Distribütör ile bayi arasındaki ticari satıştan kaynaklanan siber güvenlik lisans bedellerine ilişkin icra takibine yapılan haksız itirazın iptali davası.
Özet: Siber güvenlik ürünleri distribütörü davacı, bayisi olan davalının son kullanıcılara sattığı ve bedellerini tahsil ettiği ancak eski bir anlaşmazlığı gerekçe göstererek üçüncü taksitini ödemeyi reddettiği lisans satışından kaynaklanan alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; davacı, lisans alım talebinin davalıdan geldiğini, bedel ve kullanım süresi üzerinde anlaşıldığını, ürünlerin iade edilmemesine rağmen düzenlenen iade faturasının geçersiz olduğunu ve yasal sürede faturalara itiraz edilmediğini ileri sürerek, davalının kötü niyetli itirazının kaldırılarak takibin USD üzerinden devamını istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dünyanın ileri gelen siber güvenlik ve bilişim şirketlerinin ---------- distribütörlüğünü yapmakta, Davalı da müvekkilinin ülkemizdeki bayilerinden biri olup, müvekkili şirketten satın aldığı ürünleri kendi müşterilerine (son kullanıcılara) satmakta olduğunu, Davalı şirket 31 Ekim 2022 tarihinde son kullanıcılar --------- ve ---------- için halihazırda kullanılan lisanslar yönünden ek alımlar yapmak istediğini bildirmiş, Taraflar arasında gerçekleşen yazışmalar neticesinde ------- için 9.963,91 USD, --------- için ise 13.727,85 USD'lik ürün/hizmet satışı yapılmış, 25 aylık kullanım için belirlenen tutarların 2022, 2023 ve 2024 yıllarında kesilecek faturalara istinaden 3 taksitte ödenmesi hususunda anlaşmaya varılmış, Davalı yan 2022 ve 2023 faturalarına ilişkin ödemeleri yapmış ancak 3. taksit için 2024 yılında kesilen faturaları iade etmiş olduğunu, müvekkilinin tüm iyi niyetli yaklaşımına ve taleplerine rağmen davalının ödemeye yanaşmaması nedeniyle de fatura bedellerinin tahsili için icra takibi başlatılmış, -------- İcra--------- E. Sayılı dosyasında yürüyen takibe davalı tarafça itiraz edilmiş ve takibin durmuş ve İşbu dava açılmadan evvel arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamamış olup, Davalı yanın itirazı haksız ve hukuka aykırı olduğundan iptalinin talep edilmekte olduğunu, Zira, ekli yazışmalardan ek lisans alım talebinin davalıdan geldiği (31.10.2022 tarihli e-mail), taraflar arasındaki görüşmeler neticesinde lisansların bedeli ve kullanım süresi konusunda anlaşmaya varıldığı, yine davalı yanca müvekkilinin tekliflerinin uygun bulunduğu, sürecin onaylandığının bildirildiği yani sözleşmenin kurulduğunun anlaşılmakta olduğunu, Davalı şirket 30.11.2022 tarihli e-mailinde --------- için, 13.12.2022 tarihli e-mailinde de -------- için sürecin tamamlandığını bildirmiş, Davalı yan son kullanıcılara lisansları satarak bedellerini onlardan tahsil etmiş ancak lisanslar anlaşmaya uygun şekilde kurulmasına ve kullandırılmasına rağmen müvekkilinin bakiye alacağını ödememiş olduğunu, Davalı ile müvekkili şirket arasında daha evvel başka alım satım ilişkileri de kurulmuş olup, davalı taraf yine bir fatura bedelini -müvekkile vermiş olduğu yazılı taahhütnameye karşın- son kullanıcının kendisine ödeme yapmadığı gerekçesiyle ödememiş, bunun üzerine taraflar arasında uyuşmazlık doğmuş ve müvekkilince icra takibi başlatılmış olduğunu, Davalının işbu davaya konu satış işlemi ile ilgili olarak 2022 ve 2023 yıllarında kesilen faturaları ödemesine rağmen 2024 yılı faturasını ödememesinin sebebi, taraflar arasında 2024 yılında doğmuş olan diğer uyuşmazlık olup, Davalı yan, ürünleri son kullanıcılara satmasına ve bedelini tahsil etmiş olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiş, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemiş olduğunu, Bilindiği gibi iade faturası mevzuatta düzenlenen bir kavram olmayıp, uygulamada ortaya çıkmış ve Bir alım satım ilişkisinde iade edilen mallara istinaden düzenlenmekte olduğunu, Somut olayda davalı yan müvekkilin daha evvel kesmiş olduğu temel fatura üzerinden iade faturaları düzenlemiş ise de iade faturasına konu edilen ürün iade edilmiş olmayıp, davalının müşterileri ---------- ve ---------- tarafından sorunsuz şekilde kullanılmış olduğunu, Bu durum son kullanıcıların cihazları üzerinde yapılacak teknik bir inceleme yahut bu şirketlere yazılacak müzekkereler ile de kolaylıkla tespit edilebilecek olup, Ayrıca dava dışı üretici firma da ürünün aktif olup olmadığını ve kullanım durumunu takip edebilmekte olduğundan, üretici ----------, kullanıcılar ---------- ve ---------- müzekkere yazılarak faturalara konu ürünlerin sözleşmede kararlaştırılan süreler boyunca kullanılıp kullanılmadığının sorulmasının talep edilmekte olduğunu, Diğer taraftan, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinde faturaya itiraz etmek için 8 günlük bir süre öngörülmüş olup, davalı taraf müvekkilce düzenlenen 27.12.2024 tarih ve ----------- No'lu fatura ile 27.12.2024 tarih ve ---------- no'lu faturaya itiraz etmemiş, Her ne kadar bu faturalara istinaden yine 8 günlük süreden sonra iade faturaları kesilmiş ise de iade faturasının TTK'da öngörülen itiraz usulünün yerine geçemeyeceği Yargıtay kararlarında açıklanmakta, Süresinde itiraz etmeyerek temel faturayı kabul eden ve herhangi bir iade olmadığı halde iade faturası düzenleyen davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, Davanın kabulü ile davalı şirketçe icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin talep gibi USD üzerinden devamına, borçlunun haksız itirazı nedeniyle en az 9620 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan karşılığında iade faturası kesilmiş olan faturayı icra takibine konu etmiş olup iade faturası bulunan durumlarda iade faturası mahsup edilmeksizinfatura icra takibine konu edilememekte olduğunu, Müvekkili Davalı' ya müzekkere yazılarak iade faturası ve dava dosyasına konu sözleşmenin gönderilmesinin istenmesini talep ettiklerini, Davacı yan söz konusu faturaya karşı iade faturası yokmuşçasına işbu davaya konu icra takibini başlatmış olup Müvekkili Davalı'nın Davacı yana karşı icra takibinde ve işbu dava dosyasında belirtilen miktarda bir borcu bulunmamakta, diğer yandan icra takibinde işletilen faiz de hatalı olup işbu nedenle dahi davanın reddinin gerekmekte olduğunu, İade faturasının mahsubu halinde Müvekkili Davalı' nın herhangi bir borcunun olmadığı açıkça ortaya çıkacağını savunarak, hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddini istemiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinden; taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davaya konu ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı takip dosyasına konu edilen alacak yönünden tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş olup, incelenen ticari defter ve kayıtlara göre;
Davacı şirketin ticari defterine göre; davacı yana ait 2022-2023-2024 yılı yasal defterlerinden yevmiye defteri ve d. kebir defterlerinin Elektronik ortamda tutulmuş oldukları, tutulan elektronik defterlerin hesap döneminin ilk ayı ve son ayının beratlarının alınmış olduğu ve söz konusu beratların açılış ve kapanış onayı olarak kabul edilmesi gerektiği, mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davacı yan yasal defter kayıtlarına göre; davacı şirketin itibar edilebilir kayıtları muvacehesinde davalı şirketten, takip talebinde olduğu gibi 2 adet hizmet faturasından kaynaklı olarak 2.746,80 USD asıl alacağı bulunduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce, dava dışı --------Ş. firmasına yazılan müzekkere cevabında, dava dışı şirket vekilinin; “müvekkili firmanın 2022 yılından itibaren faturaya konu ürünleri kullanmaya başlamış, hali hazırda da kullanmaya devam etmektedir.” şeklinde beyanda bulunarak, bu beyanlarını teyit etmek amacıyla, müvekkili şirketin, dosyamız davalısı ----------Ş. ile ilişkili 2022-2023-2024 yılı muavin hesap ekstreleri ile ---------- Şirketi tarafından adlarına düzenlenen hizmet fatura örneklerini dosyaya sunduğu ve fatura bedellerini tahsil ettiği görülmüştür. Yine Mahkememizce, dava dışı ----------- firmasına yazılan müzekkere cevabında, dava dışı firma vekilinin; "Müzekkere ekinde sunulu faturalara konu 300 adet ürün Şirketimiz tarafından 26 ay süre ile kullanılmıştır.” şeklinde beyanda bulunarak, davacı şirketçe davalı şirkete satışı yapılan siber güvenlik lisans paket hizmetinin, davalı şirketçe davalı şirketin müşterileri ve faturalara konu siber güvenlik hizmet lisans paketinin son kullanıcıları olan şirketlere satarak, hizmet bedellerini de müşterileri son kullanıcı şirketlerden tahsil ettiği görülmüştür.
Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği, yerinde inceleme talep etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilerek davanın ve alacak likit olmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
Davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
Alacak likit olduğundan hükmedilen miktarın %20'i oranında 19.527,55 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar harcı olan 6.669,63 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.179,22 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 5.490,41 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 1.179,22 TL peşin harç ve 615,40 TL başvuru harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 8.561,00 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde -------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!