İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin, sigorta şirketinin hırsızlık sonucu ödediği hasar tazminatının halefiyet gereği güvenlik zafiyetinden sorumlu tuttuğu davalılardan tahsilini talep ettiği itirazın iptali davasına dair istinaf kararı.
Özet: Sigortalısının iş yerinde meydana gelen hırsızlık sonucu oluşan zararı karşılayan bir sigorta şirketi, Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi gereğince halefiyet hakkını kullanarak, olayın davalı güvenlik firması ve iş merkezi yönetiminin güvenlik zafiyetlerinden kaynaklandığını, sigortalısının %40 kusuru düşüldükten sonra kalan tazminat miktarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazların iptalini ve takibin devamını talep etmiş, davalılar ise kusurları bulunmadığını savunmuştur.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2022NUMARASI:█████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİKARAR TARİHİ:█████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde ... Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı ... A.Ş'nin iş yerinde 28.12.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda çok sayıda ... Marka fotoğraf makinası, misroskop vs emtianın çalındığını, müvekkili tarafından sigortalısına eksper raporu ile 1.217.375,34 TL hasar tazminatının 17.03.2017 tarihinde ödendiğini, hasarın ödenmesi ile müvekkilinin TTK 1472 maddesi gereğince sigortalısına halef olduğunu, sigortalı şirketin faaliyette bulunduğu iş merkezin güvenliğinin davalılar arasında imzalanan sözleşme gereği ... A.Ş tarafından sağlandığını, meydana gelen olayda çalınan kıymet miktarı, çalındığı yer -saat ve bu miktarda malzemenin çalınması için geçen süre dikkate alındığında güvenlik zafiyetinin söz konusu olması nedeniyle güvenlik firmasının ve iş merkezi yönetiminin sorumluluğunun bulunduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde sigortalı şirketin güvenlik tedbirlerinin yetersiz kalması nedeniyle % 40 kusur izafesi yapıldığını, kusur oranına karşılık gelen tutarın ödenen hasar tazminatından düşülerek bakiye 730.425,20 TL hasar tazminatının tahsili için Küçükçekmece 1 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların gönderilen ödeme emrine itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, takibin devamına davalılar aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davaya konu olayda davalı şirketin herhangi bir ihmali bulunmadığını, kusur izafe edilemeyeceğini, davalı şirketin bu olaydan sorumlu tutulabilmesi için kusurunun olması gerektiğini, davalının güvenlik görevini gereği gibi gerçekleştirdiğini, davacının işyerine ilişkin kusura olay yeri keşfi yapıldığında bu hususun daha da açık görüleceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. ... Yöneticiliği adına ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın gerçekleştiği iş merkezinin 448 bağımsız bölümde, 257 adet firmanın faal olarak yer aldığını, bünyesinde ofislerin ve çoklukla depo alanlarının bulunduğunu, 6 katlı 4 bina, ... alan sahip olduğunu, 7/24 gerek insan gerek araç gerekse ürün girişi yapıldığını, günde ortalama 1200 adet araç ve 3500 kadar ziyaretçi giriş çıkışı yapıldığını, 6 farklı noktadan araç ve yaya girişi bulunduğunu, davalı iş Merkezi Yöneticiliğinin gerek iş merkezi korunmasında,denetlenmesinde, olayın gelişiminde bir kusuru bulunmadığını bu nedenle zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davalı yönetimin güvenlik hizmetinin yalnızca ortak alanların korunması ile sınırlı olduğunu, her bağımsız bölümün kendi güvenliğini sağlamakta olduğunu, olay saatinde kapılardan serbest geçiş yapılmakta olduğunu, sabah 07:00’ den akşam 20:00’ ye kadar tüm giriş ve çıkışlardan serbest geçiş yapılmakta ve güvenlik görevlilerinin yalnızca danışma hizmeti vermekte olduklarını, olayın serbest geçiş zaman diliminde gerçekleşmiş olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece;.... Şti. arasında 30.04.2015 tarihli 14 madde ve 9 ekten oluşan hizmet sözleşmesi imzalandığı, dava dışı sigorta ettiren .... A.Ş.’nin ... sayılı poliçe ile ... AŞ’de 01.04.2016 ile 01.04.2017 tarihleri arası geçerli ... poliçesi Bulunduğu, poliçede hırsızlık teminatının bulunduğu, 28.12.2016 günü sigortalının ... merkezinde faaliyet gösterdiği iş yerine kimliği meçhul kişilerin girmeleri sonucunda hırsızlık hadisesi meydana geldiği ve Başakşehir Polis Merkezi Amirliği tarafından olay yeri inceleme raporu düzenlendiği, davacı sigorta şirketinin yapılan ekspertiz raporu ile 1.217.375,34 TL olarak belirlendiği ve dosyada mübrez ödeme belgesi ile ... AŞ. tarafından █████/2017 tarihinde dava dışı sigortalısına Ödendiği, davacı ... A.Ş nin TTK 1472 madde kapsamında, ödediği tazminat uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğu, davacı sigorta şirketi dava dilekçesinde, sigortalısının %40 kusurlu bulunduğunu ve %40 kusur tenzili sonrasında 730.425,20TL tazminat bedelinin davalılardan tahsilini talep ettiği, davadan önce davacı tarafından davalılara yazılı başvuru yapıldığı ve ödeme talebini içeren yazılı başvurunun █████/2017 tarihinde davalılara tebliğ edildiği halde ödeme yapılmadığından davacı tarafından, davalılar aleyhine Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, takip talebi incelendiğinde, 730.425,20TL asıl alacak ile █████/2017 tarihinden █████/2018 takip tarihine kadar işleyen 51.900,21TL avans faizi olmak üzere toplam 782.325,41TL talep edildiği, Mahkemece itibar edilen ve hükme esas alınan bilirkişi kök raporunda yer alan teknik bilirkişiler, davacının sigortaladığı dava dışı .... A.