İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hasarlı emtia ve zarar iddialarına dair itirazın iptali kararı.
Özet: Davacı, davalı taşımacı tarafından Belçikaya nakledilen emtianın hasarlı teslimi sonucu alıcı tarafından reddedilmesiyle uğradığı maddi zararların tazmini amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, talep edilen zarar kalemlerinin belirsizliğini ve hasarın teslim sonrası oluşmuş olabileceğini savunmuş ve ilk derece mahkemesi davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna taşınmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Belçika ülkesindeki alıcıya satmış olduğu iki farklı emtianın taşıma işini davalıya verdiğini, taşınan emtiada meydana gelen hasar nedeniyle dava dışı alıcı tarafından emtianın kabul edilmeyerek iade edildiğini, ayıplı taşıma hizmeti nedeniyle müvekkilinin 1.taşımadan 33.916,65 EURO emtia bedeli ve 2.550,00 EURO nakliye bedeli olmak üzere toplam 36.466,65 EURO, ikinci taşımadan ise, 34.526,01 EURO emtia bedeli, 2.550,00 EURO nakliye bedeli olmak üzere toplam 37.076,01 EURO zarara uğradığını, bunun üzerine davalıya ihtar çekildiğini, ancak olumlu yanıt alınamadığını, sipariş konusu malın, alıcı tarafından kabul edilmediğini, müvekkili satıcının, elde edeceği edimlerden mahrum kaldığı gibi; tekrar bir nakliye masrafı imalat ve teslim masrafları yüklenmek durumunda kaldığını, davalı tarafından müvekkil aleyhine açılan İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasında alınan █████/2022 tarihli Bilirkişi Raporu'nda; "CMR Konvansiyonu Madde 23 Fıkra 2 gereği taşıyıcının sorumluluğunun eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 SDR(Özel Çekme Hakkı) sınırını aşamayacağından davalı Teknik Profil Alüminyum firmasının hasar gören emtia için davacı ... firmasının sorumluluğunun en fazla 20831,50 kg x 8.33 SDR x 12.5078 TL = 2.170.433,44 TL olacağı" şeklinde değerlendirme ve hesaplama yapıldığını, rapordan da tespit edildiği üzere; davalı tarafın kusuru nedeniyle uğradığı zarardan dolayı davalıdan yüklü miktarda alacağı olduğunu, ayrıca davalı tarafça kendi sigortasına da hasar için başvuru yapıldığını ve hasarın varlığının davalı tarafça kabul edildiğini, zararın tazmini için başlatılan takibe davalı/borçlunun haksız itirazı ile takibin durduğunu beyan ederek, vaki itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, itirazın haksız ve alacak talebinin likit olması nedeniyle davalı taraf aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;usul yönünden;davacı alacağının CMR Md. 32 (1) (2) hükmü gereği zamanaşımına uğradığını, esas yönünden; dava dilekçesinde 2 adet teslimatta hasar oluştuğu ve taşıma konusu ürünlerin tamamının alıcısı tarafından iade edildiği belirtilerek ilk hasar için 36.466,65-eur, 2. hasar için 37.076,01 Euro olmak üzere toplam 73.542,66Euro zarara uğradığı iddiasında olunmasına karşılıkhuzurdaki davaya dayanak icra takibinin açıklama kısmında; "Yurt dışına gönderilen iki ayrı ürünün ayrı ayrı hasarlanması nedeni ile; gidiş dönüş nakliye bedeli, ürünlerden uğranılan zararlar, gümrükleme bedelleri, gümrük masrafları, 3 ayrı ihtarname, müspet/menfi zarar ziyan ve diğer nedenlerden doğan toplam 45.534,34 USD alacak." şeklinde açıklama yaptığını, bunun yanı sıra takipte sayılan kalemlere işlemiş faizlerin (8 kalem) toplamı olarak 4.451,49-USD faiz talebi ile birlikte 49.985,83-USD" talep edildiğini, İcra takibinde ki zarar toplamı olarak belirtilen 8 adet alacak kaleminin dayanağı bulunmadığını, zarar iddiasının muhakemeye muhtaç afaki istemlerden ibaret olduğunu, 19.09.2021 tarih, ... nolu, 10.650,50 kg 18 kap alüminyum profil cinsi eşyanın....nakliye hizmetine ilişkin 2.550,00-EUR bedelli navlun faturasına konu eşyanın; 05 Ekim 2021 tarihinde alıcısına imzası mukabili teslim edildiğini, Teslim CMR belgesinde hasar şerhi olmadığını, davacının sonradan 08.10.2021 keşide tarihli ihtarname ile emtianın ISLANMA sebebiyle tümüyle deforme olduğu ve alıcısı tarafından kabul edilmediğini bildirdiğini, eşyanın tamamının alıcısı tarafından kabul edilmeyecek oranda/tümüyle ıslandığı ve hasarlandığı iddia edilen eşyadaki hasarın, teslim sırasında fark edilememesi mümkün olmadığını, bu durumda eşyanın alıcı emrine bırakıldıktan/emtia araçtan tahliye edildikten sonra alıcı yedinde iken ıslanmış olmasının mümkün ve hatta bu şekilde olduğunun kabulü ve bu hasar yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, 27.09.2021 tarih, ... nolu, 10.181,50 kg, 22 kap alüminyum profil cinsi eşyanın ....... nakliye hizmetine ilişkin 2.550,00-EUR bedelli navlun faturasına konu eşyanın ise 11 Ekim 2021 tarihinde alıcısına imza karşılığı teslim edildiğini, CMR belgesine "......" (emtianın ıslandığı ve muhtemelen hasar görmüş olabileceği) şerh edildiğini, dosyadaki her iki hasara ait ekspertiz raporu mevcut olmadığını, bu hali ile icra takibi ve vaki itiraz üzerine açılan huzurdaki davada talep edilen tazminat tutarınındayanaktan yoksun, talep edilen faiz oranının CMR hükümlerine aykırı müvekkilinin sorumluluğunun CMR Md. 23/3 hükmü gereği sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Yabancı para alacağının karşılığı TL’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasaca zorunlu kılınmıştır. İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir. Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunup bulunmadığının itirazın iptali davasında resen incelenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.İşbu dava İİK'da düzenlenen bir dava türü olduğundan İİK hükümleri de dikkate alınır. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. HMK'daki dava şartları yanında İİK'daki özel dava şartları da incelenir. İcra takibinin süresiz şikayet yoluyla iptalinin mümkün olmasının itirazın iptali davası sonuçlandıktan sonra dahi takibin iptal edilebileceği anlamına gelmektedir.
