Denizli Bölge Adliye Mahkemesi, Asliye Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Arasındaki Trafik Kazası Tazminat Davasında Yaşanan Olumsuz Görev Uyuşmazlığına İlişkin Yargı Yeri Belirleme Kararı.
Özet: Davacı motosiklet sürücüsünün, davalı şirkete ait araçla karıştığı trafik kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açtığı davada, bir asliye hukuk mahkemesi davacının kurye faaliyetlerini ve davalının ticari kimliğini esas alarak davanın ticari niteliğini vurgularken, diğer bir asliye ticaret mahkemesi ise davacının tacir sıfatına sahip olmaması ve aracının hususi niteliği gerekçeleriyle davanın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiğini belirtmiştir; böylece ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü ve görevli yargı yerinin tespiti için dosya üst mahkemeye intikal etmiştir.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : DR...
ÜYE : ...
ÜYE :...*
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2026
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2026
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av....
İHBAR OLUNAN : 1 -...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : 2 -...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : 3 -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi ve.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZETİ:
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile; "Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen dosya, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet ile davalı şirketin maliki olduğu .... plakalı araç arasında █████/2022 tarihinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının eldeki dava ile olay nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep ettiği, davalı vekilinin savunmasında olayda davacının kusurlu olduğunu da belirtmek suretiyle davanın reddini talep ettiği, davalının bir ticaret şirketi olduğu, davacının tabi olduğu ... Vergi Dairesinin █████/2024 tarihli cevabi yazısında davacının olay tarihi itibarıyla kurye hizmetleri alanında mükellefiyet kaydının bulunduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu, davalının ikinci sınıf tacir olduğunun bildirildiği, her iki taraf tacir olduğundan uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerini ilgilendirdiği, TTK'nun 4/1 maddesine göre nispi ticari dava mahiyetindeki eldeki davada davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, görev hususu kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemenin görevli olup olmadığını resen dikkate alması gerektiği, bu kapsamda mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve taraflarca süresi içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. " şeklinde karar verilmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile; "Bu açıklamalar doğrultusunda, asliye ticaret mahkemelerinin görev hususunun ticari iş esasına göre değil; ticari işletme esasına göre belirlenmesi gerektiği, davalı taraf tacir sıfatına haiz ise de anılan davanın ticari dava olarak kabul edilebilmesi için davacının da tacir olması ya da davanın davacının ticari işletmesiyle ilgili olması gerektiği, mahkememizce davacının tacir olup olmadığına dair araştırmanın yapıldığı, ilgili yerlere müzekkere yazıldığı, müzekkere cevaplarının incelenmesinde dava tarihi itibariyle davacının tacir sıfatının bulunmadığı, davacının gelirinin Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinde belirtilen sınırları aşmadığı, davacının aracının da hususi araç olduğu, davanın ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, davacının aracını ticari faaliyette kullanıyor (her ne kadar davacı tacir sıfatına haiz olmasa da esnaf olması nedeniyle) olması da dikkate alındığında aracın ticari niteliği nedeniyle tüketici mahkemelerinin görevli olmadığı da dikkate alınarak işbu davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olması nedeniyle mahkememizce görevsizlik kararı verilmiştir. İşbu dosyanın mahkememize görevsizlik kararı ile gelmesi nedeniyle .... Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğundan aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiş ve ayrı ayrı verilen görevsizlik kararları üzerine yargı yeri belirlenmesi için dosya Dairemize gönderildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
HMK.nın 22 ve 23. maddeleri gereğince Dairemizin davaya bakmakta görevli olduğu anlaşılmıştır. HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede:
Dava, trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 2.maddesinde "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Dosya kapsamındaki ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün █████/2026 tarihli cevabi yazısına göre davacının █████/2022 ile █████/2023 tarihleri arasında kurye faaliyetleri mükellefi olduğu, 2022 ve 2023 takvim yılı içerisinde İşletme Hesabı Esasına göre vergilendirildiği, 2022, 2023 yılı yıllık gelir vergisi beyannamesi işletme hesabı özetinde beyan gayrisafi hasılat tutarlarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesindeki yasal limitleri aşmadığının tespit edildiği, davalının ise davalı tüzel kişi tacir olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tacir olsa bile davacının tacir olmadığı ve uyuşmazlığın da davacı tarafın ticari işletmesi ile ilgili ticari iş olmadığı anlaşılmaktadır.
TTK'nın 5. maddesine göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığından, somut uyuşmazlığın genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerekir.
Buna göre, .... Asliye Hukuk Mahkemesince işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilemesi doğru görülmemiştir. ...Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21 ve 22. maddeleri gereğince .... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
2-Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026
tarihinde oy birliği ile karar verildi
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Dr. ...
Başkan
...
¸e- imzalıdır
...
Üye
...
¸e- imzalıdır
...
Üye
...
¸e- imzalıdır
...
Katip
...
¸e- imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!