Ticari satıştan kaynaklanan, kaybolduğu iddia edilen ve sahte cirolarla icraya konulan çekin istirdadı ile haklı hamilin tespiti talepli yargılama süreci.
Özet: Davacı, kaybettiği ve cirolarının sahte olduğunu ileri sürdüğü bir çekin davalı tarafından icraya konulması üzerine, çekin istirdadı, haklı hamil olduğunun tespiti ve çek bedelinin kendisine ödenmesi talebiyle dava açmış; davalı ise meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Yapılan bilirkişi incelemelerinde, davacının ticari defterlerinde çeki elden çıkardığına dair bir kayıt bulunmadığı, çekin "alınan çekler" veya "şüpheli ticari alacaklar" hesaplarında takip edildiği ve davacının kendisinden sonraki cirantalar ile davalı arasında ticari ilişki kaydı olmadığı tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ KARAR NO : ████████DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2019KARAR TARİHİ : █████/2026GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA VE İSTEM :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin....Şti'den alım satımdan kaynaklı olarak... tarih, ... nolu, 25.000 TL ve 23.02.2019 tarih, ... nolu, 25.000 TL tutarında iki adet çek aldığını, ... nolu çekin alış veriş neticesinde ....A.Ş.'ye verildiğini: ancak ... nolu çekin kaybolduğunu, ... 5.ATM'nin ... esas sayılı dosyasından çek iptal davası açıldığını, ödeme yasağı kararı verildiğini, kararın bankaya bildirildiğini, ilgili çekin ... 20 İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında icraya konulduğunu, müvekkilin kendinden sonra gelen cirantaları ve davalıyı tanımadığını, ciroların sahte olduğunu, çek bedelinin keşideci tarafından gününden önce bankaya depo edildiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; işbu davanın ... 5.ATsliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine, ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, davaya konu çekin istirdatı ve müvekkilin haklı hamil olduğunun tespiti ile çek bedelin müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ağır kusurlu davranışıyla oluşan zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilin dava konusu çekin meşru, haklı ve iyi niyetli hamili olduğunu, çekin zayi olmasının müvekkilin yetkili hamil olmasına engel teşkil etmeyeceğini, cirantalardan ...Ltd.Şti. ile müvekkilin doğrudan ilişkisi olmadığını belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER :Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, yazı cevabı içerikleri, ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, ... 30.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... ceza sayılı dosya Uyap mündericatı, ... 20.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya sureti, ... 20.İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosya sureti, ... CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı...Taraf delilleri toplanmış, ilgili icra ve dava dosyaları celp edilmiş, dava konusu çekin ibraz ve ödeme bilgileri sorulmuş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Dava konusu ... Şubesine ait █████/2019 tarih, ... seri nolu, 25.000,00 TL'lik bedelli çekin keşidecisinin ...Şti lehtar ve ilk cirantasının dava dışı ....Ltd.Şti çekin arkasında sırasıyla ... Tic.Ltd.Şti, ... ve ...'un cirolarının bulunduğu anlaşılmıştır.....20.İcra Dairesi'nin...esas sayılı dosyası incelenmekle; Alacaklının davamızın davalısı ..., borçlularının ise davamızın davacısı ...Şti ile dava dışı ...Ltd.Şti, ....ve ...Tic. Ltd. Şti olduğu, takibin █████/2019 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı takip olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...'dan alınan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1) Davacı firma ticari defter kayıtlarında davaya konu 23.01.2019 tarih, ... nolu, 25.000,00 TL tutarındaki çekin çıkışına dair herhangi hir kaydın bulunmadığı, tigili çekin 101 Alınan Çekler hesabı altında takip edilmeye devam ettiği, 2 ) Davacı firmaya ait ticari defterlerde, ciranta ...