Avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan haksız azil iddiasıyla vekalet ücreti talepli davada, sözleşmedeki ücretin cezai şart kabul edilerek geçersiz sayılması.
Özet: Bir avukat, müvekkilleri tarafından haksız azledildiği gerekçesiyle akdi ve karşı yan vekalet ücreti talep etmiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalıların azlin haklılığını kanıtlayamadığına, ancak avukatlık sözleşmesindeki ücret maddesinin cezai şart niteliğinde olup geçersiz olduğuna hükmederek, hukuki hizmet sunulan dosyalardaki vekalet ücreti talebini kısmen kabul etmiştir; taraflar ise sözleşmedeki ücret hükmünün yorumu, azlin haklılığı ve tazminatın hesaplanması konularında farklı görüşlerle kararı temyiz etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili avukat ile davalılar arasında 07.10.2020 tarihli avukatlık hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğince davalıların taraf oldukları Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı ortaklığın giderilmesi dava dosyası ile yine Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun ███████ ve Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 2020/5 Satış dosyalarına vekaletname ibraz ettiğini, müvekkilinin vekil olarak tüm işlemleri yapmasına rağmen davalılar tarafından haksız olarak azledildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 18.450.000,00 TL akdi ve karşı yan vekalet ücretinin azil tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı ortaklığın giderilmesi dava dosyasından kaynaklı olarak akdi vekalet ücreti talebini 1.457.120,86 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının güven sarsıcı davranışları nedeniyle azledildiğini, davacı avukatın müvekkillerine imzalattırdığı düzenleme şeklinde avukatlık ücreti sözleşmesinin açıklanmadan imzalatıldığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalıların, davacı avukatın özen borcuna ve meslek kurallarına aykırı davrandığı, bilgisi ve muvafakati dışında işlem yaptığına ilişkin iddialarını somut delillerle ispatlayamadığı, bu nedenle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 174. maddesi kapsamında ileri sürülen haklı azil savunmasının kanıtlanamadığı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede avukatlık hizmetinin karşılığı olan ücret hükmünün bulunmadığını, sözleşmede yer alan ödeme düzenlemelerinin hizmet bedeli değil hukuki yardımın gerçekleşmemesi veya avukatın haksız azli gibi ihtimallere bağlı cezai şart niteliğinde olduğu, bu tür cezai şart hükümlerinin geçersiz olduğu, 1136 sayılı Kanunun 164/4. maddesinin uygulanması gerekeceği, bu kapsamda hukuki yardım yapılmayan satış dosyaları yönünden vekalet ücretine hak kazanılmadığı, ancak hukuki yardım sunulan dosyalarda davacı avukatın işi özenle yürüttüğü ve edimini yerine getirdiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 6.420,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde avukatlık ücretinin açıkça kararlaştırıldığını, aksi yorumun avukatın davaları ücretsiz takip edeceği sonucunu doğuracağını, bilirkişi raporunun ve Derece Mahkemelerinin sözleşmeyi hatalı şekilde cezai şart olarak nitelendirdiğini, oysa maddede miras yoluyla kalacak taşınır ve hakların rayiç değerinin %12’sinin avukatlık ücreti olarak belirlendiğini, bunun lafzen ve hukuken cezai şart sayılamayacağını, dayanak gösterilen Yargıtay kararlarının somut olaya uygun olmadığını, ortaklığın giderilmesi davasında 1136 sayılı Kanunun 164/2. maddesindeki %25 sınırlamasının uygulanamayacağını, bilirkişi hesaplamasının bu nedenle hatalı olduğunu, sözleşmenin 8. maddesi gereği davalıların azil tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiğini ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davalıların vekillerini azletmeyi alışkanlık haline getirdiğini ve önceki bilirkişi raporunun neden dikkate alınmadığının açıklanmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; azlin haklı olduğunu, avukatlık sözleşmesinde ücret hükmü olmadığından sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız azil iddiasına dayalı akdi ve karşı yan vekalet ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, azlin haklı nedenle yapıldığı hususunun ispatlanamamasına, taraflar arasında imzalanan avukatlık sözleşmesinde, vekile ödenecek avukatlık ücretine ilişkin açık, belirli ve tereddüde mahal bırakmayacak nitelikte bir ücret düzenlemesine yer verilmemiş olmasına, istifa ya da azli zorlaştıracak şekilde sözleşme ile kararlaştırılan ücret bölümünün geçersiz sayılmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Kararı temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz karar harcının iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!