Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, kooperatiften aidat borcu nedeniyle usulsüz ihtarname ve hatalı faizle ihraç edilen üyenin genel kurul kararının iptali davasını inceledi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kooperatif üyesinin, aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihraç edilmesine ilişkin kararın iptali talebiyle açılan davayı konu almaktadır; davacı, kooperatifin gönderdiği ihtarnamelerin borcun kaynağı ve miktarı açısından belirsiz olduğunu, talep edilen aylık %5 gecikme faizi oranının yasal limitleri aştığını ve kendisinin borçlu olmadığını iddia ederek ihraç kararının hukuka aykırı olduğunu savunurken, davalı kooperatif ise davacının iddialarının asılsız olduğunu ve ihraç işleminin kooperatif ana sözleşmesine uygun olduğunu belirtmektedir.

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİESAS NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026NUMARASI: ████████Esas- ████████KararDAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kooperatif Yönetim Kurulunun ... tarih, ... numaralı kararıyla davacının aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihracına karar verilmiş olduğunu, davacının borçlu bulunduğu aidat tutarını ödememesi gerekçesiyle davacıya ikaz yazısı gönderilmiş kooperatif üyeliğinden ihraç kararı alınmış olduğunu, davacı tarafından aidat ödemesi yapılmasına rağmen kooperatif tarafından uzun süredir kooperatif faaliyetiyle ilgili hiçbir işlem yapılmamış olduğunu, davacının ödemelerin ne için yapıldığı, hangi aya ve borca ilişkin olduğu vb. herhangi bir bilgiye sahip olmadığını, davalı tarafından gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığını, █████/2024 tarihli ihtarname de borcun kaynağı, hangi aya ilişkin olduğu, muaccel bir alacak olup olmadığının tespitinin yapılmasına imkan vermeyecek ölçüde belirsiz olmakla usulsüz olduğunu, nitekim Yargıtay yerleşik içtihatları da üyeye gönderilecek ihtarnamenin denetime açık olması gerektiğinin vurgulamış olduğunu, Yargıtay 23. HUKUK DAİRESİnin Esas : █████████ Karar : █████████ Karar Tarihi :16.04.2012 ilamının, Bölge Adliye Mahkemesi İzmir 20. Hukuk Dairesi Esas No: ████████ Karar No: █████████ Karar Tarihi: 17-11-2021 ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davalı tarafça düzenlenen ihtarnamede belirlenen faiz oranı ve miktarı da hatalı olmakla ihtarnameyi usulsüz hale getirmekte olduğunu, ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname de aylık %5 gecikme faizi talep edildiğinin görülmekte olduğunu, Kooperatiflerde gecikme faizi genel kurul kararlarıyla belirlendiğinden ve genel kurul kararları da sözleşme niteliğinde olduğundan uygulanması gereken azami faiz oranının TBK’nın 120/2. maddesinde düzenlenmiş yıllık temerrüt faiz oranı olup, davacı kooperatifin genel kurullarında kabul edilmiş temerrüt faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağını, davalı tarafça belirlenen aylık %5 faiz oranı kanuna aykırılık teşkil etmekte olup davacıya hukuka aykırı külfet yüklemekle kabulü mümkün olmadığını, dolayısıyla ihtarnamenin de hukuka aykırı hale gelmiş olduğunu, YARGITAY 23. Hukuk Dairesi Esas No: █████████ Karar No: █████████ Karar Tarihi: 26-03-2014 ilamının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin Dosya No: ████████ Esas Karar No: █████████ ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafından davalıya belirtmiş olduğu borç tutarı ödenmiş olup ödeme belgesinin de ekte sunulduğunu, davalı kooperatifin usulüne uygun olmayan ihtarnamelere dayanarak davacının ortaklığına son vermesinin mümkün olmadığını, kaldı ki davacının davalıya mevcut bir borcu da bulunmamakta olduğunu, davalı tarafça alınan, hukuka aykırı Yönetim Kurulu kararının iptali için Mahkemeye başvurmanın zorunlu hale geldiğini belirterek, haklı davanın kabulü ile,... tarih, ... numaralı Usul Ve Yasaya Aykırı Ortaklıktan Çıkarılma Kararının İptaline Karar Verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların soyut ve asılsız iddialar üzerine kurulmuş olduğunu, usul ve yasaya aykırı şekilde açılan işbu davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde davalı Kooperatif Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla aidat ödemeleri yapılmaması sebebiyle üyelikten ihracına karar verildiğini, tüm ödemelerin yapılmasına rağmen ihraç kararının hatalı olduğunu, davalı Kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığını ileri sürmüşse de işbu iddiaların kabul edilemez nitelikte olduğunu, nitekim öncelikle davalı ... Yapı Kooperatifinin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre kurulan, değişir ortaklı, değişir sermayeli ve ...Yapı Kooperatifi olduğunu, Kooperatif Yönetim Kurulu tarafından alınan ... tarihli,... numaralı kararla, aidat ödemelerini 31.10.2024 tarihi itibariyle 30 günden ve daha fazla geciktiren üyelere ilişkin olarak Kooperatif Ana Sözleşmesinin “Ortaklıktan Çıkarma” başlıklı 14. Maddesinin 1. Fıkrasının 2. Bendinde yer alan düzenleme gereğince ihtar çekilerek ödemelerini yapmalarının istenilmesine, gönderilecek ihtarnameler neticesinde gerekli yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde Kooperatif Ana Sözleşmesinin 14. Maddesi ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 16. 17. ve 27. Maddeleri doğrultusunda kooperatif ortaklığından çıkarılacakları hususunda ihtar edilmelerine karar verilmiş olduğunu, alınan işbu Yönetim Kurulu Kararının ardından davacının da içinde bulunduğu kişilere ... tarihli birinci ihtarname, mezkur ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödeme yapmayan üyelere ise ...tarihli ikinci ihtarnameler gönderilmiş olduğunu, üyelere gönderilen bahse konu ihtarnamelere rağmen parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi neticesinde, davalı Kooperatif Yönetim Kurulu tarafından alınan ... tarihli,... numaralı Kararla, üyelere gönderilen söz konusu ihtarlara ilişkin olarak 10 gün ve 1 ay içerisinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen Kooperatif üyelerinin, Kooperatif Ana Sözleşmesinin “Ortaklıktan Çıkarma” başlıklı 14. Maddesinin 2. Fıkrasından yer alan düzenleme gereğince, üyelikten çıkarılmasına ve işbu kararın onaylı örneğinin tebliğ edilmek üzere notere tevdiine, karar verilmiş olduğunu, Kooperatif tarafından alınan işbu Yönetim Kurulu Kararı ise çıkartma kararı verilen üyelere noter kanalıyla tebliğ edildiğini, açıklamış oldukları hususlardan açıkça anlaşılacağı üzere, davalı Kooperatife üye olan kişilerden 30 günden ve daha fazla parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında usulüne uygun şekilde ihtar gönderilmesine ilişkin Yönetim Kurulu kararı alınmış, birinci ve ikinci ihtarlar usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, kanunen belirtilen süreler beklenmiş ve Yönetim Kurulu tarafından verilen kararla, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerin ihraç edilmiş olduğunu, bu sebeplerle de, davacı tarafça ileri sürülen ihraç sürecinin usulüne uygun yürütülmediği iddiasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, dava dilekçesinde her ne kadar, ihtarnamede borcun kaynağının, hangi aya ilişkin olduğunun, muaccel bir alacak olup olmadığının tespitinin yapılamadığı belirtilmişse de, söz konusu iddialar da hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, nitekim Yargıtay içtihatları kapsamında, ihraca dayanak yapılan ihtarnamelerin açık olması, yani ödenecek borcun ne kadar olduğu, hangi üyelikle ilgili olduğu ana para ve faizin miktarları herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde yazılı olması gerektiğinin belirtildiğini, açıklanan hususlara ilişkin olarak, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 11.05.2023 tarihli, ████████ E. - █████████ K. Sayılı ilamının, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 12.02.2019 tarihli, █████████ E. - ████████ K. Sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, söz konusu Yargıtay içtihatları ışığında somut olayda, davacı şirkete gönderilen ihtarnamelerde, ödenecek borcun ne kadar olduğu, hangi üyelikle ilgili olduğu, ana para ve faizin miktarlarının ne kadar olduğunun açıkça belirtildiğini, bu kapsamda, davaya konu edilen ihtarnamelerin Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde hazırlanmış ve usulüne uygun olarak davacı şirkete tebliğ edilmiş olduğunu, işbu sebeplerle, davalı Kooperatif tarafından verilen ihraç kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı şirket tarafından ileri sürülen iddiaların dikkate alınmaması gerekmekte olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde, ihtarnamelerde gecikme faizinin hatalı olduğunu, davalı Kooperatifin Genel Kurullarında kabul edilmiş temerrüt faizi oranının, faiz borcunun yürürlükte olan mevzuata göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağını ileri sürmüşse de, işbu iddiaların hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, kooperatiflerin nitelikleri itibariyle ticaret şirketi ve bir ticari işletmenin işletilmesi kriterinden bağımsız olarak tacir olduklarının açık olduğunu, bu açık kanun hükümleri karşısında ticaret siciline tescili zorunlu olan, ancak bu şekilde tüzel kişilik kazanabilen, ticarî defterler tutan, ortaklarının sermaye koyma borcu bulunan, şirketler ile birlikte düzenleme yapılıp birleşme, bölünme ve tür değiştirme şartları düzenlenen ve iflasa tabi olan kooperatiflerin ticaret şirketi ve tacir sayılmaları gerekmekte olduğunu, bu sebeple de, davacı tarafça ileri sürülen, temerrüt faizi oranının, faiz borcunun yürürlükte olan mevzuata göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı hükmünün Kooperatifler için uygulanmayacağının izahtan vareste olduğunu, bu hususa ilişkin olarak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 12.11.2021 tarihli, 2020/2 E. - 2021/3 K. Sayılı ilamının, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 11.09.2023 tarihli, █████████ E. - █████████ K. Sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, açıklanan sebeplerle, kooperatiflerin tacir sayılması karşısında, kooperatifin genel kurulunda Türk Borçlar Kanunu'nun 88. ve 120. maddelerinde belirtilen sınırlama ile bağlı olmaksızın faiz belirleyebileceği hususu göz önüne alındığında, davacı şirket tarafından ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığı, dolayısıyla Mahkemece yapılacak incelemelerde dikkate alınmaması gerektiğinin açıkça ortada olduğunu, ayrıntılı şekilde açıklamış oldukları hususlar neticesinde, davacı tarafından ikame edilen davanın haksız ve soyut iddialar üzerine kurulmuş olduğu, ileri sürülen iddialara ilişkin herhangi bir somut delilin ortaya konulmamış olduğu, davalı Kooperatif tarafından alınan ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğunun açıkça ortaya konulmuş olduğunu, bu sebeplerle de Mahkemece yapılacak incelemeler neticesinde eldeki haksız davanın reddine karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olmuş olduğunu belirterek, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların soyut ve asılsız nitelikte olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;" Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davalı Kooperatif Yönetim Kurulunun ... tarihli, ... numaralı davacının ihracına yönelik kararının yerinde olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden █████/2026 tarihli rapor alınmış ve raporda, ihtarnamelerin sürelere uygun olarak yapıldığı ancak ihtarnamelerde aidat alacağının hangi aylara ait oldukları belirtilmeden, gecikme faizi ile aidat alacağı dökümü yapılmadan, faiz başlangıç tarihi belirtilmeksizin genel bir ifade ile davacının davalı kooperatife ihtarnamelerde verilen sürelerde ödeme yapmasının talep edildiğinin belirtildiği görülmüş olmakla, alınan heyet raporunun yeterli ve gerekli incelemeleri içermesi nedeni ile rapora itibar edilmiş, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, davacıya gönderilen ihtarnamelerin Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere gerekli açıklamaları içermediği, davacının ihracı kararının bu hali ile mevzuata uygun olmadığının ve iptalinin gerektiği değerlendirilmiş ve böylece, Davanın KABULÜ ile, davalı kooperatif yönetim kurulunun ... tarihli, ... numaralı davacının ihracına yönelik kararın iptaline karar vermek gerekmiş...." gerekçesiyle -Davanın KABULÜ ile, davalı kooperatif yönetim kurulunun ... tarihli, ...numaralı davacının ihracına yönelik kararın iptaline, karar verilmiştir. İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ihtarname içeriğine ilişkin yapılan tespitler kabul edilemez nitelikte olduğunu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından bilirkişi raporunda sayın bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemelerde, davacıya gönderilen ihtarnamelerde, belirtilen sürelerde ödeme yapılmaması halinin müeyyidesi belirtildiği ancak aidat alacağının hangi aylara ait oldukları belirtilmeden, gecikme faizi ile aidat alacağı dökümü yapılmadan, faiz başlangıç tarihi belirtilmeksizin genel bir ifade ile; davacının davalı kooperatife ihtarnamelerde verilen sürelerde ödeme yapması talep edildiği belirtilmişse de söz konusu tespitler kabul edilemez nitelikte olduğunu, Yargıtay