Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Şirket Müdürünün Zimmetine Geçirdiği İddia Edilen 1.600.000 TLnin Tahsili Amacıyla Açılan İtirazın İptali Davasında Tarafların Karşılıklı İddiaları ve Mali Bilirkişi Raporu.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı şirket, müdür olarak çalıştırdığı davalının, şirket hesaplarından haksız ve hukuka aykırı olarak 1.600.000 TL zimmetine geçirdiğini, bu eylemi nedeniyle iş akdinin feshedilerek hakkında ceza yargılamasına konu suç duyurusunda bulunulduğunu iddia ederek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir; davalı ise şirket ortağı olduğunu, cirodan prim ve kar payı alacağı bulunduğunu, zimmetine geçirildiği iddia edilen paraların aslında şirketin büyük ortağının oğlunun hesabına aktarıldığını savunarak davanın reddi ve kendi lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş, bilirkişi raporu davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu belirtmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026G. K. YAZILDIĞI TARİH : █████/2026Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı gönderme kararı üzerine 15.01.2025 tarihinde mahkememize tevzi edilen itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı borçlu hakkında Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, 20.11.2024 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, borçlunun, müvekkili şirket bünyesinde taraflar arasındaki 01.07.2014 tarihli iş akdi uyarınca müdür sıfatı ile çalışmaya başladığını, davalıya şirket bünyesinde görev aldığı iş nedeni ile geniş yetkiler tanındığını, şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetki verildiğini, davalının kendisine verilen yetkiyi ve güveni kötüye kullanarak şirket aleyhine kendi lehine şahsi menfaat sağlamak amacıyla 14.04.2023 tarihinde şirketin ... Bankası .../... Şubesi'ndeki ... no'lu hesabından 690.000,00 TL ve ... no'lu hesabından 910.000,00 TL olmak üzere toplam 1.600.000,00-TL'yi haksız ve hukuka aykırı olarak zimmetine geçirdiğini, davalı tarafından nakit olarak çekilen para hiçbir zaman şirkete getirilmediğini, herhangi bir şekilde şirket nam ve hesabına kullanılmadığını, davalının yukarıda izah edilen haksız fiilinden kaynaklanan hukuki ve cezai sorumluluklarının bulunmadığını, bu nedenle davalının iş akdinin müvekkili şirket tarafından 16.06.2023 tarihinde feshedildiğini, bununla birlikte kendisine verilen yetki ve görev Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin ... tarih ve ... sayılı ilanı ile sona erdirildiğini, davalının eylemi ceza yargılaması bakımından, güveni kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık, hırsızlık suçlarını oluşturduğundan işbu hususlarda Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, bununla birlikte davalının işbu haksız eylemi ile kendi uhdesine geçirmiş olduğu 1.600.000,00-TL'nin fer'ileri ile birlikte tahsili amacı ile Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığın, takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, işbu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ve dosya borcunun %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin, 01.07.2014 tarihinde davacı şirket bünyesinde şirket müdürü olarak çalışmak amacıyla belirli süreli iş sözleşmesi imzaladığını, imzalamış olduğu bu sözleşmede müvekkilinin çalışma süresinin 5 yıl olarak belirlenmiş olmasına rağmen bu süreye uyulmadığını ve yapılan işin devam etmesiyle birlikte belirsiz süreli sözleşme olarak kaldığını, müvekkilinin 01.07.2014 tarihinde bedel ödeyerek şirkete ortak olduğunu, ortaklık süresince müvekkiline vaat edilen olgu cirodan prim alınması olmasına rağmen müvekkilinin bu zamana kadar böyle bir prim almadığını, müvekkilinin davacı şirketin alım-satım ve ön muhasebe işlemini yaptığı için kâr payının kendisine ödenmesi talebi olarak Bakırköy .... Noterliğine ... yevmiye numaralı ihtarnamesini çekmiş olup davacı şirket tarafından bu ihtara herhangi bir cevap verilmediğini, davacı şirketin çekilmiş olan ihtarnameye karşılık bir cevap vermeyerek müvekkilini banka hareketleri üzerinden tehdit etmeyi tercih ettiğini ve müvekkilini karalama eylemleri gerçekleştirdiğini, müvekkilinin çektiği iddia edilen kayıt dışı kazançlara ilişkin paraların davacı şirketin büyük ortağının oğlunun hesabına aktarıldığını, müvekkilinin adi şirket ortaklığından kaynaklı kâr payı ortaklığındaki alacağının tespiti ve tahsili amacıyla Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dosyasıyla dava açtığını belirterek; haksız ve mesnetten yoksun davanın öncelikle