Sonuç itibariyle; eldeki uyuşmazlıkta dava ve karar tarihi itibariyle icra dosyasında usulüne uygun takip talebi bulunmadığı anlaşılmakla, aynı doğrultudaki İstanbul BAM 12. HD'nin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ve İstanbul BAM 43. HD'nin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı da nazara alınarak, davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından tesis edilen "özel dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi" kararının, usul ekonomisine, hak arama hürriyetine ve dosya kapsamındaki maddi gerçeklere açıkça aykırı olduğunu, işbu kararın, şekli bir eksikliğe dayanarak müvekkili şirketin uğradığı ağır zararın tazminini engellediğini, mahkemenin, İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 58/3 ve m. 60/1 uyarınca takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesini, itirazın iptali davası bakımından bir "özel dava şartı" addederek davanın usulden reddine karar verdiğini, ancak bu kabul, hem itirazın iptali davasının hukuki niteliğiyle hem de usul ekonomisi ilkesiyle bağdaşmadığını, davalı tarafın kusuru ile hasara uğrayan emtialar nedeniyle müvekkilinin uğradığı milyonlarca liralık zararın, sırf takip talebindeki bir satırlık TL karşılığı yazısı eksikliği nedeniyle tazmin edilmemesinin, "hakkın kötüye kullanılmasına" yargı eliyle yol açılması demek olduğunu, usuli eksikliğin dava dilekçesi ve harç ile giderilmiş olduğu, borçlunun savunma hakkının zedelenmediği ve davanın esasına dair tüm delillerin toplandığı bir aşamada verilen "usulden red" kararının, hukuka ve hakkaniyete aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Bilirkişi raporunda, alacağın zamanaşımına uğradığı yönündeki tespit, CMR Konvansiyonu’nun m. 32/2 hükmünün uygulama alanını ve "yazılı istemin" (claim) hukuki sonuçlarını tamamen göz ardı ettiğini, açıklanan nedenlerle İstinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı hukuka aykırı kararının kaldırılmasına, dosyanın, davanın esasına girilerek inceleme yapılması amacıyla yerel mahkemeye gönderilmesine veya davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, dava dışı alıcıya satılan emtianın taşınması sırasında emtiada meydana gelen hasar nedeniyle uğranılan zararın tazmini için başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı alacaklı tarafından davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "yurt dışına gönderilen iki ayrı ürünlerin ayrı ayrı hasarlanması nedeniyle, gidiş-dönüş nakliye bedeli, ürünlerden uğranılan zararlar, gümrükleme bedelleri, gümrük masrafları, 3 ayrı ihtarname, müspet-menfi zarar ziyan ve diğer nedenlerden doğan alacak. haksız fiil " sebebine dayalı olarak 45.534,34 USD asıl alacak, 4.451,49 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.985,83 USD alacağın tahsili istemiyle 11.11.2022 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı olup, bu davanın konusu, davacı tarafından takibe konu edilip de borçlu tarafından itiraz edilen alacak kaleminden ibarettir. İtirazın iptali davalarında mahkeme takip talebindeki taleple bağlı olup; ıslahın ancak mevcut bir usul işlemine ilişkin olabileceği gözetilerek ıslah yoluyla ancak itirazın iptali davasına konu edilen alacağın, alacak davası olarak görülmesinin talep edilebileceği kabul edilerek sonuca ulaşılmalıdır. Bu nedenle icra takibine konu edilen bir talep olmadan itirazın iptali istemine ilaveten ıslah yoluyla alacak istenmesi mümkün değildir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı)
Somut olayda davacı tarafından takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk lirası karşılığı belirtilmemiştir. İİK'nın 58/3. maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Yargıtay içtihatları uyarınca alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk parası karşılığının gösterilmesi de zorunludur. Takip talebinde ve ödeme emrinde döviz alacağının TL karşılığının gösterilmesi, takibin geçerliliği için şarttır. Bu şarta uyulmaması hâlinde geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemez. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re’sen gözönüne alınması gerekir (HGK’nun 12.05.1999 tarih ve ███████-271 E, ████████ K. sayılı kararı).
İİK'nın 67. maddesine göre itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması, özel dava şartıdır. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/2. maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. HMK'nın 115/1. Maddesine göre de mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştırır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde davaya dayanak icra dosyasında yer alan takip talebinde ve ödeme emrinde döviz alacağının TL karşılığının gösterilmediği anlaşılmakla bu hususun dava şartı olmasına göre (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile 01.10.2025 Tarih ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı) eldeki davada dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.
Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!