Acentelik sözleşmesinden doğan alacak ve itirazın iptali davasında ticari kayıtların delil niteliği tartışmasıyla istinaf başvurusu.
Özet: Acentelik sözleşmesinden doğan alacak sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, ticari defterlerdeki mutabakatsızlık ve bilirkişi raporuna rağmen, taraflar arasındaki sözleşmenin ihtilaf halinde davalı kayıtlarının esas alınacağına dair hükmü doğrultusunda davacının 33.201,20 TL alacaklı olduğuna karar vermiş; davalı vekili ise istinaf başvurusunda sözleşmedeki bu hükmün müvekkilinin borçlu olmadığını gösterdiğini ve ilk derece mahkemesinin bu hususu hatalı değerlendirdiğini iddia etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: .../███████NUMARASI: ████████ Esas - ███████ KararDAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında Acentelik Sözleşmesinden doğan ticari bir ilişki olduğunu, müvekkilinin █████/2019 tarihinden █████/2020 tarihine kadar ... .... yerel acentelik hizmeti verdiğini, bu ticari ilişkinin █████/2020 tarihinde sona erdiğini, ticari ilişkinin sona ermesi ile birlikte davalıya düzenlenen faturalardan ...numaralı, █████/2020 tarihli faturadan kalan bakiye olan 40.000 TL nin ödenmediğini, söz konusu faturadan kalan bakiyenin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazları üzerine takibin durdurulduğunu beyanla neticeten itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin cari hesapları kapsamında davacı yana bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından icra takibine konu faturalarda yer alan alınan hizmet ile ilgili cari hesapların incelenmesi neticesinde vadesi gelen herhangi bir fatura borcu tespit edilmediğini, davacı yanın icra inkar tazminatı talebinde de haksız olduğunu beyanla neticeten davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... alınan bilirkişi raporunun BAM kaldırma ilamında belirtilen hususlar içerir şekilde düzenlendiği, Mahkememizce itibar edilebilir bulunduğu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ticari ilişki hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, █████/2025 tarihli rapora göre tarafların defterleri incelendiğinde, somut olayda davanın konusunun, davalı şirket adına düzenlenen e-Arşiv faturasından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip konusu alacağı oluşturan e-Arşiv faturasının davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak tarafların cari hesaplarında mutabık kalınmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin önceki yıllarda da devam ettiği ve bu tarihlerde her iki tarafın kayıtlarında olan diğer tarafın kayıtlarında mevcut olmayan birçok kayda rastlanıldığından ve davacı ile davalının iki kargo şubesini (..., ...) tek hesapta takip etmiş olduğundan, sunulan BA-BS formlarında da uyuşmazlık olduğundan taraflar arasındaki farkın hangi kayıtlardan (faturalardan) kaynaklandığının tam olarak tespit edilemediği, bununla birlikte taraflar arasında imzalanan sözleşmede ihtilaf halinde davalı kayıtlarının esas alınacağı hükmü yer aldığından bu hüküm göz önünde bulundurularak davalı kayıtları esas alındığında takip tarihi itibariyle davacının 35.136,70 TL miktarında davalıdan alacaklı olduğu, masraf kayıtlarının mahsubu neticesinde 33.201,20 TL ye düştüğü, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin TBK 100 md. gereğince icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği (aynı yönde İstanbul BAM 18.HD'nin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı) anlaşılmakla 33.201,20 TL ye düştüğü, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin TBK 100 md. gereğince icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği (aynı yönde İstanbul BAM 18.HD'nin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı) anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminat talebinin de yasal şartları oluşmadığından reddine " karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin ticari kayıtlarının kesin delil niteliğine haiz olacağını,bu hususun sözleşmede açıkça düzenlendiğini ve tacir olan taraflarca kabul edildiğini, müvekkili şirket kayıtları incelendiğinde, müvekkilinin şirket davacıya karşı borçlu değil alacaklı konumunda olduğunu, mahkemece bilirkişi raporunun esas alınarak hüküm tesis edildiği belirtilmiş ise de, yalnızca müvekkili şirket aleyhine olan yorumlamaların esas alındığının izahtan vareste olduğunu, hatalı hükmün kaldırılması gerektiğini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, hüküm tesis edilirken taraflarınca itiraza uğrayan ve itirazlarının giderilmediğini, denetime elverişli olmayan bir bilirkişi raporunun, davacı yan beyanları ve yanlı davacı tanıklarının anlatımlarının hükme esas alındığını, gerekçeli kararın kanuna uygun olarak hazırlanmadığını, Mahkemece ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğini belirtmiş olsa da, mevcut ödeme ile borcun tamamen