İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde, ticari şirket fesih davasında müdürün şirket varlıklarını kötüye kullandığı iddiasıyla talep edilen ihtiyati tedbir ve kayyım atanması istemlerinin reddine ilişkin istinaf başvurusu.
Özet: Ticari şirketin feshi davasında, davacı vekili, şirketin müdürünün şirket kaynaklarını şahsi menfaatleri doğrultusunda kullanarak kendi adına taşınmazlar edindiğini gösteren tapu ve fatura kayıtları gibi somut yeni deliller sunarak, şirketin malvarlığının korunması, müdürün tasarruflarının kısıtlanması ve sürekli suiistimallerin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbirler ile şirkete kayyım atanması taleplerinin ilk derece mahkemesince yetersiz yaklaşık ispat ve organ boşluğu olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: █████/2026
NUMARASI: ███████ Esas (Derdest)
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; dosyaya sonradan giren ticaret sicil kayıtları ile TTK m. 626'da düzenlenen "müdürün özen ve bağlılık yükümlülüğünün" alenen ihlal edildiğini, şirket kaynaklarıyla müdürün kendi şahsına 5 katlı bina inşa ettiğini kesin olarak ispatlayan fatura silsilesi ve tapu kayıtları karşısında, değişen delil durumu nedeniyle HMK m. 396 ile TTK m. 636/3 uyarınca ihtiyati tedbir taleplerini yenilediklerini tüm bu nedenlerle değişen delil durumu (HMK m. 396 kapsamında dosyaya sundukları kesin tapu ve fatura eşleşmeleri) dikkate alınarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile şirket malvarlığı ve parasıyla hukuka aykırı şekilde inşa edilerek davalı müdür ... adına tescil edilen ... ...ada ... parsel'deki 1'den 7'ye kadar tüm bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine ve şahsi tapu kayıtları üzerine HMK 389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine, SGK Sigortalı Hizmet Listesi ile şirket kaynaklarından yasadışı finanse edildiği resmi olarak ispatlanan; '... ili, ... ilçesi, ... Köyü ... Mevkii Dış Kapı No: ...' adresinde kain taşınmazın güncel tapu malikinin kim olduğunun tespiti amacıyla ... Tapu Müdürlüğü'ne Müzekkere yazılmasına ve taşınmazın davalı müdür veya yakınları adına kayıtlı çıkması halinde şirket sermayesiyle elde edildiği sabit olduğundan üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirkete ait malvarlığının korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınmasına, şirket banka hesapları ve malvarlığı üzerindeki tasarrufların sınırlandırılmasına, davalı şirket hakkında yargılama süresince şirket malvarlığının korunması ve yönetim suiistimallerinin engellenmesi amacıyla TTK m. 636/3 uyarınca kayyım atanmasına, ölçülülük ilkesi gereği şirketin ticari hayatının tamamen durmaması adına banka hesaplarındaki tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına, para çıkışlarının ve borçlandırıcı işlemlerin atanacak kayyım onayına bağlanmasına ve gerekli koruyucu tedbirlerin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Somut uyuşmazlıkta, ileri sürülen iddiaların mahiyeti gereği ispata muhtaç durumdadır. Bu hususlar açılan eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, talep tarihi itibariyle davacı tarafından dosya kapsamına sunulan deliller dikkate alındığında, davacının iddiasının haklılığı yönünden HMK'nın 390/3. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, tedbir kararı verilmemesi halinde davacının zararının doğacağına dair emare ve delilin de bulunmadığı kanaatine varılmış, davalı şirketin yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bir durum ve şirkette organ boşluğu da bulunmadığı gibi yönetiminin başka yoldan sağlanamaması ve genel kurulun toplanamaması gibi bir durum da söz konusu olmadığıdan, davalı şirkete kayyımı atanmasını gerektirecek haklı bir sebep bulunmadığı kanaatleriyle davacı vekilinin davalı şirkete kayyım atanması ve sair tedbir taleplerinin reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, delillerin değerlendirilmemesi nedeniyle hukuka açıkça aykırı olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun fazlasıyla gerçekleştiğini, mahkemenin HMK hükümlerini hatalı uyguladığını, telafisi güç zarar tehlikesinin ve kayyım atanması zorunluluğunun somut olarak mevcut olduğunu, TTK m. 636/3 hükmü uyarınca mahkemenin fesih davası süresince gerekli her türlü önlemi alma yetkisine sahip olduğunu, şirket kaynaklarının şahsi malvarlığına aktarıldığının tapu ve fatura kayıtlarıyla sabit olduğu bir durumda, şirket yönetimine kayyım atanmasının ölçülü ve zorunlu bir tedbir olduğunu, aksi halde mevcut yönetimin aynı fiilleri sürdürmesinin önüne geçilmesinin mümkün olmayacağını, mahkemenin bu hususu değerlendirmeksizin, yalnızca organ boşluğu bulunmadığı gerekçesiyle kayyım talebini reddetmesinin, TTK m. 636/3 hükmünün amacına açıkça aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Talep, derdest 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3 maddesine dayalı olarak limited şirketin haklı nedenle feshi, bu mümkün olmaz ise davacının payının gerçek değerinin ödenerek şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin davada, davalı ... adına kayıtlı ... ...ada 3 parseldeki 1 den 7 ye kadar tüm bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasına, ... ili ... ilçesi ... Mevkii Dış Kapı No:... adresindeki taşınmazın tapu kayıtlarının getirtilerek davalı ve yakınları adına kayıtlı ise devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirket malvarlığı korunmasına ilişin gerekli tedbirlerin alınmasına, şirket banka hesapları ve malvarlığı üzerinde tasarrufların sınırlandırılmasına, TTK 636/3 uyarınca kayyum atanmasına, hesaplardaki tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına, para çıkışlarının ve borçlandırıcı işlemlerin atanacak kayyum onayına bağlanmasına yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Aynı taleplere ilişkin davacı tarafça daha önce ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş, ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine dairemizin ████████ esas ████████ karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça dosyaya daha sonra sunulan ticaret sicili kayıtlarının yeni delil olduğundan bahisle talep yenilenmiştir. Mahkemece de talebin reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 636 maddesinin 3 fıkrası ''Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. '' 4. Fıkrası " Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir" düzenlemelerin içermektedir.
TTK 636/4 maddesi dava açıldığında hangi tedbirlerin alınacağına dair bir düzenleme içermediğinden talep hakkında 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinin nazara alınması gerekmektedir.
İhtiyati tedbir HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan geçici hukuki korumadır. 389. maddeye göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Ayn yasanını 390 Maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut olayda daha önce mahkemece reddedilen ve dairemizce istinaf talebi kesin olarak reddedilen ihtiyati tedbir talebinin yenilenmesine dayanak olan ticaret sicili kayıtlarının önceki kararın değiştirilmesini gerektirir delil mahiyetinde olmadığı anlaşılmaktadır. TMK'nın 427/4. Maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Davalı şirketin yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bir durum ve şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi yönetiminin başka yoldan sağlanamaması ve genel kurulun toplanamaması gibi bir durum da söz konusu değildir. Bu durumda davalı şirkete kayyımı atanmasını gerektirecek haklı bir sebep bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki delil durumu yargılamanın geldiği aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispata elverişli olmadığı gibi şirkete kayyım atanmasını gerektiren bir organ boşluğu da söz konusu değildir. Bu nedenlerle mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!