Danıştay 4. Dairesi, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliğinin bazı maddelerinin iptali istemini, yetki devri, mesleki yeterlilik ve düzenleme eksiklikleri yönünden değerlendiriyor.
Özet: Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliğinin belirli maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, davacı meslek odası tarafından tebliğdeki "proje ilerleme raporu" ibaresinin denetim yetkisi devri anlamına geldiği, koordinatörlük görevinin sadece çevre mühendisleriyle sınırlandırılmasının hukuka aykırı olduğu, mesleki yeterliliğe ilişkin 6. maddenin eksik düzenlendiği ve kamu kurumlarına yönelik lehe düzenlemenin hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir; davalı ise düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunu savunmuş, tetkik hâkimi ise 6. maddenin eksik düzenleme nedeniyle iptaline karar verilmesini, diğer itirazların reddedilmesini önermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No : ██████████Karar No : █████████DAVACI :...Odaları BirliğiVEKİLİ : Av. ...DAVALI : ...Bakanlığı (E-Tebligat)VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...DAVANIN KONUSU :█████/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "ve proje ilerleme raporu" ibaresinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin (Dava dilekçesinde özellikle bu bent yönünden itiraz edildiği görülmüştür.), eksik düzenleme nedeniyle 6. maddesinin, 8. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin ve 9. maddesinin 7. fıkrasının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Tebliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "ve proje ilerleme raporu" ibaresi ile 8. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi yönünden söz konusu düzenlemelerin denetim yetkisinin devri anlamına geldiği, Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden önceki Tebliğde başka meslek mensupları tarafından da koordinatörlük yapılabildiği halde, anılan düzenleme ile yalnızca çevre mühendislerinin koordinatör olabildiği, Tebliğin 6. maddesi yönünden mesleğe icraya yetkili olup olmadığı, kısıtlılık hali bulunup bulunmadığı meslek odasından alınacak bilgi/belgelerle anlaşılacağı, Tebliğin 9. maddesinin 7. fıkrası yönünden kamu kurumuna yönelik lehe düzenlemenin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, anılan düzenlemelerin iptali istenilmiştir.DAVALININ SAVUNMASI : Davalı tarafından, Tebliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "ve proje ilerleme raporu" ibaresi ile 8. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi yönünden yeterlik verilmiş kurum/kuruluşa herhangi bir denetim yetkisinin verilmediği, Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden ÇED sürecinin çevre mühendisliğinin ana çalışma alanı olduğu, koordinatörün çevre mühendisi olması gerektiği, Tebliğin 6. maddesi yönünden idarenin, Anayasaya ve kanunlara -üst normlara- aykırı olmadığı sürece kamu yararı ve hizmet gerekliliklerine uygun düzenleyici işlem tesis edebileceği ve "bir konuda düzenleme yapmaya zorlanamayacağı, bürokrasinin azaltılması ve etkinliğin artırılması gerektiği hususları dikkate alındığında, maddenin bu şekliyle revize edildiği, Tebliğin 9. maddesinin 7. fıkrası yönünden bu kurumlarda çevre birimleri olduğu ve ÇED süreçlerini hazırlayan birimlerin diğer birimlerden ayrıldığı, ÇED süreçlerini yanlış yönlendirmeye yönelik ve kararı etkileyebilecek yanlış bilgi verilmeyeceği belirtilerek düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinde öngörülen koşulların bulunmaması nedeniyle dava konusu Tebliğin; 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "ve proje ilerleme raporu" ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, 8. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ve 9. maddesinin 7. fıkrası yönünden davanın reddine; 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesine aykırı olarak, Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2021 tarih ve E:████████, K:██████████; E:████████, K:██████████ sayılı kararlarında yer verilen gerekçeler dikkate alınmaksızın, eksik düzenlenen Tebliğin 6. maddesinin ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Dava █████/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "ve proje ilerleme raporu" ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, eksik düzenleme nedeniyle 6. maddesi, 8. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ve 9. maddesinin 7. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Çevresel etki değerlendirilmesi" başlıklı 10. maddesinin 4. fıkrasında, "Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmü yer almaktadır. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin "Yeterlik belgesi" başlıklı 26. maddesinde, "Proje tanıtım dosyası, ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu ve proje ilerleme raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlar Bakanlıktan yeterlik belgesi almakla yükümlüdürler. Yeterlik belgesinin verilmesi, yeterlik belgesi verilen kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça düzenlenir." kuralına yer verilmiştir.