Denizli Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklanan ve kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında asliye hukuk ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığını TTK hükümleri doğrultusunda çözüme kavuşturuyor.
Özet: Yargı yerinin belirlenmesi talebiyle gönderilen bir dosyada, taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı icra takibine ilişkin menfi tespit davasında, asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri ayrı ayrı görevsizlik kararı vermişlerdir; üst mahkeme, davanın Türk Ticaret Kanununda belirtilen mutlak veya nispi ticari dava kriterlerine uyup uymadığını, özellikle tarafların tacir olup olmadığı ve işin ticari işletmeyle ilgisi gibi hususları değerlendirerek davaya bakmaya görevli mahkemeyi belirlemeyi amaçlamaktadır.

T.C.DENİZLİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ...KARAR NO : ...KARAR TARİHİ : █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : DR. ... (...)ÜYE : ... (...) * ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : ... Esas ... KararİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ... Esas ...Karar DAVACI : ... -... DAVALI : ... -... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi ve .... Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZETİ:.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile; "1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE; görev hususunun HMK 114/1-c hükmü kapsamında "dava şartı" niteliğinde olması nedeniyle HMK m. 115/2 hükmü uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Yetkili ve görevli mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin olduğuna,3-HMK m. 20/1 hükmü uyarınca, işbu kararın kesinleşmesinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu ve talebi halinde dosyanın görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar verilmiştir..... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile;" tarafların tacir olmaması ve hayvan alım satımı konusundaki temel ilişkiye dayalı düzenlenen senetten dolayı açılan dava salt kambiyo hukuku davası olmadığından, mahkememiz görevsiz olup, karşı görevsizlik kararı verilerek ...sliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, 1-Davaya bakma görevinin mahkememize ait olmadığı değerlendirilmekle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile, mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 sayılı HMK:nun 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin ....ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE" denilmiş ve ayrı ayrı verilen görevsizlik kararları üzerine yargı yeri belirlenmesi için dosya Dairemize gönderildiği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 22 ve 23. maddeleri gereğince dairemizin davaya bakmakta görevli olduğu anlaşılmıştır.Somut olayda; dava kambiyo senedine dayalı icra takibinde menfi tespit istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanununun (TTK) 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Bu açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında; taraflar arasında temel ilişkiye dayalı olarak menfi tespit isteminde bulunulduğu, tarafların tacir olmadığının anlaşıldığı ve bu durumda uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklanması davayı tek başına ticari dava haline getirmeyeceği açık olduğundan uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Bu nedenlerle; davanın açıldığı ilk mahkeme olan ...Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince .... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Dr. ...Başkan... ...Üye... ...Üye... ...Katip ...