın kısmen kabulüne karar verirken, davalıya teslim edilen gübre miktarı ve ödeme konusunda delilleri eksik incelediğini, faturalara süresinde itiraz edilmemesini ve davalının çelişkili beyanlarını göz ardı ettiğini, bu nedenle hükmün hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kararın bozulmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkilinden gübre satın aldığını, satılan gübreler karşılığında davalıdan bir kısım ödeme alındığını, tahsil edilemeyen kısmın tahsili amacıyla davalı aleyhine ..... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca ve yetkiye itirazı üzerine dosyanın yetkili .... İcra Dairesinin ... Esasına gönderildiğini, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı, dava dilekçesinin yöntemine uygun olarak tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Davacının teslim ettiğini iddia ettiği 72 ton gübrenin, irsaliyede ...'ın teslim aldığı görülen gübrelerle birlikte davalının kabulünde olan 57 ton gübre teslimatı dışında, davalıya teslim edildiğini gösterir dosya kapsamında davalının savunmasının aksini gösteren bir kanıt bulunmamaktadır. Davacı taraf yemin kanıtına dayanmış, iddiasının ispatı yönünden davalı tarafa yemin teklifinde bulunmuştur. Davalı, davacı tarafça teklif edilen yemini kabul ederek yöntemine uygun bir şekilde eda etmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı 27 ton ve 30 ton olmak üzere toplam 57 ton gübre aldığını, bunların ücretlerini ödediğini beyan etmesi karşısında, dosya kapsamından davalının savunmasının aksi kanıtlanamadığından 27 ton... gübrenin tutarı 33.750,00-TL ve...tutarının 64.500,00-TL olmak üzere gübrelerin toplam tutarının 98.250,00-TL olduğu, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan davalının gübreler için yapmış olduğu 95.000,00-TL ödeme düşüldüğünde geriye kalan 3.250,00-TL yönünden davalının davacıya borcunun kaldığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile davalı açısından bilinebilir ve belirlenebilir niteliği olan alacağa karşı itirazında haksız olduğu anlaşıldığından kabul edilen alacak tutarının %20'si oranında davacı lehine davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararını eksik inceleme ve mevcut delillerin değerlendirilmemesi neticesinde verdiğini, bu nedenlerle hakka, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının ilk derece mahkemesinde sunulmuş ve alacağın dayanağı olan 21.08.2020 tarihli faturaya açık ve kesin bir itirazda bulunmadığını, Kendisine haksız ve/veya sözleşmeye aykırı bir fatura tebliğ edilen kişi, faturaya tebliğden itibaren sekiz gün içinde itiraz edebileceğini, davalının düzenlenen faturadan haberinin olmadığı iddiasının doğru olmadığını, davalı tarafça dosyaya sunulan herhangi bir cevap dilekçesi bulunmadığını, davalı tarafın her celsede kendi ile çelişen beyanlarda bulunduğunu, mahkemece bu beyanlara itibar edilerek hüküm kurulduğunu, davalının ...marka gübreden 30 ton gübre teslim alındığını defalarca ikrar ettiğini, bu kanaatte olarak hüküm kuran yerel mahkemenin kalan 4 tonluk ...marka gübrenin akıbetini aydınlatamadığını, buradan da yerel mahkemenin boşlukları inceleme yapmaksızın, sadece davalının beyanlarına istinaden hüküm kurduğunun görülmekte olduğunu, ancak ...Tarım'ın 07.05.2020 tarihli sevk verisinde 26 ton ...marka gübrenin ... adına sipariş edildiğinin kayıtlarda yer aldığını, yine 12.05.2020 tarihli sevk verisinde 10 ton ...marka gübrenin ... tarafından sipariş edildiğini, toplamda 36 ton ...marka gübrenin davalı tarafından sipariş edildiğini, yerel mahkemenin araştırılması gereken hususları irdelemeden sadece davalının beyanları ile hareket ettiğini, yerel mahkeme hükmünde ''Davacının teslim ettiğini iddia ettiği 72 ton gübrenin, irsaliyede ...'ın teslim aldığı görülen gübrelerle birlikte davalının kabulünde olan 57 ton gübre teslimatı dışında, davalıya teslim edildiğini gösterir dosya kapsamında davalının savunmasının aksini gösteren bir kanıt bulunmamaktadır.'' şeklinde hüküm kurduğunu, ancak davalı tarafın da elinde iddia ettiği hususları ispatlar nitelikle herhangi bir belge bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın aleyhe olan kısımlarının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava; ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturası alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının takibe dayanak fatura miktarı kadar alacağının ispatlanıp ispatlanmadığı noktasındadır.
Davacı alacaklı tarafından, davalı hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile... seri nolu fatura borcun sebebi gösterilerek ve takip talebine fatura sureti de eklenerek 27.400,00 TL asıl alacak 168,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.568,90 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süreside itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.
Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, ███████-915 Esas ve █████████ Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; davalının tacir olmadığı ticari defter tutmadığı, davacının düzenlediği faturanın davalıya tebliğ edildiğine, fatura konusu malların tamamının davalıya teslim edildiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı, davacı tarafça teklif edilen yeminin davalı tarafça usulüne uygun olarak eda edildiği, davalı tarafça teslim alındığı kabul edilen miktar ile tarafların kabulündeki ödeme tutarı esas alınarak yapılan hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!