6136 sayılı kanuna aykırılık ve genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçlarında, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümezliği ilkesi ışığında seri muhakeme usulü uygulanmaması gerektiği üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararı.
Özet: Adalet Bakanlığı tarafından, sanığın ruhsatsız silah taşıma ve genel güvenliği tehlikeye sokma suçlarından verilen ve Yargıtay onamasıyla kesinleşen hükme rağmen seri muhakeme usulü uygulanması yönündeki İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesi gereği, kovuşturma evresi bitmiş ve kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gerekçesiyle kanun yararına bozulması talep edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : █████████ D.İş SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık,genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli 2015/2 95... /49 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun), 62/1, 52.maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 62/1, 52.maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.06.2022 tarihli kararı ile onama kararı verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından seri muhakeme usulü yönünden infazın durdurulmasına yönelik talebinin Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.08.2022 tarihli ek kararı ile kabulüne karar verilmiştir.Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mükerrer soruşturma yapılamayacağından bahisle dosyanın Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesine iadesine ve infazın devamına karar verilmesine yönelik talebi Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesince 26.07.2023 tarihli ek karar kabul edilmiştir.Hükümlü tarafından seri muhakeme yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğinden bahisle Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ek kararına itiraz üzerine, İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli kararıyla 26.07.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulüne kesin olarak karar verdiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2025 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki, 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,Sanığın mahkûmiyetine konu suçlarının 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olduğu, Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararın 27.06.2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli 2015/2 95... /49 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52.maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 62/1, 52. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.06.2022 tarihli kararı ile onama kararı verildiği ve hükmün kesinleştiği, Mahkemesinin bu karar ile dosyadan el çektiği, ancak anılan Dairenin kararına karşı sadece 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi kapsamında itiraz edilebileceği anlaşılmıştır.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) inceleme konusu ile ilgili olan 98/1. maddesi şöyledir; "a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.'' şeklinde düzenlenmiştir.Bu düzenlemeler karşısında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemesi tarafından davadan el çektikten sonra verilen ve 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen infaza ilişkin kararlardan da olmayan, Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.08.20 22... .07.2023 tarihli ek kararları ile 26.07.2023 tarihli ek karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 08.11.2023 tarihli ve ████████ Değişik iş sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olup hukuki geçerliliğinin bulunmaması karşısında, İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin belirtilen kararına ilişkin kanun yararına bozma talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.