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri hükmü yer almaktadır. Öte yandan, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla; normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup, bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği gibi üst normun (kanunun) bir konuyu düzenlemesini emrettiği alt normun (yönetmeliğin) bu konuyu düzenlemekten kaçınamayacağını veya bu konuya ilişkin düzenlemenin daha alt bir hukuk normuna (tebliğ, genelge vs.) bırakılamayacağını da içermektedir. Aktarılan Anayasa hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile kanunun yönetmelikte düzenlenmesini emrettiği hükümlere açıklık getirilmesi ve kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesinin amaçlandığı, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin, başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti ve hukuk güvenliği ilkelerine uygun olarak kullanılması gerektiği açıktır. Bu durumda, iptali istenen düzenlemelere konu edilen hususların, 2872 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen emredici hükmü gereğince yönetmelikle düzenlenmesi gerekirken, normlar hiyerarşisi bakımından yönetmeliğin daha alt bir hukuk normu olan Tebliğ ile düzenlenmesinde normlar hiyerarşisine ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :MADDİ OLAY :Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında proje tanıtım dosyası, çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu ve proje ilerleme raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlara ilişkin usul ve esaslar █████/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği" ile düzenlenmiştir.Davalı idare tarafından, söz konusu Tebliğin dayanağını oluşturan ÇED Yönetmeliğinin değişmesi, geçen süreç içerisinde Tebliğin uygulamadan kalkan kısımlarının bulunması ve çevresel etki değerlendirmesi sürecinde sorunlarla karşılaşılması nedenleri ile bürokrasinin azaltılması ve etkinliğin artırılması amacıyla revizeye ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.Bu amaçla yeniden düzenlenen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği" █████/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bakılan dava, Tebliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "ve proje ilerleme raporu" ibaresinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin (Dava dilekçesinde özellikle bu bent yönünden itiraz edildiği görülmüştür.), eksik düzenleme nedeniyle 6. maddesinin, 8. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin ve 9. maddesinin 7. fıkrasının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT:2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler." hükmüne yer verilmiştir. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır." hükmü, 2. maddesinde; "Çevresel etki değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları, ... ifade eder." hükmü, 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı (…) alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. (Ek cümle:19/7/2025-7554/1 md.) Ancak, bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (İptal üçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 15/1/2009 tarihli ve E.:███████, K.:2009/9 sayılı Kararı ile.) Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmü yer almıştır.2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde dayanılarak hazırlanan ve █████/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliğinin "Yeterlik Belgesi" başlıklı 26. maddesinde; "(1) Proje tanıtım dosyası, ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu ve proje ilerleme raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlar Bakanlıktan yeterlik belgesi almakla yükümlüdürler. Yeterlik belgesinin verilmesi, yeterlik belgesi verilen kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça düzenlenir." kuralına yer verilmiştir. Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanan ve █████/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin 1. maddesinde; "(1) Bu Tebliğin amacı, 29/7/2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında proje tanıtım dosyası, çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu ve proje ilerleme raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." kuralı, 2. maddesinde; "(1) Bu Tebliğ; Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında dosya/rapor hazırlayacak kurum/kuruluşlarda aranacak şartlar, başvuruların değerlendirilmesi, çevresel etki değerlendirmesi yeterlik belgesinin verilmesi, vize edilmesi, askıya alınması, iptali ve denetimi ile ilgili hususları kapsar." kuralı, "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde; "(1) Bu Tebliğde geçen; (...) e) Çevresel etki değerlendirmesi yeterlik belgesi: Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu, proje tanıtım dosyası ve proje ilerleme raporu hazırlamak için gerekli şartları taşıyan kurum/kuruluşlara Bakanlık tarafından verilen belgeyi, (...) ifade eder." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar" başlıklı 5. maddesinde; "(1) ÇED yeterlik belgesi almak isteyen kurum/kuruluşun; ... c) Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre görevlendirilen personel haricinde, bu fıkranın (a) bendi kapsamında; beş adet nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış ve en az üç yıl çalışmış olan en az bir koordinatörü sürekli olarak istihdam etmesi zorunludur. Koordinatörün bu madde kapsamında sahip olması gereken toplam ÇED tecrübe konusunun en az üç tanesinin farklı sektöre ait nihai ÇED raporu olması esastır." