Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında imza sahteciliği iddiaları ve borçluluk durumunu ele alan gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, hakkında başlatılan icra takibine konu kambiyo senetlerindeki imzaların kendisine ait olmadığını ve kimliğinin başkası tarafından kullanılarak borçlandırıldığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep ettiği bir menfi tespit davasını özetlemektedir. Davacı, daha önce kimlik dolandırıcılığı ve sahtecilik iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu belirtirken, davalı ise imzaların davacıya ait olduğunu, davacının itiraz süresini kaçırdığını ve davanın borçtan kaçmak amacıyla açıldığını savunmaktadır. Mahkeme, tarafların delillerini, özellikle davacının önceki imza örneklerini toplayarak bilirkişi incelemesine göndermiş, ancak tarafların gider avansını yatırmaması nedeniyle tam bir rapor alınamadığı, kısmi bir raporun ise dosyaya sunulduğu görülmektedir. Uyuşmazlığın temelini, senetlerdeki imzaların gerçekliği ve borcun varlığı oluşturmaktadır.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZMA TARİHİ :03.11.2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından müvekkil ... aleyhine ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, Müvekkilinin davalı/alacaklı ...'i ve ilk ciro edeni tanımadığını, Müvekkilin ehliyeti ile kendisini ... olarak tanıtan ... (T.C. Kimlik No: ...), yapmış olduğu alışverişlerde, müvekkilinin kimliğini kullanarak ve imzasını taklit etmek suretiyle müvekkili bir çok borç altına soktuğunu, ..., bu şekilde işlemler yaptığı için, müvekkil hakkında bir çok icra takibi başlatıldığını, Müvekkilinin 09.10.2020 tarihli dilekçeyle ...'na ... isimli şahsı dolandırıcılık ve sahtecilik suçu nedeniyle şikayet ettiğini, Müvekkilin hiçbir borcu olmadığı halde, hakkında ...Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, 6 adet senede dayalı icra takibi başlatıldığını senet üzerindeki yazılar ve imzaların müvekkile ait olmadığı inceleme yaptırıldığında anlaşılacağını, Müvekkilinin, tüm alacaklılarla görüşerek durumu izah ettiğini, borçlu olmadığını ifade etmişse de, icra takiplerine ve hacizlere engel olamadığını, tüm bu nedenlerden ötürü davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile alacak miktarı olan 18.980,51-TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyetli icra tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, dava konusu bonodan kaynaklanan borcundan dolayı, ... Esas sayılı dosyasından kendisine gönderilen, "Kambiyo Senetlerine Özgü Ödeme Emri"ne; yasal 5 günlük süresi içinde, imzasına ayrıca ve açıkça itiraz etmediğini ayrıca eldeki dava, alacakları sürüncemede bırakmak amacıyla açıldığını, Her ne kadar dava dilekçesi ile tanık bildirilmişse de, işbu davaya konu iddia ve taleplerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 200. maddesi uyarınca senetle ispat zorunluluğu kapsamında olduğu sabit olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesine aykırı olan dava dilekçesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu, Yüksek Yargıtayın kararlarıyla uyumlu şekilde, davacı - borçlunun 2016 yılına ve öncesine ait "imza asıllarının" bulunduğu belgelerin celp edilmesinin gerektiğini, icra dairesindeki ilgili senetlerdeki imzaların davacıya ait olduğunu, davacının adli makamları yanıltmaya çalıştığını, işbu nedenlerden ötürü davanın dava şartı yokluğundan reddine, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımından reddine, davanın hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle esastan reddine, %20'den az olmamak üzere tazminatın davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine , Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Dava; davacının davalı tarafından takibe girişilen icra dosyasında ve dosyaya konu senetten dolayı, senetteki imzaların kendisine ait olmadığından bahisle borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava şartının olup olmadığı, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazı, davacının senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, takibe konu edilen senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı, tarafların talep ettiği tazminatların şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu tespit edildi.
DELİLLER:... Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, ve icra dosyasının dosyamız arasına alındığı, ..., ..., ..., .... Noterliği ve .... Noterliğine davacının senedin düzenlenme tarihi olan 2016 yılı öncesinde atmış olduğu emsal imza asıllarının bulunduğu evrakları mahkememize gönderildiği, ... sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı, ... nezdindeki davacı - borçluya ait imzalar, ... nezdindeki davacı - borçluya ait imzalar, ...nezdindeki davacı - borçluya ait imzalar, ... nezdindeki davacı - borçluya ait imzalar,... Limited Şirketi nezdindeki davacı - borçluya ait imzalar, ... nezdindeki davacı - borçluya ait imzaların dosyaya kazandırıldığı ve bilirkişi raporu alınmıştır. ... 'dan rapor alınması için ara karar kurulmuş ise de davacı ve davalının ... gider avansını mahkememize yatırmadığı için rapor alınamamıştır.
