İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, şirket genel kurulunun fesih kararının ticaret sicilince yetersiz nisapla tescil edilmemesine ilişkin itirazı değerlendiren kararı.
Özet: Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle yönetimde belirsizlik yaşayan davacı şirketin, mahkeme kararıyla kayyım gözetiminde toplanan genel kurulunda, sermayenin %70ini temsil eden ortakların oy çokluğuyla şirketin feshine karar verilmesine rağmen, Ticaret Sicil Memurluğunun bu kararın tescil ve ilanını, toplantı ve karar yeter sayılarının sağlanmadığı gerekçesiyle iade etmesi üzerine, şirket söz konusu iade kararına itiraz ederek fesih kararının tescilini ve ilanını talep etmekte, davalı ise işlemin red kararı değil, eksiklik giderme amaçlı iade olduğunu savunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtirazİSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'ne ... sicil no ile kayıtlı 50.000,00-TL sermayesi bulunan bir şirket olduğunu, şirketin 3 ortaklı bir şirket olduğunu, ...'in şirkette 20.000,00-TL tutarında ve %40 oranında, diğer ortak ve müdür...'in 15.000,00-TL tutarında ve %30 oranında yine 3. Ortak ... ise 15.000,00-TL tutarında ve %30 oranında hissesinin bulunduğunu, şirketin sermayesi ve hissedarların sermaye oranlarına ilişkin 21.01.2014 tarih ve ... sayılı ticaret sicil gazete suretinin dilekçe ekinde sunulduğunu, Şirket ortaklarından ... ile...'in şirketin müdürü olduğunu ve aralarında açılmış boşanma davası bulunduğunu, iki şirket müdürü arasındaki ihtilaflar sebebi ile ve şirket müdürleri arasındaki boşanma davasına kadar uzanan anlaşmazlıklar sebebiyle müdürlerin bir araya gelerek karar alamadıklarını ve bu sebepten dolayı da şirkette belirsizliğin hakim olduğunu, bu sebepten dolayı şirket ortaklarından ... şirketin feshi hususunun ortaklar arasında konuşulup karara bağlanması için fesih gündemi ile şirket genel kurulunun olağanüstü toplantıya çağrılmasını müdürlerden talep ettiğini ve bu amaç ile de gerek şirket Müdürü ...e gerekse de diğer şirket müdürü...'e şirket genel kurulunun şirketin fesh edilmesi gündemi ile ihtar çekmişse de müdürlerin ilgisiz ve alakasız kaldığını çekilen ihtarlara da cevap vermediklerini, bunun üzerine ... İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin şirket genel kurulun şirketin feshine karar verilmesi gündemi ile toplantıya çağrılmasına karar verilmesi talebi ile dava açtığını, açılan dava neticesinde İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas-████████ Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemenin bu kararı üzerine mahkemenin tayin ettiği kayyımın toplantıya çağırdığını ve şirket genel kurulunun █████/2021 tarihinde fesih gündemi ile toplandığını, mahkemenin tayin ettiği kayyımın da dahil olduğu şirket genel kurul toplantısında 3 ortaklı şirketin ortaklarından toplam olarak %60 oranında sermayeyi temsil eden 2 ortağı konumundaki... ve ... katıldığını, diğer ortağın toplantıya katılmadığını, iki ortağın fesh edilmesi yönünde oy kullandığından oy çokluğu ile şirketin feshine karar verildiğini, şirketin feshine ilişkin alınan kararın tescil ve ilanı için 15 günlük yasal süre içerisinde ...'nün .../███████ tarihinde verdiği karar ile işlemin gerçekleştirilemediği yönünde tescil ve ilan talebinin geri çevrildiğini, tüm bu nedenlerle, mahkemenin tayin ettiği kayyım nezaretinde yapılan █████/2021 tarihli şirket genel kurul toplantısında şirketin esas sermayesinin salt çoğunluğunu temsil eden %60 oranındaki hissedarın hazır bulunmuş olması ve bu suret ile toplantı yeter sayısının sağlanmış olması yine gerek toplantıda hazır bulunan ortakların tamamı yani 3 ortaklı şirketin 2 ortağı olan... ile ... şirketin fesih edilmesi yönünde oy kullandığını, bu itibarla toplantı yeter sayısı ve toplantı karar nisabı TTK 621. Maddesine göre sağlanmış olduğu halde ...'nün █████/2021 tarihli kararı ile TTK 621. Madde gereği toplantı karar nisabı sağlanamadığı gerekçesi ile şirketin feshine ilişkin █████/2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilanı talebinin red etmesi TTK 621. Maddesindeki yasal düzenlemeye açıkça aykırı olduğunu, bu itibarla dosya üzerinden inceleme yapılarak İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun davacı şirketin feshine ilişkin █████/2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilanı talebinin TTK 621. Maddesi gereği toplantı karar nisabı sağlanamadığı gerekçesi ile iadesine ilişkin olarak verdiği karara yaptıkları itirazın kabulü ile █████/2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müdürlükçe, dava konusu tescil talebinin TTK M.