Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde davacı İETTnin, alt yüklenici şirketlerin işçisine ödediği kıdem tazminatını rücuen tahsil etme talebine ilişkin yargılama süreci.
Özet: Davacı kurum, hizmet alım sözleşmesiyle çalıştığı davalı şirketlerin eski bir işçisine ödediği toplam 166.706,07 TL tutarındaki kıdem tazminatı ve diğer işçi alacaklarının, sözleşme hükümleri uyarınca işçi alacaklarından yüklenici sıfatıyla sorumlu olan davalılardan, sorumluluk oranlarına göre faiziyle birlikte rücuen tahsilini talep etmektedir; davalılar davaya cevap sunmamış ve arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamamıştır.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA-BİRLEŞEN DAVA : Rücuen Tazminat ASIL DAVA TARİHİ : █████/2024BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas - ... Karar sayılı gönderme kararı ile mahkememize gönderilen ve mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP: Davacı taraf sunduğu asıl dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum ile davalı şirketler aralarında hizmet alımına ilişkin sözleşme imzaladıklarını, söz konusu firmalarda hizmet alım ihale sözleşmesi kapsamında görev yapan ve işten ayrılan dava dışı işçi ... müvekkili kuruma başvurarak kıdem tazminatı vb. ücretleri talep etmiş bunun sonucunda 146.777,99 TL kendisine ödendiğini, müvekkili kurum ile davalı şirketler arasında imzalanan ihale sözleşmesine ekli şartnamelerde söz konusu işçi alacak haklarından yüklenici sıfatıyla davalı şirketlerin sorumlu olduğunun belirtildiğini, SGK kayıtlarına bakıldığında dava dışı işçinin ilgili şirketlerin işçisi olarak çalıştığının görüldüğünü, bu nedenle müvekkili kurumun rücu hak ve yetkisinin bulunduğunu, müvekkili idare tarafından ödenen 146.777,99 TL'nin davalıların her birinden ayrı ayrı kendi dönemlerine karşılık gelen tutarlar talep edildiğini, fakat olumlu cevap alınamadığını, davalı şirketler ile yapılan arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesini davalı şirketlerin işçisine ödenmiş olan 146.777,99 TL’nin müvekkili kurumun ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte çalıştırma sürelerine göre belirlenecek sorumlulukları oranında davalılardan rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraflarca Asıl ve Birleşen dosyada cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Bakırköy .... ATM'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası mahkememiz dosyası birleştirilmiştir. Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Asıl dava yönünden;Dava, davalı şirketlerin işçisine ödenmiş olan 146.777,99 TL'nin davacı tarafından ödenmesi nedeniyle, dava konusu bedelin davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; ..... tarihinde .... sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 11, m. 15. m ve 16 ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, davalı şirketlerin işçisine ödenmiş olan 146.777,99 TL'nin davacı tarafından ödenmesi nedeniyle, dava konusu bedelin davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.Birleşen dava yönünden;Dava, hukuki niteliği itibariyle davalı şirketin işçisine ödenmiş olan tazminatın rücuen tahsili talebine ilişkindir.Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; ... tarihinde ..... sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 11, m. 15. m ve 16 ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, davalı şirketlerin işçisine 19.928,08-TL ödenmesi nedeniyle, dava konusu bedelin davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.Asıl dava ve Birleşen Dava bakımından; Dosyanın bilirkişiye verildiği, Bilirkişi ... ... tarafından sunulan ..... tarihli bilirkişi raporunda; "Tüm delillerin takdir ve değerlendirilmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; dava dışı işçinin Davacı İstanbul Elektrik Tramvay Ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü bünyesinde ihale alan davalı şirketlerde geçen çalışmasına ilişkin 03.05.2023 tarihinde 146.777,99.-TL brüt, 145.663,95.-TL net kıdem tazminatı ödenmesi sebebiyle davalıların sorumluluk oranlarının takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun da düzenlendiği üzere aksi kararlaştırılmadıkça borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ödemeden birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlu olacaklar, ancak taraflar arasında aksi kararlaştırılmışsa kendi iç ilişkilerine göre rücu talebinde bulunabileceklerdir. Alacaklıya halef olma 6098 s.TBK.nun 168.m.sinde "- Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." şeklinde düzenlenmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesinde "bir işverenden iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet ürün üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerine sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren alt işveren denir. Bu ilişkide asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı o iş yeriyle ilgili olarak bu kanun da iş sözleşmesinde veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu bulunmaktadır.” hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Asıl ve alt işverenler dış ilişki itibari ile dava dışı işçiye müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise Borçlar Kanunu ve Sözleşme Hukuku esas alınacağından uyuşmazlık tarafları arasında sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. T.C. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ....Esas, ... Karar sayılı kararında da değinildiği üzere; dava konusu olayda da, davacı ile davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş Hukuku değil, Borçlar Kanunu ve Sözleşme Hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. TBK m.167'nin uygulanmayarak ödenen işçilik alacaklarından davalı şirketlerin, dava dışı işçinin çalıştığı dönem açısından sorumluluğu tam olarak kabul edildiğinden davacı Kurumun, davalı şirketlerde çalışan dava dışı işçinin açtığı işçilik haklarına yönelik dava nedeniyle, ödediği bedelden tüm alt işverenler çalışılan süre ile orantılı olmak üzere, çalışılan dönemler açısından işçilik alacaklarından sorumlu olup, davacı kurum bu yönde ödediği bedeli davalı alt işverenlerden talep etme hakkına sahiptir. ".... Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.TBK m.167'nin uygulanmayarak ödenen işçilik alacaklarından davalı şirketlerin, dava dışı işçinin çalıştığı dönem açısından sorumluluğu tam olarak kabul edildiğinden davacı Kurumun, davalı şirketlerde çalışan dava dışı işçinin açtığı işçilik haklarına yönelik dava nedeniyle, ödediği bedelden tüm alt işverenler çalışılan süre ile orantılı olmak üzere, çalışılan dönemler açısından işçilik alacaklarından sorumlu olup, davacı kurum bu yönde ödediği bedeli davalı alt işverenlerden talep etme hakkına sahiptir.7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11.maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112.maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere "alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11.09.2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11.09.2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilemez." fıkrası Anayasa Mahkemesi 4857 sayılı İş Kanunu’nda (“İş Kanunu”) yer alan, kamu kurumları ile alt işveren arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesinde, idare tarafından işçilere ödenen kıdem tazminatlarının alt işverene rücu edileceği yönünde hüküm bulunmaması hâlinde rücu yoluna gidilemeyeceğini belirten 112. maddenin 6. fıkrası ile derdest rücu davalarının düşeceğini belirten geçici 9. maddenin 1. cümlesini, eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle iptal etmiştir. Bu nedenle davacı idarenin rücu hakkı mevcuttur. Ancak kıdem tazminatı yönünden yukarıda belirtilen düzenlemeler karşısında çalıştığı süreler yönünden alt işverenlerin sorumlu olduğu anlaşılmakla raporda davalıların iş ortaklığı olduğundan dava dışı işçinin çalışma süreleri esas alınarak yapılan rapor doğrultusunda mahkeme kararı yerinde olduğu anlaşılmıştır.Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; davalıların istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur...." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, .... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; öncelikli olarak davalılardan bir kısmı taraf teşkilinin sağlanması bakımından ihya davaların neticesi beklenilmiş olup ihya kararalarının kesinleşmesi ile taraf teşkili sağlanmıştır. Davacı işveren, davalılar ise alt işverendir.Asıl işveren,alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş Hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Bu kapsamda mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup çalışılan süreler yönünden alt işverenlerin sorumlu olduğu miktar raporda davalıların iş ortaklığı olduğundan dava dışı işçinin çalışma süreleri esas alınarak yapılan raporun düzenlenen raporun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla emsal yargı kararları da dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabulüne her bir davalı bakımından ayrı ayrı sorumluluk miktarı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, KISMEN REDDİNE, 1-Davacının davalılardan ... nin birlikte sorumlu olduğu dönem açısından rücuen alacağı olan 40.151,31 TL'nin davalı ... Ltd den .... tarihinden itibaren işleyecek avas faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Davacının davalılardan... nin birlikte sorumlu olduğu dönem açısından rücuen alacağı olan 25.984,25 TL 'nin davalı .... den █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Davacının davalılardan İlgi Sosyal (... A.Ş.) nin birlikte sorumlu olduğu dönem açısından rücuen alacağı olan 39.639,68 TL 'nin davalı İlgi Sosyal (... A.Ş.) den █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,4-Davacının davalılardan .... nin birlikte sorumlu olduğu dönem açısından rücuen alacağı olan 19.808,52 TL 'nin davalı .... den █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, BİRLEŞEN Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyası bakımından AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, KISMEN REDDİNE,1-Davacının davalılardan .... nin birlikte sorumlu olduğu dönem açısından rücuen alacağı olan 19.808,52 TL 'nin davalı .... den █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,ASIL DAVA YÖNÜNDEN; a)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 8.578,62-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 2.506,61-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 6.072,01-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... şirketinin 1.941,22-TL'sinden, davalı ...'nin 1.256,30-TL'sinden, davalı İlgi Sosyal (...) Şirketi'nin 1.916,32-TL'sinden, davalı ...'nin 957,55-TL'sinden sorumlu olmak üzere) tahsili ile hazineye irat kaydına, b)-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 2.506,61-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 2.995,01-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... şirketinin 957,50-TL'sinden, davalı ...'nin 619,66-TL'sinden, davalı İlgi Sosyal (...) Şirketi'nin 945,22-TL'sinden, davalı ...'nin 472,31-TL'sinden sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine,c)-Davacı tarafından Gönderme kararı veren mahkeme ve işbu mahkemede yapılan 9.488,00-TL toplam yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 85,56'sı olan 8.117,93-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... şirketinin 2.595,30-TL'sinden, davalı ...'nin 1.679,60-TL'sinden, davalı İlgi Sosyal (...) Şirketi'nin 2.562,02-TL'sinden, davalı ...'nin 1.280,19-TL'sinden sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine,d)-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)e)-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 85,56'sı olan 3.422,40-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... şirketinin 1.094,14-TL'sinden, davalı ...'nin 708,09-TL'sinden, davalı İlgi Sosyal (...) Şirketi'nin 1.080,11-TL'sinden, davalı ...'nin 539,71-TL'sinden sorumlu olmak üzere) tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 577,60-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,f)-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... şirketinin 14.386,5-TL'sinden, davalı ...'nin 9.310,50-TL'sinden, davalı İlgi Sosyal (...) Şirketi'nin 14.202,00-TL'sinden, davalı ...'nin 7.096,50-TL'sinden sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine,3-BİRLEŞEN (... Esas) DAVA YÖNÜNDEN; a)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.353,12-TL ilam harcının davalı Tasfiye Halinde ...'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, b)-Yargılama gideri hususunda asıl davada değerlendirme yapıldığından birleşen davada yargılama gideri yönünden karar verilmesine yer olmadığına,c)-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 19.808,52-TL vekalet ücretinin davalı Tasfiye Halinde ...'nden tahsili ile davacıya verilmesine,d)-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ...... ¸e-imzalı Hakim ....... ¸e-imzalı