içtihatları kapsamında, ihraca dayanak yapılan ihtarnamelerin açık olması, yani ödenecek borcun ne kadar olduğu, hangi üyelikle ilgili olduğu ana para ve faizin miktarları herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde yazılı olması gerektiği belirtildiğini, söz konusu Yargıtay içtihatları ışığında somut olaya dönülecek olursa, davacı şirkete gönderilen ihtarnamelerde, ödenecek borcun ne kadar olduğu, hangi üyelikle ilgili olduğu, ana para ve faizin miktarlarının ne kadar olduğu, borcun başlangıcı ve muacceliyet taraihi açıkça belirtildiğini, bu kapsamda, davaya konu edilen ihtarnameler Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde hazırlanmış ve usulüne uygun olarak davacı şirkete tebliğ edildiğini, bilirkişi raporunda belirtilen aidat alacağının hangi aylara ait oldukları belirtilmeden, gecikme faizi ile aidat alacağı dökümü yapılmadan, faiz başlangıç tarihi belirtilmeksizin genel bir ifade ile; davacının davalı kooperatife ihtarnamelerde verilen sürelerde ödeme yapması talep edildiğine ilişkin tespitlerin dikkate alınmaması gerekmesine rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınması hukuka aykırılık teşkil ettiğini, somut olayda kooperatif ortağı davacı genel kurullarda alınan faiz kararının İİB 88 ve 120. maddelerine aykırılığı nedeniyle yoklukla malûl olduğu ileri sürdüğünü ve mahkemece bu iddia yerinde görülerek kararın yoklukla malûl olduğuna karar verilmiş ise de; yukarıda açıklandığı üzere kooperatif genel kurullarında alınan faiz kararı yoklukla malûl olmadığını, kararın iptaline ilişkin davanın ise Kooperatifler Kanununun 53 ncü maddesinde belirtilen 1 aylık hak düşürücü sürede açılması gerektiğini, eldeki davanın bu süre içinde açılmadığı gözetilerek reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde açıklamalarda bulunularak yukarıda belirtilen hususlar vurgulandığını, açıklanan sebeplerle, kooperatiflerin tacir sayılması karşısında, kooperatifin genel kurulunda Türk Borçlar Kanunu'nun 88. ve 120. maddelerinde belirtilen sınırlama ile bağlı olmaksızın faiz belirleyebileceği hususu göz önüne alındığında, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin gerçeği yansıtmadığı, dolayısıyla mahkemece yapılacak incelemelerde dikkate alınmaması gerektiği açıkça ortada olduğunu, sonuç olarak dosya kapsamında tarafınca ileri sürülen usule ve esasa ilişkin itirazların hiçbir şekilde dikkate alınmayarak davanın kabulüne karar verilmiş olması sebebiyle işbu istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarihli, ████████ E. - ████████ K. sayılı ilamının müvekkil lehine kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; İhraç kararına dayanak teşkil eden ihtarnameler içerik yönünden belirsiz olup usule ve yasaya aykırı olduğunu, davalı yan, istinaf dilekçesinde müvekkile gönderilen ihtarnamelerin açık ve anlaşılır olduğunu, borcun ne kadar olduğunun tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtildiğini iddia etmişse de bu iddia dosya münderecatı ve bilirkişi raporu ile çürütüldüğünü, mahkeme dosyasına mübrez bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiği üzere; müvekkile gönderilen 25.12.2024 ve 04.02.2025 tarihli ihtarnamelerde talep edilen aidat alacağının hangi aylara ait olduğu belirtilmediğini, anapara ve gecikme faizi dökümü yapılmadığını ve faiz başlangıç tarihleri gösterilmediğini, somut olayda, davalı kooperatif tarafından müvekkile gönderilen ihtarnameler global rakamlar üzerinden düzenlenmiş olup, müvekkilin borcunu denetlemesini ve hangi ay aidatını ödemediğini tespit etmesini imkânsız kıldığını, davalı Kooperatif tarafından talep edilen gecikme faizi oranı Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesindeki emredici hükümlere aykırı olduğunu, davalı kooperatif, istinaf dilekçesinde kooperatiflerin tacir sayıldığını ve bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 88. ve 120. maddelerindeki faiz sınırlamalarına tabi olmadıklarını iddia ettiğini, bu iddia, kanunun emredici hükümlerine ve Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, müvekkile gönderilen ihtarnamelerde, davalı kooperatif genel kurulunun 29.06.2024 tarihli kararına dayanılarak aylık %5 (yıllık %60) oranında gecikme zammı (temerrüt faizi) talep edildiğini, davalı kooperatifin genel kurul kararı ile fahiş oranda faiz belirlemesi, emredici kanun hükümlerini bertaraf