BİLİRKİŞİ RAPORU: Mahkememize sunulan ...'ün raporunda özetle: Dava konusu █████/2016 düzenlenme tarihli, █████/2017 ödeme günlü, 3.000,00-TL bedelli, █████/2016 düzenlenme tarihli, █████/2017 ödeme günlü, 3.000,00-TL be-delli, █████/2016 düzenlenme tarihli, █████/2017 ödeme günlü, 3.000,00-TL bedelli, █████/2016 düzenlenme tarihli, █████/2017 ödeme günlü, 3.000,00-TL bedelli, █████/2016 düzenlenme tarihli, █████/2017 ödeme günlü, 3.000,00-TL bedelli, █████/2016 düzenlenme tarihli, █████/2016 ödeme günlü, 3.000,00-TL bedelli 6 Adet senet asıllarında bulunan imzalar ile mahkeme tarafından alınmış imza örnekleri ve samimi kabul edilen belgelerde bulunan imzalar arasında belge inceleme kriterleri açısından birebir yapılan karşılaştırmalarda; ...’ın kullanmakta olduğu imza basit tersimli gramalardan ibaret bir şekil halinde olduğu, tetkik konusu imzalarla arasında genel şekilleri yönünden benzer olmadıkları, imzanın başlangıç ve bitirme hareketleri, genel şekil, kalem baskı izi, imzaların işleklik derecesi, tersim biçimi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir ve hız yönünden büyük benzemezlikler olduğu , Dava konusu belgelerde bulunan imzaların ...’ın ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI’na dair kanaate varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosya kapsamında alınan raporda; Dava konusu █████/2016 düzenlenme tarihli, █████/2017 ödeme günlü, 3.000,00-TL bedelli, █████/2016 düzenlenme tarihli, █████/2017 ödeme günlü, 3.000,00-TL bedelli, █████/2016 düzenlenme tarihli, █████/2017 ödeme günlü, 3.000,00-TL bedelli, █████/2016 düzenlenme tarihli, █████/2017 ödeme günlü, 3.000,00-TL bedelli, █████/2016 düzenlenme tarihli, █████/2017 ödeme günlü, 3.000,00-TL bedelli, █████/2016 düzenlenme tarihli, █████/2016 ödeme günlü, 3.000,00-TL bedelli 6 Adet senet asıllarında bulunan imzalar ile mahkeme tarafından alınmış imza örnekleri ve samimi kabul edilen belgelerde bulunan imzalar ( ... 21.10.2008 tarihli Yoklama Fişi ve İşe Başlama Bildirimi, .... Noterliği 02.09.2011 tarihli Vekaletname, ... 22.10.2008 tarihli Sıhhi İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Başvuru/Beyan Formu, 5632 Sayılı Kanuna Tabi Odalar için Üye Kayıt Beyannamesi, 31.12.2013 tarihli ... Abonelik Sözleşmesi, 20.03.2012 tarihli ... Numara Taşıma Talep Formu, .... Noterliği 05.04.2012 tarihli Araç Satış Sözleşmesi, 02.07.2004 tarihli ..., 18.11.2013 ve 21.05.2013 tarihli (iki adet) ...Çerçeve Abonelik Sözleşmesi, 16.04.2014 tarihli... Sözleşmesi) arasında belge inceleme kriterleri açısından birebir yapılan karşılaştırmalarda; ...’ın kullanmakta olduğu imza basit tersimli gramalardan ibaret bir şekil halinde olduğu, tetkik konusu imzalarla arasında genel şekilleri yönünden benzer olmadıkları, imzanın başlangıç ve bitirme hareketleri, genel şekil, kalem baskı izi, imzaların işleklik derecesi, tersim biçimi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir ve hız yönünden büyük benzemezlikler olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu belgelerde bulunan imzaların ...’ın eli ürünü olmadığı’na dair rapor düzenlenmiştir.
Davacının imzalarının basit tersimli olduğunun bilirkişi raporu ile mütalaa edildiği de dikkate alınarak, Gerçeğin daha ziyade tezahürü için 7.000,00 TL gider avansının ikmali akabinde dosyanın ... tevdi ile davaya konu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığına ve mahkememizce alınan kök ve ek bilirkişi raporuna karşı itirazlara ilişkin rapor düzenlenmesinin istenilmesine, raporun celse arasında sunulması halinde duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğine, davacı vekiline gider avansını ikmal etmesi için 2 hafta süre verilmesine denilmiş ise de, davacı tarafça ücretin yatırılmadığı, esasen kambiyo senedindeki imzaya itiraz durumunda ispat yükünün davalı alacaklıda olması davalı taraf izah edilmesine rağmen ve de zaten davacı yararına gelen raporlara davalı tarafın itiraz etmesi nedeniyle yeni bilirkişi raporunun masrafını davalının yatırması gerektiği izahına rağmen, davalı alacaklı tarafa ihtaratlı süre verilmiş ise de ücret yatırılmamıştır. Davalı yapılan ihtar üzerine 06.10.2025 tarihli beyan dilekçesi ile ispat yükünün kendilerinde değil davacı borçluda olması nedeniyle bilirkişi masrafını kendilerinin yatırmasının mümkün olmadığını ve yatırmayacaklarını beyan ettiğinden davalı tarafa son kez kesin süre verilmesi davanın geldiği aşama dikkate alındığında yargılamayı uzatmaktan başka bir işe yaramayacağı dikkate alındığında tekrar süre verilmemiştir.
Sahtecilik iddiası bulunan kambiyo senedi hakkında yargılamanın ispat külfeti ve inceleme adımlarını oldukça net olarak ortaya koyan ...sayılı ilamında açıklandığı üzere "....Bir senette yer alan yazının veya imzanın inkâr edilmesi durumunda, 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası anlamında bir “sahtelik iddiası” söz konusu olur. 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesine ilişkin gerekçede bu husus “Maddenin kenar başlığında “Yazı veya imza inkârı” ibaresi birlikte kullanılmıştır. Her iki husus uygulamada sahtelik iddiası olarak adlandırılan durumu ifade etmektedir” şeklinde belirtilmiştir (...).
Öte yandan, bir senetteki imzanın inkâr edilmesi hâlinde, mahkemenin imzanın sahte olup olmadığı konusunda kendiliğinden araştırma yapması gerekir. Bu araştırma ve incelemenin sırası ise 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde düzenlenmiştir (...). Buna göre; bir senedin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak ve aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak karar verilir (...).
Hâkim ilk önce inkâr edilen imza hakkında tarafları dinler ve tarafların gösterdikleri delillerle bir kanaat edinmeye çalışır. Bu şekilde yeterli kanaat sahibi olması halinde senedin kabul veya reddine karar verir.
İmzayı inkâr eden taraf duruşmada hazır değilse, hâkim imzayı inkâr eden tarafı isticvap eder. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle senedin sahteliği hakkında bir karar verir (...). Yukarıdaki şekilde yapılan incelemeye rağmen sahtecilik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa hâkim bilirkişi incelemesine karar verir (...). Bilirkişi incelemesi yapılmadan önce mevcutsa, o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirtilir (...). Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir (...), (...). 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde yer alan ve imza incelemesi konusunda getirilen bu sıraya uyulması zorunludur. Buna göre hâkim imzayı inkâr eden tarafın isticvap edilmesine karar verdiği hâlde, bu davete icabet edilmemesi imzanın ikrar edilmiş sayılması sonucunu doğuracak ve bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç kalmayacaktır. Aynı şekilde inkâr edilen imza ile karşılaştırılan imzanın birbirine benzemediğinin ilk bakışta tespit edilebildiği hâllerde bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek yoktur (...).
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında, her ne kadar mahkemece, davacıya imza incelemesine esas belge asıllarını ibraz etmesi ya da bulundukları yerin bildirilmesi hususunda kesin süre verilmiş ise de kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir.
Özetlemek gerekir ise, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medarı tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. İncelemenin de ...'nun 30.05.2001 gün .... ve 06.06.2001 tarih ve .... sayılı kararlarında da aynen benimsendiği gibi; herhangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır (...). O halde senetteki imzaya itiraz davasında davalı alacaklı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiği, davalı alacaklının bilirkişi delil avansını yatırmadığı ve bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayıldığı anlaşılmakla öncesinde alınan rapor ve tüm dosya dikkate alındığında davacının davasının kabulü gerekmiş olup davalı alacaklının kötü niyetli olduğu davacı tarafından ispatlanamamış ve dosya kapsamında kötü niyet tazminatını gerektirir ihtiyati haciz vs olmadığından davacının talebinin reddi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1-Davacının ...Esas sayılı icra takibinde borçlu olmadığı anlaşıldığından, menfi tespit davasının KABULÜNE,
2-Davacının davalıdan kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.296,56 TL harçtan, dava açılışında alınan 324,14 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 972,42 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacı tarafından yapılan 324,14 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 2.250,00 TL bilirkişi ücreti, 339,00 TL posta ve tebligat gideri, olmak üzere toplam 2.993,84 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 18.980,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!