Emniyet Genel Müdürlüğünde suç kanıtlarını yok etme iddiasıyla meslekten çıkarma cezası önerilen emekli emniyet müdürünün, zamanaşımı nedeniyle ceza verilmemesine rağmen dosyanın işlemden kaldırılması kararı ile disiplin tüzüğünün ilgili maddesinin iptali istemi.
Özet: Emekli birinci sınıf emniyet müdürü olan davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanı iken hakkında yürütülen soruşturmada "suç kanıtlarını yok etmek" fiilini işlediği iddiasıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/10. maddesi uyarınca iki kez meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi kanaati bildirilmiş; ancak 657 sayılı Kanun gereği disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının ve anılan tüzük maddesinin iptali istemiyle dava açmıştır. Davacı, fiillerle arasında illiyet bağı olmadığını, savunma hakkının ihlal edildiğini ve işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerken, davalı idare, soruşturmanın ve fiil tespitinin hukuka uygun olduğunu, zamanaşımı nedeniyle ceza verilmemesinin karara icrai nitelik kazandırmadığını savunmaktadır.
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... (Mülga ...)
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
DAVANIN KONUSU : Emekli 1. sınıf emniyet müdürü olan davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü ... Dairesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, "suç kanıtlarını yok etmek veya bilerek ve isteyerek yok olmasına neden olmak ya da saklamak, saklanmasına yardımcı olmak yahut değiştirmek" fiilini işlediği iddiası ile ilgili olarak düzenlenen soruşturma dosyasında, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesi uyarınca 2 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi kanaati bildirilmiş ise de, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın bu bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, K:...sayılı kararının ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
DAVACININ İDDİALARI : Soruşturmaya konu iddialarla ilgili olarak tesis edilen işleme esas tutanakta imza ve parafının olmadığı, sadece astlarının hazırladığı ve uygunluğunu imza ve paraflarıyla teyit ettiği üst yazıda havale mahiyetinde imzasının mevcut olduğu, işin özü ile kendisi arasında bir illiyet bağı bulunmadığı, imzasının bulunduğu...günlü, ... sayılı ve ... günlü, ... sayılı yazıları hazırlayan ve imza için kendisine arz eden başkan yardımcısı dahil tüm personel kusursuz ve sorumsuz olarak değerlendirilmişken aynı yazıları imzaladığı için kendisinin sorumlu tutulduğu, kendisi göreve gelmeden önce yapılan ve kendi dönemi ile hiçbir ilgisi olmayan dinlemelerle ilgili bilgilerin sorulduğu bir konuda iki kişi hakkında bilgi verirken üç kişi hakkında bilgi vermemesi için makul sebep bulunmadığı, eğer bu konuda endişesi olsa aynı konunun TİB'den sorulmasını bildirmeyeceği, dolayısıyla kendisinin suçun işlenmesinde kasıt, kusur veya ihmalinin bulunmadığı, EGM İstihbarat Daire Başkanlığındaki Karar Takip Sistemi ile ilgili verilere ulaşma imkanının bulunmadığı, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği, savunmasının dahi alınmadığı, son savunma hakkının kullandırılmadığı, esasa girilmeden dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken işin esasına girilerek ceza verildikten sonra işlemden kaldırma kararı verildiğinden, işlemin ileride aleyhine kullanılmaya müsait şekilde sonuçlandırıldığı, disiplin kurulunun hatalı oluştuğu, kabul etmemekle birlikte, tarafına bir kusur izafe edilecekse bunun ceza verilen bent üzerinden değil, görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama gibi bir maddeden ceza verilmesi gerekirken, kasti bir eylem gerçekleştirmiş gibi ceza verildiği, işlemin hukukun temel ilkelerine aykırı olduğu, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. Maddesinin de hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesinin hukuka uygun olduğu, eksik inceleme ve soruşturmaya dayalı olarak ceza verildiği ve lehe olan delillerin toplanmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, kamu görevlisinin suç oluşturduğu iddia edilen fiili ile ilgili olarak idarece açılan bir disiplin soruşturmasında, konu ile ilgili her türlü araştırmanın yapılması, kanıt niteliğinde toplanan tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, tanıkların dinlenmesi, hatta teknik konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, soruşturulanların görev ve konumları itibariyle sorumlulukları ile suçun oluş biçimi irdelenerek düzenlenen rapor ile fiilin sübut bulup bulmadığının ortaya çıkarılması esas olduğundan ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramış fiiller ile ilgili olarak soruşturma yapılmasını ve eylemin tespitinin yapılmasını yasaklayıcı bir mevzuat hükmünün