görevsizlik sebebiyle usulden reddine, eksik alınmış olan harcın tamamlattırılarak davanın usuli eksikliklerinin giderilmesine, müvekkilinin aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi ... ile Ticaret Hukukçusu Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen ... tarihli raporda; "Davacının 2023 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı tespit edilmiş olup davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfının Sayın Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, Davalı tarafından 14.04.2023 tarihinde davacı şirkete ait ... Bankası ... ... Şubesindeki ... no.lu hesabından 690.000,00 TL ve ... no.lu hesabından 910.000,00 TL olmak üzere toplam 1.600.000,00 TL'nin çekildiği, 102 Bankalar Hesabının altında, 102.05 hesap kodunda “... ... ...” hesap adıyla 01.07.2023 tarihli ve 00510 no.lu mahsup fişinde 690.000,00 TL’nin, 102.03 hesap kodunda “... POS Hesabı” hesap adıyla .... tarihli ve .... no.lu mahsup fişinde 910.000,00 TL’nin kayıtlı olduğu, Davacı şirketten, dava konusu iki adet işlem hareketine dair yevmiye defter kayıtlarının ibraz edilmesinin talep edildiği, ibrazdan imtina edilmesi üzerine bankadan çekilen toplam 1.600.000,00 TL tutarın hangi hesaba veya hesaplara kaydedildiğinin tespit edilemediği, Davacının icra takip tarihine kadar davalıdan talep edilebileceği alacak miktarının 1.936.920,55 TL olarak hesaplanmış olup takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacı şirketin yevmiye defterini sunmaması sebebiyle çekilen 1.600.000,00 TL'nin hangi hesap veya hesaplara kaydedildiğinin tespit edilemediği, davacının çekilen paranın hiçbir zaman şirkete getirilmediğini, herhangi bir şekilde şirket nam ve hesabına kullanılmadığını iddia ettiği, ancak kendisi yevmiye defterini sunmadığı için söz konusu paranın hangi amaçla davalı tarafından çekildiğinin tespit edilemediği, bu sebeple bu aşamada davacının davasını ispatlayamadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi ... ile Ticaret Hukukçusu Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli ek raporda; "01.07.2023 tarihli mahsup fişlerinin incelenmesinde; 102.05 ... ... ... Hesabından 690.000,00 TL ve 102.03 ... POS Hesabından 910.000,00 TL olmak üzere toplam 1.600.000,00 TL’nin 100.01 Kasa Hesabına alındığı, dolayısıyla dava ve takip konusu tutarın şirket kasasına aktarıldığı, Dosya muhteviyatında, davalı tarafından şirket banka hesaplarından çekilen 1.600.000,00 TL’nin şirkete teslim edildiğini gösterir nakit tahsilat makbuzu, kasa tahsil fişi, kasa sayım tutanağı vb. bir belge bulunmadığı, dolayısıyla davacı vekilinin talep ettiği “paranın şirket kasasına maddi anlamda girip girmediği, yani teslim olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği” hususunun tespit edilememiş olup takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sayın Mahkemenizce, davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılması halinde seçenek olarak icra takip tarihine kadar talep edilebilecek tutarın hesaplanmış olup bu husustaki takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.Dava konusu, Davacı şirketin (Limited) eski müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı olarak alacak iddiası kapsamında başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görülmüştür.Dava konusu Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 1.600.000,00-TL asıl alacak ve 334.816,44-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.934.816,44-TL toplam alacağın yasal faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu tarafından borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve bu sebeple süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.Dava konusu miktar 1.934.816,44-TL'dir.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; davacı ... sicil numarasında kayıtlı ...' nin adresinin ... Mah. ... Cad. No:... .../.... olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6100 sayılı HMK' nın 14/2. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 644/1-a maddesi yollamasıyla aynı Kanunu' nun uygulanması gereken 553 vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılacaktır. 6100 sayılı TTK' nın 553. maddesine göre, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırı olarak kusurlu fiil ve işlemleri sonucunda şirketin doğrudan uğradığı zarar sebebiyle, hem şirkete hem de pay sahiplerine karşı zarardan sorumludurlar. Yönetim kurulu üyeleri görevlerini ifa ederken ve verilen yetkileri kullanırken, tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket etmeli ve şirket menfaatlerini gözetmelilerdir. Yönetim kurulu üyelerinin özen ve dikkat yükümlülüğünün kapsamı, şirket ana sözleşmesi, kanun, iç yönerge ve yönetim kurulu tarafından verilen tüm yetki ve görevlerin kapsamına göre belirlenir. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu kusur sorumluluğu olup, yönetim kurulu üyesi üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini kanıtlayarak her zaman sorumluluktan kurtulabilir. Ayrıca yönetim kurulu üyesinin özen yükümlülüğü, kurulda kendisine tanınan yetki ile sınırlıdır.Davacı şirkete ait İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; davalının 15.06.2023 tarihine kadar davacı şirkette münferiden temsile yetkili müdür olduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK' nın 618/3-c maddesi ve 644/1-a. maddesi yollamasıyla 553. madde ve 408/1 ve 479/3-c maddelerindeki düzenlemeler dikkate alınarak, limited şirket müdürleri(yöneticileri) hakkında şirket tarafından sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gerekli olup, genel kurulda davalı şirket yöneticisi hakkında dava açılması yönünde karar alınmış ise ibrazı, yoksa bu hususta genel kurul kararı alınarak ibrazı için davacı vekiline 6100 sayılı HMK'nın 54. ve 115/2. maddeleri uyarınca iş bu tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde genel kurul kararının ibraz edilmemiş olması halinde davanın özel dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin ihtarına şeklinde mahkememizce ara karar kurulmuştur. (Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... Tarih ... Esas - .... Karar sayılı ilamı.) Davacı taraf, süresinde genel kurul kararını dosya içerisine sunmuştur.Davacı tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.Davacının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır.Davacının ticari defterler ve kayıtları ile bilirkişinin hazırlamış olduğu rapor içeriğinin incelenmesinde;- Davalının ... ... Bankasındaki davacı adına olan hesaptan 14.04.2023 tarihinde 690.000,00 TL ve 910.000,00 TL miktarlarda olmak üzere toplam 1.600.000,00 TL para çektiği,- Bu çekilen miktarların yevmiye kayıt defeterinde kasa hesabına alındığı ve bu şekliyle şirket hesabına aktarıldığının gözüktüğü,- Ancak, bu miktarın şirkete fiilen teslim edildiğine dair nakit tahsilat makbuzu, kasa tahsil fişi, kasa sayım tutanağı vb. bir belgenin bulunmadığı, - Yine, davalının cevap dilekçesinde belirttiği şirket ortağı ...' a, çocuğu ...' a ve eşi ....' a bu paraların gönderildiğine dair de dosya kapsamında yazılı bir belgenin bulunmadığı görülmüştür.Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile zararın varlığının ispatlandığı, davacı tarafın bu aşamada zarar iddiasını ispat ettiği, yine davalının aksini gösterir başka yazılı kesin kayıt - delil sunmadığı ve davalının yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin deliline başvurmadığı da görülerek, davalının davacıya asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 1.934.816,44 TL borçlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.Dava konusu yapılan asıl alacak yönünden, davalının eylemlerinin herhangi bir sebebe dayanmaksızın vekalet ilişkisini aşar haksız fiili niteliğinde olduğu kabul edildiğinden, bankadan çekildiği tarihten takip tarihine kadar davacının faize hak kazandığı, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve takipteki miktarla sınırlı olarak takip öncesi işlemiş faiz (334.816,44.-TL miktarlı) talebinin kabulüne karar verilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının davasının KABULÜİLE;-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 1.600.000,00-TL asıl alacak ve 334.816,44-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.934.816,44-TL üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA,-Alacağın % 20'si olan 386.963,29-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,-Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla ve talep ile bağlı kalınarak yasal faiz UYGULANMASINA, -Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 132.167,31-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 23.367,75-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 108.799,56-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 24.070,65-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 35.427,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)4-Davalı tarafça yatırılan avansın talep halinde ilgili tarafa iadesine,5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 288.874,30-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı