Danıştay 10. Dairede eski milletvekili göz doktorunun özel hastanede kadro dışı çalışma başvurusu reddi ile yargı kararına aykırı yönetmelik maddelerinin iptali davası.
Özet: Eski bir milletvekili ve göz hastalıkları uzmanı olan davacı, Sağlık Bakanlığı ve Ankara Valiliğinin özel hastanelerde kadro dışı geçici çalışma başvurusunu reddetmesi üzerine, bu bireysel işlemler ile dayanağı olan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin daha önce Danıştay tarafından iptal edilmiş bir hükmün tekrar yürürlüğe konulmuş hali olan maddelerinin iptalini talep etmektedir; davacı, mahkeme kararına uyulmadığını, Anayasaya ve eşitlik ilkesine aykırılık olduğunu savunurken, davalı idareler ise insan kaynakları planlaması ve sağlık hizmetlerinin disipline edilmesi gerekliliğini ileri sürmektedir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Huk. Müş. ...
Huk. Müş. V. ...
UETS:35756-76579-89740
2- ... Valiliği
UETS:35756-86578-59710
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU : Göz hastalıkları uzmanı olan davacı tarafından, Ankara İlinde faaliyet göstermekte olan ... Ankara Hastanesinde kadro dışı geçici statüde çalışma istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işlemi ve Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile bu işlemlerin dayanağı olan █████/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin, █████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinin, aynı Yönetmeliğin 2. maddesi ile geçici 9. maddesine eklenen 5. fıkranın iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, Türkiye Büyük Millet Meclisi 22.-24. Dönem ... Milletvekili olarak görev yaptığı, 2011 yılında da Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olarak emekli olduğu, Danıştay Onuncu Dairesince, daha önce dava konusu Yönetmeliğin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendindeki "kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya 60 yaşını dolduran tabipler" ibaresinin iptaline karar verildiği, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin ek 1. maddesinin 4. fıkrasında yer alan aynı ibarenin de iptaline karar verildiği, bu karardan iki ay sonra aynı düzenleyici işlemin tekrar getirildiği, idarelerin mahkeme kararına uymak zorunda olduğu, mahkeme kararına uyulmadan yapılan düzenleyici işlemin ve buna bağlı olarak tesis edilen bireysel işlemin yetki, sebep ve maksat unsurları yönünden sakat olduğu, davalı Bakanlığın, iptal edilen düzenlemeyi, mahkeme kararından iki ay sonra tekrar Resmi Gazete'de yayımlayarak uygulamaya koymasının Anayasa'nın 124. maddesi ile 138. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olduğu, kanuna aykırı düzenleme yapıldığı, dava konusu işlemlerin 3069 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığının "milletvekillerinin milletvekilliği unvanını kullanmaksızın doktorluk mesleğini muayenehane açarak serbest hekim olarak devam ettirmesine, kadro ve planlama dışı özel statüde yani boş kadro aranmadan hekime verilmiş hak ile özel hastanede çalışmasına, muayene ve ameliyat yapmasına hukuken bir engel bulunmadığı belirtildiğinden halen aktif görev yapan doktorların özel sağlık kuruluşlarında görev yapmasında sakında bulunmadığının bilinmesine" ilişkin █████/2018 tarihli yazısına aykırı olduğu, halen bu düzenlemeler uyarınca aktif milletvekillerine özel hastanelerde kadro dışı çalışma imkanının tanındığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü uyarınca da geçmiş dönem milletvekillerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul ve Komisyon çalışmaları hariç, mevcut milletvekillerinin tüm özlük haklarına aynen sahip olduğu, bu şekilde sahip olduğu kanuni hakkının idari bir karar ile engellenmemesi gerektiği, dava konusu işlemlerin, temel anayasal haklara ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, dayanak düzenleyici işlemde sadece "kadrosuzluk nedeniyle emekli olan ve 60 yaşını dolduran tabipler" için düzenleme yapıldığı, bu düzenlemenin kapsamadıkları yönünden olumsuz yorum yapılamayacağının göz ardı edildiği iddia edilmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ile özel sağlık kuruluşları hakkında planlama hükümlerinin sevk olunduğu, 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesi ve anılan Yönetmeliklerle getirilen planlama hükümleri yürürlüğe girmeden önce hekimlerin kamu ve özel sağlık kuruluşlarında meslek icra etmeleri konusunda herhangi bir kısıtlama mevcut olmadığı, anılan düzenlemelerle konunun disipline edildiği, bu bağlamda 1219 sayılı Kanun kapsamında meslek icra eden tabiplerin, özel sağlık kuruluşlarında kadro dışı geçici olarak çalışabilmesi için, öncelikle özel sağlık kuruluşlarında kadrolu olarak çalışmalarının gerektiği, insan kaynaklarının dengeli dağılımını sağlayacak şekilde reel bir planlama yapılabilmesi için, mevcut hekimlerin hizmet sunduğu esas kadrolarının belirlenmesinin zaruri olduğu, sağlık kuruluşunun tam zamanlı olarak hekim istihdam ettiği uzmanlık dallarının kuruluşun müktesep hakkı olarak kabul edilmek suretiyle kuruluş kadrosu olarak belirlendiği, planlama çalışmalarında da bu kadroların dikkate alındığı, böylece kamu ve özel sektör birlikte değerlendirilerek, sağlık insan gücü kaynağının kamu ve özel sağlık kuruluşlarında hangi oranda ve sayıda olduğunun izlenebilir hale geldiği ve o bölge için ihtiyaç tespitinin yapılabildiği, gerekli görülen branşlarda ilave hekim istihdamı konusunda özel sağlık kuruluşlarına kadro tahsisinin yapılabileceği, nitekim dava konusu Yönetmeliğin ek 4. maddesinde düzenlenen planlama hükümlerinin iptali istemiyle açılan davanın Danıştay Onuncu Dairesince reddedildiği, ihtiyaç duyulan değişiklikleri hayata geçirmek üzere dava konusu Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe konulduğu, yaş haddinden dolayı emekli olma şartının arandığı önceki düzenlemenin, dava konusu değişiklik ile 60 yaşa düşürüldüğü, yeni düzenleme ile kadrosuzluk sebebiyle emeklilik dışında hekimlerin emeklilik durumuna ilişkin bir tanzim getirilmediği, sadece 60 yaşın doldurulmasının öngörüldüğü, hükümde kamu veya özel sektörden emeklilik ayrımının da bulunmadığı, yaş haddinden de söz edilmediği, üniversite öğretim üyelerinin yaş ortalamasının 55 olduğu dikkate alındığında yaş sınırının 60'ın altına çekilmesinin, istisna hükmünün kapsamını genişleterek planlamayı işlevsiz bırakacağı, aynı zamanda üniversitelerin eğitim kadrolarının boşalmasına sebebiyet verileceği, geçici 9. maddeye eklenen 5. fıkra uyarınca █████/2021 tarihi itibarıyla kadrosuzluk nedeniyle emekli olan tabiplerin aynı şekilde çalışmaya devam edebileceği, dolayısıyla bu düzenleme ile emekliye ayrılmış olup da kuruluşlarda boş kadro bulamadığından herhangi bir özel sağlık kuruluşunda çalışamayan hekimlere imkan tanınarak halihazırdaki atıl kapasitenin aktif hale getirilmesinin amaçlandığı, bu durumda bulunan kişilere istisnai hak tanıyan ve yine hekimlerin menfaatine olan düzenlemenin hukuka uygun olduğu, bu minvalde, dava konusu düzenlemelerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kadrosuzluktan dolayı emekli olmayan, dolayısıyla █████/2021 tarihi itibarıyla kadrosuzluktan dolayı çalışmayan ve 60 yaşını doldurmamış olan davacının bahse konu Yönetmeliğin anılan düzenlemeleri kapsamında ... Hastanesinde çalışma talebinin kabulünün mümkün bulunmadığı, Bakanlıklarının dava konusu işleminde, "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı yazısı ile ... sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanuna göre, milletvekillerinin milletvekilliği unvanını kullanmaksızın doktorluk mesleğini muayenehane açarak serbest hekim olarak devam ettirmesine, kadro ve planlama dışı özel statüde yani boş kadro aranmadan hekime verilmiş hak ile özel hastanede çalışmasına, muayene ve ameliyat yapmasına hukuken bir engel bulunmadığı belirtildiğinden, halen aktif görev yapan doktorların özel sağlık kuruluşlarında görev yapmasında sakınca bulunmadığı"nın da belirtildiği, iptali istenilen düzenlemenin davacı ile aynı statüde bulunanlara aynı şekilde uygulanarak işlem tesis edildiğinden eşitlik ilkesinin ihlalinden söz edilemeyeceği, davaya konu Yönetmelik hükümlerinin, sağlık hizmetlerinin ulaşılabilir, sürdürülebilir ve çağımız standartlarına uygun olarak sunulmasını sağlayıcı nitelikte olduğu, dava konusu düzenlemede ve düzenlemeye dayanılarak tesis olunan bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine uygun olan dava konusu düzenleyici işlemin iptalini gerektirici bir taraf bulunmadığı, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Ankara Valiliği tarafından, usul yönünden, başvurunun Bakanlıkça reddedildiği, Valiliklerinin dava konusu yazısının yalnızca tebliğ niteliği taşıdığı, bu nedenle Valiliklerine husumet yöneltilmemesi gerektiği; esas yönünden ise, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin dava konusu düzenlemelerinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kadrosuzluktan dolayı emekli olma, dolayısıyla █████/2021 tarihi itibarıyla kadrosuzluk nedeniyle çalışamamış olma ve 60 yaşını doldurmuş olma şartlarını taşımayan davacının ... Hastanesinde çalışma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu düzenlemelerin sağlık hizmetlerinin ulaşılabilir, sürdürülebilir ve çağımızın standartlarına uygun olarak sunulmasını sağlayıcı nitelikte olduğu, dava konusu düzenlemelerde ve bu düzenlemelere dayanılarak tesis edilen bireysel işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, nitekim aynı Yönetmeliğin ek 4. maddesinde düzenlenen planlama hükümlerinin iptali istemiyle açılan davaların Danıştay Onuncu Dairesince reddedildiği, geçici 9. maddenin dava konusu 5. fıkrası ile halihazırdaki atıl kapasitenin aktif hale getirilmesinin amaçlandığı, planlamaya tabi özel sağlık kuruluşlarında kadro dışı geçici olarak çalışabilme imkanının sağlandığı, bu durumda bulunan kişilere istisnai hak tanıyan ve yine hekimlerin menfaatine olan düzenlemenin iptalini gerektirir bir hususun bulunmadığı, netice itibarıyla sağlık hizmetlerinin hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyince dengeli dağılımının sağlanması için kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılması amacıyla hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin üst hukuk normlarına ve hizmetin gereklerine uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Göz hastalıkları uzmanı olan davacı tarafından, Ankara İlinde faaliyet göstermekte olan ... Ankara Hastanesinde kadro dışı geçici statüde çalışma istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işlemi ve bu hususun ... Ankara Hastanesi Mesul Müdürlüğüne bildirilmesine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile bu işlemlerin dayanağı olan █████/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin, █████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinin, aynı Yönetmeliğin 2. maddesi ile geçici 9. maddesine eklenen 5. fıkranın iptali istemiyle açılmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde; Kanun'un amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu, 2. maddesinde; Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı, 3. maddesinin (a) bendinde; sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği, (c) bendinde; bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, (e) bendinde; tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı, (i) bendinde; sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla, bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinde; herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamanın Bakanlığın görevi olduğu; bu kapsamda Bakanlığın, e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanması, f)Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yöneteceği ve politikaları belirleyeceği; Bakanlığın bu amaçla; a) Strateji ve hedefleri belirleyeceği, planlama, düzenleme ve koordinasyon yapacağı, 40. maddesinde ise; Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idarî düzenlemeler yapabilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
█████/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.
█████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile █████/2021 tarihli ve 24708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 5'inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi;
60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabipler özel hastanelerde boş kadro aranmaksızın çalışabilir. Bu fıkra kapsamında çalışan hekimler 1219 sayılı Kanunun 12'nci maddesine uygun olmak kaydıyla planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilir. Bu kuruluşlardan bir tanesi çalıştığı il dışında planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşu da olabilir." şeklinde değiştirilmiş, aynı Yönetmeliğin 2. maddesiyle de, Ana Yönetmeliğin "İstisnai tabip çalıştırılması" başlıklı geçici 9. maddesine "Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ek 5 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamında çalışmakta olan kadrosuzluk nedeniyle emekli olan tabipler aynı şekilde çalışmaya devam edebilirler. Tabiplerin bu hakları çalıştığı kuruluştan ayrılarak başka kuruluşta çalışmak istemesi halinde de aynı şekilde devam eder." şeklindeki dava konusu 5. fıkra eklenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden,Göz hastalıkları uzmanı olan davacının, 2011 yılında milletvekili olarak emekliye ayrıldığı, █████/2021 tarihli dilekçeyle, Ankara ilinde faaliyet göstermekte olan ... Ankara Hastanesinde kadro dışı geçici statüde çalışmasına izin verilmesi istemiyle Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne yaptığı başvurusunun Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedildiği, davacının yeniden, █████/2021 tarihli dilekçeyle Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne itiraz başvurusunda bulunduğu, bu başvurunun da Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün dava konusu ... tarih ve E-...-... sayılı işlemi ile Özel hastaneler yönetmeliği geçici madde 9'un son fıkrasının yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kadrosuzluktan dolayı emekli olmayan dolayısıyla █████/2021 tarihi itibariyle kadrosuzluktan dolayı çalışmayan ve 60 yaşını doldurmamış olan davacının özel hastaneler yönetmeliği ek madde 5/e/3 ve geçici madde 9'un son fıkrası kapsamında ... Ankara Hastanesinde çalışmasının mümkün olmadığı" hususlarına yer verilerek reddedildiği, anılan işlemin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı yazısıyla ... Ankara Hastanesi Mesul Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine de davacı tarafından bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi hakkında;
3359 sayılı Kanun ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin yukarıda yer verilen hükümleri ile Sağlık Bakanlığı, bütün kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde planlamaya, bu kapsamda tüm sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet ve personel kıstasları ile hizmet standartlarını belirlemeye yetkili kılınmıştır.
Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Ek 4. maddesinde, sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücününün Bakanlıkça anılan maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda planlanacağı kurala bağlanmış; Yönetmeliğin Ek 5. maddesinde ise, sunulan sağlık hizmetinin kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla, Bakanlıkça Ek 4. maddedeki planlamadan istisna olarak, ruhsatlı hastanelere bazı hususlarda izinler verilebileceği düzenlenmiştir. Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin dava konusu (3) numaralı alt bendinde 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde altmış olan tabiplerin kadro şartı aranmaksızın özel hastanelerde çalışabileceği kuralı getirildiği, böylece 60 yaşını dolduran tabipler için kadro ile çalıştırılma sınırının kaldırılarak çalışma hakkı tanındığı , sağlık insan gücünün planlamasında Sağlık Bakanlığına verilen yetkiye istinaden yapılan düzenlemede hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin geçici 9. Maddesinin 5.fıkrası hakkında;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, özel hastanelerde kadro şartı aranmaksızın çalışmanın istisnai bir çalışma olduğu, bu kapsamda davalı idarece bir takım kriterlerin belirlendiği ve dava konusu düzenleme ile de, önceki mevzuat döneminde kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayrılan hekimlerden kadro dışı çalışma hakkını elde eden ve düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla fiilen çalışmakta olanların haklarının korunduğu anlaşıldığından İstisnai tabip çalıştırılmasına ilişkin kuralda hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bireysel işlemlere gelince, davalı idarece davacının █████/2021 tarihi itibarıyla kadrosuzluktan dolayı çalışmadığından bahisle ek geçici 9. madde kapsamında görülerek çalışma istemi reddedilmiş ise de, düzenlemenin kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayrılan hekimlerden █████/2021 tarihi itibarıyla fiilen çalışmakta olanları ilgilendirdiği dikkate alındığında davacı başvurusunun bu gerekçeyle reddedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı ancak yukarıda hukuka aykırı olmadığı ortaya konulan Yönetmeliğin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 60 yaşını doldurmadığı anlaşılan davacının kadro dışı çalışmasına olanak bulunmadığından dava konusu işlemlerde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2025 tarihinde, davacı ...'ı temsilen Av. ... ve Av. ...'ın geldiği, davalı Sağlık Bakanlığını temsilen Hukuk Müşaviri Vekili Av. ... ile davalı Ankara Valiliğini temsilen Av....in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacı tarafından, dava dilekçesinde, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işlemi ve Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile █████/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin, █████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinin, Ana Yönetmeliğin geçici 9. maddesinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemine yer verilmiş ise de; Ana Yönetmeliğin geçici 9. maddesinin, █████/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 5. fıkrası ile sınırlı olarak hukuka aykırılık iddiasında bulunulmuş, maddenin diğer kısımlarına yönelik herhangi bir menfaat ihlali ya da hukuka aykırılık iddiasında bulunulmamıştır. Esasen uygulama işlemi de ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinin yanı sıra, geçici 9. maddenin 5. fıkrasına istinaden tesis edilmiştir. Bu nedenle, dava konusu maddeye yönelik hukuka uygunluk denetimi belirtilen fıkraya hasren ve davacının iddiaları ile sınırlı olarak yapılmıştır.
MADDİ OLAY :
Göz hastalıkları uzmanı olan davacı, █████/2002 ila █████/2007 tarihleri arasında 22. Dönem ve █████/2011 ila █████/2015 tarihleri arasında 24. Dönem ... Milletvekili olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapmış, 2011 yılında milletvekili olarak emekliye ayrılmıştır.
Davacı tarafından, █████/2021 tarihli dilekçeyle, Ankara ilinde faaliyet göstermekte olan ... Ankara Hastanesinde kadro dışı geçici statüde çalışmasına izin verilmesi istemiyle Sağlık Bakanlığına başvuruda bulunulmuş, bu başvuru Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiş, anılan işlem, Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E-...-... sayılı yazısıyla ... Ankara Hastanesi Mesul Müdürlüğüne bildirilmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından █████/2021 tarihli dilekçe ile, aynı zamanda doktor olan milletvekillerine özel hastanelerde kadro dışı çalışma imkanının tanındığı, kıdemli albay ve üzeri rütbelerdeki tabip askerler yönünden de benzer düzenlemenin bulunduğu belirtilerek, Ankara ilinde faaliyet göstermekte olan ... Ankara Hastanesinde kadro dışı geçici statüde çalışmasına izin verilmesi isteminin yeniden değerlendirilmesi ve çalışma izni verilmesi istemiyle Sağlık Bakanlığına başvuruda bulunulmuş, bu başvuru da Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün dava konusu ... tarih ve E-...-434.99-16 sayılı işlemi ile reddedilmiş, bu işlemde "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığının ... tarih ve... sayılı yazısı ile 3069 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanuna göre milletvekillerinin milletvekili unvanını kullanmaksızın doktorluk mesleğini muayenehane açarak serbest hekim olarak devam ettirmesine, kadro ve planlama dışı özel statüde yani boş kadro aranmadan hekime verilmiş hak ile özel hastanede çalışmasına, muayene ve ameliyat yapmasına hukuken herhangi bir engel bulunmadığı belirtildiğinden, halen aktif milletvekili olarak görev yapan doktorların özel sağlık kuruluşlarında görev yapmasında sakınca bulunmadığının bilinmesi, Özel Hastaneler Yönetmeliği geçici madde 9'un son fıkrasının yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kadrosuzluktan dolayı emekli olmayan, dolayısıyla █████/2021 tarihi itibariyle kadrosuzluktan dolayı çalışmayan ve 60 yaşını doldurmamış olan davacının Özel Hastaneler Yönetmeliği ek madde 5/e/3 ve geçici madde 9'un son fıkrası kapsamında ... Ankara Hastanesinde çalışmasının mümkün olmadığı" hususlarına yer verilmiş ve anılan işlem doğrultusunda Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işlemiyle davacının anılan Yönetmelik hükümleri kapsamında hastanelerinde çalışmasının mümkün olmadığının ... Ankara Hastanesi Mesul Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine, davacı tarafından bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı Ankara Valiliği tarafından başvurunun Bakanlıkça reddedildiği, Valiliklerinin dava konusu yazısının yalnızca tebliğ niteliği taşıdığı, bu nedenle Valiliklerine husumet yöneltilmemesi gerektiği ileri sürülmekle birlikte, hekimlerin özel sağlık kuruluşlarında çalışmalarına ilişkin ayrılış ve başlayış işlemleri ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerekli prosedür işletilerek il sağlık müdürlüklerince gerçekleştirilmekte olup, bu çerçevede davacının ... Ankara Hastanesinde kadro dışı geçici statüde çalışmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce tesis edilen dava konusu işlem de Bakanlığın işlemi doğrultusunda davacının başvurusunun reddi yönünde kesin ve icrai nitelikte tesis edilmiş bir işlemdir. Valilik tarafından tesis edilen bu işleme karşı açılan davada Valiliğe husumet yönetilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davalı idarenin itirazı yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un -dava konusu düzenlemenin yayımlandığı tarihteki haliyle- 12. maddesinde, “Sanatını icra etmek üzere bir mahalde kayıtlı olan herhangi bir tabibin bizzat dükkan ve mağaza açmak suretiyle her türlü ticaret yapması memnudur.
(Değişik ikinci fıkra: 21/1/2010-5947/7 md.; Değişik: 2/1/2014-███████ md.) Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/███████ tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile █████/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir.
a) Kamu kurum ve kuruluşları.
b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.
c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası.
Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. Bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b) bendi kapsamında kabul edilir. Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir. ..." hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
663 sayılı -dava konusu Özel Hastaneler Yönetmeliğinin yayımı tarihi olan █████/2002 tarihindeki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin -█████/2018 tarihli mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile mülga- "Düzenleme yetkisi" başlıklı 40. maddesinde, "Bakanlık ve bağlı kuruluşlar görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idarî düzenlemeler yapabilir." yönünde düzenleme yer almıştır.
Yine, █████/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak Özel Hastaneler Yönetmeliği hazırlanmış ve █████/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin, "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı ek 4. maddesinde, "Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır:
a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması,
b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması,
c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması,
ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması..." kurallarına yer verilmiş; "Özel hastanenin kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla izin verilebilecek hususlar" başlıklı ek 5. maddesinde, kalite ve verimliliği artırmak amacıyla Bakanlıkça, ek 4. maddedeki planlamadan istisna olarak ruhsatlı hastanelere bir takım hususlarda izin verileceği belirtilmiş ve maddenin devamında da tanınacak istisnalara açıklık getirilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin, ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi, "Yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra emekli olan tabipler bu bendin (1) numaralı alt bendinde sayılan kadrolu tabiplerin çalışma şekline uygun olarak kadro dışı geçici olarak çalışabilir." şeklinde iken; █████/2015 tarih ve 29245 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile "Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabipler bu maddenin ikinci fıkrasında sayılan kadrolu tabiplerin çalışma şekline uygun olarak kadro dışı geçici olarak çalışabilir." olarak yeniden düzenlenmiştir.
Bu düzenlemedeki "Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya 60 yaşını dolduran tabipler" ibaresinin de iptali istemiyle açılan davada, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin █████/2018 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile, anılan ibare yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2019 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararı ile, "kadro dışı geçici çalışmayı kadrolu bir özel sağlık kuruluşunda çalışmaya bağlayan asıl düzenleme olan Yönetmeliğin ek 5. maddesinin (e) bendinin 1. fıkrasının, Danıştay Onbeşinci Dairesinin █████/2016 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararı ile anılan maddede, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da olmayan bir koşul getirilerek, bir sağlık kuruluşunda kadro dışı geçici çalışabilmenin, bir tıp merkezi veya özel hastanede kadrolu çalışma şartına bağlandığı, tabiplik mesleğinin, tabibe verdiği çalışma hakkının, Kanun'daki sınırlamaları aşar nitelikte engellendiği gerekçesiyle hukuka aykırı bulunduğu ve kararın bu kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2019 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile onandığı dikkate alındığında; bazı emekliler için öngörülen kadro dışı geçici çalışma hakkının, 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesine uygun olmak koşuluyla, her tabip için geçerli olduğu; bu nedenle dava konusu düzenlemede yer alan sınırlamanın uygulanamaz nitelikte ve hukuka aykırı olduğu, bu durumda, dava konusu düzenlemenin, bu haliyle, maddede belirtilen durumlarda olmayan emekli tabiplerin kadro dışı geçici çalışma hakkını engellediği sonucuna varıldığından; düzenlemede davacı iddiaları açısından hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle kararın dava konusu Yönetmeliğin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin 3 numaralı alt bendindeki "Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya 60 yaşını dolduran tabipler" ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiş; sonrasında bozulan kısım yönünden yapılan yargılama sonucu Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla bozma kararındaki gerekçeyle anılan ibarenin iptaline karar verilmiştir (Söz konusu karar İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E:█████████, K:████████ kararıyla onanarak kesinleşmiştir).
Bunun üzerine, █████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle, ana Yönetmeliğin dava konusu ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi, "60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabipler özel hastanelerde boş kadro şartı aranmaksızın çalışabilir. Bu fıkra kapsamında çalışan hekimler 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilir. Bu kuruluşlardan bir tanesi çalıştığı il dışında planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşu da olabilir." şeklinde değiştirilmiş; aynı Yönetmeliğin 2. maddesiyle de, ana Yönetmeliğin "İstisnai tabip çalıştırılması" başlıklı geçici 9. maddesine "Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ek 5 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamında çalışmakta olan kadrosuzluk nedeniyle emekli olan tabipler aynı şekilde çalışmaya devam edebilirler. Tabiplerin bu hakları çalıştığı kuruluştan ayrılarak başka kuruluşta çalışmak istemesi halinde de aynı şekilde devam eder." şeklindeki 5. fıkra eklenmiştir.
Ayrıca, █████/1984 tarih ve 18587 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3069 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Kanunun amacının, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin yapamayacakları görev ve işleri tespit etmek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin, Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda, Devletin veya diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda, özel gelir kaynakları ve özel imkanları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamayacakları, vekili olamayacakları, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemeyecekleri, temsilcilik ve hakemlik yapamayacakları, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmi veya özel herhangi bir işle görevlendirilemeyecekleri; 3. maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ayrıca, 2. maddede belirtilen kurum ve kuruluşlarda ücret karşılığı iş takipçiliği, komisyonculuk, müşavirlik yapamayacakları, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile zimmet, ihtilas, irtikap, kaçakçılık ve döviz suçları gibi Devletin maddi çıkarlarıyla ilgili davalarda Devlet aleyhine vekil olamayacakları, serbest mesleklerini icrada, ferdi işletmelerini idarede milletvekilliği unvanlarını kullanamayacakları; 4. maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin, 2. maddede belirtilen kurum ve kuruluşlarda genel sekreter, sekreter veya benzeri herhangi bir nam altında hiçbir yönetim görevi alamayacakları, milletvekillerinin, yabancı bir devlet veya milletlerarası bir kuruluş tarafından verilen idari ve siyasi, ücretli herhangi bir işi veya görevi Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararı olmadıkça kabul edemeyecekleri hükümlerine yer verilmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün, "Türkiye Büyük Millet Meclisi eski üyeleri" başlıklı 167. maddesinde, "Türkiye Büyük Millet Meclisi eski üyeleri, yasama, ödenek ve yolluk, Genel Kurul ve parti grup toplantılarına girme hakları dışında kalan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine tanınan bütün haklardan yararlanırlar." hükmü düzenlenmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
1) Dava Konusu Özel Hastaneler Yönetmeliğinin, █████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinin incelenmesi:
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesi hükümleri gereği Sağlık Bakanlığının, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamaya ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya ve bunu denetlemeye yetkili olduğu hususu yerleşik Danıştay içtihatları ile sabittir. Ayrıca, Sağlık Bakanlığının genel olarak sağlık insan gücünü planlama yetkisine ilişkin anılan mevzuat hükümlerinin yanı sıra, hekimlerin birden fazla yerde çalışabilmelerine ilişkin olarak da, 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasında bu istihdam planlamaların esas alınacağı belirtilmiştir.
Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 4. maddesinde de, sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücününün Bakanlıkça anılan maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda planlanacağı kurala bağlanmış; Yönetmeliğin ek 5. maddesinde ise, sunulan sağlık hizmetinin kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla, Bakanlıkça ek 4. maddedeki planlamadan istisna olarak, ruhsatlı hastanelere bazı hususlarda izinler verilebileceği düzenlenmiştir. Yönetmeliğin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin dava konusu (3) numaralı alt bendinde de, özel hastanelerde boş kadro şartı aranmaksızın (kadro dışı), çalışabilecek hekimlerin niteliklerine ilişkin belirlemeler yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; kamu ve özel tüm sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık insan gücünün planlanmasında, Sağlık Bakanlığının yetkili kılındığı, sağlık insan gücü planlamasının esas olarak "kadrolu" çalışma modeline dayandığı, ancak sunulan hizmetin kalite ve verimliliğinin artırılması amacıyla, Bakanlıkça belirli nitelikleri haiz hekimlere, kadro şartı aranmaksızın (kadro dışı) özel hastanelerde çalışma hakkı tanınabildiği, kadro dışı çalışma için belirlenen koşulları taşımayan hekimlerin, sağlık kuruluşlarında kadrolu olarak çalışmasına hukuken herhangi bir engel olmadığı, bu bakımdan kadro dışı çalışmanın istisnai bir çalışma olduğu ve bu çalışmanın düzenlenmesi hususunda davalı Bakanlığın takdir yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı idareye tanının bu takdir yetkisi çerçevesinde dava konusu düzenlemeyle, kadrolu çalışmanın istisnası olarak 60 yaşını dolduran ve engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabiplere özel hastanelerde boş kadro şartı aranmaksızın çalışma hakkı tanındığı, anılan tabipler yönünden lehe bir düzenlemeye gidildiği görülmektedir.
Planlama kapsamındaki kısıtlı tabip insan gücünün verimli kullanılabilmesi, bu doğrultuda belirli bir yaş ve mesleki tecrübe ile engel oranında olan tabiplerin özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları kolaylaştırılarak çalışma hayatında kalmalarının sağlanması, böylece hizmette sürdürülebilirliğin temini, atıl kapasitenin önlenmesi, kalite ve verimliliğin artırılması amacıyla getirildiği anlaşılan dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile dayanağı mevzuat hükümlerine uygun olduğu sonucuna varıldığından, anılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ayrıca davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmekte ise de; düzenleme ile planlamadan istisna olarak izin verilebilecek hallerden birinin belirlendiği, kuralın aynı durumda olanlara aynı şekilde uygulanacağı ve 60 yaşını dolduran ve engellilik oranı en az yüzde 60 olan tüm tabiplerin kadro dışı çalışma hakkından faydalanabileceği, bu kapsamda olmayan hekimlerin özel sağlık kuruluşlarında kadrolu olarak çalışmasına hukuken herhangi bir engel olmadığı gözetildiğinde eşitlik ilkesinin ve çalışma hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir.
