Bir idare tarafından ödenen işçilik alacağının, asıl işveren-alt işveren sorumluluğu çerçevesinde diğer müteahhit şirketlerden rücuen tahsiline ilişkin tazminat davası.
Özet: Davacı, dava dışı bir işçinin ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle aleyhine kesinleşen icra takibi sonucunda yaptığı 301.984,12 TLlik ödemenin (bir kısmı başka firmadan karşılandığı için talep edilen bakiye 278.603,42 TL) rücuen tahsilini talep ederek davalı şirketlere karşı dava açmıştır; bu dava, davacı idarenin asıl işveren-alt işveren ilişkisinden kaynaklanan sorumluluğu gereği işçiye ödediği miktarı, ilgili sözleşmeler ve kanun maddeleri çerçevesinde davalıların sorumluluk oranında ticari avans faiziyle birlikte geri almayı hedeflemekte olup, bilirkişi raporu davalıların sorumluluk miktarlarını belirlemiştir.

T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... İnşaat Mühendislik Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile diğer davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ... firması arasında yapılan ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerde hizmet akdi ile bağlı olarak çalışan yine iş akdi son çalıştığı müteahhit şirketi tarafından feshedilen dava dışı ... tarafından ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsili talebiyle kendilerine ve diğer davalılara karşı belirsiz alacak davası açıldığını, .... İş Mahkemesi ... sayılı ve 21.11.█████████/2020 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ilgili karara karşı tarafın itirazı üzerine İstanbul BAM 41. Hukuk Dairesince ████████ esas - ████████ sayılı kararı ile ilgili kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulduğunu, bu karar ile dava dışı işçi ... tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başvurulduğunu, toplam 301.984,12 TL'nin müvekkili tarafından icra dosyasına ödendiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödenen ve ... ... Firmasının yaptığı ödeme düşülerek 278.603,42-TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında ayrı ayrı tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar tarafından cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü .Mahkememiz dosyasının █████/2026 tarihli celsesinin 6 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dosyada bulunan deliller, mahkeme kararları, sözleşme hükümleri, devir sözleşmesi, kanun maddeleri, Yargıtay içtihatları dikkate alınarak davalıların sorumlu olduğu miktarlar aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Nihai takdir mahkemeye aittir.¸" şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen bedelin davalılardan sorumlulukları oranında rucüen tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; Davalı ... İnşaat Mühendislik Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ. , dava dışı ... ... firması Ve ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davacı İdare arasında Kamu İhale Kanunu’na tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerde hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan ve yine iş akdi son çalıştığı müteahhit şirket tarafından feshedilen dava dışı ... tarafından ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebiyle davacıya karşı ve diğer davalılara karşı alacak davası açıldığını, .... İş Mahkemesi ... sayılı ve 21.11.█████████/2020 tarihli kararı ile yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne, ayrıca yargılama gideri ve dava vekalet ücretinin ödenmesine karar verildiğini, ilgili karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna gidildiğini ve İstanbul BAM 41. Hukuk Dairesince ████████ E. - ████████K. İle ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile kesin olmak üzere karar verildiğini, işbu karar ile dava dışı işçi ... tarafından, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine ilamlı icra takibine başvurulduğunu, davacı tarafından ilgili icra dosyasına Net 301.984,12 TL davacı İdare tarafından ödendiğini, ayrıca dosya kapsamında davacı tarafça ödenen bakiye harç, istinaf harcı ,arabuluculuk ücreti ,sair bedeller, gelir vergisi ,sgk primi gibi yasal kesintiler de dahil olmak üzere 321.754,43 -TL davacı İdare hesaplarından çıktığını, ödenen tutarın 43.114,01 TL sinin dava dışı "... ... firmasının teminat mektubundan nakde çevirme yapılarak tahsil edildiğinden huzurdaki davaya konu edilmediğini bildirmiş, davacı tarafından ödenen bedelin davalılardan sorumlulukları nispetinde ayrı ayrı rücuen tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur. 4857 Sayılı İş Kanununun 2/6.maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine dair yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu'nun 146.) maddesinde