FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle Medula sistem erişimi kesilen ve sözleşme talebi reddedilen eczacının, mahkumiyet kesinleşmeden sözleşme yapmama kararının hukuka aykırılığı üzerine Yargıtay incelemesi.
Özet: Bir eczacının terör örgütüyle iltisaklı olduğu iddiasıyla Medula sistemine erişiminin engellenmesi ve sözleşmesinin feshedilmesi sonrası, idare mahkemesinde ruhsat iptali işlemini iptal ettirmesine rağmen Sosyal Güvenlik Kurumunun yeniden sözleşme yapmayı reddetmesi üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş; fakat bölge adliye mahkemesi, davacı hakkındaki mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği ve davalı kurumun sözleşme yapmama gerekçelerinin ilgili mevzuat ve protokol kapsamında haklı ve hukuka uygun olduğunu kanıtlayamadığı tespitleriyle istinaf başvurusunu kabul ederek, davalının sözleşme yapmama eyleminin hukuka aykırı olduğuna ve taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine hükmetmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin eczane sahibi ve mesul müdürü olduğunu, müvekkiline herhangi bildirim yapılmaksızın 11.08.2016 tarihinde MEDULA sistemine erişiminin kapatıldığını, müvekkilinin ruhsat iptali işlemi aleyhine İdare Mahkemesinde açtığı iptal davasnda ruhsat iptaline dair idari işlemin iptal edilmesi üzerine eczanesini fiilen açtığını, akabinde davalı Kuruma başvurarak ilaç temin protokolü kapsamında sözleşme yapmak istediğini bildirdiğini, davalı Kurumun 16.08.2019 tarihli cevabında talep içeriği ile ilgili bir cevap vermeksizin talep dilekçesi ekindeki İdare Mahkemesi kararının kendileri ile ilgili olmadığını bildirdiğini, müvekkilinin talebi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi için yeniden dilekçe ile başvurduğunu, davalı Kurumun 13.09.2019 tarihli cevabında 16.08.2019 tarihli cevabın yeterli olduğunun belirtildiğini ve müvekkili ile sözleşme yapılmadığını belirterek, 13.09.20 19... .08.2019 tarihli davalı Kurum yazıların iptali ile davalı Kurumun müvekkili ile sözleşme yapmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle tutuklandığını ve hakkında dava açıldığını, iletilen istihbari bilgiler üzerinden oluşturulan kanaate istinaden kamu yararı ve güvenliği ile müvekkili Kurumun zarara uğramasının engellenmesi amacıyla 23.07.2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2/3 maddesi doğrultusunda davacının eczanesinin MEDULA sistemine erişiminin engellendiğini ve Eczane Protokolünün (5.1.) maddesine istinaden davacının müvekkili Kurum ile olan sözleşmesinin feshedildiğini, davacının Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinde OHAL kapsamında yargılanarak ceza aldığını ancak kararın henüz kesinleşmediğini, davacının sözleşmesinin Protokolün (5.1.) maddesi uyarınca usulüne uygun feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli kararıyla; sözleşmenin mücbir sebep olarak kabul edilecek OHAL kapsamında ilan edilen 667 sayılı KHK kapsamında feshedildiğinin bildirildiği, taraflar arasındaki sözleşmede tarafların yazılı bildirim ile sözleşmeyi her zaman feshedebileceğinin hüküm altına alındığı, sözleşmeyi normal zamanlarda bildirim ile feshedebilen tarafların olağanüstü hal kapsamındaki bir zamanda bildirim yapmadan feshetmesinin olağan olduğu ve yapılan feshin haksız nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2024 tarihli kararıyla; davacı hakkında Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda ████████ E., ████████ K. 10.04.2018 tarih sayılı ilam ile davacının mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 16.01.2020 tarihli ilamıyla başvurunun esastan reddine karar verildiği, dosya temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderildiğinden dava ve karar tarihi itibarıyla mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, davalı Kurumun sözleşme yapmamasına gerekçe olarak gösterdiği hususların ilgili mevzuat hükümleri ve Protokol kapsamında sözleşmenin yapılmamasını gerektiren bir durum kabul edilmediği ve davalı Kurumun sözleşme yapmama yönündeki davranışının haklı ve hukuka uygun olduğunu ispatlayamadığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının davacı ile dava konusu hususta sözleşme yapmama eyleminin hukuka uygun olmadığının tespiti suretiyle, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 22.09.2025 tarihli ilamla; davacı eczacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2018 tarihli kararıyla, davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle, 5237 sayılı Kanunun 314/2 maddesi, 3713 sayılı Kanunun 3. maddesi ve 5237 sayılı Kanunun 62. maddesi gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın davacının müdafiinin istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2020 tarihli ve █████████ E., 2020/6 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, söz konusu kararın kesinleşmediği, ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgular göz önüne alındığında, davalının sözleşmeyi yenilememesini gerektirecek haklı sebeplerin bulunduğu, davalı Kurumca dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Protokole uygun olarak işlem yapıldığı, Protokolün (6.3.) maddesine göre de hakkında beraat kararı verilmesi halinde davacı eczacının talebi halinde davalı Kurum ile yeni bir sözleşme yapabileceği, hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun, davacı ile sözleşme yapmamasının haklı bir nedene dayandığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı eczacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2018 tarihli kararıyla, davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle, 5237 sayılı Kanunun 314/2 maddesi, 3713 sayılı Kanunun 3. maddesi ve 5237 sayılı Kanunun 62. maddesi gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın davacının müdafiinin istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2020 tarihli ve █████████ E., 2020/6 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, söz konusu kararın kesinleşmediğinin anlaşıldığı, ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgular göz önüne alındığında, davalı Kurumun sözleşmeyi yenilememesini gerektirecek haklı sebeplerin bulunduğu, davalı Kurumca dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Protokole uygun olarak işlem yapıldığı, Protokolün (6.3.) maddesine göre de hakkında beraat kararı verilmesi halinde davacı eczacının talebi halinde davalı Kurum ile yeni bir sözleşme yapabileceğinin anlaşıldığı, davalı Kurumun davacı ile sözleşme yapmamasının haklı bir nedene dayandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkili hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan bir hüküm kurulmuş olsa da bu hükmün henüz kesinleşmediğini, kesinleşmemiş bir mahkumiyet kararına dayanılarak bir kimsenin mesleki haklarının elinden alınamayacağını, İdare Mahkemesinin kararı ile müvekkilinin ruhsatının hukuken geçerli hale geldiğini, davalı Kurumun bu ruhsatın gereği olan sözleşme ilişkisinden kaçınmasının mümkün olmadığını, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunda eczacılık yapmaya mani halleri 4. maddede tahdidi olarak saymış ve bu engellerin oluşması için "mahkum olmak" şartının arandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin ... Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2020 yılı protokolünün (7.1.) maddesi uyarınca Kurumun davacı ile sözleşme yapması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş bulunmasına, temyiz sebeplerine ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!