Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, senet kaynaklı itirazın iptali davasında tarafların tacir vasfı belirlenmeden karar verilmesini usul hatası buldu.
Özet: Davacı tarafından davalının üç adet senede ilişkin borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davada, yerel mahkeme davalının borcunu yetkili hamile ödediğini belirterek davayı reddetmiş; ancak, istinaf incelemesini yapan mahkeme, tarafların gerçek kişi olmasına rağmen tacir sıfatlarının usulüne uygun belirlenmeden davanın esasına girilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu tespit etmiş, böylece yerel mahkeme kararındaki temel usuli hatayı vurgulamıştır.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ :
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
B.A.M. KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının borcuna karşılık olarak davacıya verdiği 3 adet senet borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının kötü niyetli olarak itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek davalı tarafından Bursa ...İcra Müdürlüğü'nün ....... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, ödeme emrinde borcun sebebinin belirtilmediğini, takibin Eskişehir ...İcra Müdürlüğü'nde başlatılan takibin devamı olduğuna ilişkin hiçbir ibarenin bulunmaması nedeniyle itirazın haklı olduğunu, davalının borcunu banka aracılığı ile davacıya ödediğini ancak senetlerin davalıya teslim edilmediğini belirterek davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, senetlerin yetkili hamili olan Akbronz Hırdavat...Ltd.Şti'nin banka hesabına senet bedellerinin ödendiğinin davalı tarafından ifade edildiği, senetlerin hamili olan Akbronz şirketi tarafından takibe konu edilen senet bedellerinin davalı tarafından ödendiğini ve ödemelerin yapılması üzerine senetlerin arkasındaki cirolarını iptal ederek davalıya iade edilmek üzere davacıya teslim ettiklerini ifade ettiği, banka kayıtlarının da bu ifadeler ile uyuştuğu, ödeme yapıldığının ispatlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının borcunu dava dışı şirkete ödediğine dair iddiasının gerçeği yansıtmadığını, banka cevaplarında ödemenin yapıldığına dair bilginin bulunmadığını, senetlere ilişkin borçların davacı tarafından ödendiğini ve dava dışı şirket tarafından senetlerin davacıya iade edildiğini, davalının ödemeyi üçüncü tarafa yapmış olsa dahi durumun davacının hukuki ilişkisini bağlamayacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde .............'ne yazılan yazı cevaplarında ödeme yapıldığının açıkça görüldüğünü, davacının iddialarının yersiz olduğunu belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalının borcuna karşılık verdiği toplam 15.000,00.-TL tutarındaki borcunu ödemediği iddiasıyla icra takibi başlatmış, takip konusu borca itiraz edilmesi üzerine de itirazın iptali için dava açılmıştır.
Mahkemece davanın esasına ilişkin inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmiştir. Gerçek kişi olan davanın taraflarının tacir olup olmadığına ilişkin dosyada bir delil bulunmamasına rağmen tarafların tacir olarak kabul edilip esasa girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Gerçek kişi tacirin tanımı 6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde, esnafın tanımı ise 15. maddede düzenlenmiştir. Aynı kanunun 11. maddesinde de ticari işletme yer almıştır. Bu maddenin 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192. maddesiyle değiştirilmesinden önce dava tarihindeki şekline göre ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınırın Bakanlar Kurulu Kararı ile belirleneceği açıklanmıştır. Bakanlar Kurulu’nun █████/2007 tarihinde kararlaştırılıp, █████/2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, ...... sayılı kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. Bakanlar Kurulu kararının 1.maddesinin (a) bendinde, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmi Gazetede yayınlanacak esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı sanayici veya tacir niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 3 no'lu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar sayılmaları ile esnaf ve sanatkarlar siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odasına kaydedilecekleri, (b) bendinde ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve kararın (a) bendinde belirtilenler dışında kalanların tacir ve sanayici sayılıp ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri gerektiği belirtilmiştir.
26.06.2012 tarih ve 6335 sayılı Kanun'un 1. ile değiştirilen 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmayacağından öncelikle tarafların tacir olup olmadığı araştırılarak mahkemenin görevinin belirlenmesi, mahkemenin görevli olduğunun anlaşılması halinde davanın esasının incelenerek karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf nedenleri kamu düzeni yönünden yerinde görülmüştür
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece görev hususu belirlenmeksizin esas incelenerek verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve....... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!