T.C. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, oto tamir işletmesinin ticari satıştan kaynaklı cari hesap alacağına itirazın iptali davasında, sigorta ve fahiş fatura iddialarının değerlendirilmesi.
Özet: Bu itirazın iptali davası, bir oto tamir işletmesinin şirket araçlarının onarımı sonrası oluşan ve davalı tarafından ödenmediği iddia edilen 268.656,04 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması istemidir; davacı, alacağını faturalar ve usulüne uygun ticari defterlerle ispatlarken, davalı ise onarım bedellerinin sigorta şirketlerince karşılanması gerektiğini, kendilerinin yalnızca aracılık ettiğini, faturaların yansıtma niteliğinde olduğunu, fahiş bedel içerdiğini ve yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığını ileri sürmekte, bilirkişi raporu ise davacının ticari defterlerinin ve alacağının belgelenebilir nitelikte olduğunu tespit etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davacı -----, oto tamir işletmsinin sahibi olup; Davalı ---- talebi üzerine, şirkete ait çok sayıda aracın kaza sonrası onarımını gerçekleştirmiş olduğunu, gerçekleştirilen onarımlar karşılığnda düzenlenen faturalar kapsamında cari hesap bakiyesi oluşmuş olup ancak bakiyenin tamamı ödenmemiş olduğunu, davacı tarafından---İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile 268.656,04 TL tutarında cari hesap alacağına ilişkin ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, örnek no: ----ödeme emri davalıya tebliğ edilmiş olduğunu, alacağın tahsilne kadar aylık reeskont/avans faiz oranlarında işletilecek faiz, masraf ve vekâlet ücreti de talep edildiğini, davacı, davalının itirazının haksız, kötü niyetli ve takibi akamete uğratma amacına yönelik olduğunu; davalı şirketin borcun miktarını açıkça ve şüpheye yer bırakmayacak biçimde bildiğini ileri sürmüş olduğunu, davacı ayrıca davalı şirketin malları kaçırma ihtimaline binaen, dava sonucunda verilecek karar kesinleşene kadar davalıya ait araçlar üzerine teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait sigortalı araçlar, trafik kazaları sonrası onarım amacıyla davacıya teslim edilmiş olduğunu, araçların onarım bedellerinin davalı şirketin sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketi tarafından karşılanacak olduğunu, davalının yalnızca sigorta şirketi ile servis arasındaki işlemlerin yürütülmesi için aracı rol üstlendiği öne sürüldüğünü, davalı sigorta ödeme sürecinde muhasebe kayıtlarının uyumlu olması amacıyla yansıtma faturalar düzenlendiğini, bu faturaların onarım bedellerinin sigorta şirketine aktarımı için kesildiğini, herhangi bir borç ikrarı veya asıl borç ilişkisinin üstlenilmesi anlamına gelmediğini, davalıya göre davacı tarafından düzenlenen faturalar fahiş, piyasa rayicinin çok üzerinde olup sigorta bilirkişilerince de makul bulunmayan tutarlar olduğunu, öte yandan davalı taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, TTK m. 89/2 uyarınca cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağını, bu nedenle alacak davasının cari hesap ilişkisine dayandırılmsının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddi ile davacı aleyhine en az %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, cari hesap alacağına istinaden faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası, vergi dairesi kayıtları, sicil kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu --- İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 268.656,04 TL alacağın tahsili için █████/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dava dosyası malimüşavir---- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan █████/2026 tarihli rapor içeriğine göre; davacı ----, davalı şirkete ait araçların kaza sonrası onarımını fiilen gerçekleştirmiş olup, bu onarımlar karşılığında cari hesap kapsamında faturalar düznlenmiş olduğunu, davacının ticari defterleri usule uygun tutulmuş, envanter defteri zamanında tasdik ettirilmiş, yevmiye ve kebir defterlerine ait e-defter beratları yasal sürelerinde alınmış olup HMK m. 222 kapsamında delil niteliği taşıdığını, icra takibine konu 268.656,04 TL tutarındaki alacak, davacı cari hesap ekstresi ve faturalar bilirkişi tarafından incelendiğinde belgelenebilir nitelikte olduğu, bir kısım faturanın tam ödendiği, bir kısım faturada matrah ve KDV'nin ayrı ayrı tahsil edildiği, bir kısım faturada ise ödeme ile fatura tutarının örtüşmediği ve cari hesapta bakiye bıraktığı tespit edildiği, cari hesap bakiyesine ilişkin uyuşmazlığın temel kaynağı, davacının fatura bedellerini sigorta şirketlerine yansıtan davalı şirketin, sigorta ödemesi ile fatura bedeli arasındaki farkı kendi borcu saymayı reddetmesi olduğu, davalının TTK m. 89/2 kapsamındaki yazılı cari hesap sözleşmesi yokluğu savunması ile sigorta ödemelerinin eski avukatlar aracılığıyla davacıya aktarıldığı iddiası, Mahkemece ayrıca değerlendirilmesi gereken hukuki meseleler olduğunu, bu konudu ---- Asliye Hukuk Mahkemesi -----. sayılı davanın sonucu da mevcut uyuşmazlığı doğrudan etkileyebilecek olduğu yönünde rapor sunulmuş olduğu görülmüş olup, söz konusu rapor denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık; davacının taraflar arasındaki cari ilişki nedeniyle takip miktarınca davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, davalının itirazında haklı olup olmadığı, davacının talep edebileceği asıl alacak miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamında toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu, icra dosyası, tarafların ticari belge ve kayıtları ile birlikte değerlendirildiğinde; davacının ticari ilişkiden kaynaklanan alacağını tahsil etmek amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine açılan davanın itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, Mahkememizce taraflara ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun ihtarat yapıldığı, tarafların sundukları ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılarak hazırlanan bilirkişi raporunda,icra takibine konu 268.656,04 TL tutarındaki alacağın, davacı cari hesap ekstresi ve faturalar incelendiğinde belgelenebilir nitelikte olduğu, bir kısım faturanın tam ödendiği, bir kısım faturada matrah ve KDV'nin ayrı ayrı tahsil edildiği, bir kısım faturada ise ödeme ile fatura tutarının örtüşmediği ve cari hesapta bakiye bıraktığı , cari hesap bakiyesine ilişkin uyuşmazlığın temel kaynağının davacının düzenlediği fatura bedellerini sigorta şirketlerine yansıtan davalı şirketin, sigorta ödemesi ile fatura bedeli arasındaki farkı kendi borcu saymayı reddetmesinden kaynaklandığı, davacının davalıya ait araçlara tamir ve onarım hizmeti verdiği, davalının TTK m. 89/2 kapsamındaki yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığı ve sigorta ödemelerinin davalının eski avukatları aracılığıyla davacıya aktarıldığının savunulduğu, bu hususta davalının kendi vekili ile arasındaki uyuşmazlık nedeniyle ----Asliye Hukuk Mahkemesi -----. sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, davalının vekili ile arasındaki durumun şahsi savunma niteliğinde olup davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, davacının takip miktarınca davalı taraftan alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmolunmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 268.656,04 TL üzerinden devamına,2-Alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren itiraza konu alacağın %20 si oranında hesaplanan 53.731,208 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 18.351,89-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.244,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 15.107,19-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL başvuru harcı, 3.244,70-TL peşin/nisbi harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 155,40-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 12.015,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 4.600,00 TL ücretin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE,İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.