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinde; "(1) ÇED yeterlik belgesi almak isteyen kurum/kuruluş; unvan, adres ve iletişim bilgilerini sistem üzerinden doldurarak başvurur. Başvuru esnasında aşağıdaki belgelerin ilgili resmi kurumlarca onaylanmış örnekleri eklenir. Bakanlık belgeleri elektronik ortamdan alır veya ilgililerden sisteme yüklemesini ister. Başvuruda; a) Kurum/kuruluşun; çevre konusunda mühendislik, müşavirlik, araştırma, geliştirme, etüt, fizibilite, proje, rapor ve benzeri çalışma konularını belgeleyen kuruluş senedini, ana sözleşmesini, esas sözleşmesini, şirket sözleşmesini veya tüzüğünü içeren Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, b) Başvuru tarihi itibarıyla ilgili il müdürlüğünden en fazla 180 gün önce alınmış yer uygunluk yazısı, c) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında istihdam edilen personelin; mezuniyet belgesi, çevre ile ilgili konularda iş tecrübesini gösterir belge/belgeler, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) veya (b) bentlerinde belirtilen sayıda nihai ÇED raporu/PTD hazırlanmasında görev aldığına dair belge, SGK sigortalı işe giriş bildirgesi veya şirket ortağı ise ortak olduğuna dair belge ve Bağ-Kur hizmet dökümü, ç) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında istihdam edilen personelin; mezuniyet belgesi, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen tecrübe belgesi ve aynı fıkrada belirtilen sayıda nihai ÇED Raporu hazırlanmasında görev aldığına dair belge, SGK sigortalı işe giriş bildirgesi veya şirket ortağı ise ortak olduğuna dair belge ve Bağ-Kur hizmet dökümü, d) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında istihdam edilen personelin, mezuniyet belgesi ve SGK sigortalı işe giriş bildirgesi veya şirket ortağı ise ortak olduğuna dair belge ve Bağ-Kur hizmet dökümü, e) Başvuru bedelinin, Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü hesabına yatırıldığına dair belge, istenir. (2) Kamu kurum ve kuruluşundan başvuru sırasında birinci fıkranın (c), (ç), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen belgeler istenir. Bakanlık belgeleri elektronik ortamdan alır veya ilgililerden sisteme yüklenmesini ister. Kamu kurum ve kuruluşunda çalışan personelden SGK sigortalı işe giriş bildirgesi istenmez. Kamu kurum ve kuruluşundan bu madde kapsamında istenen belgelerde kurum onayı yeterlidir. (3) 5 inci madde kapsamında istihdam edilen personelin, Ticaret Sicil Gazetesinde adı geçen şirket ortaklarının, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında yönetim organı olarak belirtilen şahıslar ile temsile yetkili kılınan şahısların kamu görevinden çıkarılmamış olması gerekir." kuralı, "ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşun yükümlülükleri" başlıklı 8. maddesinde; "(1) ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluş; (...) g) ÇED olumlu kararı verilen proje ile ilgili proje ilerleme raporunu hazırlamak üzere 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birini inceleme yapmak üzere proje alanına göndermekle, yapılacak olan incelemeden en az 5 iş günü öncesinden il müdürlüğüne yazılı bilgi vermekle ve hazırlanan proje ilerleme raporunu inceleme yapan personel ve proje sahibi imzası ile birlikte, ÇED olumlu karar tarihinden itibaren komisyonda belirlenen periyottan en geç 15 gün içerisinde Bakanlığa sunmakla, yükümlüdür." kuralı, "Diğer yükümlülükler ve hususlar" başlıklı 9. maddesinde; "(5) ÇED yeterlik belgesine sahip kurum/kuruluş, kendisi ile aynı vergi numarasına sahip proje sahibine bu Tebliğ kapsamında hizmet veremez. ÇED yeterlik belgesine sahip kurum/kuruluş bünyesinde 6102 sayılı Kanun kapsamında yönetim organı olarak görev alan şahıslar, temsile yetkili kılınan şahıslar veya ortaklar; herhangi bir unvanla görev aldıkları veya ortağı oldukları proje sahiplerine hizmet veremezler. (6) Proje sahibi bünyesinde görev alan hiçbir personel, ilgili projenin ÇED sürecinde proje personeli olarak görev alamaz. (7) ÇED yeterlik belgesine sahip kamu kurum/kuruluşunda, beşinci ve altıncı fıkra hükümleri aranmaz." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Uyuşmazlığa Konu Tebliğin İptali İstenilen Düzenlemelerinin İncelenmesi:Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldıkları kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasadan, tüzükler yürürlüğünü kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Nitekim, belirtilen hiyerarşinin, yönetmelikler bakımından ifadesi niteliğini taşıyan Anayasanın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralına yer verilmiştir. Kanunlar ve Yönetmelikler açısından yukarıda belirtilen bu durum, daha alt düzeyde yer alan diğer hukuksal metinler ve idari işlemler açısından da geçerlidir.Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; çevresel etki değerlendirmesine tâbi projeler ile konuya ilişkin usûl ve esasların, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği düzenlenmiş olup, hem çevresel etki değerlendirmesine tabi projeleri hem de konuya ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ilk olarak █████/1993 tarih ve 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Çeşitli tarihlerde yeniden düzenlenen Çevresel Etki Yönetmeliği, son olarak █████/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tüm ÇED Yönetmeliklerinde de proje tanıtım dosyası, çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu ve proje ilerleme raporu hazırlayacak kurum/kuruluşların, Bakanlıktan yeterlik belgesi almakla yükümlü oldukları, yeterlik belgesi verilmesi, yeterlik belgesi verilen kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların Bakanlıkça yayımlanacak bir tebliğ ile düzenleneceği, kuralı yer almıştır. Dolayısıyla Çevre Kanununa dayalı olarak çıkarılan ÇED Yönetmeliğinde kurum/kuruluşların söz konusu işlemleri yapabilmeleri için yeterlik belgesi alması gerektiği, buna ilişkin usul ve esasların ise Tebliğ ile düzenlenmesi kurala bağlanmış olup, bu yönüyle yeterlik belgesi verilmesi, bu belgeyi alan kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların, Yönetmeliğe uygun olarak Tebliğ ile düzenlenmesinde normlar hiyerarşisine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dava konusu Tebliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "ve proje ilerleme raporu" ibaresi ile 8. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi yönünden; █████/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde; "(1) Bu Tebliğde geçen; (...) e) ÇED Yeterlik Belgesi: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu, Proje Tanıtım Dosyası veya Proje İlerleme Raporu hazırlamak için gerekli şartları taşıyan kurum/kuruluşlara Bakanlık tarafından verilen belgeyi, (...) h) Proje İlerleme Raporu: ÇED Olumlu Kararı alındıktan sonra, komisyonca belirlenen periyotlarda yatırımın başlangıç, inşaat ve işletme sonrasına ilişkin kaydedilen gelişmeleri içeren raporu, ifade eder." olarak tanımlanmıştır.Dava konusu Tebliğin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde ise; "(1) Bu Tebliğde geçen; (...) e) Çevresel etki değerlendirmesi yeterlik belgesi: Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu, proje tanıtım dosyası ve proje ilerleme raporu hazırlamak için gerekli şartları taşıyan kurum/kuruluşlara Bakanlık tarafından verilen belgeyi, (...) ı) Proje ilerleme raporu: Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı alındıktan sonra, komisyonca belirlenen periyotlarda yatırımın inşaat öncesine ve inşaat dönemine ilişkin kaydedilen gelişmeleri içeren raporu, ifade eder." olarak tanımlanmış, "ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşun yükümlülükleri" başlıklı 8. maddesinde; "(1) ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluş; (...) g) ÇED olumlu kararı verilen proje ile ilgili proje ilerleme raporunu hazırlamak üzere 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birini inceleme yapmak üzere proje alanına göndermekle, yapılacak olan incelemeden en az 5 iş günü öncesinden il müdürlüğüne yazılı bilgi vermekle ve hazırlanan proje ilerleme raporunu inceleme yapan personel ve proje sahibi imzası ile birlikte, ÇED olumlu karar tarihinden itibaren komisyonda belirlenen periyottan en geç 15 gün içerisinde Bakanlığa sunmakla, yükümlüdür." kuralına yer verilmiştir.Davacı tarafından, denetim faaliyetinin temelini ve asli unsurunu oluşturan izlemenin proje ilerleme raporuna göre yapıldığı, dava konusu düzenleme ile proje ilerleme raporunun idare dışında ÇED yeterlik belgesi verilmiş kurum ve kuruluşlarca yapılacağının öngörüldüğü, proje ilerleme raporu hazırlamanın esas itibarıyla Bakanlığa hasredilmiş denetim yetkisi kapsamında olduğu, denetim yetkisinin yeterlik verilmiş kuruluşa devrinin ise Anayasa'nın 56. maddesine aykırı olduğu, dolayısıyla denetim yetkisinin devrine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı ile Danıştay kararlarına da aykırı olduğu ileri sürülmektedir.Davalı idare tarafından, Bakanlığın denetim yetkisi ile proje sahibinin proje ilerleme raporu hazırlatma yükümlülüğünün ayrı ayrı belirlendiği, proje ilerleme raporunun taahhütlerin izlenmesine altlık oluşturduğu, yeterlik verilmiş kurum/kuruluşa herhangi bir denetim yetkisinin verilmediği savunulmaktadır."Proje ilerleme raporu" kavramı ilk kez █████/2019 tarih ve 30825 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 1. maddesi ile; █████/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği"nin 4. maddesinin 1. fıkrasına "Proje İlerleme Raporu: ÇED Olumlu Kararı alındıktan sonra, komisyonca belirlenen periyotlarda yatırımın başlangıç, inşaat ve işletme sonrasına ilişkin kaydedilen gelişmeleri içeren raporu" şeklindeki tanımlamayla "(z)" bendi olarak eklenmiş, bu kavramın eklenmesi nedeniyle değişikliğe ilişkin Yönetmeliğin 1. maddesiyle; █████/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği"nin 4. maddesinin 1. fıkrasının "(b) bendinde yer alan Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlar tanımı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu, Proje Tanıtım Dosyası, Proje İlerleme Raporu hazırlamak ve sunmak için gerekli şartları taşıyan kurum/kuruluşları" olarak değiştirilmiş, aynı düzenlemeler, █████/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nde de yer almıştır. Davacı tarafından, dava konusu maddelere ilişkin iddialara benzer yöndeki iddialarla bu düzenlemelerin yer aldığı █████/2019 tarih ve 30825 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in söz konusu maddelerinin iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin E:██████████ sayılı dosyasında açılan davada, anılan Dairenin █████/2021 tarih ve E:██████████, K:██████████ sayılı kararıyla; "Uyuşmazlıkta, şimdiye kadar yapılan düzenlemelerin iptaline ilişkin yargı kararlarında ilk olarak vurgulanan husus, Yönetmeliklerde "Bakanlıkça yetki verilmiş kurum/kuruluşlar"ın izleme ve kontrolü raporlama çalışmalarını yapan (2013 tarihli ÇED Yönetmeliği), izleme ve kontrol çalışmalarına yardımcı olacak raporlamaları yapan (2014 tarihli ÇED Yönetmeliği), yatırım sürecinde kaydedilen gelişmelere ilişkin bilgilendirmeyi yapan (2016 