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin m.34 kapsamında incelendiğini ve saptanan eksikliklerin giderilerek tamamlanması için Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin m.34/2 gereğince iade edildiğini, müvekkili müdürlükçe bahse konu tescil talebinin reddine dair verilmiş bir red kararının bulunmadığını, bu itibarla davacıya tebliğ edilmiş bir red kararı bulunmadığından TTK m.34'e göre davacıya tebliğ edilmiş bir red kararı bulunmadığından HMK m.115/2 gereğince davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu tescili talep edilen şirketin feshedilmesine yönelik genel kurul kararının TTK 621'de öngörülen nisaba uygun şekilde alınmadığını, bu itibarla dava konusu genel kurul kararının yok hükmünde olduğunu, bu nedenlerle, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararında batıl olduğu tespiti için açılan genel kurul kararı hakkında “anılan karar için TTK'nun 621/1 maddesinde sayılan çifte nisabın sağlandığı anlaşılmış olup, mahkemece TTK'nun 621/1 maddesindeki nisabın sağlanmadığı gerekçesi ile dava konusu genel kurul kararının batıl olduğuna karar verilmesi yerinde olmamış, davalı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur" denilerek kararın kaldırıldığı, söz konusu istinaf mahkemesi kararından da anlaşılacağı üzere genel kurulda çifte nisap sağlanarak usul ve yasal düzenlemelere uygun olarak ... Limited Şirketi'nin tasfiyesine karar verildiği sabit olmakla davanın kabulüne karar verilerek davacı şirketin █████/2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilanına ilişkin davacı başvurusunun iadesi ve reddine ilişkin ...'nün █████/2021 tarihli kararının iptaline, █████/2021 tarihli genel kurul kararının tesciline ve tescilin ticaret sicil gazetesinde ilanına, kararın sicil müdürlüğüne bildirilmesine , ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince, bekletici mesele yapılan istanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenmeksizin karar verildiğini, davanın kabulüne karar verilse bile, müdürlüğün yasal hasım olmasından mütevellit aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak, davacı tarafın müdürlükten bu yönde talebi olmamasına rağmen hukuka, mevzuata ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, mahkemece ...'nün red kararlarına karşı değil TTK 34. maddede yer alan yasal düzenleme gereği ilgililerin tescil, değişiklik veya silinme istemlerine karşı verilecek tüm kararlarına itirazın mümkün olduğu gerekçesiyle, red kararı bulunmayan davanın, usulden reddine karar verilmemesi hukuka, mevzuata ve yerleşik içtihatlara aykırıdır dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede, herhangi bir red kararı yazılmadığı ve yalnızca, evrakın iade edildiği anlaşılmış olmakla; iade ile red kararının da aynı hukuki niteliği haiz bulunmadığı ifade edilmesi gerektiğini, konusuz kalan davada, tescili talep edilen şirketin feshine ilişkin genel kurul kararı ttk m. 621'de öngörülen nisaba uygun şekilde alınmadığını, "temsil edilen oyların en az üçte ikisi" ifadesi, sermayenin üçte ikisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacı şirketin feshine yönelik karar alınabilmesi için "temsil edilen oyların en az üçte ikisi" nisabının sağlanması bakımından bu yönde en az 1333,3 adet paya sahip ortaklarca olumlu oy kullanılması gerektiğini, oysa davacı şirketin sermaye yapısı ve dava konusu genel kurul kararı incelendiğinde; 1200 adet paya sahip ortaklarca şirketin feshi yönünde karar verildiği, bu itibarla da TTK m. 621'de öngörülen nisabın sağlanamadığı açık olup, kanunun lafzında geçen "temsil edilen oyların en az üçte ikisi" ifadesi, sermayenin üçte ikisi şeklinde değil de, toplantıda temsil edilen oyların üçte ikisi olarak ele alınmışsa da, bu değerlendirme kanunun sistematiğine (TTK m. 589'da düzenlenen nisapla karşılaştırıldığında) ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, şöyle ki; TTK m. 589'da aranılan nisabın esas sermayenin üçte ikisini temsil eden eden ortaklar [olumlu oyu] olması karşısında ve TTK m. 620 ile de karşılaştırıldığında sistematik ve mantık kuralları çerçevesinde TTK m. 621'de nisabın bu maddelerde öngörülen nisaptan daha az olamayacağını, bu sonuca TTK m. 618'deki "ortakların oy hakkı esas sermaye paylarının itibarî değerine göre hesaplanır." düzenlemenin ifadesinden de ulaşılabileceğini, zira genel kurul, ancak