de bulunmaması karşısında davacı hakkında işlediği iddia edilen ve disiplin soruşturmasına konu edilen fiiller ile ilgili olarak gerekli tespit ve değerlendirmeler yapıldıktan sonra ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle ceza uygulanmaksızın dosyanın işlemden kaldırıldığı, söz konusu işlemin bir disiplin cezası olmadığı, icrai niteliğinin bulunmadığı, bununla birlikte bu tespitin yapılmasının bazı durumlarda kusur tespitinde önem arzettiği gibi, bazı durumlarda ise bizatihi hakkında soruşturma yapılan personel için fayda teşkil ettiği, disiplin kurulunun teşkilinin ve kurulun başkanlığını müsteşar yardımcısının yürütmesinin mevzuata uygun olduğu, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Davacı hakkında tesis edilen bireysel işlemin, davacıya isnat edilen fiile yönelik değerlendirmeler yapılarak ve davacının eylemlerden dolayı hukuki sorumluluğunun olduğu belirtilerek, Tüzüğün 8/10. maddesi gereğince iki kez meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiği yolundaki kanaatin bildirildiği hususuna da yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılması şeklinde tesis edilmesi ve davacının durumunun 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi kapsamında olması karşısında, fiilin sübuta erip ermediğinin incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi ve dava konusu düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : 1. Sınıf Emniyet Müdürü olan davacının, suç kanıtlarını yok etmek veya bilerek ve isteyerek yok olmasına neden olmak ya da saklamak, saklanmasına yardımcı olmak yahut değiştirmek fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8. maddesinin 10. bendi uyarınca ''İki kez meslekten çıkarma cezası" ile cezalandırılması gerekmekte ise de ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın bu bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin verilen İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve...sayılı kararının ve bu kararın dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8. maddesinin 10. bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin █████/2016 günlü, E:███████, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün yasal dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, █████/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılarak emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kuralları yeniden düzenlenmiş, bilahare bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair 7068 sayılı Kanun da █████/2018 günlü ve 30354 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, uygulama imkanı kalmayan dava konusu Tüzük hükümlerinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Öte yandan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin işlemlerinin gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, gerekse bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair 7068 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş olunacağı addolunarak, verilmiş idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kabul edilmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesinin 3201 sayılı Kanuna ilişkin verdiği iptal kararının, disiplin tüzüğü uyarınca verilmiş disiplin cezalarını etkileyici bir yönünün bulunmadığı görülmüş; bu nedenle davacının disiplin cezasının yasal dayanağı bulunmadığı yolundaki iddiasına da itibar edilmemiştir.
Davanın bireysel işleme ilişkin kısmına gelince:
Davacı hakkında tesis edilen işlem, her ne kadar disiplin cezası niteliği taşımasa da, davacının özlük dosyasına konulması ve davalı idarenin davacı hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması olasılığı karşısında, davacının menfaatini etkileyen ve idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından işin esası incelendi.
Dava konusu, işlem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8. maddesinin 10. bendinde, suç kanıtlarını yok etmek veya bilerek ve isteyerek yok olmasına neden olmak ya da saklamak, saklanmasına yardımcı olmak yahut değiştirmek fiilinin, meslekten çıkarma cezasını gerektireceği belirtilmiştir. Öte yandan, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ve 7068 sayılı Kanunun 8. maddesinin 6/g bendinde, yine aynı şekilde, suç kanıtlarını yok etmek ya da yok olmasına neden olmak ya da saklamak eylemi meslekten çıkarma cezası verilecek fiiller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun zamanaşımını düzenleyen 127. maddesinde ise, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği taktirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı kurala bağlanmış olup, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uyulması zorunlu süre olduğundan, fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra disiplin cezası verilemeyeceği açıktır.