tarihli ÇED Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına ilişkin Yönetmelik) şeklindeki düzenlemelerle söz konusu kurum/kuruluşlara, idare adına denetim niteliği taşıyan yetkinin verildiği, ancak Anayasa Mahkemesi kararı gereği, yasal dayanak bulunmaksızın, üçüncü kişilerin denetimine yönelik yetki kullanılmasının mümkün olmadığı hususudur. Bu nedenle, değişikliğe ilişkin Yönetmeliğin dava konusu maddelerinde, yeterlik verilmiş kurum/kuruluşa idare adına denetim niteliğinde bir yetki verilip verilmediğinin öncelikli olarak incelenmesi gerekmektedir. Dava konusu Yönetmelikle, önceki Yönetmeliklerden farklı olarak yeterlik verilmiş kurum/kuruluşa proje ilerleme raporu hazırlama ve sunma yetkisinin verildiği görülmüştür. Proje ilerleme raporunun, ÇED Olumlu kararı alındıktan sonra belli periyotlarla yatırımın başlangıç, inşaat ve işletme sonrasına ilişkin kaydedilen gelişmeleri içeren rapor olduğunun, izlemenin, proje ilerleme raporuna göre yapılan değerlendirmeleri ifade ettiğinin, denetimin ise izleme neticesinde gerek ÇED Gerekli Değildir kararının dayanağı proje tanıtım dosyasında (PTD'de) gerekse ÇED Olumlu kararının dayanağı ÇED raporunda verilen taahhütlerin fiili durumda yerine getirilip getirilmediğine yönelik çalışmaları kapsadığının ve izlemenin ve denetimin dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesiyle değiştirilen mevcut Yönetmeliğin 18. maddesinin 1. fıkrasında açıkça Bakanlıkça yapılacağının düzenlendiği dikkate alındığında, proje ilerleme raporu hazırlanmasının, projenin başlangıç aşamasından işletme sonrası aşamaya kadar yürütülmesine ilişkin sadece veri toplama niteliğinde olduğu, raporun (izleme ve denetim kapsamında yapılan) verilen taahhütlerin yerine getirilip getirilmediğine yönelik bir değerlendirmeyi veya analizi içermediği, başka bir deyişle, değişikliğin sahada yapılan uygulamaların Bakanlığa bildirimine yönelik olduğu, dolayısıyla dava konusu düzenleme ile yeterlik verilmiş kurum/kuruluşa idare adına denetim niteliğinde sayılabilecek bir yetkinin verilmediği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlıkta her ne kadar, mülga ÇED Yönetmeliği ile mülga ÇED Yeterlik Tebliğinde proje ilerleme raporu; ÇED Olumlu Kararı alındıktan sonra, komisyonca belirlenen periyotlarda yatırımın başlangıç, inşaat ve işletme sonrasına ilişkin kaydedilen gelişmeleri içeren raporu olarak tanımlanmaktayken, gerek yürürlükteki █████/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nde, gerekse dava konusu Tebliğde Proje İlerleme Raporu; Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı alındıktan sonra, komisyonca belirlenen periyotlarda yatırımın inşaat öncesine ve inşaat dönemine ilişkin kaydedilen gelişmeleri içeren raporu olarak tanımlanmış ise de, davacının dava konusu maddelerin, proje ilerleme raporunun kapsamının değiştiği iddiasından ziyade, denetim yetkisinin devredildiği iddiasıyla iptalinin istenildiğinden, bu yönüyle yapılan yargılamada, yukarıda özetine yer verilen yargı kararında olduğu gibi, proje ilerleme raporunun, veri toplama niteliğinde olduğu, raporun (izleme ve denetim kapsamında yapılan) verilen taahhütlerin yerine getirilip getirilmediğine yönelik bir değerlendirmeyi veya analizi içermediği, dolayısıyla dava konusu düzenleme ile yeterlik verilmiş kurum/kuruluşa idare adına denetim niteliğinde sayılabilecek bir yetkinin verilmediği gibi, yetkilendirilmiş kurum/kuruluşun, ÇED Olumlu kararı verilen proje ile ilgili proje ilerleme raporunu hazırlamak üzere, Tebliğde sayılan personeli inceleme yapmak üzere proje alanına göndermesi, inceleme öncesinde konuya ilişkin il müdürlüğüne yazılı bilgi vermesi ve hazırlanan proje ilerleme raporunun Bakanlığa sunması şeklindeki yükümlülüklerin de denetim yetkisi kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.Bu itibarla, dava konusu düzenlemede, 2872 sayılı Kanunun, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlama amacına, hukuka ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir. Dava konusu Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden;█████/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar" başlıklı 5. maddesinde; (1) ÇED Yeterlik Belgesi almak isteyen kurum/kuruluşların; a) Kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve en az yirmi beş PTD/nihai ÇED Raporu hazırlanmasında veya en az on İDK toplantısında görev almış olan en az iki çevre mühendisini sürekli olarak istihdam etmeleri, b) Bu bendin birinci, ikinci ve üçüncü alt bentlerinde belirtilen meslek gruplarından, kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve en az yirmi beş PTD/nihai ÇED Raporu hazırlanmasında veya en az on İDK toplantısında görev almış, farklı meslek dallarından olmak üzere lisans düzeyinde mezun olmuş en az iki personeli sürekli olarak istihdam etmeleri, 1) Çevre Mühendisliği bölümü hariç olmak üzere mühendislik veya mimarlık fakültelerinden mezun olanlar, 2) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokul veya fen-edebiyat fakültelerinin; fizik, kimya, matematik, istatistik, biyoloji bölümleri ile ziraat, peyzaj mimarlığı, jeoloji, hidrojeoloji, zootekni, veteriner hekim bölümlerinden lisans düzeyinde mezun olanlar, 3) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokulların; arkeoloji, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, işletme, ekonomi, maliye, hukuk, iktisat, ekonometri, sosyoloji bölümlerinden lisans düzeyinde mezun