İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin ticari kredi alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasında bilirkişi raporu hesap hatası iddialarına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili amacıyla banka tarafından başlatılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi kredi sözleşmesine istinaden belirli bir alacak miktarı ile %20 icra inkar tazminatına hükmederek takibin kısmen devamına karar verirken, davacı banka vekili, yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporundaki açık hesap hatasını ve raporun denetime elverişli olmadığını ileri sürerek bu kararı istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... şubesi ile yapılan █████/2023 tarihli Kurumsal Kredi Sözleşmesi gereğince 350.000-TL değerinde toplam limit içerisinde kredi açılması hususunda anlaşmaya varıldığını, borçlu █████/2023 tarihinde yapılan Kurumsal Kredi Sözleşmesi gereği açılan kredi limitinden kullanmış olduğu anapara tutarını ödememiş olduğunu, bu nedenle müvekkili banka tarafından borçluya █████/2023 tarihinde muaccel hale gelen 90.299,06-TL nakit borcun ödenmesi amacıyla 4/███████ tarihli ihtarnamenin keşide edilerek tebliğ edilmiş olduğunu, müvekkili banka tarafından gönderilen ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı... adına ....Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nde ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, borçlunun borca, faize, yetkiye ve tüm ferilere itiraz etmiş olduğunu, davalının her ne kadar yetkiye itiraz etmiş olsa da HMK 6. Madde ve TMK 19-22. Maddeler gereğince borçlunun yerleşim yerine göre icra takip işlemi yetkili icra müdürlüğünde yapılmış olup yetki itirazının dayanaktan yoksun olduğunu, davalının yetki ile beraber borcun tamamına da itiraz edip takip durdurulduğundan Mahkememiz huzurunda dava ikame etme zarureti doğmuş olduğunu, davalı borçlunun itirazlarının müvekkili bankanın alacağını geciktirmeye yönelik olup tamamen kötü niyetli olduğunu, davalı borçlunun.... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosya kapsamında borca itirazı sebebiyle İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nda .... Başvuru Numarası ve .... Dosya Numarası ile görülen arabuluculuk görüşmesi neticesinde uzlaşma sağlanamamış ve fakat işbu itirazın iptali davasında dava şartının gerçekleştirilmiş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı borçlunun İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...Sayılı dosyasındaki itirazının iptali ve takibin devamına, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ... davacı banka ile davalı arasında 13.01.2023 tarih ve 350.000 TL bedelli kredi sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye istinaden davalıya kredi kullandırıldığı ve geri ödemelerin aksaması üzerine davacı banka tarafından gönderilen ihtarname ile hesabın kat edildiği ve borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından icra takibi yapıldığı, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki kredi sözleşmesi, ihtarname, icra dosyası, banka kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; ....Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında; davacının 80.446,94TL asıl alacak, 63.752,50TL işlemiş faiz, 3.187,62TL BSMV olmak üzere toplam 147.387,06 TL alacaklı olduğunu ve takibin bu miktarlar üzerinden devamı gerektiği, bilirkişi raporu ile ticari krediler yönünden faiz oranlarının, davacı bankanın fiilen ticari kredilere uyguladığı en yüksek faiz belirlendikten sonra temerrüt faizinin düzenlendiği sözleşme maddesi dikkate alınarak hesaplandığı, raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya müsait olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile; bu miktar üzerinden icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına ve alacak likit olduğundan % 20 icra inkar tazminatına,
" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, hükme esas aldığı bilirkişi raporundaki açık hesap hatasını dikkate almadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilmesi için Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca denetime elverişli, gerekçeli ve tarafların iddialarını karşılar nitelikte olması gerektiğini, somut olaydaki raporun, hesaplamanın neden farklı çıktığını izah etmediğinden denetime elverişli olmadığını, bu durumun, açık bir maddi hata ve kararın bozulmasını gerektirdiğini, reddedilen kısım nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, mahkemece davanın 4.627,78 TL'lik kısım yönünden reddettiğini, yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretini kabul/ret oranına göre paylaştırdığını, hükmün 6. ve 7. maddelerinde bu hatalı oranlamaya göre hüküm kurulduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 341/2. Maddesine göre, dava tarihi olan 2025 yılı için miktar ve değeri 40.000,00 Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı maddenin (4). Fıkrasına göre alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını (2025 yılı için 40.000 TL) geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir.
Mahkemece değeri 152.013,84 TL olan davanın 147.387,06 TL lik kısmının kabulüne karar verilmiş olup asıl talebin kabul edilmeyen kısmı 4.626,78 TL dir. Bu miktar, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın Ek 1. maddenin ikinci fıkrasına göre dava tarihindeki kesinlik sınırının altında olup, ilk Derece Mahkemesinin verdiği karar davacı yönünden kesin niteliktedir.
Karar tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine dair aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341-(2) ve 346-(1)maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından istinaf yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde iadesine,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!