İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde, lokanta işletmecisinin hakkında tesis edilen haksız kaçak elektrik kullanım cezasına karşı menfi tespit, ceza iptali ve elektrik kesilmemesi için ihtiyati tedbir talepli ticari dava.
Özet: Bu hukuki evrak, bir lokanta işletmecisinin, hakkında yasal abone olmasına rağmen 704.451,63 TL tutarında haksız kaçak elektrik kullanım cezası tahakkuk ettirildiği iddiasıyla bu borcun iptalini ve borçlu olmadığının tespitini talep ettiği menfi tespit davasını ele almaktadır; davacı, denetimin yokluğunda usulsüz yapıldığını, tutanaktaki açıklamanın yetersizliğini ve mevzuata aykırı hesaplama yapıldığını savunurken, davalı kurum ise kaçak tespit tutanağının teknik uzmanlarca düzenlenmiş geçerli bir belge olduğunu, davacının kaçak kullanımı ispatlaması gerektiğini ve hesaplamaların yönetmeliğe uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini ve tazminat hükmedilmesini istemekte, davacı vekili dava konusunu ıslah ile 387.466,06 TLye çıkarmıştır.

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... adresinde lokanta işleten davacının ... tesisat numarasıyla yasal elektrik abonesi olduğunu ve faturalarını düzenli ödediğini, ancak H/... muta numaralı tutanakla hakkında 704.451,63 TL tutarında haksız ve hukuka aykırı kaçak elektrik kullanım cezası tahakkuk ettirildiğini, söz konusu denetimin davacının yokluğunda yapıldığını, tutanak düzenleyicilerin kaçak kullanımın şekline dair açıklayıcı bir anlatımda bulunmadığını, 30.12.2024 tarihinde yapılan sayaç okuma işleminde herhangi bir olumsuzluk tespit edilmemişken 10 gün sonra usulsüz bir tutanak tutulduğunu, davalı kurumun Elektrik Enerjisi Düzenleme Kurulunun 21.03.2003 tarihli ve 122 sayılı kararı ile belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket ettiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.10.2004 tarihli ve 2003/... E. sayılı kararında belirtildiği üzere sayaçta delik olmasının tek başına kaçak kullanım kanıtı sayılamayacağını, davalı kurumun afaki ve subjektif yöntemlerle hesaplama yaptığını, kuruma yapılan itirazlardan sonuç alınamadığını, kaçak elektrik kullanılmadığının bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacağını belirterek haksız tahakkuk ettirilen 704.451,63 TL tutarındaki cezanın iptalini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL tutarında borçlu olmadığının tespitini, ticari faaliyetin devamı ve telafisi güç zararların önlenmesi adına HMK 389. madde gereğince elektriğin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı kurumdan abone sözleşmesi ile tüketim ekstrelerinin istenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının menfi tespit davasını ihtiyati tedbir kararını kötüye kullanarak açtığını, elektrik kesilmesinin engellenmesi yönündeki tedbirlerin gereksiz olduğunu, müvekkili şirketin kaçak elektrik kullanımına ilişkin hakkını korumasının kamusal yönü ağır basan bir işlem olduğunu, davacının gerçek kullanım bedelini ödememek adına tedbir yoluna başvurduğunu, ihtiyati tedbir kararının amacı dışında kullanıldığını, bu nedenle tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, tedbir kararı devam edecekse teminat miktarının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca %100 olarak belirlenmesi gerektiğini, özel hükmün genel hükmü bertaraf edeceği ilkesi gereği HMK'daki genel hükümler yerine yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olduğunu, davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu, davacının kaçak elektrik kullanmadığına dair iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, ancak davacının bu yönde somut bir delil sunamadığını, kaçak tespit tutanağının teknik uzmanlarca yerinde yapılan incelemeler neticesinde düzenlendiğini, davacının tanık deliliyle tutanağın aksini ispat edemeyeceğini, davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-b maddesi uyarınca kaçak elektrik kullandığını, bu kullanımın yine aynı yönetmeliğin 44. maddesine göre hesaplanarak faturalandırıldığını, faturalandırmaya esas sürenin yönetmeliğin 45. maddesine uygun olduğunu, davacının ticarethanesinin kebapçı olması nedeniyle günlük 14 saatlik çalışma süresinin hayatın olağan akışına uygun düştüğünü, müvekkili şirketçe yapılan hesaplamaların mevzuata uygun olduğunu, bilirkişi incelemesi sırasında hesap bülteninin dikkate alınması gerektiğini, davacının kaçak kullanım yapmadığına dair iddiasını ispatlayamadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davacı aleyhine İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4 maddesi uyarınca asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçelerinde 100 TL taleplerinin ıslahen 387.366,06 TL artırarak 387.466,06 TL’ye yükselttiklerini, nihai hüküm kurulurken bu hususun dikkate alınmasını talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul Defterdarlığı'ndan gelen davacıya ait gelir bildirimini içerir müzekkere cevabı, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığına ilişkin müzekkere cevabı, ...'tan gelen H/... seri numaralı zabıt sureti ile ekleri ve tüketim ekstresini içerir müzekkere cevabı, CD kaydı, tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacının ... adresinde bulunan işyerinde kaçak elektrik kullanımının olup olmadığı, ... numaralı 213.006,84-TL bedelli fatura ile ... numaralı 491.444,79-TL faturadan kaynaklı davalı tarafa borçlu olup olmadığından ibaret menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava, davacının ... numaralı 213.006,84-TL bedelli fatura ile ... numaralı 491.444,79-TL tutarlı iki adet kaçak elektrik faturasından dolayı davalı tarafa borçlu olup olmadığından ibaret Menfi Tespit istemine ilişkindir.