Şti.'ye ve ondan sonra gelen cirantalar ile davalı ...'a ait herhangi bir kaydın bulunmadığı, 3 ) Tarafların hukuki nitelikteki taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirleri içerisinde kaldığı" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce verilen █████/2022 tarihli ara karar gereğince; davacı, davalı ve dava konusu çekte ciranta olarak yer alan 3.kişi konumundaki...Şti ile ... arasındaki ticari ilişkinin tespiti bakımından yeni seçilen mali müşavir bilirkişi eliyle inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır. Bilirkişi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " 1) Davacı firma resmi defter kayıtlarına göre dava konusu █████/2019 tarih ... no'lu 25.000,00 TL tutarındaki çekin 2018 yılında 101 1 2019 01 hesap kodu altında takip edildiği, tahsil edilemediğinden dolayı 2019 yılı içerisinde ... hesap kodu altındaki Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına çıkışı yapılarak çekin bu hesap altında takibinin yapıldığı, 2) Davaya konu ... no'lu çekin üzerinde bulunan ciro sinsilesinde davacı ...Şti.'nin cirosundan sonra gelen sırasıyla .... Şti.'nin,..., ...'un ve davalı ...'un davacı firma ile ticari ilişkilerine ilişkin resmi defter kayıtlarında herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığı "şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır.GEREKÇE : Dava; ... A.Ş.... Şubesi tarafından keşidecisi ...Ltd.Şti olan ... seri no'lu, 23.01.2019 tarihli ve 25.000,00 TL bedelli çekin istirdatı davasıdır.Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin detaylı açıklamaların yapıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kararının ...Esas ... Karar sayılı ve 30.11.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221). Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268). Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir.Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez. Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz. Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemeden, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükellef olduğu ortaya çıkmaktadır. Somut Olay Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Davacının dava konusu 23.01.2019 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin rüzgarda uçup kaybolduğunu iddia ettiği ve çek hakkında ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında çek iptali davası açtığı, söz konusu davada da Mahkemece talep üzerine çek hakkında ödeme yasağı kararı verdiği anlaşılmıştır.Dosyamız arasında bulunan çek fotokopisi incelendiğinde, ...Bankası A.Ş. ...Şubesi tarafından ... seri no'lu, 23.01.2019 tarihli ve 25.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin ...Ltd.Şti olduğu, lehtarının davamızın davacısı ...Şti olduğu, 1. Cirantanın ... Ltd. Şti, 2. Cirantanın ... olduğu ve son hamilin ise davamızın davalısı müteveffa ... olduğu, söz konusu çekin ... Bankası'na ibraz edildiği ve banka tarafından çek hakkında ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ödeme yasağı kararının bulunması nedeni ile ödeme yapmadığı anlaşılmıştır.Davalı müteveffa ... tarafından çek bedelinin tahsili için ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığı ve çek bedelinin çekin keşidecisi ...Ltd.Şti tarafından █████/2019 tarihinde yatırıldığı anlaşılmıştır.Davacının dava konusu uyuşmazlıkta iddiasının, davalı müteveffa ... tarafından çekin iyiniyetli olarak iktisap edilmediği, söz konusu çekin tevsikine ilişkin fatura ve evrak sunulmadığı ve davalı ile diğer cirantalarla arasında hukuki ilişkisinin bulunmadığı şeklinde olmakla; davacının şikayeti üzerine başlatılan ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında taraf ve tanık beyanları alınmış ve çek üzerinde yer alan imzaların sıhhati bakımından imza incelemesi yaptırılmıştır. Soruşturma dosyası incelendiğinde, davamızın davacısı ...Ltd.Şti'nin temsile yetkili kişisi...'nin ifadesinde, söz konusu çekin elinden rıza dışı çıktığını, çekin ciro silsilesi ile elinde bulunan kişileri tanımadığı gibi arasında hukuki ilişkinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Çekin 1. Cirantası ... Tic. Ltd. Şti yetkilisi ...'