edemediğini, nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 19.10.2020 tarihli, E. █████████, K. █████████ sayılı kararında "davalı kooperatif tarafından belirlenen gecikme ceza oranlarının TBK’nın 120. maddesine aykırı olarak yıllık faiz oranının yüzde yüzünü aştığı" tespiti yapılarak bu tür uygulamaların yasal dayanaktan yoksun olduğu hükme bağlandığını, ihtarnamelerde talep edilen fahiş faiz, borç miktarını gerçek dışı ve fahiş hale getirdiğini, izah edilen nedenlerle, davalı kooperatifin ihtarnameler yoluyla müvekkilden kanuni sınırların çok üzerinde (aylık %5) temerrüt faizi talep etmesi ve bu hukuka aykırı talebe dayanarak ihraç kararı alması açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararı, dosya kapsamına, maddi gerçeğe ve yerleşik içtihatlara bütünüyle uygun olduğunu, davalı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Dairenizce re'sen gözetilecek hususlar kapsamında; davalı yanın haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun esastan reddine, usul ve yasaya uygun olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.04.2026 tarihli, ████████ E. ve ████████ K. sayılı kararının onanmasına, istinaf yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Uyuşmazlık, davacının davalı kooperatif yönetim kurul kararı ile ihracının iptali istemine ilişkindir.İhraç edilen üyeye , kooperatif üyeliğinden ihraç kararının usulünce kendisine tebliğinden itibaren üç aylık süre içinde itiraz olanağı tanınmaktadır. İhraç edilen üyeye tanınan bu üç aylık itiraz süresi hak düşürücü süre olup, bu süre içinde itiraz etme olanağını kullanmadığı takdirde hakkındaki ihraç kararı kesinleşecektir. Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen birinci ve ikinci ihtarnamelerin içerikleri yönünden Yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı tarafından davacı ortağa gönderilen birinci ihtarın ... tarihli olup davacıya 30.12.2024 tarihinde tebliğ olduğu, 10 gün ödeme süresi verildiği, ikinci ihtarın bu süre dolduktan sonra... tarihinde hazırlanıp davacıya 05.02.2025 tarihinde tebliğ olduğu, birinci ve ikinci ihtarnamede de istenen borcun hangi aya ait olduğunun, faizin başlangıç tarihinin yazılı olmadığı, ikinci ihtarnamede davacıya ödeme yapması için bir aylık süre verildiği, davalı kooperatif tarafından davacıya ödemediği borçları nedeniyle belirtilen süre içinde borcunu ödemediği taktirde ortaklıktan çıkarılacağının ihtarnamede yazılı olduğu, davalı tarafça ihtarların sonuçsuz kalması üzerine ... tarihli yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan çıkarıldığına dair gönderilen ihtarnamenin davacıya 26.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı yanca ortaklıktan çıkarılma kararına karşı 3 aylık hak düşürücü sürede iptal davası açıldığı görülmüştür.(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi █████████ Esas █████████ Karar)Kooperatif üyeleri hakkında akçalı edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle ihraç kararı verilebilmesi için, Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca on günlük birinci ihtar ve bir aylık ikinci ihtarın gönderilmesi, bu suretle ödeme süresi verilmesi, ihtara rağmen edimin yerine getirilmemesi gerekmektedir. Davalı kooperatifin ortağı olan davacının, ortaklıktan kaynaklı ödemesi gereken borcunu yerine getirmediği, edim borçlarının yerine getirmediğinden bahisle davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen birinci ve ikinci ihtarnamelerin gerek içerikleri yönünden Kooperatifler Yasası'na ve anasözleşmeye aykırı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen ihtarnameler Kooperatifler Kanunu 27. maddesi ve anasözleşmenin 14.maddelerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı kooperatifin ise bu ilkelere uymaksızın ihtarname çektiğinin anlaşıldığı, bunun usulsüz bir ihtarnameye sebebiyet verdiği,kooperatif üyeliğinden ihraca dayanak yapılan ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığı, bu yüzden ihraç kararının iptalinin lazım geldiği anlaşılmıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas açısından herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılık bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına , İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , Kararın dairemizce taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde , 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. █████/2026