sona erdiğini, borcun sona erdiğinin teknik raporla sabit olduğu bir aşamada takibin devamına karar verilmesinin son derece hatalı olduğunu, Yargıtayın genel içtihatlarından da anlaşıldığı üzere bu niteliklere sahip olmayan gerekçeli kararın açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğinden kaldırılması gerektiğini, eksik incelemeye, usul ve yasaya aykırı Mahkemenin ....01.2026 tarihli ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak, davanın reddi yönünde hüküm kurulmasına; bu talepleri kabul edilmez ise kararının kaldırılması ile dosyanın Mahkemeye iadesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava; fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizin kaldırma ilamından sonra yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı alacaklı tarafından, davalı hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası esas sayılı takip dosyasında "30.06.2020 tarihli 73.198,16 TL faturadan kalan bakiye, ... acente komisyon bedeli" sebebine dayalı olarak 40.000 TL asıl alacak ve 1.055,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.055,34 TL alacağın tahsili istemiyle 22.10.2020 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 67. maddesi uyarınca başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafça, icra takibine konu faturada yer alan hizmet ile ilgili cari hesapların incelenmesi neticesinde vadesi gelen herhangi bir fatura borcu tespit edilmediği , davanın reddi gerektiği savunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının takibe dayanak faturaya dayalı olarak bakiye alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Tarafların ticari defterlerinde yaptırılan inceleme sonucunda yeniden yapılan bilirkişi incelemesi sonunda, davacı kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 291.027,61 TL alacağının olduğu ancak davacının icra takibinde ve huzurdaki davada 30.06.2020 tarihli ... numaralı 73.198,16 TL'lik faturadan kalan 40.000,00 TL'lik miktarı talep ettiği; davalı kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle davalının davacıya 35.136,70 TL borçlu olduğu, 02.11.2020 tarihine kadar yapılan masraf kayıtları mahsup edildiğinde bu borcun 33.201,20 TL'ye düştüğü ancak icra takibinden sonra davalının 37.658,85 TL'lik ödeme yaptığı ve kendi kayıtlarında 4.457,65 TL alacaklı duruma geçtiği belirtilmiştir.Somut olayda takibe konu "acente komisyon bedeli-..." açıklamalı faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının ticari defterlerinde davacı 291.027,61 TL, davalının ticari defterlerinde 35.136,70 TL alacaklı görünmektedir. Davalı ticari defterlerinde, İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına icra takibinden sonra 37.658,85 TL tutarında ödeme yapıldığı görülmekte olup, anılan icra dosyasının aynı taraflar arasında karara bağlanmış olan itirazın iptali davasına konu icra dosyası olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda öncelikle taraflar arasında karara bağlanmış ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş bulunan Mahkemenin ████████ esasında kayıtlı dosyası getirtilerek, bu dosyada incelenen acentelik sözleşmesi de değerlendirilmek suretiyle ticari defter ve kayıtları arasındaki farklılığın nedeninin ortaya konulması ve takibe konu edilen fatura nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığının tespit edilmesi gerekli olup, mahkemece yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Diğer yandan takiple temerrütün oluştuğu dikkate alındığında Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi gereğince, "Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir" düzenlemesi gereğince, takipten sonra yapılan ödemelerin öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarına mahsup edilmesi gerekir. Bu durumda bu yönde hesaplama yapabilecek bilirkişiden rapor alınarak, ödeme tarihleri itibariyle yapılan ödemelerin hangi miktarının ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ile takibin ferisi niteliğinde olan icra harç ve giderleri için olduğu belirlendikten sonra, bakiye ana para ve varsa ferilenin miktarına denk gelen kısım belirlenerek bu miktar üzerinden karar verilmesi, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin ise infaz aşamasında dikkate alınması gerekir. (Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarih ve ███████-532 E., ████████ K., 23.05.2018 tarih ve ███████-910 E., █████████ K. sayılı kararları) Ne var ki somut uyuşmazlıkta mahkemece yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın, karar gerekçesinde takipten sonra yapılan ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğinin belirtilmesi de hatalı olmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin diğer istinaf sebebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davanın işaret edilen hususlarda yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026