Kaçakçılık suçundan hüküm giyen suça sürüklenen çocuğun adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilemeyip 6183 sayılı Kanuna göre tahsili.
Özet: Yüksek Mahkeme, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet hükmünü, yasal mevzuattaki değişikliklerin sonuç cezayı değiştirmemesi ve diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmemesi nedeniyle esastan onamış; ancak, 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği, bunun yerine 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilmesi gerektiği yönündeki hukuka aykırılığı, yeniden yargılama gerektirmeksizin hüküm metninde yapılan düzeltmeyle gidererek kararı düzeltilerek onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :████████ E., ███████ K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezada 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrası uyarınca indirim yapılması sırasında 2 gün adlî para cezası yerine, 1 gün adlî para cezasına hükmedilmesi sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 106/4. maddesinde yer alan "Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." hükmü ile aynı Kanun'un ██████. maddesinde yer alan "infaz edilen hapsin süresi, adlî para cezasının tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilam, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a(6183 sayılı Kanun) göre kalan adlî para cezası tahsil edilir." şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak, ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiİn temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükmün 9. ve 13. Paragraflarından "... para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı Yasanın 106/3. hükmü uyarınca işlem yapılacağının ihtarına, (ihtarat yapılamadı)" ifadesi çıkartılarak yerine "... para cezasının ödenmemesi halinde, ödenmeyen adlî para cezasının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tahsil edileceğinin ihtarına (ihtarat yapılamadı)" ibarelerinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.