olanlar, c) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre görevlendirilen personel haricinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a) veya (b) bendi kapsamında en az üç yıl çalışmış ve bu bentlerden herhangi birinde en az beş adet nihai ÇED Raporu hazırlanmasında veya on adet İDK toplantısında görev almış olan en az bir koordinatörü sürekli olarak istihdam etmeleri zorunludur." kuralına yer verilmiştir.Dava konusu Tebliğin "ÇED yeterlik belgesi başvurularında aranacak şartlar" başlıklı 5. maddesinde ise; (1) ÇED yeterlik belgesi almak isteyen kurum/kuruluşun; a) Kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve bu fıkranın (ç) bendi kapsamında en az yirmi beş PTD/nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış olan en az iki çevre mühendisini sürekli olarak istihdam etmesi, b) Bu bendin birinci, ikinci ve üçüncü alt bentlerinde belirtilen meslek gruplarından, kamu veya özel sektörde çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış ve bu fıkranın (ç) bendi kapsamında en az yirmi beş PTD/nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış, farklı meslek dallarından olmak üzere lisans düzeyinde mezun olmuş en az iki personeli sürekli olarak istihdam etmesi, 1) Çevre mühendisliği bölümü hariç olmak üzere mühendislik veya mimarlık fakültelerinden mezun olanlar. 2) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokul veya fen-edebiyat fakültelerinin; fizik, kimya, matematik, istatistik, biyoloji bölümleri ile ziraat, peyzaj mimarlığı, jeoloji, hidrojeoloji, zootekni, veterinerlik bölümlerinden mezun olanlar. 3) Fakülte, akademi veya dört yıllık yüksekokulların; arkeoloji, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, işletme, ekonomi, maliye, hukuk, iktisat, ekonometri, sosyoloji bölümlerinden mezun olanlar. c) Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre görevlendirilen personel haricinde, bu fıkranın (a) bendi kapsamında; beş adet nihai ÇED raporu hazırlanmasında görev almış ve en az üç yıl çalışmış olan en az bir koordinatörü sürekli olarak istihdam etmesi zorunludur. Koordinatörün bu madde kapsamında sahip olması gereken toplam ÇED tecrübe konusunun en az üç tanesinin farklı sektöre ait nihai ÇED raporu olması esastır." kuralına yer verilmiştir.Davacı tarafından, ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşlarında sadece çevre mühendislerinin koordinatör olabileceğinin düzenlendiği, birliğe bağlı odaların farklı meslek mensuplarınca da koordinatörlük görevinin yürütüldüğü, çok disiplinli bir süreç olduğu, dolayısıyla koordinatörlük görevinin sadece çevre mühendisine hasredilmesine yönelik düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, daha önce başka meslek mensupları tarafından da yapılabildiği, Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.Davalı idare tarafından, diğer mühendislerin çalışmasını engelleyen bir hüküm olmadığı, sadece doğaya sahip olduklarını geri vermeyi önceleyen çevre mühendisinin koordinatör olarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ÇED sürecinin çevre mühendisliğinin ana çalışma alanı olması nedeniyle koordinatörün çevre mühendisi olması gerektiği, diğer meslek disiplinlerinin mesleki çalışma alanı ve sorumluluk konularının bu görevi yerine getirmek için yeterli olmadığı yönünde çevre mühendisleri odasının görüşünün bulunduğu ve bu görüşün kabul gördüğü savunulmuştur.Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları barındıran çevresel etki değerlendirmesi süreci, Tebliğ tarafından belirlenen farklı meslek disiplinleri tarafından oluşturulan rapor bütünüdür. Rapor koordinatörü ise ÇED raporunun değerlendirilmesi, yönetilmesi ve ilgili uzmanlık alanları tarafından oluşan çalışma ekibi ve verilerin koordinasyonu ve çevresel etkilerin, risklerin değerlendirilmesi sürecinde raporun bütününe yönelik sorumludur. Nitekim Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında; koordinatörün, ÇED başvuru dosyasının veya ÇED raporunun veya PTD’nin tamamında yer alan bilgilerin, diğer personel ise sorumlu olduğu bölümdeki bilgilerin doğruluğunu sağlamakla yükümlü oldukları düzenlenmiştir.Uyuşmazlıkta, her ne kadar mülga Tebliğde, çevre mühendisleri dışında Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamındaki meslek disiplinlerinin de koordinatör olabilmeleri mümkün iken, dava konusu madde kapsamında yalnızca çevre mühendislerinin koordinatör olabileceği düzenlenmiş ise de, rapor koordinatörünün raporun bütününe yönelik sorumluluğunun bulunduğu, çevresel risk ve etkilerin belirlenmesi, yönetimi ve değerlendirilmesi konusunda çevre mühendisliğinin ana uzmanlık dalı olduğu, çevre mühendisliği dışındaki meslek disiplinlerinin de zorunlu istihdamını öngören diğer düzenlemelerin varlığı dikkate alındığında, koordinatörün yalnızca dava konusu maddede öngörülen şartları taşıyan çevre mühendislerinden istihdam edilmesine yönelik düzenlemede, Anayasanın eşitlik ilkesine, hukuka ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.Dava konusu Tebliğin eksik düzenleme nedeniyle 6. maddesine gelince;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmü düzenlenmiştir. █████/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin "ÇED yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesinin isteneceği düzenlenmiş, bu düzenlemenin iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin E:████████ ve E:████████ sayılı dosyalarında açılan davalarda, sırasıyla