Ş. nin %50 oranında kusurlu olduğu, davalı ... AŞ’nin (... adına) %15 ve diğer davalı .... Şti.’nin %35 kusurlu olduğunun belirlendiği, belirlenen kusur oranına göre davalıların sorumluluğu ayrı ayrı hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği alacağın likit olmaması nedeniyle de icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile K.Çekmece 1. İcra Müd. ... sayılı dosyası bakımından davalı ....Şti'nin 426.081,36 TL asıl alacak ve █████/2017 talep tarihinden █████/2018 tarihi olan takip tarihine kadar işleyen avans faizi olan 30.388,94 TL olmak üzere toplam 456.470,30 TL, diğer ... ... adına davalı ... A.Ş'nin 182.606,30 TL asıl alacak, █████/2017 talep tarihinden █████/2018 takip tarihine kadar işleyen avans faizi olan 13.023,83 TL olmak üzere toplam 195.630,13 TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle de icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı ....A.ş. - (... Adına) vekili istinaf nedenleri olarak; dava dışı sigortalının İş Merkezi ... numaralı bağımsız bölümün maliki olduğundan davalı site yönetimi ile müvekkili yönetim arasında kat mülkiyetinden kaynaklanan ilişki bulunduğunu, davacı sigorta şirketinin kat mülkiyetinden kaynaklanan bir alacak hakkının halefi olduğundan uyuşmazlığın kat mülkiyeti hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, Mahkemenin yönetim planının aksine hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususun göz ardı edildiğini, mahkemece, çalındığı ileri sürülen malların niteliği, niceliği ve kıymeti hakkında eksik inceleme yapıldığını, tek taraflı olarak yaptırılan ekspertiz raporuna göre hüküm kurulduğunu, poliçede yer alan % 2 tenzilat bedelinin meydana gelen zarardan mahsup edilmediğini, bu sebeple davacı sigorta şirketinin halefiyet hakkının ortadan kalktığını, davaya konu hırsızlık vakıasının meydana gelmesinde ve sonrasında zararın oluşmasında dava dışı sigortalı şirketin % 100 kusurlu olduğunu, sigortalının yönetim tarafından güvenlik önlemi alınması için yazılan yazıya ve uyarıya uymadığını, sigortalının kendi üzerine düşen güvenlik önlemlerini almadığını, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, dava dışı sigortalıya izafe edilen kusur oranının tespitlere nispetle çok az olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı .... Şti. vekili istinaf nedenleri olarak;Dosya kapsamındaki beyanlarının yönetim planı ile birlikte değerlendirilmesi ve yönetim planındaki açık hüküm karşısında davanın reddi gerektiğini, bilirkişi heyetinde hukukçu bilirkişi olmadığından yönetim planının doğru bur şekilde değerlendirilmediğini, bu doğrultuda yeniden rapor alınması talep edilmiş ise de, talebin Mahkemece kabul edilmediğini,ayrıca mahkemece davalıların sözleşmeden kaynaklı ilişkileri, bu ilişkiye taraf olmayan davacının ve mudisinin yönetim planı ve diğer davalı ile aradaki akdi ilişki karşısındaki durumunun değerlendirilmediğini, yönetim planının açık hükmü karşısında herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, davayı Kat Mülkiyeti kanunun ve Yönetim Planı çerçevesinde incelemekle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, hırsızlık olayında müvekkiline herhangi bir kusur yüklenemeyeceğini, dava dışı malikin yönetim planı uyarınca alınması gereken önlemleri almaması nedeniyle meydana gelen zarardan kendisinin sorumlu olduğunu, bilirkişilere tevdi edilen görev ile uzmanlık alanlarının çeliştiğini, davacının tek yanlı tespitlerinin olduğu gibi kabul edildiğini, irdelenmediğini, ortada denetime uygun bir rapor bulunmadığını, bu rapora dayanılarak verilen kararın hatalı olduğunu, davacının çalındığını iddia ettiği emtianın içeriğinin sayı ve tutarlarını ispat etmesi gerektiğini, ilamda belirlenen rakamların hatalı olduğunu, davacını halefiyetinin hırsızlara karşı olduğunu, müvekkiline karşı olmadığını, müvekkilinin kendi eylemiyle sigortalıya karşı verdiği bir zararının bulunmadığını, yasal faiz yerine avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, hırsızlık nedeniyle oluşan zarar nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalılardan rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamına göre davacının sigortalısına ödediği 730.425,20 TL hasar tazminatı ile 51.900,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 782.325,41 TL'nin tahsili için davalılar hakkında Küçükçekmece 1.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalıların yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itirazın iptali ve takibin devamı için İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süresi içinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, hırsızlıkta davalı ... A.