2) Dava Konusu Özel Hastaneler Yönetmeliğinin, █████/2021 tarih ve 31561 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile geçici 9. maddesine eklenen 5. fıkranın incelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, düzenlemenin yürürlüğe girdiği █████/2021 tarihi itibarıyla kadrosuzluk nedeniyle emekli olup da ek 5. maddenin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamında çalışmakta olan tabipler yönünden geçiş hükmüne yer verilerek, önceki mevzuat döneminde kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayrılan hekimlerden kadro dışı çalışma hakkını elde eden ve düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla fiilen çalışmakta olanların hakları korunmuş olup, önceki düzenleme döneminde elde edilen hakların korunmasına yönelik olarak getirilen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan davacı tarafından, dava konusu işlemlerin 3069 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanuna aykırı olduğu, halen aktif milletvekillerine özel hastanelerde kadro dışı çalışma imkanının tanındığı iddia edilmekte ise de, 3069 sayılı Kanun'un 1. maddesinde; Kanun'un amacının TBMM üyelerinin yapamayacakları görev ve işleri tespit etmek olduğu belirtilmiş, devam eden maddelerinde, TBMM üyelerinin yapamayacakları görev ve işler sayılmış, Kanun'un 3. maddesinin son cümlesinde ise, TBMM üyelerinin serbest mesleklerini icrada, ferdi işletmelerini idarede milletvekilliği unvanlarını kullanamayacakları hükmüne yer verilmiştir. Anılan düzenleme ile kanun koyucu, TBMM üyelerine milletvekili unvanlarını kullanmadan, varsa serbest mesleklerini icra ve ferdi işletmelerini idare etme hususunda izin vermiş ve bu suretle belirtilen şarta uygun olarak yürütüldüğünde, anılan faaliyetlerin milletvekilliği ile bağdaştığı kabul edilmiştir. 3069 sayılı Kanun'un 3. maddesinde ise, TBMM üyelerinin milletvekili unvanlarını kullanmaksızın mesleklerini serbest olarak icra etmelerinde hukuki bir engel bulunmadığının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ancak 3069 sayılı Kanun'un 3. maddesinin, hekim unvanını haiz TBMM üyelerine, Sağlık Bakanlığınca belirlenen kriterlerden bağımsız ve doğrudan özel hastanelerde kadro dışı çalışma hakkı tanındığı şeklinde yorumlanması hukuken olanaklı değildir.
3) Dava konusu bireysel işlemlerin incelenmesi:
Davacı tarafından Ankara ilinde faaliyet göstermekte olan ... Ankara Hastanesinde kadro dışı geçici statüde çalışmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun yukarıda yer verilen gerekçelerle hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendirilerek anılan maddelerdeki şartları sağlamadığından bahisle reddedilmesine yönelik bireysel işlemlerde de hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
█████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle, asıl Yönetmeliğin dava konusu ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi, "60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabipler özel hastanelerde boş kadro şartı aranmaksızın çalışabilir. Bu fıkra kapsamında çalışan hekimler 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilir. Bu kuruluşlardan bir tanesi çalıştığı il dışında planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşu da olabilir." şeklinde değiştirilmiş; aynı Yönetmeliğin 2. maddesiyle de, asıl Yönetmeliğin "İstisnai tabip çalıştırılması" başlıklı geçici 9. maddesine "Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ek 5 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamında çalışmakta olan kadrosuzluk nedeniyle emekli olan tabipler aynı şekilde çalışmaya devam edebilirler. Tabiplerin bu hakları çalıştığı kuruluştan ayrılarak başka kuruluşta çalışmak istemesi halinde de aynı şekilde devam eder." şeklindeki dava konusu 5. fıkra eklenmiştir.
Dava konusu düzenlemelere göre, özel hastanede boş kadro şartı aranmaksızın "60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabipler"in çalışabileceği, kadrosuzluk nedeniyle emekli olup bu kapsamda düzenlemenin yürürlüğe girdiği █████/2021 tarihi itibarıyla çalışmakta olanların aynı şekilde çalışmaya devam edebileceği görülmektedir.
Bakılan davada, bazı tabiplere kadro dışı çalışma imkanı tanınırken esas alınan yaş kriterinin kanuni dayanağının bulunmadığı, tabiplik mesleğinin önem ve özelliği gereği verimli olunan döneminde yürütülecek çalışmalara dava konusu düzenlemeler ile kısıtlama getirildiği, özel sektördeki yetişmiş sağlık insan gücüne olan ihtiyaç dikkate alındığında dava konusu düzenlemeler ile kamu yararının gözetilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kanuni dayanağı bulunmayan dava konusu düzenlemelerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Hukuka aykırılığı ortaya konulmuş olan düzenlemelere dayalı olarak davacının başvurusunun reddi yolunda tesis edilen bireysel işlemlerin de hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenleyici işlemler ve bireysel işlemlerin iptallerine karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!