esas sermayenin tamamı baz alınarak yapıldığını, diğer bir ifadeyle, ister sermayenin tamamı temsil edilsin ister eksik katılımlı olsun karar nisabı (kanunda aksi öngörülmedikçe ki, ttk m. 621'de bu husus böyledir.) tüm sermaye payları kıstas alınarak belirlendiğini, bu minvalde de, "temsil edilen oylar" ifadesinden sermayenin tamamının anlaşılması doğru ve normal olandır.nitekim doktrindeki eleştiriler göz önüne alındığından olsa gerek, TTK ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı taslağı'nda (ek-3) konuya ilişkin olarak (m.11) "temsil edilen oylar" ifadesi yerine "şirketteki toplam oyları" ifadesini kanun hükmü olarak düzenlemeyi, zira TTK m. 589'da öngörülen nisabın ttk 621'de öngörülen nisaptan daha ağır olduğu bu itibarla, kanunun farklı hükümlerindeki nisaplar arasında paralellik sağlanacağını madde gerekçesinde ifade edildiğini ancak her hâlde bu kanun tasarısı taslağı, istikrarlı, hukuk mantığına ve matematiğe uygun yargı uygulaması karşısında kanun olarak hâlihazırda kabul edilmediğini, davaya konu hukuki uyuşmazlığın mevzuat bakımından silsilesi böyle iken; başka türlü bir sonuca ulaşmanın zorlama olacağı aşikâr olduğunu, içtihatlarında bu yönde olduğunu yani, TTK m. 621'de geçen "temsil edilen oyların" ifadesinden anlaşılması gerekeninin şirketin sermayesinin olduğunu, müdürlükçe █████/2026 tarihinde tescil ve ilan edilen genel kurul kararından da görüleceği üzere, davacı şirketin faaliyetine devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiye haline girmesine ilişkin tüm ortakların oybirliğiyle alınan █████/2026 tarihli genel kurul kararı tescil ve ilan edilmekle (gerek davacı tarafın anılan hususu mahkemeye bildirmemesi ve sayın mahkemece de, bu hususun dikkate alınmayarak (re'sen araştırılmayarak)) huzurdaki davanın konusuz kalmasına rağmen, ilk derece mahkemesinin kendi kararına aykırı olarak bekletici mesele yapılan istanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ e. sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenmeksizin (bu dosyada ilk derece mahkemesince ne yönde karar verildiği bilinmediği gibi sayın bölge adliye mahkemesince de hüküm verilmemiş, yalnızca kaldırma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.) ve "temsil edilen oyların en az üçte ikisi" ifadesinin, sermayenin üçte ikisi olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki gerek kanunun sistematiği gerek mantık kuralları ile kanun tasarısı taslağı ve doktrin görüşleriyle beraber yargı kararları doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararı, hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Davalı vekilince karara karşı istinaf yoluna başvurduktan sonra dosya dairemizde inceleme safhasında bulunduğu sırada davacı vekili davadan feragat ettiğini bildirmiş ve davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde vekilin davadan feragata yetkili olduğu görülmüştür.Davalı vekili dilekçesi ile herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını beyan etmiştir.Davadan feragat HMK.'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davanın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak, davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde vekilin davadan feragata yetkili olduğu saptanmaktadır. Hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün bulunduğundan, İlk Derece mahkemesinin, kararı kaldırılarak, davanın feragat nedeniyle reddine; davadan feragat edildiğinden istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, davalı vekilinin talebi doğrultusunda davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021...Esas ve 2026/... Karar sayılı █████/2026 tarihli ilamının HMK'nın 307 vd. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA;1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,2-Başlangıçta peşin olarak yatırılan 59,30 TL'nin alınması gerekli olan 732,00 TL'den mahsubu ile kalan 672,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Taraflarca yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333. maddesi gereğince yatıran tarafa iadesine,5-Davadan feragat edildiğinden istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına,6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,b-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,c-Davalı tarafından yatırılan İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince kendisine iadesine,7-Gerekçeli kararın HMK.'nın 359-(4) maddesi uyarınca taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026