Davacı taraf müvekkili şirket ile aralarında elektrik abonelik sözleşmesi olan elektrik tedarikçisi davalı şirket tarafından kaçak/usulsüz elektrik kullanıldığına ilişkin tutanak tutularak fatura tahakkuk ettirildiğini, müvekkili şirketin kaçak yada usulsüz elektrik kullanmadığını, bu nedenlerle haksız yere tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanımına dayalı faturalardan dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise davacı şirketin işletmesine ait abonelikte sayaçtan ayrı bir hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, bunun tutanak ile sabit olduğunu, bu kapsamda davacı şirkete kaçak elektrik kullanımı nedeniyle fatura tahakkuk ettirildiğini, müvekkil kurum tarafından yapılan işlem ve düzenlenen faturaların mevzuata uygun olduğunu bu nedenle haksız davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf davacı şirketin kaçak veya usulsüz elektrik kullanıp kullanmadığı, kullanmışsa bu kapsamda tahakkuk ettirilen faturaların yerinde ve haklı olup olmadığı, davacı şirketin faturalardan borçlu olup olmadığı ve borç/alacak miktarı hususundan kaynaklıdır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyasına sunulan █████/2025 tarihli zorunlu arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile kabulüne karar verildiği, 2004 sayılı Yasanın 72/2. maddesi uyarınca talep konusunu oluşturan 10.01.2025 tarihli, ... numaralı, 213.006,84 TL bedelli ve 10.01.2025 tarihli, ... numaralı, 491.444,79-TL bedelli faturaların toplamı olan 704.451,63‬-TL'nin %15'i oranında (105.667,74-TL) nakdi veya gayri nakdi teminat sunulması halinde talep konusu faturalar ile ilgili sınırlı olmak üzere aleyhine tedbir talep edilen dağıtım şirketi aleyhine, talep eden davacının 10.01.2025 tarihli, ... numaralı, 213.006,84-TL bedelli ve 10.01.2025 tarihli, ... numaralı, 491.444,79-TL bedelli fatura borcundan dolayı tedbir talep edenin elektriğinin sadece bu faturalar yönünden kesilmemesine, kesilmişse elektrik bağlantısının yeniden sağlanmasına, yönelik ihtiyati tedbir kararı uygulanmasına kararı verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Ben davacı ... için çalışmaktayım, kebapçılık yapmaktayım, hala da aynı adreste çalışmaktayım, çalıştığımız iş yerinde buzdolabı, difriz soğutucu, hamur makinesi, çay makinesi (semaver), patates kızartmak için fritöz vb. Bulunmaktadır, ayrıca bir de iş yerinin aydınlatmaları bulunmaktardır, ben bu iş yerinde 3 yıldır çalışıyorum, işe 2023 yılının ilk aylarında girdim, hala da çalışmaktayım, iş yeri sabah saat 09:30'dan gece 02:00-03:00 arası açıktır, ancak benim çalıştığım zaman dilimi sabah 09:30 ile akşam 21:30 saatleri arasıdır, iş yeri haftanın 7 günü açıktır, sadece tüm bayram günlerinde kapalıyız, kaçak elektrik kullanıldığına dair herhangi bir bilgim ve görgüm olmamıştır," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından █████/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "... isimli şahsın ... adresindeki lokantasında yasal abonesi olduğu elektriği düzenli ödediği halde H/... numaralı tutanakla 704.451,63 TL tutarında haksız kaçak elektrik cezası tahakkuk ettirildiği belirtilerek, söz konusu cezanın iptali ile 100 TL tutarında borçlu olmadığının tespiti talep edildiği, davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise yapılan denetimlerin ve tahakkukun mevzuata uygun olduğu savunularak davanın reddi ile tazminata hükmedilmesinin istendiği, bilirkişi incelemesi neticesinde davacının perakende satış sözleşmesi varken sayaçtan geçirilmeksizin ayrı hat çekmek suretiyle elektrik tükettiğinin 09.01.2025 tarihli tutanakla sabit olduğu ve bu durumun kaçak elektrik tüketimi sayıldığı, yönetmelik gereği kaçak tüketim süresinin 180 gün, ek tüketim süresinin ise 180 gün olmak üzere toplam 360 gün olarak belirlenmesi gerektiği, davalı kurumun 185 günlük ek tüketim süresi hesabının hatalı olduğu, günlük çalışma saatinin 8 saat olarak esas alınması gerektiği, davalı kurumun 