Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde, hizmet sözleşmesine aykırı olarak 55 tonluk vincin bakım ve revizyonunun eksik ifa edildiği iddiasıyla açılan tazminat davası yargılaması.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacının davalıya yaptırdığı vincin bakım, tamir ve revizyon işlemlerinin eksik ve hatalı yapıldığı iddiasıyla açtığı tazminat davasıdır; davacı, teslim aldığı vincin vaat edilen işlemlerin yapılmaması veya yetersiz yapılması nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini, bu durumun ihtarname ve arabuluculuk yoluyla çözülememesi üzerine dava açtığını belirtirken, davalı ise vincin ikinci el ve çalışmaz durumda alındığını, kendi uzmanlık alanına giren tamirleri faturalandırılan şekilde yaptığını, diğer işlerin ise davacının kontrolünde olduğunu savunmaktadır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete ait ... markalı 55 Tonluk vincinin bakım, tamir ve komple revizyon işlemleri için davalı yan ile anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma uyarınca karşı yan tüm bu bakım, tamir ve komple revizyon işlemlerini eksiksiz yapacağını beyan ettiğini, ancak vinç için yapılacağı söylenen işlemler tam ve eksiksiz yapılmış bazı işlemler ise hiç yapılmadığından müvekkilinin vinci kullanılamaz hale geldiğini, iş bu nedenle huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, vincin bakım, tamir ve komple revizyon işlemleri davalı tarafından yapılması konusunda anlaşıldığını, bu tamir işlemlerinin yapıldığına ilişkin taraflar arasında mesajlaşma kayıtları ve tamir edildiğine dair videolar müvekkiline gönderildiğini, davalı yanın gerekli tamir işlemlerine başladığını, yaptığı tamir işlemlerine ilişkin olduğunu öne sürdüğü resimler ve videolar ile birlikte müvekkiline göndererek müvekkilden tamir işlemleri için fatura keserek para istediğini, müvekkilinin gelen faturalara istinaden ödemelerini yaptığını, ancak sonrasında müvekkili aslında işlem yapılmadığını, yapılan işlemlerin ise vaat edilen şekilde eksiksiz ve tam yapılmadığı ortaya çıktığını, davalı yanının müvekkiline yapılan ve yapılacak işlemlere ilişkin ... numaralı faturayı düzenlediğini, ilgili faturada yapıldığı belirtilen ve yapılacağı belirtilen 'Aktarma, Kasa Eteklerini Giydirme, Tesisat Bakımı, Ağırlık 200 milim, Kabin, Kabin Sebbaşı ve Hortum, Elektrik Tesisat, Yağ Tankı, Kulaklar Çatlak Kaynak, 2 Kırma Mekanik, Pompa, Hidrolik Yağ 27 Adet, Pulungu Tadilatı, Hortum Kılıf, Ağırlık Tadilat, 2 Kırma L ve Borusu, Hortum Tombul Makara, 12li Elektrik Beyin, İkiz Yük Tutma 3/4, Kanca NR, Kaldırma 2, Kırma 2' işlemlerinin tam ve eksiksiz yapıldığı belirtilerek müvekkile vincini teslim ettiğini, davalının ... markalı 55 Tonluk vincinin bakım, tamir ve komple revizyon işlemlerinin tam ve eksiksiz yapıldığını beyan ederek vinci müvekkile teslim ettiğini, müvekkilinin vinci teslim aldıktan sonra tam eksiksiz teslim aldığını düşünerek vinci işe gönderdiğini, ancak gönderilen işte vinç çalışamadan arıza verdiğini, vincin arıza verdiğinde yapılan kontrolde vinç için yapıldığı söylenen işlemlerin tam ve eksiksiz yapılmadığı gibi çoğu işlemin ise hiç yapılmadığı ortaya çıktığını, müvekkilinin vincinde yapılmayan işlemler ve eksik yapılan işlemler nedeniyle vincin kullanılamaz hale geldiğini, davalı yanın müvekkilinin vincini tamir etmediği gibi tamir etmiş olarak gösterip müvekkiline vincini teslim ettiğini, müvekkilinin bunun üzerine davalıya bildirimde bulunarak eksik, hatalı ve eksiksiz yapılmayan tamir işlemlerinin yeniden yapılmasını talep ettiğini, ancak davalı, müvekkilin bu talebine olumsuz yanıt verdiğini, bunun üzerine önce davacı, Karşıyaka . Noterliği ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderdiğini, davalı ihtara rağmen gerekli tamir işlemlerini yapmaması üzerine uyuşmazlığı barışçıl yollarla çözebilmek adına Ticari Dava Şartı Arabuluculuk ... dosyası ile davalı ile uyuşmazlığı çözüme kavuşturmak istemiş ancak taraflar anlaşamadıklarını, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin vinci için tam ve eksiksiz yapılmayan işlemlere ilişkin olarak müvekkilinin vincinde meydana gelen hasarın belirlenmesine belirlenen hasarın 01.02.2025 tarihinden itibaren banka mevduatlarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsine, yargılama giderleri ile ilam vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı 2024 yılı Aralık ayı sonlarında Konya'da 2. El hidrolik vinç satın aldığını, davacı nispeten çalışmaz durumdaki vinci 2. El hidrolik alım-satımı yapan ... satın aldığını, çünkü müvekkilinin o dönemde ... (davacı firma sahibini) henüz tanımadığını, ... ve davacı tamir