Ş.'nin (... Merkezi yöneticiliği adına) % 15, davalı güvenlik şirketinin % 35 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davalıların kusur oranına isabet eden alacak ve işlemiş faiz tutarı yönünden davalıların takibe itirazının iptaline karar verilmiş, davalılar hükmü istinaf etmiştir.Usule ilişkin aykırılıklar konusunda öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi, taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden öncelikle işbu uyuşmazlık bakımından mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "halefiyet" başlıklı 1472/1 maddesine göre; sigortacının, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği belirtilmiştir.Davacı sigorta şirketi, işbu davayı meydana gelen hırsızlık olayı sebebiyle oluşan zararına karşılık sigortalısına yaptığı ödeme uyarınca onun halefi olarak açtığına göre görevli mahkeme sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetine göre tayin edilecektir. Buna göre, sigorta şirketinin hukuken yerine geçtiği dava dışı sigortalı tarafından zarar sorumlularına karşı hangi mahkemede dava açılması gerekiyorsa halefiyete dayalı davanın da o mahkemede açılması gerekir.Somut olayda, davacı sigorta şirketinin davalılardan rücuen tazminat talebinin, davalılardan Site Yönetiminin, bina yöneticisi olması nedeniyle kat mülkiyetine dayalı sorumluluğundan, davalı güvenlik şirketinin sorumluluğu ise davalılar arasında imzalanan güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 tarihli E.37, K.9 sayılı kararında; sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı davanın, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığı, bu nedenle, halefiyet davasının bir ticari dava sayılamayacağı, bu davanın, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi olduğu, sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hakkın sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusu olduğu belirtilmiştir.634 sayılı KMK'nun 27. maddesinin üst başlığında ... Yönetimi düzenlenmiş, düzenlemede, ... kat malikleri kurulunca yönetileceği, yönetim tarzının kanunların emredici hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu kurul tarafından kararlaştırılacağına yer verilmiş, 28. maddede ise yönetim planına açıklama getirilerek, yönetim planının bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmünde olduğu ifade edilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 34.maddesinin 1.fıkrasında; "Kat malikleri, ana gayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilirler; bu kimseye (Yönetici), Kurula da (Yönetim Kurulu) denir." hükmü düzenlenmiştir. Kanunun 38. maddesinde yöneticinin sorumluluğuna ilişkin genel kural "Yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur." şeklindedir. Kanunun 39.maddesinde yöneticinin hesap verme yükümlülüğü düzenlenmiş, 40.maddenin 1.fıkrasında ise yöneticinin hakları "Yönetici kaide olarak vekilin haklarına sahiptir." şeklinde ifade edilmiştir. 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının Ek 1. maddesi görev konusunu özel olarak düzenlemiş, bu yasanın uygulanmasından doğan her türlü anlaşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemelerinde çözümleneceğini kurala bağlamıştır.Her ne kadar davalı güvenlik şirket yönünden görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi ise de, diğer davalı site yönetimi yönünden Kat Mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıkların Sulh Hukuk Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu ve birden fazla mahkemenin görevli olduğu durumlarda yargılamanın özel mahkemede görülmesi gerekmektedir. Ancak davacının sigortalısına ait işyerinin bulunduğu sitenin tapu kayıtlarına dosyada rastlanmadığından zararın gerçekleştiği tarih itibariyle kat mülkiyetinin yada kat irtifakının kurulu olup olmadığı belirlenememiştir. Mahkemece tapu müdürlüğünden dava konusu sigortalı taşınmazın bulunduğu taşınmazda kat mülkiyeti ya da kat irtifakının kurulup kurulmadığı hususunun sorulması, taşınmaza ait tapu kayıtlarının ve yönetim planının celp edilmesi gerekmektedir. Taşınmazda kat mülkiyeti kurulu olması yada kat irtifakı kurulu ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 17/3.maddesi gereği, hasar tarihi itibariyle ana taşınmazın üçte ikisinin fiilen kullanılmaya başlanılmış olması halinde uyuşmazlığa kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1.maddesi gereğince görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Bu nedenle mahkemece ilgili kayıtlar getirtilerek öncelikle görev hususunun değerlendirilmemiş olması isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekillerinin istinaf taleplerinin sair hususlara ilişkin itirazları incelenmeksizin kabulü ile 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde ilgili kayıtlar temin edilerek, görev hususu yönünden inceleme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalıların istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı ....A.Ş. - (... Adına) tarafından yatırılan 11.216,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.484,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya İADESİNE,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı .... Şti. tarafından yatırılan 11.136,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.404,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya İADESİNE,6-Davacı tarafından karşılanan istinaf harç ve yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11.06.2026