14 saatlik hesaplamasının dayanaksız bulunduğu, kademeli tarifenin hatalı uygulandığı, davacının daha önce kaçak elektrik kullandığına dair belge sunulamadığı halde ceza katsayısının 2 olarak alınmasının yanlış olduğu, bu doğrultuda davacının toplam borcunun 316.985,57 TL olarak hesaplandığı, davalı kurumun tahakkuk ettirdiği 704.451,63 TL tutarındaki bedelin kadri maruf olmadığı ve davacının 387.466,06 TL tutarındaki kısımdan borçlu olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı tarafça davalı elektrik tedarikçisi şirket aleyhine kaçak/usulsüz elektrik kullanımından dolayı tahakkuk ettirilen dava konusu faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik dava açılmış olup, davalı elektrik dağıtım şirketi tarafından yapılan kontrollerde davacı şirketin işletme binasında elektrik sayacından eksik ölçüm yapılmasını sağlamak suretiyle normal tüketime esas olmayacak şekilde kaçak/usulsüz elektrik kullanıldığının tespit edilerek buna ilişkin █████/2025 tarihli Kaçak/Ususlüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağının düzenlendiği ve akabinde davacı şirkete kaçak/usulsüz kullanıma ilişkin dava konusu faturaların tahakkuk ettirildiği, davacı şirkete ait işletmenin elektrik sayacından normal kullanıma esas olmayan ve sayaca yansımayacak şekilde tüketimden daha az ölçüm yapılması sağlanarak elektrik tüketimi yapıldığının dosya kapsamında bulunan tutanak ve belgeler ile olay yeri fotoğrafları ve düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler ile sabit olduğu, kaçak elektriğin kullanıldığı sayacın davacıya ait işletmede yer alması nedeniyle sayacın davacının gözetim ve denetimi altında olduğu açık olup, bu kapsamda davacı tarafın kaçak elektrik kullanılmadığına yönelik iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı gibi aksini ispat eden bir delilde bulunmadığından söz konusu kaçak elektrik kullanımından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, bu haliyle davacının kaçak elektrik kullanmadığına veya sorumluluğunu ortadan kaldıracak illiyet bağını kesen duruma yönelik ileri sürdüğü iddiaları ispatlayamadığı, tarafların düzenlenen bilirkişi raporunda yapılan tespitlere itirazı olmuş ise de davalı dağıtım şirketi tarafından dosyaya sunulan tüketim endeks ekstreleri ve yasal mevzuat kapsamında, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında yapılan hesaplamalar ile davalı şirket tarafından davacının kaçak/usulsüz kullanımına ilişkin dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli elektrik mühendisi bilirkişi raporunda elektrik mevzuatı uyarınca yapılan hesaplama ile davacının kaçak tüketim bedeli 204.480,26 TL, Ek tüketim bedeli 112.505,31-TL olmak üzere toplam kaçak tüketim bedelinden kaynaklı 316.985,57 TL borçlu olduğu, bu haliyle davalı dağıtım şirket tarafından tahakkuk ettirilen 10.01.2025 tarihli, ... numaralı, 213.006,84 TL bedelli ve 10.01.2025 tarihli, ... numaralı, 491.444,79-TL bedelli faturalardan dolayı davacı şahsın davalı dağıtım şirketine borçlu olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın 387.466,06-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; Dava konusu olan davalı ... tarafından tahakkuk ettirilen ... seri numaralı █████/2025 tarihli 213.006,84 TL bedelli fatura ve ... seri numaralı █████/2025 tarihli 491.444,79 TL bedelli faturalardan dolayı davacı ...'in davalı ...'a 387.466,06-TL kısmından BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 26.467,81-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.231,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 19.236,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 61.995,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.616,00-TL Islah Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 437,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.284,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
7-HMK 397/2 gereği tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!