İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi görevsizlik kararını istinaf kesinlik sınırları çerçevesinde değerlendiren kararı.
Özet: Ticari hizmet ilişkisinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, alacağın tahsili ile icra inkar tazminatı talep eden davacıya karşı borcun reddi ve kötü niyet tazminatı isteyen davalının savunmaları sonrası, ilk derece mahkemesince görevsizlik nedeniyle usulden reddedilen karara davalının istinaf etmesi üzerine, istinaf incelemesinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun parasal sınırlarla ilgili güncel düzenlemeleri ve davanın açıldığı tarihteki 40.000 TLlik istinaf kesinlik sınırı esas alınarak, dava konusu 22.660,58 TLlik alacak miktarının bu sınırın altında kaldığı değerlendirilmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:█████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ:█████/2026NUMARASI:█████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki hizmet ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile sabit bakiye borçlarının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı taraf tanzim edilen faturalar ve banka hesap hareketlerinden de sabit olan, bakiye kalan borçların tahsiline ilişkin açılan icra takibine alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile icra dosyasındaki itirazın iptali ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedildiği iddia edilen hizmet sözleşmesi kapsamında, müvekkili şirket tarafından davacıya herhangi bir hizmet sunulduğunu ortaya koyar hiçbir somut delil ibraz etmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin ödeme yapılması gereken zamanda edimini yerine getirdiğini, █████/2023 tarihinde 10.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını, davacı, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanarak müvekkili şirketin hizmet bedeline ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia etmekte ise de davacının müvekkili şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile davacı tarafından talep edilen haksız ve hukuka aykırı kötüniyet tazminatının reddi ile lehine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece Mahkemesi █████/2026 tarihli kararı ile; Mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından yasal süresinde istinaf edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talep edilmiştir. Dava, hukuki niteliği itibariyle; fatura alacağının tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır. İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında; davacının, davalı aleyhine 22.660,58 TL toplam alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.█████/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken █████/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Somut davada, kararın verildiği █████/2026 tarihi itibariyle yürürlükte olan 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen değişiklik gereği parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması gerekir. Buna göre dava 2025 yılında açılmış olup yeniden değerleme sonucunda 2025 yılı için kesinlik sınırı 40.000,00 TL olmuştur. HMK'nun 352. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda karar verilecek haller sayılmış olup bu hallerden birisi de kararın kesin olması olarak gösterilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği belirtilmiştir.Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda, davanın, 22.660,58 TL üzerinden açıldığı, bu miktarın, dava tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (40.000,00 TL) altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davalının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08.07.2026