İş kazası sonucu göz kaybına uğrayan işçinin maddi ve manevi tazminat davasında, kusur oranları ile bilirkişi raporlarındaki çelişkiler nedeniyle verilen bozma kararları sonrası nihai hükmün temyiz incelemesi.
Özet: İş kazası sonucu sol gözünü kaybederek sürekli iş göremez hale gelen davacının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, kusur oranları ve tazminat miktarının tespiti konusunda bilirkişi raporlarındaki çelişkiler nedeniyle iki kez bozma kararı verilmesi ve yeniden yargılama yapılması üzerine, son alınan raporla davacının %20, davalı şirketlerin ise %80 kusurlu olduğu belirlenerek davacı lehine 484.520,84 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş; davalılar ise kusur tespiti, tazminat hesaplaması ve kendi sorumluluklarının hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı ... Şirketi nezdinde çalıştığı sırada davalı ... şirketine ait iş merkezi inşaatında meydana gelen iş kazasında kullandığı spiral taş motorunun taşının patlaması sonucu sol gözünü kaybettiğini ve sürekli iş göremezliğe uğradığını, kazanın davalıların kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek 656.507,36 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; hükme esas alınan kusur raporları doğrultusunda davacının %10, davalı ... şirketinin %20, davalı ... şirketinin %70 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davacı lehine 545.148,15 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, sair yönler incelenmeksizin; eldeki dava dosyasında alınan kusur raporları, aynı olay nedeniyle açılan rücuan tazminat dava dosyası içeriğindeki kusur raporları ve ceza dava dosyasında itibar edilen kusur raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden sonuca gidilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra ek kusur raporu alınmış, kusur oranlarında değişiklik olmaması üzerine davacı lehine 545.148,15 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.İlk Derece Mahkemesince verilen ikinci kararın davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, sair yönler incelenmeksizin; rücuan tazminat dava dosyası içeriğindeki 12.05.20 18... .11.2018 tarihli bilirkişi kusur raporları irdelenmediği hâlde ek kusur raporunun yeterli görülerek sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, önceki raporları düzenleyenlerden farklı, yeni ve yetkin bir bilirkişi kurulundan kusur raporu alınması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince son bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, önceki raporları düzenleyenlerden farklı bilirkişi kurulundan kusur raporu alınmış; davacının %20, davalı ... şirketinin %20, davalı ... şirketinin %60 oranında kusurlu olduğu, davalı ... şirketine verilen kusur oranının %1’lik bölümünün şantiye şefi...’a ait olduğu kabul edilmiştir. Alınan hesap raporu doğrultusunda davacının maddi zararının 484.520,84 TL olduğu belirlenmiş; İlk Derece Mahkemesince verilen temyiz incelemesine konu 21.01.2025 tarihli son kararda davanın kısmen kabulü ile davacı lehine 484.520,84 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... San. ve .... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusurun oran ve aidiyetinin hatalı belirlendiğini, müvekkilinin asıl işveren olmadığını, işin anahtar teslimi diğer davalıya verildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre iş kazalarından diğer davalının sorumlu olduğunu, davacının kişisel koruyucu donanımları kullanmadığını, davacının ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini, hesap raporunda artırım ve iskonto oranının hatalı uygulandığını, pasif dönem hesabı yapılmasının ve manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı .... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, manevi tazminatın artırılmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun bozma ilamını karşılamadığını, kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, davacının ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, bilirkişi kurulunun uygun nitelikte oluşturulmadığını, heyette mermer/doğaltaş uzmanı bulunmadığını, davacıya spiral makinesi, koruyucu başlık ve kişisel koruyucu gözlük teslim edildiğini, davacının usta işçi olduğunu, davacının kaza sonrasında çalışmasının teklif edilmesine rağmen maddi zarar hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, ücretin ve hesap yönteminin doğru olmadığını, pasif dönem hesabı yapılamayacağını ve devletin de kusurunun bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozma ilamına uyulduktan sonra alınan kusur raporunun dosya kapsamına, olayın oluşuna ve bozma gereklerine uygun bulunmasına, hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli olmasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamından İlk Derece Mahkemesince daha önceden verilen kararlarda davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği ve davacı yanın bu kararlara karşı kanun yoluna başvurmadığı, temyiz incelemesine konu gerekçeli karar başlığında davalı ... şirketinin ticaret ünvanının hatalı yazıldığı anlaşılmaktadır.Usuli kazanılmış hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Usuli müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).Kazanılmış haklar, “hukuk devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar, Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin, mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş, uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., ████████ K., 03.12.2008 T., ███████-730 E., ████████ K.). Zira usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.19 59... /5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).Öte yandan 6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir.Somut olayda, davacı lehine önceki kararlarda hüküm altına alınan 40.000,00 TL manevi tazminat tutarının davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözden kaçırılarak temyiz incelemesine konu son kararda davacı lehine 80.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi hatalı olduğu gibi davalı ... şirketinin ticaret ünvanının gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilmesi de isabetsiz bulunmuştur.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle,Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının;1-Gerekçeli karar başlığında yer alan "..." ibaresinin silinerek yerine geçmek üzere "..." ibaresinin yazılması,2-İkinci sayfasının son paragrafında yer alan "80.000 TL" ibaresinin silinerek yerine geçmek üzere "40.000,00 TL" ibaresinin yazılması,3-Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere "Hüküm: yukarıda açıklanan nedenlerle:Davanın kısmen kabulü ile1-484.520,84 TL maddi tazminatın olay tarihi 29.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 29.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,3- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 35.830,02 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin ve tamamlama harcı ile yatırılan toplam 2.220,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.610,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,4- Davacı tarafça peşin ve tamamlama harcı ile yatırılan toplam 2.220,02 TL karar ve ilam harcının, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,5- Davacı tarafça Yargıtay öncesi ve sonrası yapılan toplam 13.900,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 9.040,02 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6- Davalı ... İnşaat şirketinin bu dava sebebiyle Yargıtay öncesi ve sonrası yaptığı toplam 2.379,50 TL yargılama giderinden, davanın red oranına göre hesaplanan 831,97 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine, kalan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına,7- Davalı ... İnşaat şirketinin bu dava sebebiyle Yargıtay öncesi ve sonrası yaptığı toplam 990,00 TL yargılama giderinden, davanın red oranına göre hesaplanan 346,14 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine, kalan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına,8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, maddi tazminat yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 76.678,13 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,9-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, maddi tazminat yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,10-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,11-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, manevi tazminat yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,12-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflara iadesine, Taraf vekillerinin huzurunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal temyiz süresi içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine temyiz başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 21.01.2025" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.