düzenlenen, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Aralarındaki sorumluluğun tayininde ise sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.Emsal mahiyette olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı, 06.12.2021 Tarihli "Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, akabinde dosya arasına celp edilmiş olan bilgi belgeler ve işbu dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle dosyanın hesaplama uzmanı bilirkişisine (iş hukuku hesaplamalarıda da hakim) tevdi ile bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere dava dışı işçi için ödenen bedelin davacı tarafından doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağından davacı ile davalıların sorumluluk belirlenerek davacının yapmış olduğu ödemeyi davalılara rücu edip edemeyeceği, rücu edebilecek ise her bir davalı yönünden ne kadar alacak talebinde bulunabileceği, hangi davalıdan ne miktarda alacak talep edilebileceği hususunda hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle " ... Sonuç olarak taraflarca imzalanan idari şartnameler, devir sözleşmeleri ve Yargıtay içtihatları dikkate alınarak kıdem, yıllık izin, ücret, AGİ, UBGT, hafta tatili ve fazla mesai alacakları yönünden her alt işverenin kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, ihbar tazminatının tamamından son alt işverenin sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. SGK kayıtlarında ...’ın 12.9.2011-8.5.2014 arasında çalıştığı firmalar aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Davalı ... ve ... firması tarafından imzalanan devir sözleşmesi de dikkate alındığında davalı ...’un hizmet süresi oranının %80,97 (14,30+66,67) olduğu, davalı ...’ın sorumluluk oranının ise %19,03 TL olduğu tespit edilmiştir. ..5. SONUÇ Dosyada bulunan deliller, mahkeme kararları, sözleşme hükümleri, devir sözleşmesi, kanun maddeleri, Yargıtay içtihatları dikkate alınarak davalıların sorumlu olduğu miktarlar aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. ... İnşaat: 220.949,85 ₺ , ... İnşaat 57.690,57 ₺ " olarak belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu, uyarınca ve davacı vekilinin █████/2026 tarihli açıklama dilekçesi de dikkate alınarak ve taleple de bağlı kalınarak , dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarının 220.949,85-TL 'sini davalı ... İnşaat Mühendislik Turizm San. Ve Tic. A.Ş.'nden , 57.448,35-TL 'sini davalı ... İnş. San. Ve Tic.Ltd. Şti.'den talep edebileceği dikkate alınarak davacının davalılara yönelik isteminin davalı ... İnş. San. Ve Tic.Ltd. Yönünden taleple de bağlı kalınarak kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, davacı, dava dilekçesinde faizin başlangıç tarihi olarak ödeme tarihinin esas alınması talebinde bulunulmuş ise de işbu dava açılmadan önce davalıların temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı kanaatine varılarak dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıda belirlenen tutarlar üzerinden hüküm kurulmuştur.Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;HÜKÜM:1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;-220.949,85-TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Mühendislik Turizm San. Ve Tic. A.Ş.'nden tahsili ile davacıya verilmesine,-57.448,35-TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... İnş. San. Ve Tic.Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya dair talebin reddine,2-Harçlar kanunu gereğince davalı ... İnşaat Mühendislik Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Yönünden alınması gereken 15.093,08 TL harçtan peşin alınan 2.378,93TL harcın mahsubu ile bakiye 12.714,15 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 3-Harçlar kanunu gereğince davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi Yönünden alınması gereken 3.924,29 TL harçtan peşin alınan 2.378,93TL harcın mahsubu ile bakiye 1.545,36 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 4.757,86 TL harcın davalılardan eşit oranda alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... İnşaat Mühendislik Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinden alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 2.273,30 TL müzekkere ve tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 10.976,20 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 10.968,11 TL'sinin davalılardan eşit oranda alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine, 9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 3,46 TL'sinin davacıdan, 4.696,54 TL'sinin davalılardan eşit oranda alınarak hazineye irad kaydına.Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...(e-imzalıdır) Hakim ...(e-imzalıdır)