Olayda, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirilmesinden, davacının üzerine atılı suçun sübuta erdiği ve fiilin işlendiği tarih itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının iki kez meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, ceza verme zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle dosyanın bu bölümünün işlemden kaldırılması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8. maddesinin 10. bendinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, bireysel işlemin iptali istemi yönünden ise davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2016 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2020 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası gereğince ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
Emekli 1. sınıf emniyet müdürü olan davacının, "suç kanıtlarını yok etmek veya bilerek ve isteyerek yok olmasına neden olmak ya da saklamak, saklanmasına yardımcı olmak yahut değiştirmek" fiilini işlediği iddiası ile ilgili olarak düzenlenen soruşturma dosyasında, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesi uyarınca 2 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi kanaati bildirilmiş ise de, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın bu bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, K:...sayılı kararının ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin Kararları" başlıklı 153. maddesinde; "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında; Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde; "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesinde yer alan; "Suç kanıtlarını yok etmek veya bilerek ve isteyerek yok olmasına neden olmak ya da saklamak, saklanmasına yardımcı olmak yahut değiştirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
█████/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır..." hükmüne,
"Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 8-6/g maddesinde de, "Bilerek ve isteyerek suç kanıtlarını yok etmek veya bunların yok olmasına neden olmak, kanıtları silmek, gizlemek, değiştirmek, bozmak veya bu fiillere yardımcı olmak" fiili, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilmiştir.
█████/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı sayılı Kanun'un 33. maddesiyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na eklenen Geçici 28. maddenin birinci fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği halde 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu düzenleyici işlem yönünden :
Anayasa Mahkemesinin █████/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2016 günlü, E:███████, K:2016/3 sayılı kararıyla; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır.
3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca █████/2017 tarihinde kararlaştırılan ve █████/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir.
█████/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir.
█████/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin █████/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bireysel işlem yönünden:
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup; memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması yönünden objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu nedenle, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konuyla ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.
Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının da aralarında bulunduğu bazı emniyet personeli hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan disiplin raporunda, mülkiye müfettişlerince, davacıya isnat edilen eylemler yönünden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi yönünde kanaatte bulunulmuş ise de, Yüksek Disiplin Kurulunca, fiilinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun tespitiyle sınırlı inceleme yapılarak dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda; davacının zamanaşımına uğrayan eylemlerine yönelik ayrıca bir idari yaptırım öngörülmediği ve davacının durumunun 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi kapsamında olmadığı dikkate alındığında, Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının disiplin cezasını gerektirecek fiillerinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması, salt bu saptamayla yetinilmesi, hukuki sonuç doğurabilecek başkaca bir karar alınmaması ve dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama giderleri yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde; Kanun'da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Davaya konu düzenleyici işlem hakkında davanın konusuz kaldığına karar verilmiş ise de, bu husus idarelerin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacaktır. Zira, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesine yönelik olarak açılan başka bir davada Danıştay Beşinci Dairesince verilen █████/2020 günlü, E:██████████, K:█████████ sayılı "davanın reddi" yolundaki karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 günlü, E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla onanmıştır.
Sonuç olarak, başka bir davada verilen ve kesinleşen yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Tüzük hükmü yönünden davalı idarelerin, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği ve bu sebeple yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının görev yaptığı dönemde, "suç kanıtlarını yok etmek veya bilerek ve isteyerek yok olmasına neden olmak ya da saklamak, saklanmasına yardımcı olmak yahut değiştirmek" fiilini işlediği iddiası ile ilgili olarak düzenlenen soruşturma dosyasında, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesi uyarınca 2 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi kanaati bildirilmiş ise de, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın bu bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, K:... sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesinin iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, posta ücretinden artan ...-TL'nin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine;
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava konusu düzenleyici işlem yönünden;
Dava konusu edilen Tüzük'ün dava devam ederken başka bir düzenleyici işlemle değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılmasının, davanın esasının görüşülmesine engel olmayacağı görüşünde olduğumdan; kararın, Dairece düzenleyici işleme yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına katılmıyorum.