Dairenin █████/2021 tarih ve E:████████, K:██████████; E:████████, K:██████████ sayılı kararlarıyla; "Yeterlik belgesi almak için başvuru yapan kurum/kuruluşta birden fazla meslek grubunun çalışması imkan dahilinde olmasına rağmen, yeterlik belgesi başvurusunda herhangi bir odadan alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesinin yeterli bulunması ile, bu kurum/kuruluşta çalışanlardan birine ait geçerli bir mühendis-müşavirlik veya büro tescil belgesine istinaden, odaya herhangi bir sebeple kaydını yaptırmayan veya kaydı silinen, geçici olarak meslekten uzaklaştırılan kişilerin dolaylı olarak görevlerini icra etmelerine yol açabileceği" gerekçesiyle düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.Dava konusu Tebliğin "ÇED yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinde ise; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi istenilmesine yönelik bir düzenlemeye yer verilmemiştir.Davacı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesinin E:████████ ve E:████████ sayılı dosyalarında açılan davalarda verilen iptal kararlarının gereklerinin yerine getirilmediği, nitekim mülga Tebliğde düzenlemenin, yetersiz olduğu sonucuna varılması nedeniyle iptal edildiği halde, dava konusu Tebliğde bu konuda herhangi bir hususa yer verilmeyerek tamamen eksik düzenleme yapıldığı belirtilerek anılan maddenin iptali istenilmiştir.Davalı idare tarafından, Bakanlıkça HİSS (hizmetlerin iyileştirilmesi ve süreçlerin sadeleştirilmesi) çalışmalarının yürütüldüğü, 6. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde zaten çevre konusunda mühendislik işi yapma yetkisinin olup olmadığının ve E-devletten mezuniyet belgelerinin kontrol edildiği belirtilerek düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.Uyuşmazlıkta; Danıştay Altıncı Dairesinin E:████████ ve E:████████ sayılı dosyalarında açılan davalarda, sırasıyla Dairenin █████/2021 tarih ve E:████████, K:██████████; E:████████, K:██████████ sayılı kararlarıyla; "Yeterlik belgesi almak için başvuru yapan kurum/kuruluşta birden fazla meslek grubunun çalışması imkan dahilinde olmasına rağmen, yeterlik belgesi başvurusunda herhangi bir odadan alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesinin yeterli olmayacağının açıkça belirtildiği dikkate alındığında, yeterlik belgesi almak için başvuru yapan kurum/kuruluşta çalışan birden fazla meslek grubunun bulunması halinde kurum/kuruluşun bünyesinde istihdam edilen tüm meslek gruplarına ait mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi sunulması gerekmekte olup, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca anılan Daire kararlarının gerekçesi dikkate alınmaksızın, söz konusu maddenin eksik düzenlendiği sonucuna varılmıştır.Dava konusu Tebliğin 9. maddesinin 7. fıkrasına gelince; Tebliğin "Diğer yükümlülükler ve hususlar" başlıklı 9. maddesinin 7. fıkrasında; "ÇED yeterlik belgesine sahip kamu kurum/kuruluşunda, beşinci ve altıncı fıkra hükümleri aranmaz." kuralına yer verilmiştir.Davacı tarafından, özel sektöre kısıtlama getirilirken, kamu kurumu lehine düzenlemeler getirildiği, nitekim çevresel etki değerlendirmesini yürütecek personelin proje sahibinin etki ve baskı altında kalmasının engellenmesine yönelik düzenlemelerden muaf tutulduğu, oysaki çevrenin korunmasına yönelik önlemlerden kamu kurumunun muaf tutulmasını gerektiren bir yönünün bulunmadığı belirtilerek, düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.Davalı idare tarafından, halihazırda yetkilendirilmiş kamu kuruluşları; MTA, Karayolları Genel Müdürlüğü, DSİ, TEİAŞ olup, kendi kurumlarına ait ÇED süreçlerini yönettikleri, bu kurumların ÇED kararlarının özel sektöre ait projelerin ÇED kararlarına göre azınlıkta olduğu, bu kurumlarda çevre birimleri olduğu ve ÇED süreçlerini hazırlayan birimlerin diğer birimlerden ayrıldığı, ÇED süreçlerini yanlış yönlendirmeye yönelik ve kararı etkileyebilecek yanlış bilgi verilmeyeceği dikkate alındığında, düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.Uyuşmazlıkta; çevrenin korunmasına yönelik uygulamaların Devlet kurumlarının tamamının temel amaçlarından biri olduğu dikkate alındığında, yetkilendirilmiş kamu kurumunun kendi yürüttüğü projeyle ilgili ÇED süreçlerinde yanlış yönlendirmeye veya kararı etkileyebilecek nitelikte bilgi vermeyeceğinin kabulünün gerektiği gibi, emeklilik/birim değişikliği gibi durumlarda personel sayısının zaman zaman azalabileceğinden kamu yararı adına yürütülen projeyle ilgili hizmetlerin aksamaması gerektiği hususu da dikkate alındığında, Tebliğin 9. maddesinin 5. ve 6. fıkralarında çevrenin korunması amacına yönelik (özel sektör bakımından) alınan tedbirlerden yetkilendirilmiş kamu kurumunun muaf tutulmasına ilişkin dava konusu düzenlemede Anayasanın eşitlik ilkesine, hukuka ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Tebliğin eksik düzenleme nedeniyle 6. maddesinin Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla İPTALİNE, 2. Dava konusu Tebliğin; 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "ve proje ilerleme raporu" ibaresi ile 8. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi yönünden Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla DAVANIN REDDİNE, 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile 9. maddesinin 7. fıkrası yönünden ise oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE,3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin; haklılık durumu dikkate alınarak takdir edilen ...