ün ifadesinde, söz konusu çekte yer alan imzanın tarafına ait olmadığını, davacı şirketi tanımadığını, şirketi devrettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Çekin 2 cirantası ...'un ifadesinde ise, müşteki ...'nin ....Ltd.Şti isimli iş yerinin olduğunu, davacıdan taş malzemeleri satın aldığını, karşılığında çek verdiğini, yine ...Tic. Ltd. Şti'nin İzmir'de kuyumculuk ve mobilya kaplama alanında faaliyet gösteren şirket olduğunu, bu şirket ile de aralarında ticari ilişki olduğunu, dava konusu çekin söz konusu şirket tarafından cirolanıp kendisine verildiğini, son ciranta ...'u ise tanımadığını ve neden çeki cirolayıp verdiğini bilmediğini, çekte yer alan imzanın tarafına ait olduğunu, ...Tic. Ltd. Şti'nin faaliyetini durduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Soruşturma aşamasında çek üzerinde yer alan imzaların taraflarına ait olup olmadığı hususunda yapılan kriminal inceleme neticesinde düzenlenen raporda 23.01.2019 tarihli 25.000,00 TL bedelli çek üzerinde yer alan 1. ciranta ...Tic. Ltd. Şti tarafından imzalanan evrakın şirket temsilcileri ...ve ...'a ait olmadığı, 2. Ciranta olarak bulunan ...'un adı altında yer alan imzanın ...'a ait olduğu ve çeki elinde bulunduran davalı ciranta ... tarafından atılan imzanın davalıya ait olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.Soruşturma aşamasında yapılan tahkikat neticesinde ... aleyhine Bankayı Araç Olarak Kullanması Sureti ile Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından iddianame düzenlenilmiş ve yargılaması ... 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında görülmüş olup söz konusu dosyada davamızın davacısı şirket temsilcisi ...'nin alınan beyanlarında ...'u tanıdığını, hacimli olmamak kaydı ile ticari ilişkilerinin bulunduğu fakat karışlığında çek vermediğini beyan ettiği, ...'un ifadesinde dava konusu çekin davacı şirket yetkilisi... tarafından kendisine üzerinde ... Tic. Ltd. Şti'nin cirosu ile birlikte verildiğini ve davacı şirket ile ticari ilişkisinin bulunduğunu beyan ettiği ve tanık olarak dinlenilen ...'un beyanlarında ise, çekin davacı şirket yetkilisi ...tarafından eşine verildiğini beyan ettiği görülmüş olup söz konusu dosyanın yargılamasının halen devam ettiği anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlık hakkında davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde dava konusu █████/2019 tarih ... no'lu 25.000,00 TL tutarındaki çekin 2018 yılında ... hesap kodu altında takip edildiği, tahsil edilemediğinden dolayı 2019 yılı içerisinde...hesap kodu altındaki şüpheli ticari alacaklar hesabına çıkışı yapılarak çekin bu hesap altında takibinin yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 792. Maddesi uyarınca rızası hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Bu durumda davada ispat yükü, çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracaktır.Bu kapsamda dava konusu çekin düzgün bir ciro silsilesi ile davalı elinde bulunduğu, davacı yanca davalı yanın kötüniyetli ya da ağır kusurlu olduğu hususu ispat edemediği, nitekim ...'un ifadesinde davacı şirket ile arasındaki ticari ilişkiden bahsettiği ve çekin davacı şirket temsilcisi ... tarafından kendisine üzerinde ... Ltd. Şti'nin cirosu ile birlikte verildiğini beyan ettiği, davacı şirket temsilcisi ...'nin de soruşturma aşamasında önce cirantalar ile arasında hiçbir ilişkinin bulunmadığını beyan ettiği, sonrasında Mahkeme huzurunda alınan ifadesinde ise ... ile arasında ticari ilişki olduğuna dair beyanda bulunduğu anlaşılmakla, davalı müteveffa ...'un çeki ne şekilde iktisap ettiğine dair evrak sunmadığı anlaşılmış ise de, çekin bir ödeme vasıtası olduğu, davalının evrak ve belge sunmamasının kötüniyetli iktisap ettiği anlamına gelmeyeceği ve davacının davalının çekin iktisabında açıkça kötüniyetli olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 472,29-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 304,71 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydını, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12.06.2026KATİP... e-imzalıdır HAKİM ... e-imzalıdır