için piyasadan çeşitli teklifler aldığını ve müvekkilinden de fiyat istediğini, o zaman için bakım ve tamir için fiyat araştırması yapıldığını, müvekkilden de tamir için fiyat teklifi aldığını ve taraflar anlaştıklarını, müvekkilinin 2024 yılı Aralık ayında kendi ustalık alanlarıyla ilgili olarak yapılması gerekenleri yaptığını ve mevcut █████/2025 tarihli faturada belirtilen Makine Aktarma Hidrolik Silindir Mekanik Bom Yapımı ve Ağırlık Bakımını gerçekleştirdiğini, davacıya ait hidrolik vinç boya,kaporta,akesuar ve elektrik işi için de davacı ... , kontrolünde ve denetiminde, farklı işyerlerinde farklı ustalar tarafından işçilik ve hizmet sunulduğunu, davacıya ait hidrolik vinç Konya'dan gittikten yaklaşık 6-7 ay sonra davacı taraf, müvekkil tarafından fabrikadan 0(sıfır) alınıp takılan hidrolik pompa ile ilgili sıkıntı olduğunu belirttiğini, müvekkilinin de hidrolik pompanın sıfır şekilde fabrikadan alındığını, fabrikadan garantili olduğundan değiştirileceğini, belirttiğini, fabrika davacı tarafından 7 aylık kullanım sonucunda kullanıcının çok yüksek devirlerde sürekli kullanmasından dolayı kullanım hatasından kaynaklı olduğunu belirterek hidrolik pompasını değiştirmediğini, müvekkiline bugüne kadar bunun haricinde hiçbir şikayette bulunulmadığını, hidrolik pompası üreticisi müvekkilinin olmadığını, müvekkilinin davacı için gerekli yerlere müracaat ettiğini, ancak fabrika uzun süreli hatalı kullanım nedeniyle herhangi bir talebi kabul etmediğini, kaldı ki hidrolik pompası fiyatı sadece 15.000 TL olup davacı taraf gönderdiği ihtarnamede, yaptığı görüşmede ve arabuluculuk aşamasında müvekkilinden 480.000TL para istendiğini, bu bedellerin fahiş olduğunu, kötü niyetli talepler olduğunu, davacı hidrolik vinci 6-7 aylık yoğun kullanımdan sonra yeniden müvekkilinden para istediğini, kaldı ki 1 günlük kulanım bile olsa davacıya ait aracın nasıl kullanıldığını, herhangi bir kazaya karışıp karışmadığını, yapılan tamirat nedeniyle mi olduğunu bilmediklerini, en nihayetinde Galipoğlu Hidromas'tan gelen yazıda hidrolik pompasındaki kullanım arızaları görüldüğünde hidrolik pompasının yoğun kullanımdan dolayı çok fazla şekilde deforme edildiği sabit olduğunu, bu nedenle davacının soyut iddialarını , delillendirilmeyen açıkça belirtilmeyen arızalarını kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davalıya ait tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanlığına yazılan müzekkere cevabında defter kayıtlarında herhangi bir kaydının olmadığı bildirilmiştir. Selçuk Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve █████/2023 tarihinden itibaren 331205 kaldırma ve taşıma ekipmanlarının onarım ve bakımı ve 282210 el veya motor gücü ile çalışan kaldırma, taşıma yükleme ya da boşaltma makinelerinin imalatı faaliyetine devam ettiği bildirilmiştir. Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. TTK'nun 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalarda, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak, TTK'nın 4/1. fıkrası (a)-(f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir.6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.Dava, davacıya ait vincin bakım, tamir ve revizyon işlemlerinin eksik ve ayıplı yapıldığı iddiasına dayalı olarak uğranıldığı ileri sürülen zararın tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda, davalı gerçek kişi olup dosyaya yansıyan kayıtlarda faaliyetinin niteliğinin; vinç bakım, tamir, kaynak, mekanik revizyon ve hidrolik sistem onarımına ilişkin teknik ustalık ve şahsi emek ağırlıklı hizmetlerden oluştuğu, esnaf faaliyet sınırını aşan organizasyon yapısı, sermaye yoğunluğu ve ticari işletme ölçeğinin somut şekilde ortaya konulmadığı, dosyada bu yönde bir veri olmadığı, davalının ticaret siciline kayıtlı tacir olduğuna veya faaliyetinin esnaf işletmesi sınırını aşan ticari işletme niteliğinde bulunduğuna dair yeterli delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Vergi kaydı, KDV/geçici vergi beyannamesi ve fatura düzenlemiş olması tek başına davalının tacir olduğunu göstermemektedir.Vergi Dairesi cevaplarına göre de; davalının işletme esasına göre defter tuttuğu, işletme hesabında yer alan gelir-gider dengesi ve dönem karı miktarı gözetildiğinde kar miktarının sınırlı olduğu, bu durumun faaliyet hacminin tek başına ticari işletme niteliğini göstermediği, işin ağırlıklı olarak şahsi mesai, teknik bilgi ve ustalık çerçevesinde yürütülen bakım-onarım hizmeti mahiyetinde kaldığını ortaya koymaktadır.Görev hususu dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden ve davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2026Katip Hakim