-TL'sinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, ...-TL'sinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya, ...-TL vekâlet ücretinin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,5. Varsa posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde karar verildi.(X) KARŞI OY : Dava; █████/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"n 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "ve proje ilerleme raporu" ibaresi ile 8. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.Dava konusu Tebliğin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde ise; "(1) Bu Tebliğde geçen; (...) e) Çevresel etki değerlendirmesi yeterlik belgesi: Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu, proje tanıtım dosyası ve proje ilerleme raporu hazırlamak için gerekli şartları taşıyan kurum/kuruluşlara Bakanlık tarafından verilen belgeyi, (...) ı) Proje ilerleme raporu: Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı alındıktan sonra, komisyonca belirlenen periyotlarda yatırımın inşaat öncesine ve inşaat dönemine ilişkin kaydedilen gelişmeleri içeren raporu, ifade eder." olarak tanımlanmış, "ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluşun yükümlülükleri" başlıklı 8. maddesinde; "(1) ÇED yeterlik belgesi alan kurum/kuruluş; (...) g) ÇED olumlu kararı verilen proje ile ilgili proje ilerleme raporunu hazırlamak üzere 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) bentlerinde belirtilen personelden en az birini inceleme yapmak üzere proje alanına göndermekle, yapılacak olan incelemeden en az 5 iş günü öncesinden il müdürlüğüne yazılı bilgi vermekle ve hazırlanan proje ilerleme raporunu inceleme yapan personel ve proje sahibi imzası ile birlikte, ÇED olumlu karar tarihinden itibaren komisyonda belirlenen periyottan en geç 15 gün içerisinde Bakanlığa sunmakla, yükümlüdür." kuralına yer verilmiştir.Davacı tarafından, denetim faaliyetinin temelini ve asli unsurunu oluşturan izlemenin proje ilerleme raporuna göre yapıldığı, dava konusu düzenleme ile proje ilerleme raporunun idare dışında ÇED yeterlik belgesi verilmiş kurum ve kuruluşlarca yapılacağının öngörüldüğü, proje ilerleme raporu hazırlamanın esas itibarıyla Bakanlığa hasredilmiş denetim yetkisi kapsamında olduğu ileri sürülmüş iken, davalı idare tarafından, Bakanlığın denetim yetkisi ile proje sahibinin proje ilerleme raporu hazırlatma yükümlülüğünün ayrı ayrı belirlendiği, proje ilerleme raporunun taahhütlerin izlenmesine altlık oluşturduğu, yeterlik verilmiş kurum/kuruluşa herhangi bir denetim yetkisinin verilmediği savunulmuş ise de, proje ilerleme raporunun yukarıda yer verilen tanımı dikkate alındığında, Bakanlıkça (ÇED raporunda görev almamış olsa dahi) yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlar tarafından hazırlanacak proje ilerleme raporunun, Bakanlıkça yapılması gereken denetimin asli bir unsuru niteliğinde olduğu, dava konusu düzenleme ile yasal dayanak bulunmaksızın, söz konusu kuruluşlarca idare adına denetim yapılması ve rapor hazırlanmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu itibarla, idarenin denetim yetkisinin devri niteliğinde olan dava konusu düzenlemelerde hukuka uyarlık bulunmadığından, bu düzenlemelerin iptali gerektiği karşı oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına belirtilen kısım yönünden katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : Dava; █████/2022 tarih ve 32060 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği"nin eksik düzenleme nedeniyle 6. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; " (...) İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler. (...)" hükmüne yer verilmiştir.Uyuşmazlıkta, her ne kadar davacı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesinin E:████████ sayılı dosyasında verilen iptal kararının gereğinin yerine getirilmediği, nitekim mülga Tebliğde düzenlemenin, yetersiz olduğu sonucuna varılması nedeniyle iptal edildiği halde, dava konusu Tebliğde bu konuda herhangi bir hususa yer verilmeyerek tamamen eksik düzenleme yapıldığı belirtilerek anılan maddenin iptali istenilmiş ise de, mimarlık mühendislik hizmeti sunabilmek için odaya kaydının zorunlu olduğu, oda kaydının silinen veya büro tescil belgesi iptal edilenlerin meslek odaları tarafından bakanlığa iletildiği, bu kişi veya kuruluşların kayıt ve sicillerinin tutulmasının Bakanlığın değil, TMMOB yetkisinde olduğu, ÇED yeterlik tebliğ belgesi verilen kurum/kuruluşlarda Tebliğ kapsamında görev yapan personel bilgilerinin, belgesi iptal edilenlerin, askıya alınanların internet adresinde güncel olarak yer aldığı, bu bilgilere kolaylıkla ulaşılabildiğinden oda kaydı silindiğinde meslek odalarının kolaylıkla bilgileri iletebileceği, ayrıca Bakanlıkça HİSS (hizmetlerin iyileştirilmesi ve süreçlerin sadeleştirilmesi) çalışmalarının yürütüldüğü, 6. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde zaten çevre konusunda mühendislik işi yapma yetkisinin olup olmadığının kontrol edildiği, ayrıca E-devletten mezuniyet belgelerinin kontrol edildiği anlaşılmaktadır.Bu itibarla; yukarıda yer verilen hüküm gereği, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği dikkate alındığında, davalı idarenin yargı kararı ile düzenleme yapmaya zorlanamayacağı, dolayısıyla davanın reddi gerektiği karşı oyu ile aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.