5510 Sayılı Kanunun geçici hükümleri ve engellilik indirimi esas alınarak maluliyet nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanması talebine dair Yargıtayın bozma kararı.
Özet: Farklı hastane raporlarında belirtilen çalışma gücü kaybı oranlarına dayanarak yaşlılık aylığı talebinde bulunan sigortalının başvurusu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çalışma gücü kaybı oranının yetersiz olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, açılan davada ilk derece mahkemesi davanın reddine karar verirken, istinaf mahkemesi davanın kabulüne hükmetmiştir; ancak yüksek mahkeme, 5510 sayılı Kanunun geçici maddeleri ile mülga 506 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin, sigortalının ilk defa sigortalı olduğu tarihten önceki engellilik durumu dikkate alınarak malullük veya yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf kararını bozmuştur.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesi gereğince Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının % 50, % 59... yıl sigortalılık ve 4320, %40, %49 oranında, en az 18 yıl sigortalı olanların 4680 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primi ödemesi kaydıyla f.2 (a) bendi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanacağını, davacının eğitim ve araştırma hastanesinden alınan raporunda iş göremezlik oranının % 40 olduğunun tespit edildiğini,... Üniversitesi Hastanesi'ne sevk sonucu %55 oranında malul olduğunun belirlendiğini, davalı Kurum tarafından aylık bağlanmadığını belirterek yaptığı başvurunun reddine ilişkin işleminin iptaline, maluliyet oranının tespitine, 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesi gereğince aylık bağlanmasına karar verilmesini isteyerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının yaptığı müracaat sonucunda yapılan araştırma ve değerlendirme neticesinde davacının çalışma gücü kaybının kanunun aradığı oranın altında olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davacı tarafça Kuruma yapılan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesinde belirtilen engellilik indiriminden faydalanma ve yaşlılık aylığına hak kazanma yönündeki talebin Kurum tarafından kabul edilmediğini, davacının tüm dosya ve evraklar ile birlikte sevkinin yapıldığını, hakem hastaneden gelen raporun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca değerlendirildiğini ve davacının çalışma gücünün %40'ın alında %19 olduğunun tespit edildiğini, hal böyle iken davacının müfredat ve Kanun gereği engellilik indiriminden yararlanamayacağını, Kurum işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne," dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairece özetle;"...5510 sayılı Kanun'un geçici 1/2. maddesinde; "17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır." hükmü ile aynı Kanun'un geçici 7/1. maddesinde "(Değişik: 17.04.2008-███████ md.) Bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir." hükmü düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanun'un malullük ve engellilik hükümlerine ilişkin geçiş hükümleri başlıklı 5510 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinde " 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 53. maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya engeli bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
(Değişik ikinci fıkra: 17.04.2008-███████ md.) Bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 60. maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87. maddesine göre işlem yapılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir.
Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz.
(Ek fıkra: 17.04.2008-███████ md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, malullük durumlarının tespiti için talepte bulunan ve bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra malûl olduklarına karar verilenler hakkında 5 06... sayılı Kanunlardaki diğer şartları da taşımaları halinde anılan kanunlara göre malullük aylığı bağlanır..." düzenlemesi yer almaktadır.
Diğer yandan; 506 sayılı Kanun'un yaşlılık aylığından yararlanma şartları başlıklı 60. maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde; (Değişik:29.07.2003-███████ md.) sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir." hükmü düzenlenmiştir.
Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesi gereğince 4/a ve 4/b’li sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiği Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu Kurumun Sağlık Kurulunca tespit edilenlerin malul sayılacağı belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 26. maddesinde ise “Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a)25. maddeye göre malûl sayılması,
b)En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c)Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malûllük aylığı bağlanır. Ancak, 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.” hükmü getirilerek, “malullük aylığı” bağlanma şartları düzenlenmiştir. Eldeki dava dosyası incelendiğinde; davacının ilişkin olduğu Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamındaki sigorta başlangıç süresi dikkate alındığında somut olayda 5510 sayılı Kanun'un 28/5. maddesinin uygulama alanının bulunmadığı, kaldı ki Mahkemenin davadaki vakalarla bağlı olup hukuki sebeple bağlı olmadığı gözetildiğinde, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 60. maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87. madde olmasına rağmen, hükmün 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesi kapsamında tesis olunması yukarıda belirtilen gerekçelerle isabetsizdir. Bunun yanında Merkez Sağlık Kurulu tarafından 2016 yılında hazırlanan Sağlık Kurulu Raporuna istinaden davacının %40 oranında çalışma gücünü yitirdiği ve üçüncü derece sakatlık indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair belgenin mevcudiyeti karşısında, Mahkemece bu hususlar da göz önünde tutularak bir irdeleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi de isabetsizdir ve anılan hususlar bozmayı gerektirir." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, mahkemece bir önceki bozma ilamına uyulmasına karşın bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bozma ilamında, "...davacının ilişkin olduğu Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamındaki sigorta başlangıç süresi dikkate alındığında somut olayda 5510 sayılı Kanun'un 28/5. maddesinin uygulama alanının bulunmadığı, kaldı ki Mahkemenin davadaki vakalarla bağlı olup hukuki sebeple bağlı olmadığı gözetildiğinde, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 60. maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87. madde olduğunun açık bir şekilde belirtilmesine karşın yalnızca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 60. maddesinin (c) bendi uyarınca değerlendirme yapılıp hüküm kurulması isabetsizdir. Bu sebeple davacının tahsis dosyasında bulunan kayıtlar irdelenerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun geçici 87. maddesi uyarınca yapılacak değerlendirme sonucunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve anılan hususlar bozmayı gerektirir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!