Dava konusu bireysel işlem yönünden;
Dava; emekli 1. sınıf emniyet müdürü olan davacının görev yaptığı dönemde, "suç kanıtlarını yok etmek veya bilerek ve isteyerek yok olmasına neden olmak ya da saklamak, saklanmasına yardımcı olmak yahut değiştirmek" fiilini işlediği iddiası ile ilgili olarak düzenlenen soruşturma dosyasında, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesi uyarınca 2 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi kanaati bildirilmiş ise de, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın bu bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, K:... sayılı kararının ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, mülkiye ve polis müfettişlerince yapılan disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan disiplin raporunda, davacıya isnat edilen eylemlerin sübuta erdiği kanaatiyle ceza verilmesi teklif edildiği halde Yüksek Disiplin Kurulunca, eylemin sübuta erip ermediği hususunda bir değerlendirme yapılmaksızın, zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle işlemden kaldırma kararı verilmiştir.
Bu durumda; karar vermeye yetkili disiplin kurulunca; soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden yaratacağı hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle, soruşturma raporu içinde yer alan bilgi belge ve ifadeler birlikte değerlendirilerek, hukuki sorumluluk tespit edildikten sonra, meslekten çıkarma teklifinin değerlendirilmesi, bundan sonra zamanaşımı tespiti yapılarak karar verilmesi gerekirken doğrudan zamanaşımı değerlendirmesi yapılmasında mevzuata uygunluk bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenle, bireysel işlem hakkında davanın reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Dava konusu bireysel işlem yönünden;
Daire kararında; "Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir." gerekçesine yer verilmiştir.
Bir kamu görevlisi hakkında disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Öte yandan, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde yer alan hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip, söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacağından zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.
Nitekim; soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, söz konusu ilkelerin, bu kapsamdaki tüm işlemlere uygulanması gerekmekte olup; Dairemiz çoğunluk kararının, zamanaşımına uğrayan fiile, disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüş olması halinde fiilin sübuta erip ermediği tespit edildikten sonra zamanaşımı değerlendirmesi yapılarak işlemden kaldırma kararı verilmesi gerektiğine dayanan gerekçe kısmına katılmıyorum.
Yargılama giderleri yönünden;
Dava konusu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinin ardından, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırılması ve 7068 sayılı Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulüne ilgili hususların düzenlenmesi sonucunda, uygulanma kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Söz konusu karar, dava konusu kuralın hukuka aykırı veya uygun olduğunu ortaya koyar nitelikte bir karar türü olmadığı gibi, davanın taraflarından herhangi birinin haklılığını ya da haksızlığını ortaya koyacak nitelikte bir karar da değildir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde; yargılama giderlerinin kapsamı tarif edilmiş, 326. maddesinin 1. fıkrasında; kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 2. fıkrasında; davada, iki taraftan biri kısmen haklı çıkarsa, Mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı, 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği, 332. maddesinin 1. fıkrasında ise; yargılama giderlerine Mahkemece re'sen hükmedileceği kurala bağlanmıştır.
İşbu uyuşmazlıkta, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/10. maddesine yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığı yolundaki karar, davanın taraflarından hangisinin haklı olduğu hususunda sarih bir sonuç çıkarmaya imkan vermemekle birlikte, anılan Tüzük'ün dayanağı olan Kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği dikkate alındığında, davanın bu kısmına ilişkin yargılama giderlerinden davalı idarelerin sorumlu tutulmasının adalete, hakkaniyete ve hukuk devleti ilkesine uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; dava kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığı şeklinde sonuçlandığından, yargılama giderlerinin davanın tarafları arasında paylaştırılması gerekirken tamamının davacı üzerinde bırakılması yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!